ABD-Çin Gerilimine Tarihi Öğreti “Savaşın Kazananı Olmaz!” Bakışı

ABD Çin ateşkesinin sonuna doğru yaklaşılırken müzakerelerin gerçekleşmesi, olası anlaşma ve anlaşamama senaryolarına dair sonuçlar ve gündemin değerlendirilmesi.

ABD hisse senetleri Başkan Trump’ın, Pekin’le müzakerelerin sorunsuz bir şekilde ilerlemesi halinde ABD’nin Çin’le olan ticaret anlaşmazlığını çözme yolunda adımlar atılacağı beklentisinde haftanın ikinci işlem gününde primlendi. Dünkü yazımda da vadeli endeks hareketlerinden yola çıkarak endekslerin yukarı yönlü açılışlara imza atabileceğini belirtmiştim. Hareketler beklentilerim doğrultusunda gerçekleşti. Dow Jones %1.49, Nasdaq %1.46 ve S&P 500 %1.29 değer kazandı.

Başkan Trump, ABD’deki Çin ürünlerine uygulanan tarifeleri %25’e çıkarma konusunda 1 Mart’a ertelenen ateşkes tarihinin yerinde olup olmayacağı konusunda “Bir anlaşmaya yakın olursak… Bir süre bu slaytın kendi kendine bırakılabileceğini görebiliyorum. Bir anlaşma yapmak için istekliyiz.” dedi. Başkan kabine oturumunda, iki tarafın bu hafta Pekin’de pazarlık ettiğini ve “ne olduğunu göreceğiz” diyerek bu dileği dile getirdiğini söyledi.

Başkan, Çin’in bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını söyledi. Anlaşma için son tarih 1 Mart ve bir anlaşmaya varılmadığında yeni tarifeler ertesi gün uygulamaya konulacak. Küresel piyasalar, ticari düşmanlıkların sona ermesini memnuniyetle karşılarken, kısmi bir anlaşma gündeminde Sayın Trump’ı hem muhafazakar destekçilerinden hem de ABD’nin çok az bir süredir oturduğu Çin sanayi ve teknolojisindeki temel reform iş grupları tarafından eleştirmeye açabilir.

Müzakerecilerin Çalışmaları Yoğun

1 Mart Öncesi Çalışmalar YoğunKonuya hakim taraftan gelen bir açıklamaya göre bu haftaki görüşmelerde, Çinli ve ABDli müzakereciler, başkanlarının olası bir zirvede görüşmeleri için geniş bir ticaret anlaşması taslağı üretmeye odaklanıyorlar. Ticaret ve ekonomik portföyleri tutan yetkililer, Çin’in teklif etmeye istekli olduğu tavizler ile Trump’ın idaresinin kabul edeceği önemli farkların arasındaki açığı daraltmaya çalışıyor.

Orta seviye yetkililer arasındaki görüşmeler Pazartesi günü Çin Ticaret Bakanlığı’nda başladı. Perşembe günü, Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer ve Hazine Sekreteri Steven Mnuchin başkanlığındaki üst düzey bir ABD heyetinin Çin Başbakan Yardımcısı Liu He ve çevresiyle iki günlük görüşmeler yapması planlanıyor.

Her iki taraftan da bir anlaşmanın çerçevesini çıkarmayı umulabilir. Bunun Başkan Trump ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping arasındaki bir toplantıda sonuçlandırılması beklenebilir. Böyle bir oturumun tarihi henüz belirlenmedi. Bay Trump geçtiğimiz hafta 1 Mart tarihine kadar bir anlaşmayı sona erdirmek için bir toplantıyı reddetmişti ancak ilk başta Çin lideriyle oturmayı planladığını belirtmişti. Yani gidişat güzel ancak renk değişimleri öngörülebilirliğinde bozulma mevcut.

Şahin Duruşlu Yetkililer

ABD Yetkililerinin Şahin DuruşuTrump’ın bazı şahin duruşlu ticaret danışmanları, Salı günkü hisse senedi artışının gösterdiği üzere pazarın bir anlaşmanın gözden geçirilebileceğini düşündüğü, bir pazar görüşmesinin bir zirve planlandığı zaman kaldıracını azaltacağını savunarak toplantıya karşı uyarıda bulundu.

