Para – Mutluluk – Zaman Üçgeni


66 paylaşım
  Aysun Bayhan

Yılların değişmez sorusu, “para, mutluluk getirir mi” hala cevabını net bir şekilde bulmuş değil. Birçok kişiye göre getirmez; ama bazılarına göre de para olmadan mutluluk olmaz. Yorumlarla bu konuyu irdelemek, tükenmek bilmez sorunsalın içine dahil olmak demektir. Bu nedenle para – mutluluk ilişkisine yapılan araştırmalar üzerinden değerlendirmek istiyoruz. Elbette para ve mutluluk konuları incelenirken ortaya zaman sorunsalı da çıkmaktadır. Yani para – mutluluk – zaman üçgeni üzerinde yapılan araştırmaları sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Bilim adamları, paranın mutluluk getirmediğini kanıtlayan birçok araştırma yapmıştır. Elbette birçok kişi için buna inanmak oldukça güç. İşte bu konuya inanmakta zorluk çeken kişiler, fakirlik ile orta düzey gelir grubu arasındaki kişilerdir. Yani fakirlikten orta düzeye geçen kişiler, paranın mutluluk getirdiğini söylemektedir. Orta düzeyden daha yüksek bir gelir grubuna geçenler de ise mutluluk yerine kaygının ortaya çıktığı görülmüştür. Aynı zamanda kazanılan parayı yemek için zaman bulamadıkları gerçeğiyle de karşılaşılmıştır. Çünkü daha fazla para, daha fazla çalışmak demektir ve elde edilen paranın harcanması için gerekli zamanın bulunamaması sorunu ortaya çıkmaktadır.

1974 yılında yayınlanan bir araştırma makalesinde ekonomik gelişmenin, insanları daha çok geliştirip geliştirmediği üzerine bilgiler verilmiştir. Araştırma, ekonomist Richard Easterlin’e aittir ve kendine büyük bir ün kazandırmıştır. Birçok ülkede gayri safi milli hasıla göz önüne alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda alınan cevap ise “muhtemelen hayır” olmuştur. Alınan sonuç, araştırmanın birçok ülkede tekrarlanmasına neden olsa da; “Easterlin Paradoksu” geçerliliğini korumayı başarmıştır.

Easterlin’in araştırması, Almanya’daki birleşme sonrası durum ile doğrulanmıştır. Doğu Almanya’daki işçilerin, Batı ile birleştikten sonra daha fazla para kazandıkları; ama daha mutsuz oldukları kanıtlanmıştır. Ünlü ekonomistin paradoksunda küçük bir farka da dikkat çekilmektedir. Belli bir eşik düzeye kadar para, yaşamdan keyif alma konusunda etkili. Örneğin; yeterli beslenme, eğitim, barınma ve sağlık gibi konulardan yoksun olan kişiler, mutsuz ve depresif oluyorlar. Bunun yanında gelir artışı ile gelen konfor araçları, başlangıçta mutlu edecek heyecanı verse bile bir süre sonra yetersiz gelmeye başlıyor.

Paranın yaşamdan keyif alma konusunda artışa neden olmamasını araştıran ekonomistler, bireysel ve toplu akıl dışılık olmak üzere iki nedene odaklanmıştır. Bireysel akıl dışılık, paranın getirdiği imkanların uzun vadede vereceği hazzı, abartmamız olarak tanımlanıyor. Toplu akıl dışılık ise en tepede olmayı istemekle bağdaştırılıyor. Buna göre herkesin gelir düzeyi açısından kendinden daha yukarıdakine baktığını ve oraya ulaşmak için verdiği mücadele nedeniyle yaşamdan zevk alamadığını ortaya koyuyor.

Hayat Standardı ve Kalitesi

Hayat Standardı ve KalitesiDünyanın farklı yerlerinde bulunan insanlara, hayat kalitelerini neyin yükselteceği sorulmuştur. Alınan cevap ise açık ara farkla “daha çok para” olmuştur. Kendini mutlu olarak tanımlayan insanlar da “biraz daha fazla para” ile mutluluklarını artıracaklarına ve kendilerini daha iyi hissedeceklerine inanmaktadır. Bu konuda elde edilen sonuçlar ise insanların hayat standardı ile hayat kalitesini birbirine karıştırdıklarını ortaya koymuştur.

Hayat standardı, gelir ile yakında ilişkilidir. Geliri fakirlik düzeyinde olan insanların, hayat kalitesi olumsuz yönde etkilenir; ama fakirlik düzeyinin üzerine çıktıkları zaman, hayat kalitesinin ve mutluluğun gelire dayalı olmadığını görmüşlerdir. Para kazanarak mutlu olmaya çalışan kişilerin, beklediklerinden uzaklaştıkları da görülmüştür. Çünkü para kazanmak için daha fazla çalıştıkları, bu nedenle kazandıkları parayı harcayacak vakitleri kalmadığı ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda hayat kalitelerini yükseltecek aktivitelere de ayıracak zaman bulmakta zorlanmışlardır.

Mutluluk, gelecek ve içinde bulunduğunuz zaman ile ilgili birbirinden farklı duyguları barındırmaktadır. Haz almak ve keyif gibi iki farklı eksende yer alan duygulardır. Haz almak, bedensel özellikler taşır ve kısa zamanda unutulur. Buna rağmen keyif veren etkinlikler, zamanı unutturur. Bunlar için de birikim ve beceri gerekmektedir. Ayrıca kişiye güçlü yönlerini hissettirdiği için daha kalıcı etkiler yaratır.

Para ile Kazanılan Mutluluğun Kalıcılığı

Para ile Kazanılan Mutluluğun KalıcılığıMutluluğu sahip olunacak objelere bağlayan kişilerin büyük bir kısmının, duydukları sevinç ve heyecanın en fazla 8 ay sürdürdüğü kanıtlanmıştır. Buna rağmen çıkılacak macera dolu tatiller, dostlarla birlikte yenen yemekler, hatıra oluşturan olaylar ve etkinlikler, hafızadan silinmemektedir. Daha fazla paraya sahip olmak için çok çalışan kişilerin, hayat kalitesini yükseltecek aktivitelerden uzaklaştıkları ve bunun yanında sağlıklarını da kaybettikleri bilinmektedir. İşkolik olanlar ise arkadaşlarını ve ailelerini kaybetmiştir.

Konu ile ilgili bir araştırmada, daha basit bir yönden bunu kanıtlıyor. Psikologlara göre elindeki parayı yenecek bir yemeğe, macera dolu tatillere harcayanlar; herhangi bir şey alan kişilere göre daha mutlu oluyor. Yani maddi bir nesne ile gelen mutluluğun geçici ve silinecek bir anı olarak kaldığı; keyifli bir tatilin ise yıllar boyunca hafızamızdan silinmediği ortaya koyulmuş. Buradan edinilen sonuç ise parayla mutluluk satın alınamadığı; ama mutluluk getirecek deneyimlerin satın alınabildiğidir.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre de 500.000 doların üzerinde servete sahip olan kişilerin % 19’unun, parayla birlikte hayatlarına kaygının da girdiği bilinmektedir. Serveti daha fazla olan kişilerde bu oranın % 33’e kadar çıktığı görülmüştür. Yani para arttıkça, kaygılarınız azalacağı yerde büyümektedir.

Parayla Mutluluk Almanın Yolu!

Parayla Mutluluk Almanın Yolu!Para – mutluluk adına yapılan bir başka araştırmaya göre paranızla küçük miktarda bile olsa başkası için bir şeyler yaptığınızda daha fazla mutlu olduğunuz ortaya koyulmuştur. Araştırmada, örneğin 10 lira ile kendinize aldığınız bir şey ve aynı değerde başkası için yaptığınız bir bağış, hediye karşılaştırılmıştır. Sonuçta ise başkalarına yardım ve hediye etmek için harcanan paranın, insanı daha mutlu ettiği ortaya konmuştur.

Warren Buffett‘in ‘My Philanthropic Pledge’ isimli bir serbest kürsü yazısında, bağış yapma konusunda son derece ilginç noktalara değinmiştir. Bilindiği gibi Warren Buffett, servetinin yarısını bağışlayan milyarderler arasında yer alıyor. Bağış konusunda tavsiye vermek yerine duygusal sağlığın iyileştirilmesi için bağışta bulunmak gerektiğine değinmiştir.

Buffett’in sözlerini bir araştırma ile destekleyerek yazımızı sonlandırmak istiyoruz. Hindistan ve Uganda gibi temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda zorluk çeken insanların yaşadığı ülkelerde, insanların kendileri için harcama yapmak yerine başkalarına vererek daha mutlu oldukları ortaya koyulmuştur. Araştırmalara göre başkaları için küçük bir para harcamak mutluluğunuzu arttırmaya yetiyor.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar