Yatırım yapmaya başla!

Küreselleşmiş Ekonomi Su, Enerji ve Toprak Güvensizliğini Kötüleştiriyor

Yeni bir araştırma, Covid-19'un doğrudan ve dolaylı sonuçları ne kadar kötü olursa olsun, iklim bozulması, biyolojik çeşitliliğin çökmesi ve kaynak güvensizliği sorunlarının olası sonuçlarının çok daha kötü olduğunu gösterdi.
Küreselleşmiş Ekonomi Su, Enerji ve Toprak Güvensizliğini Kötüleştiriyor

Cambridge Üniversitesi tarafından yayınlanan yeni bir araştırmaya göre küreselleşmiş bir ekonomi su, enerji ve toprak güvensizliğini daha da kötüleştiriyor.

Ülkelerin suya, enerjiye ve toprak kaynaklarına bağımlılıklarından dolayı karşı karşıya kaldıkları risklere yönelik ilk büyük ölçekli çalışma, küreselleşmenin küresel tedarik zincirlerinin güvenliğini artırmaktan ziyade azaltıyor olabileceğini buldu.

Ülkeler mal ve hizmet ihtiyaçlarını yerli üretim ve uluslararası ticaret yoluyla karşılarlarken bunun sonucunda, ülkelerin hem sınırları içinde hem de dışında doğal kaynaklara baskı yaptıkları söyledi.

Bu baskıları ölçmek için makroekonomik verileri kullanan araştırmacılar, ülkelerin ve endüstriyel sektörlerin büyük çoğunluğunun aşırı sömürülen ve güvencesiz olan su, enerji, toprak kaynaklarına fazlasıyla maruz kaldıklarını bildirdi. Ancak en büyük kaynak riskinin, çoğunlukla uzak ülkelerden gelen uluslararası ticaretten kaynaklandığını da eklediler.

Araştırmacılar ekonomiler COVID-19’un ardından yeniden inşa edilmeye çalışırken hem bireysel ülkelerde hem de küresel olarak tüketilen mal ve hizmetlerin ölçeği ve kaynağı hakkında acil bir araştırma yapılması için çağrı yaptılar.
IMF 2020 Küresel Büyüme Tahmini
Kaynak: IMF

Çalışma, küreselleşmenin sürdürülebilir ve dayanıklı tedarik zincirlerine ulaşma ile uyumlu olup olmadığına dair eleştirel düşünceyi de davet etti. Geçtiğimiz birkaç on yıl içinde, dünya ekonomisinin küreselleşme yoluyla büyük ölçüde birbirine bağlı hale geldiği vurgulandı ki belirli bir ürünün her bir bileşeninin farklı bir ülkeden gelmesi artık alışılmadık bir durum değil.

Pek çok iktisatçı, küreselleşmenin ülkelere bir rekabet avantajı ve büyüme potansiyeli kaynağı sunduğunu savunurken birçok ülke, kendi yüksek tüketim seviyelerini tatmin etmek için diğer ülkelerde zaten sıkıştırılan kaynaklara talepler dayatmaktadır.

Araştırmaya göre bu birbirine bağlılık, küresel bir tedarik zincirinin her adımındaki risk miktarını da artırır. Örneğin İngiltere, gıdanın %50’sini ithal ediyor.

Başka bir ülkedeki kuraklık, sel veya başka bir şiddetli hava olayı, bu gıda ithalatını riske atıyor. 189 ülkenin küresel su, toprak ve enerji kullanımını ölçen araştırmacılar; ticarete büyük ölçüde bağımlı olan ülkelerin kaynak güvensizliği nedeniyle potansiyel olarak daha fazla risk altında olduğunu gösterdiler.

Araştırmaya liderlik eden Dr. Oliver Taherzadeh, şu sözlerle görüş bildirdi:

Dr. Oliver Taherzadeh KüreselleşmeCOVID-19’un hükümetlerin ve işletmelerin küresel bir krize ne kadar hazırlıksız olduğunu gösterdiğinin üzerini çizen Taherzadeh, “ancak COVID-19’un doğrudan ve dolaylı sonuçları ne kadar kötü olursa olsun, iklim çökmesi, biyolojik çeşitliliğin çökmesi ve kaynak güvensizliği yönetilmesi çok daha az öngörülebilir sorunlardır ve potansiyel sonuçları çok daha ciddidir” dedi.

“Yeşil ekonomik iyileşme, bu zorluklara yanıt vermekse, tüketimin ölçeğini ve kaynağını yeniden düşünmemiz gerekiyor” ifadelerini ekledi.

Ücretsiz VİOP deneme hesabı açın ve 100.000 lira sanal para ile risk almadan nasıl yatırım yapacağınız öğrenin.



Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı
#Ekonomi kategorisini keşfet

Daha fazla içerik yükle



SAT AL
Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıntılar
Onaylıyorum