Başbakan Yardımcısı Liu, Ocak ayının sonunda bir tur müzakere için Washington’a gittikten sonra, Bay Lighthizer, iki tarafın bu ay daha fazla ilerlememesi durumunda Başkan Trump’a çalışmaların daha önce bitirilemeyeceğini söyleyeceği konusunda uyarıda bulunmuştu. (1 Mart’ta tarifelerin artırılacağına işaret eden bir tablo.) İki tarafın o zamana kadar kabul etmemesi veya son süreyi uzatmayı kabul etmemesi durumunda, ABD’nin Çin malları üzerinde 200 milyar dolarlık tarifeleri, 2 Mart’ta 12:01’de %10’dan% 25’e yükselecek.

O zamandan beri, Bay Trump’ın gündemi tekrar gözden geçirdiğine dair işaretler var. Beyaz Saray kıdemli danışmanı Kellyanne Conway Pazartesi günü Fox News’e verdiği demeçte, “Başkan çok yakında Xi ile görüşmek istiyor.” demişti. Bu açıklamada da diğer renk olan anlaşmaya gönüllü bir ABD Başkanı görebiliriz.

Reel Sektörün Rahatlatılması ve Belirsizlik

Şirketleri Rahatlatacak GelişmelerŞimdiye kadar Pekin, Komünist Parti’nin üstünlüğünü korumanın çok önemli olduğunu düşündüğü meselelere zemin açmak konusunda isteksiz kaldı. Bunlar arasında devlete ait şirketlere devlet sübvansiyonları ve devlet liderliğindeki ekonomik modelini destekleyen diğer politikalar da yer alıyor. Washington’un, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde (Çin) faaliyet gösteren ABD’deki işletmeler için oyun alanını düzleştirmek adına gerekli adımları attığı gözlemleniyor.

Bay Liu Washington’dayken Çinli yetkililer, Çin’in ABD çiftlik ve enerji ürünleri hizmetleri alımlarını artırmak, Çin’in finansal hizmetler ve imalat gibi sektörlerde piyasaya açılma çabalarını hızlandırmak ve ABD’nin fikri mülkiyet haklarının korunmasını geliştirmek hakkında bilgi verilmişti. Çin’in liderliği tüm bu önlemleri ülkenin lehine görüyor.

Diğer tarafta Pekin’in ABD’deki şikayetlerini Çin yetkililerinin ve şirketlerinin, ABD şirketlerini ve teknolojiyi paylaşmaya zorlamaları, Washington’un ABD’nin rakiplerinin pahasına devlet tarafından kontrol edilen şirketleri tercih eden Pekin’deki korumacı endüstriyel politikaları nasıl ele alabileceği gibi keskin ayrılıklar ifade eden konular renk değişimlerindeki belirsizliği artırmakta.

Teknoloji Kaçakçılığı

Teknoloji Sızdırılması Önemli Bir SorunPekin, ABD’deki işletmelere teknolojiyi transfer etmek için herhangi bir resmi baskı olduğunu reddetti. Bunun yerine Çinli yetkililer, yabancı şirketlerin Çin pazarlarına erişim karşılığında teknolojiyi gönüllü olarak paylaştıkları belirtilmişti. Zorunlu teknoloji transferi sorunu, ABD’nin Pekin’e olan iş desteğinin son yıllarda azalmasına neden oldu. Son dönemlerde büyük şirketler, tescilli bilgi ve teknolojiyi Çinli ortaklara devretme tehdidinden ve baskısından şikayetçi.

Geçtiğimiz yıl Bay Lighthizer’ın ofisine yapılan bir açıklamada, Çin’le iş yapan 200’den fazla ABD temsilcisi ABD-Çin İş Konseyi’ne, Pekin’in bu endişeleri giderebileceğine dair çeşitli yollar önermişti. Bunlardan biri, yabancı şirketler tarafından sağlanan ticari sırları, bazen ticari üretimden önce yeni ürünleri inceleyen uzman kurullarla olduğu gibi açıkladıkları bağımsız, şeffaf düzenleyici paneller kurmaktı.

