Mutlu Bir İlişkinin Olmazsa Olmaz 9 Altın Kuralı


58 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

“Mutlu bir ilişki mi? Nasıl oluyormuş o?” diye düşünüp yazıya doğru çekildiğinizi görür gibiyim. Evet, neredeyse insanlığın tarihinden bile tartışılagelen bu konu üzerine kaç cümle kuruldu, kaç kelime söylendi, bunu bilemeyiz. Ancak yazılan her şeye ister istemez baktığımız konusunda değil tahmin yürütmek, bahse bile girebilirim. Çünkü bu konuda her ne kadar bir şeyler bilsek de, daha fazlasını öğrenmeye asla hayır diyemiyoruz. Aslında bu durum için daha fazlasını öğrenme isteği demek pek doğru olmaz. Çünkü bu açıkça bildiklerimizi duymak istememizden kaynaklanıyor. Tıpkı her gece aynı ninniyi dinlemek isteyen bir bebek gibi biz de ilişkimizi daha mutlu hala getirebilmek için sürekli aynı şeyleri duymak istiyoruz. Her gün eksikliklerimizi görmeye çalışıyor, aslında adımız kadar iyi bildiğimiz şeyleri bir başkasının ağzından duymaya nedense faklı bir şekilde zaaf gösteriyoruz. Ne diyorsunuz, yoksa haksız mıyım? Söz konusu ilişki olduğunda hemen hepimiz “acaba ne söylenmiş, benim kaçırdığım bir şey mi varmış” diye düşünerek konuşulanlara dikkat kesilmiyor muyuz?

Kabul edelim ki, birçoğumuz bu dediklerimi yapıyoruz. Peki, neden? Neredeyse aynı olan şeyleri defalarca okumaktan tekrar tekrar görmekten neden hiç sıkılmıyoruz? Neden biliyor musunuz? Çünkü mutlu ilişkinin sırrını hepimiz merak ediyoruz. Kaçırdığımız bir noktanın farkına varmak için uğraşıyor, nerede yanlış yaptığımızı anlamaya çalışıyoruz. İlişkilerimizde fark yaratmak için neler yapabileceğimiz konusunda öğrenebileceğimiz her şeyi öğrenmeye çabalıyoruz. Aslında nedeninin ne olduğunun pek bir önemi de yok! Çünkü ortak amacımız, mutlu ilişkiler sürdürmek! Kısacası önünde sonunda ortak bir noktada buluşuyoruz. İşte tam da bu nedenle, bugün sizlere mutlu bir ilişkinin olmazsa olmaz kurallarından bahsetmek istiyorum. Aslında hepinizin bildiği gerçekleri duymaya hazırsanız, gelin bu altın kuralları incelemeye hemen başlayalım.

İşte mutlu bir ilişkiye sahip olmak için aklınızdan çıkarmamanız gereken altın kurallar:

Özgürlük!

Özgürlük!Özgürlük mü? Evet evet, söylemek istediğim şey tam olarak bu! İlk olarak bunun üzerinde durmak istedim çünkü ilişkilerde sıklıkla göz ardı edilen konuların başında özgürlük geliyor. Sayısız çift birbirlerine yakın olmanın, bağımsızlığı kısıtlamak anlamına geldiğini düşünerek, ilişkilerini bile isteye çıkmaza sürüklüyor. Karşısındaki kişinin özgürlüğü üzerinde hakimiyet kurmaya çalışarak, onun sevdiği kişiden tamamen farklı biri haline dönüşmesine neden oluyor. Ailesine, arkadaşlarına, işine gücüne müdahale ederek onu gittikçe güçsüz biri haline getiriyor ve nihayetinde kaçınılmaz sonuçla karşılaşıyor. İşte bu yüzden, mutlu bir ilişkiniz olsun istiyorsanız, karşınızdaki kişinin özgürlüğüne hiçbir şekilde müdahale etmemelisiniz. Ne kadar “bir” olduğunuzu düşünseniz de, onun kendine ait bir hayatı olduğunu asla unutmamalı ve ne kendinizin özgürlüğünü ne de partnerinizinkini zedeleyecek davranışlarda bulunmamalısınız.

Güven!

