Paylaşım

Münih Güvenlik Konferansı’nda Mike Pence, Angela Merkel ve Chris Coons Açıklamaları


 

Münih Güvenlik Konseyi'nde konuşmacıların dikkat çeken açıklamaları, NATO ve ABD gündemine dair vurgulu ifadeler şöyle;

Bölünmüş bir Amerika, bu hafta sonu Münih’te Başkan Yardımcısı Mike Pence ve selefi Joe Biden de dahil olmak üzere Demokratların yıllarca dünyayı şekillendirecek Atlantik-ötesi ilişkinin rekabetçi vizyonlarını sundukları sergilendi. Hem Bay Pence hem de Demokratlar, dünya vitrininde ABD liderliği için durduklarını iddia etti. Taraflar birbirlerini Çin ve Rusya gibi rakip güçler tarafından tehdit altında olan bir dünya düzenini yıkmakla suçladılar.

Mike Pence, yıllık periyotta düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı için toplanan dünya liderlerine Donald Trump yönetiminin “Amerika İlk” politikasının güçlü bir savunmasını sundu. Bu yılki “Parçaların Alınması” teması, Avrupa ülkeleri arasında yaygın olarak paylaşılan bir görüşü yansıtıyordu. Dünya düzeninin ABD ile Avrupa müttefikleri arasında varlığını sürdüren ilişkideki bozulma nedeniyle tehlikede olduğu gündeme getirildi.

Bay Pence, 100’den fazla ülke katılımcılarına Trump yönetiminin kişisel çıkarlar anlamına gelmediğini kanıtladığını söyledi. ABD’nin Batı dünyasına Ukrayna’ya silah sağlama gibi politikalarla daha güvenli bir düzlem hazırladığını ifade ederken, “Bugün Amerika her zamankinden daha güçlü ve Amerika dünya sahnesinde bir kez daha liderlik yapıyor! Başkan Trump’ın liderliği ve güvenliğimize dair net bir odaklanma ile Atlantik ötesi ittifakımız savunulmakta ve yenilenmektedir.” dedi.

ABD Paris Anlaşması, Nord Stream 2 ve Biden Konuşması

Anlaşmalar Gündemi ve Biden AçıklamalarıMike Pence’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü üyelerini ücretleri ödemeye iten unsurun ABD’nin başarısı olduğunu vurgularken, Rusya’nın yararına olan Almanya’nın Nord Stream 2 doğalgaz boru hattı projesine karşı çıktı ve yönetim yetkililerinin güvenlik tehdidi oluşturabileceğine inandıkları Çin teknolojisini satın alma konusunda müttefiklere uyarıda bulunduğu söylendi.

Eski Başkan Yardımcısı Sayın Biden, saatler sonra sahne aldığında çok daha sıcak bir resepsiyona girdi. ABD’nin müttefikleri ile geleneksel ilişkilerinde daha çok ilgilendiği vizyonunun altını çizdi.

Bay Biden, iklim değişikliği ile mücadele ve Avrupa’da da iyi ele alınan uluslararası kurumları korumaya çağırdı. Donald Trump yönetiminin Suudi gazeteci Jamal Khashoggi’nin katledilmesi gibi insan hakları ihlallerini görmezden gelindiği iddiasına açıkça değinen yetkilileri sorumlu tuttu.

Yorumlarda, ABD’yi iklim değişikliğiyle mücadelelerine yönelik Paris Anlaşması’ndan geri çeken Trump yönetimini dolaylı olarak eleştirildi. (İran nükleer anlaşması ve Pacific Rim ülkeleri arasında bir ticaret anlaşması.) İdare ayrıca diğer uluslararası anlaşmalardan çekilme konusunu da gündeme getirdi.

Angela Merkel ve Chris Coons Sözleri

Merkel ve Coons Konuşmaları Dikkat ÇektiAlmanya Şansölyesi Angela Merkel, küresel politikadaki çok taraflılık ilkesini korumak adına bir ricada bulundu ve devletin tüm sorunları kendi başına çözebileceği inancına karşı uyarı olarak okunabilecek sözler sarfetti.

Ancak Almanya, diğer Avrupa ülkeleri gibi şu anki ABD politikasına nasıl katılacağına ve Atlantik ötesi bağın nasıl doğrulanacağına ilişkin bir taslak sunmadı ve bu gelişme gündemde diğer taraflı dikkat çeken bir unsur olarak değerlendirildi.

Senatör Chris Coons iki taraflı senatörler ve temsilcileri panelindeki konuşmasından sonra Avrupa Güvenlik kuruluşu üyelerinden ciddi bir alıkış aldı. Her iki tarafın da üyeleri, NATO’nun ve AB’nin Amerikalıları nasıl güvende ve refah içinde tutmaya yardımcı olduklarını anladıkları öne çıkabilecek olası bir görüntü teşkil etti.

AB, ABD ve NATO

Münih güvenlik Konseyi'nde AB, ABD ve NATO GündemiGüvenlik konusuna odaklanan muhafazakar bir düşünce kuruluşu olan Hudson Enstitüsü’nden Kenneth Weinstein, konferansta Amerikalılar arasındaki bölünmeleri azalttı. Bay Pence, Amerikan dış politikasının tutarlı bir savunmasını sunduğunu ve Avrupalılar ile İran ve 11 milyar dolarlık Nord Stream 2 (boru hattı) üzerindeki çatışmalara rağmen Asya ve Orta Doğu’daki birçok hükümetin Trump yönetimi ile selefinden daha mutlu olduğunu söyledi.

Weinstein sözlerinde önemli olan sonucun hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların müttefikler için NATO harcamalarını artırdığını ifade ederken, ABD’nin 1987 tarihli Orta Nükleer Kuvvetler Antlaşması’ndan çekilmesini desteklediğinin muhtemel olduğunu söyledi.

Paratic Piyasalar

Yorumları Görmek İçin Tıklayın