Her iki taraf da bu hafta anlaşmanın geniş bir çerçevesine ulaşırsa, muhtemelen Çin’in yaptığı teklifler, Çin’in sanayi politikaları gibi dikenli meseleleri üzerinde resmi bir açıklamaya tabi piyasalarda reaksiyon bulacak. Her iki tarafın karşılaştığı diğer bir zorluk, Pekin’in vaatlerini yerine getirmesini sağlamak. Çin’in kötü amaçlı takipleri (ABD’den teknoloji sızdırma) hakkında yıllarca şikayetçi olan ABD yetkilileri, Pekin’in Çin’deki vergileri yeniden düzenlemesine izin verecek hükümleri zorluyor. Pekin kararlaştırılan izdüşümlerle uyuşuyorsa, ak tarifeler (%25 ek veri) uygulanmaya girebilir.

Gerilimi Azaltacak Argümanlar

Sürtüşmeyi Azaltacak Çalışmalar MevcutABD Ticaret Temsilciliği ofisinin eski bir Asya müzakerecisi olan Wendy Cutler, Güney Kore’nin ABD-Kore Serbest Ticaret Anlaşması’nın otomobillerle ilgili böyle bir hüküm vermeyi kabul ettiğini belirtti. Pekin’in bazı kriterlere değinceye kadar geçici bir anlaşmanın tarifeleri yerinde bırakmaktan daha kolay olacağını, çünkü uyumluluk sorularının genellikle net olmadığı ve tarifeleri yeniden düzenlemenin ABD için politik olarak zor olacağını söyledi.

Hem Washington hem de Pekin’de tarife mücadelesinin yoğunlaşmasını önlemek için ekonomik teşvikler mevcut. Çin’in ekonomisi resmi kurumların beklentisinden daha hızlı yavaşlıyor. Ülkenin yarısından fazlası geçen yıl büyüme hedeflerine ulaşamadı. Bu kısmen, ABD’nin Eylül’de Çin’e bağlı ihracatının yarısına (Eylül’de) uygulanan% 10’luk tarifelerden, 2018’in başında Çin mallarında 50 milyar dolara uygulanan %25’lik tarifeler gündeminden kaynaklanıyor.

Sonuç Olarak Savaş Kazanmıyor

Savaşın Kazananı Olmaz!ABD’deki çiftçiler ve diğer işletme türleri, Pekin’in perakende tarifelerinden ve Çin’in ekonomik yavaşlamasından kaynaklanan sıkıntıları somut olarak hissetmeye başladı. Özellikle bilinmesi gereken bir durum varki o da “Savaşın kazananı olmaz!” cümlesi. Evet, tarih boyunca hangi anlamda olursa olsun bir savaşın kazananı olduğu görülmemiş hatta iki tarafın da ciddi kayıplar verdiği gözlenmiştir.

Gelelim ticaret savaşlarına, varsayalım ki Çin ABD’den teknolojik bilgi sızdırıyor olsun. ABD’de Çin’e yaptırımlar uygulasın. Varsayalım ki Çinli ABD’de faaliyet gösteren şirketler ve ABDli olup Çin’de faaliyet gösteren şirketler üzerinde baskılar artsın, öte yandan hisse senetleri suni pozisyonlarla baskılansın. Ne olur? Varsayalım ki tarım ürünleri alan taraf, tarım ürünleri satanla dalaşsın. Varsayalım, varsayalım, varsayalım… Fark eder mi varsayım niceliğinin artması? Peki nitelik dersek. Neler çıkar?

Öncelikle ele aldığımız iki ülke dünyanın en büyük ekonomilerine sahip. Ciddi üretim seviyelerine ve teknolojiye sahip. Küresel piyasalar iki büyüğün atışması sonucunda zaten psikolojik bir baskıya giriyor. Peki yatırımcı tarafı nasıl çalışıyor? Algının önemi büyük değil mi? Sonuç olarak gelmek istediğim nokta burası, iki ülkenin birbirine açtığı savaş reel sektöre yansıyor, reel sektör endekslere yansıyor; endeksler küresel güce sahip olunca global bir dalga başlıyor. Yani dünya reel sektörü de finansalları da negatif etkileniyor. Sonuç olarak savaş kazanmıyor, savaşın rengi kazanmıyor…

Paratic Piyasalar

Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı