Paylaşım
in G+

ABD ile AB Arasında Bir Ticaret Savaşı Olması Muhtemel Değil


 

AB ile ABD arasında yaşanan gerilime rağmen uzmanlar iki ekonomik devin ticaret savaşına girmesini mümkün görmüyor. Detaylar şöyle;

Trump göreve geldiğinden bu yana Washington ve Brüksel’in arasında anlaşmazlık olduğu biliniyor. Ayrıca pek çok uzman, ABD’nin Çin’le ticaret anlaşmasına vardıktan sonra oklarını Avrupa Birliği’ne çevireceğini öngörüyor. Zaten Trump da geçtiğimiz günlerde Avrupa’nın ticaret konusunda muhtemelen en az Çin kadar kötü olduğunu söyleyerek, birliği acımasız bir ticaret ortağı ifadeleriyle tanımlamıştı.

Ne var ki ABD’nin Avrupa’yı yeni tarifelerle tehdit etmesine ve Avrupa’nın da misilleme yapma hususundaki istekliliğine rağmen analistler çeşitli nedenlerden dolayı ekonomik devler arasında bir ticaret savaşı beklemediklerini bildiriyor. UBS’nin Baş Euro Bölgesi Ekonomisti Ricardo Garcia, ABD ile AB’nin ticaret savaşını düşük olasılıklı bir senaryo olarak değerlendirdi.

“Misilleme yapma konusunda AB’nin Çin’den daha iyi bir konumda ve 2020 ABD başkanlık seçimlerinden önce iyi derecede hedeflenmiş şekilde bunu yapmaya hazır olacağını düşünüyoruz” dedi.

AB Misilleme Yapma Konusunda Çin İyi Konumda UBS uzmanından gelen yorum dikkat çekti zira iki ülke arasında çıkacak bir ticaret savaşı, tüm dünyayı endişelendiriyordu. Geçen yıl Trump’ın çelik ve alüminyum tarifeleriyle gerilen ilişkiler, Brüksel’in misillemeleriyle iyice sertleşmiş, AB bu durumu Dünya Ticaret Örgütü’ne taşımıştı. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, bir süre sonra farklılıkları gidermek ve hepsinden önemlisi AB malları üzerine gelecek başka tarifeleri önlemek için Washington’a gitmişti.

Görüşmede Juncker ile Trump, otomotiv dışı sanayi ürünlerindeki mevcut tarifeleri sıfıra getirmek için, AB’nin ABD’den daha fazla LNG alması için ve yeni yollar bulmak için anlaşmışlardı.

Juncker ile Trump Anlaşma Pazartesi günü ise 28 Avrupa ülkesi, ABD ile ticari müzakerelere başlamak için ortak bir tutum benimsedi. Buna göre AB, tamamen endüstriyel ürünlere odaklanmış bir anlaşma istiyordu ve bu nedenle tarımsal ürünler dahil olmayacaktı. Diğer bir ifadeyle AB’nin istediği anlaşma, Trump’ın pek de hoşlanmadığı bir öneriydi. Nitekim Trump, Pazartesi günü; “tarımsal ürünlerinizi hemen hemen hiç almıyorlar ama Mercedes Benz ve ülkemizde çiftlik ürünleri de dahil olmak üzere istedikleri her şeyi satabiliyorlar ve bu adil değil” demişti.

Berenberg baş ekonomisti Holger Schmieding ise Salı günkü açıklamasında Avrupa ile ABD arasında gürültülü tartışmalar olacağını öngördü.

AB ABD Ticaret Savaşı Olası Değil “Bununla birlikte, ABD-Çin ticaret savaşının son üç çeyrekte yaptığı gibi belirsizliği artıracak ve küresel endüstriye zarar verebilecek yükselen bir anlaşmazlık beklemiyoruz.” dedi. Trump iktidara geldiğinden beri Çin’i de artırdığı tarifelerle ticaret konusunda zorlamıştı ancak şu anda edinilen bilgiler ve yapılan açıklamalar iki ülkenin bir anlaşmaya yakın olabileceğini gösteriyordu. Schmieding’e göre ise Pekin ve Washington arasındaki bir anlaşma ABD ile Brüksel arasında bir anlaşmayı daha mümkün kılabilirdi.

Çünkü her şeyin ötesinde AB, ABD’nin jeostratejik bir rakibi değildi. Schmieding burada düşüncesini şöyle anlattı: “AB ile ABD arasındaki ticari görüşmelerde nihai sonuç belirsizliğini koruyor. Sonunda, ne bir anlaşma ne de bir ticaret savaşı olmayabilir.” Neticede her iki analist de ABD ile Avrupa Birliği’nin bir ticaret savaşından kaçınacağından emindi. Çünkü ABD’de AB ile bir ticaret savaşı için politik destek, Çin’e karşı sert bir duruş sergilemeye kıyasla çok daha zayıftı.

> Paratic Piyasalar

Doviz Yatırımı