Güven!Mutlu bir ilişkinin olmazsa olmazları arasındaki bir diğer şey de güven! Sonuçta karşılıklı güvenin olmadığı bir ilişkinin ne kadar sağlıklı olmasını bekleyebilirsiniz ki? Size güvenmeyen biriyle nasıl olup da bir şeylerinizi paylaşabilirsiniz? Gözlerinde şüphe gördüğünüz birine gerçek duygularınızı, gerçek benliğinizi nasıl açabilirsiniz? Aynı şekilde güvenmediğiniz biriyle de bu dediklerimi yapamazsınız. Onun her hareketini kontrol etmekle bütün zamanınızı ve enerjinizi harcar, doğal olarak da geriye paylaşacak bir şey kalmadığı sonucuyla karşılaşırsınız. İşte bu yüzden, eğer karşınızda tam olarak güvenmediğiniz biri varsa ya bu sorununuzu halletmeye çalışmalı ya da ilişkinizin geleceğini tekrar gözden geçirmelisiniz. Çünkü sözünün doğruluğundan şüphe ettiğiniz bir partnerle asla gerçek mutluluğu yakalayamazsınız.

Şeffaflık!

Şeffaflık!Hepimizin bildiği ama çoğunlukla görmezden geldiğimiz ilişki kurallarından bir tanesi de şeffaflık! Ve ne yazık ki günümüz çiftlerinin çoğu bu konuda sorun yaşıyor. Kaldı ki bu yalnızca çiftler arasında değil bütün insanlar arasında görülen en ortak sorunlardan biri! Çünkü birbirimize karşı açık olmayı bilmiyoruz. İletişimin “sözde” bu kadar kolay olduğu bir çağda iletişim konusunda şaşılacak kadar çok sorun yaşıyoruz. Dürüst olamıyor, içimizden geçenleri birbirimize söyleyemiyoruz. Bu yüzen de içimize attıklarımızın koca koca dağlara dönüşmesine izin veriyor, kendi kendimize ortaya atıp yine kendi kendimize uğraşmak zorunda kaldığımız sorunlar karşısında ezilip büzülüyoruz. İşte mutlu bir ilişki için tam da bu nedenle şeffaf olmayı öğrenmeniz gerekiyor. Karşınızdaki kişiye aklınızdan geçen her şeyi söylemeli, aynı şeyi ondan da beklemelisiniz. Sonuçta sorunları tek başınıza halletmeye çalışmak yerine problemlerinize birlikte çözüm üretmeyi öğrenmelisiniz. Hem aklınızdan geçenleri eşinizle, sevgilinizle paylaşamayacaksanız başka kiminle paylaşacaksınız ama değil mi?

Destek!

Destek!Mutlu bir ilişki için karşınızdaki kişiye destek vermeyi bilmeniz gerekiyor. Evet, zor zamanlarında onun yanında olduğunuzu hissettirmeli, hiçbir zaman yalnız olmadığını açıkça belli etmelisiniz. Kısacası, hem onun sevgilisi hem de en yakın dostu olmayı öğrenmelisiniz. Kararlarının arkasında durduğunuzu hissettirmeli, hayallerinin peşinden koşabilmesi için onu desteklemelisiniz. Destek yerine köstek olan partnerlerin nasıl sonlarla karşılaştığını tahmin edebilirsiniz değil mi? Onlar hem kendilerini hem de beraber oldukları kişileri mutsuz etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama siz mutlu bir ilişkinin hayalini kurduğunuz için böyle bir hata yapmayacaksınız diye düşünüyorum.

Takdir Etmek!

Takdir Etmek!Partnerinizin çabaları karşısında takındığınız tavır ne? Onu takdir etmeyi biliyor musunuz? Yoksa uğraşlarını görmezden gelmeyi mi tercih ediyorsunuz? Eğer böyleyse, ilişkinizi kötü etkiliyorsunuz demektir. Çünkü herkes gibi partnerinizin de takdir edilmeye, övgü dolu sözler duymaya ihtiyacı vardır. Sonuçta insan karşısında çabalarını takdir etmeyen biri olduğunu gördükçe zamanla hiçbir şey yapmamaya başlar. “Nasıl olsa yaptıklarım görülmüyor” diyerek yaşadığı isteksizliği ilişkisine de yansıtır. Ve haliyle de her zamanki gibi yine kaçınılmaz sonuçla karşılaşılır. Şayet siz bu sonuçla karşılaşmak istemiyorsanız, karşınızdaki kişiyi takdir etmeyi bilmeli ve onun boş yere uğramadığını hissettirdiğinizden emin olmalısınız.

Saygı!

Saygı!Ve elbette saygı! Birbirinize karşı her zaman saygılı olmalısınız. Saygının bir ilişkinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinde ne kadar etkili olduğunu hepimiz biliyoruz, değil mi? Hatta bazıları bu kavramın ilişkinin sürdürülebilirliği açısından sevgiden önde geldiğini bile söylemektedir. Tabii, orası ne kadar doğru o tartışılır ama saygının yitirilmesi durumunda ilişkinin yürümesinin imkansız hale geldiğinden hepimiz hemfikirizdir diye düşünüyorum. İşte bu nedenle; ilişkinizde saygıyı her zaman ön planda tutmalı, birbirinizin düşüncelerine, kararlarına kısacası hayatına karşı her zaman saygılı davranmalısınız.

Empati!

Empati!Empati aklınızdan çıkarmamanız gereken bir diğer konu! Belki de bu saydıklarımın içerisinde en önemlisi! Çünkü empati yapmayı bilirseniz, karşınızdaki kişiyi çok daha iyi anlayabilir ve ona daha doğru bir şekilde yaklaşabilirsiniz. Sonuçta kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi karşınızdaki kişiye yapmamayı öğrendiğinizde, yaşanabilecek sorunların çoğu ortadan kalkacaktır. Ufacık bir problem karşısında olayları büyütmekten vazgeçer, sinirli olduğunuz anlarda onu dinlemek için daha çok çaba gösterir, kendinizi onun yerine koyduğunuz için olaylara çok daha ılımlı bakabilirsiniz. Bu da demek oluyor ki, empatinin önemini anladığınızda mutlu bir ilişki için gerekli olan en büyük adımlardan birini de atmış olursunuz.

Dürüstlük!

Dürüstlük!Dürüstlük hayatınızın her alanında uymanız gereken bir kural ama ilişkiniz açısından çok daha önemli diyebiliriz! Yani karşınızdaki kişiye asla ama asla yalan söylememelisiniz. Hani o hepimizin bildiği beyaz yalanlardan bile kaçınmalı, partnerinizi hiçbir zaman aptal yerine koymamalısınız. Sonuçta söylediğiniz o küçücük yalanların karşınızdaki kişide derin yaralar açabileceğini de hesaba katmalısınız. Ama yok “ben ille de kazandığım güveni sarsmak, hayatımdaki en değerli insanlardan biri olan kişinin gözünde yalancı çobana dönüşmek istiyorum” diyorsanız orası tamamen sizin bileceğiniz iş! Benim sözüm, yalnızca mutlu ilişkinin altın kurallarını gerçekten öğrenmek isteyenlere!

Fedakarlık!

Fedakarlık!Sağlıklı ve mutlu bir ilişkinin olmazsa olmaz kurallarından bir tanesi de fedakarlık! Her güzel şey gibi mutlu bir ilişki için de bazı şeylerden fedakarlık etmeniz gerektiğini kabullenmelisiniz. “Uğraşıyorsam, beni üzüyorsa ilişkinin ne gereği var” tarzındaki popüler düşüncenin tuzağına düşmemeli, fedakarlığı eskilerde kalmış bir ilişki kuralı olarak görmemelisiniz. Çünkü hayat var olduğu sürece ilişkiler içerisinde zaman zaman fedakarlık yapmak gerekecek, alttan almak ve idare etmek her zaman gerekli olacaktır. Şöyle bir düşünmenizi istiyorum.

Diyelim ki karşınızdaki kişi sizin için hiçbiri özel zevkinden vazgeçmiyor, hiçbir şekilde ortak noktaya varmaya yanaşmıyor, her zaman bencilce hareket ediyor. Bu durum ne kadar katlanabilir olur? Ama karşılıklı olarak fedakarlık yapmayı öğrendiğinizde, birbirinize emek vermiş, ilişkinizi birlikte büyütmüş ve mutluluğu hak etmiş olursunuz. Burada dikkat etmeniz gereken şey fedakarlığın sınırını aşmamanız! Yani kendinden bir şeyler veren kişi hep siz oluyorsanız, orada bir sıkıntı var demektir. Şayet partneriniz ilişkisi için uğraşmayı göze alamıyorsa ve taviz veren kişinin hep siz olmasını bekliyorsa, o zaman kendinizi boş yere yormamalı ve ilişkiniz için zamanı çoktan gelmiş adımı atmalısınız derim.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar