Öğrendiklerimizi Hatırlamanın En İyi Yolu


87 paylaşım
  Onur Körükcü

Keşke daha hızlı öğrenebilseydik ve bu öğrendiklerimizin hepsi aklımızda kalsaydı, değil mi? Siz de, yabancı dil ya da yeni bir enstrüman çalma gibi farklı şeyleri öğrenmek istemez misiniz? Tabii ki istersiniz ancak sorun şu ki; öğrendiklerinizin ne kadarını hatırlayacaksınız?

Bir konuda bilgi edineceğimiz zaman, öğrenmenin anahtarını kaç saat çalıştığımız ve ne kadar efor sarf ettiğimiz olarak düşünürüz. Ancak bu oldukça yanlış bir düşünme şeklidir. Öğrenme ve hatırlamada en önemli şey; harcadığımız zamanı maksimum seviyede efektif kılmaktır. Ne kadar fazla uğraştığımızın pek bir anlamı yoktur. Çünkü belli bir yerden sonra yalnızca boşuna çalışmış oluruz. O da çalışmış olmak için…

Kullanabileceğiniz birçok hafıza yöntemi vardır. Bunların arasından en etkili olanı ise beyninizde bir “saray” yaratmaktır. Öncelikle kendinize sessiz, sakin ve huzurlu bir ortam oluşturun. Daha sonrasında gözlerinizi kapatın ve hatırlamadığınızı düşündüğünüz ancak beyninizin bir köşesinde kalmış bilgilere ulaşmaya çalışın. Bu işlem, anlık gördüğünüz ama hiç dikkatinizi çekmeyen şeyleri hatırlamanıza yardımcı olabilir. Bunu ders çalışırken dahi uygulayabilirsiniz. Siz her ne kadar dikkat etmeseniz de öğretmeninizin önemli bir konuda ses tonunu yükseltmesi, beyninizin dikkatini çeker ve o anı bir kenara atar. Önemli olan, buna nasıl ulaşacağınızdır. Beyin sarayını oluşturma konusunda yapılmış birçok araştırma vardır. Bunları okumak size yardımcı olabilir. Aynı zamanda başka metotlar da öğrenebilirsiniz.

Su Dolu Bir Kova Düşünün

Su Dolu Bir Kova DüşününBeyninizi bir kova, öğrendiğiniz ve hatırlamak istediğiniz şeyleri ise su olarak düşünün. Kova dolana kadar hiçbir sıkıntı yaşamayız. Ancak kova dolduğunda ise su taşmaya başlar. Bilgiler de tıpkı bu şekilde boşa gitmiş olur. Bu, anlık çalışmalar için geçerlidir. Yani “10 saat çalıştım ama niye hiçbirini bilmiyor gibi hissediyorum?” dediğiniz anlar en güzel örnek olabilir. Tabii, gerçekte beynimiz böyle çalışmıyor. “Tamam, bu kadar bilgi bana yeter. Daha fazlasına ihtiyacım yok!” demez.  Aslında beynimize, altında bir delik olan kova muamelesi yapmalıyız. Nasıl mı? Bir kerede aşırı yük bindirmemeliyiz. Rahatlamasına ve boşalmasına izin vermeliyiz. Çünkü fotoğrafik hafıza ile doğmadıysanız, gördüğünüz ve duyduğunuz her şeyi öğrenmeniz, neredeyse imkansızdır.

Öğrendiklerimizin %90’ını Nasıl Hatırlayacağız?

Öğrendiklerimizin %90’ını Nasıl Hatırlayacağız?Senelerden beri, öğrendiklerimizi en iyi hangi yolla hatırlayabileceğimiz konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Araştırmalar, öğrendiklerimizi hatırlama yöntemlerini ikiye ayırmaktadır:

Pasif Öğrenme Metotları

  • Derste Öğrenilen
  • Okuma ile Öğrenilen
  • Duyarak Öğrenilen
  • Görerek Öğrenilen
  • Görerek ve Duyarak Öğrenilen

Aktif Öğrenme Metotları

  • Söyleyerek ve Yazarak Öğrenilen
  • Yaparak ve Öğreterek Öğrenilen

Evet, yüzdeleriyle beraber gördüğünüz öğrendiklerimizi hatırlama yolları bu şekildedir. Görüldüğü üzere, açık ara farkla, yaparak ve başkalarına öğretilerek öğrenilen bilgi, en kalıcı olanıdır. Buna rağmen birçoğumuz, bilgileri kitaplardan veya sınıfta gördüğümüz derslerden öğrenmekteyiz. Ancak bunlar bir kulağımızdan girip öbüründen çıkmaktadır. Buradaki asıl nokta; pasif öğrenme yollarından vazgeçmek ve zamanı, enerjimizi nasıl kullanacağımız üstüne odaklanmaktır. Şu şekilde açıklayayım;

  • Eğer bir yabancı dil öğrenmek istiyorsanız, kitapları veya mobil uygulamaları kullanmak yerine, zamanınızı ana dili, öğrenmek istediğiniz dil olan bir arkadaş bulmak ve onunla konuşarak değerlendirmelisiniz.
  • Enstrüman çalmayı öğrenmek istiyorsanız, internetten video izlemekten veya “gitar çalmayı öğrenmenin en iyi yolları” gibi yazıları okumaktan vazgeçmelisiniz. Bilen bir kişiyi izleyin, ona sorular sorun ve uygulamalı olarak göstermesini rica edin.

İnsanların yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi; ihtiyacı olan şeyleri, gerekli olan zamanda hatırlayamamaktır. Aslında bu konu hakkında yapılmış o kadar çok yöntem var ama biz bunları denemek ve uygulamak için oldukça tembeliz. Ayrıca bazı şeyleri son güne sıkıştırmaktan vazgeçmiyoruz. En güzel örneği sınavdan önceki gün çalışmak, diyebilirim. Sınavdan önceki gün 2356780 sayfa makale okudunuz diyelim, bunlardan kaçı aklınızda kalacak? Halbuki organize olup, düzenli çalışırsanız birçok şey aklınızda kalacak. Ancak bazı şeyleri tecrübe ederek öğrenmeyi seviyoruz ki bu da çok kötü bir yol değil aslında. Önemli olan, bundan bir ders çıkarabilmek ve doğru yola ulaşabilmektir.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar