Vehbi Koç Kimdir? Eğitim, İş ve Aile Hayatı


75 paylaşım
  Hatice Biçer

Kökeni asırlara dayanan büyük bir aileden gelen Vehbi Koç, Türkiye'nin en zengin iş adamlarından biriydi. Henüz küçük yaşlarda çalışmaya başlayan, idealist ve hırslı yapısı sayesinde ülkesine birçok yenilik getiren Vehbi Koç'un başarıya doymak bilmeyen hayat hikayesi sizlerle…


20 Temmuz 1901 tarihinde dünyaya gelen Ahmet Vehbi Koç, temelleri Osmanlı’ya dayanan büyük bir ailenin mensubudur. Ankara’nın Çoraklık semtinde doğan Vehbi Koç’un babası, üç asırlık bir aileden gelen Koçzade Hacı Mustafa Efendi, annesi ise altı asırlık bir aileden gelen Kütükçüzade Hacı Rıfat Efendi’nin kızı Fatma Hanım’dı. Ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Vehbi Koç’un, Zehra ve Hüsniye adında iki kardeşi vardı.
Yaşadıklarını ve tecrübelerini kaleme alan Vehbi Koç, 1973 yılında Hayat Hikayem, 1987 yılında ise Hatıralarım, Görüşlerim, Öğütlerim adındaki kitabını çıkardı.

1987 yılında Uluslararası Ticaret Odası tarafından “Yılın İş Adamı” ödülüne layık görülen Vehbi Koç, 25 Şubat 1996 tarihinde Antalya’da kalp yetmezliği sebebiyle hayata gözlerini yumdu.

Vehbi Koç’un Eğitim Hayatı

Vehbi Koç'un Eğitim HayatıDoğumu ve çocukluğu Osmanlı İmparatorluğu dönemine denk gelen Vehbi Koç, henüz 5 yaşındayken mahalle mektebi olan Topal Hoca Mektebi’ne başladı. 1908 yılında, mahalle mektebinden sonra Hacı Bayram Camii’nin yanındaki kiralık bir evde öğrenim görülen ilkokula başladı. Okulda son derece başarılı bir öğrenci olan Vehbi Koç, burayı birincilikle bitirdi. 1914 yılında ise o zamanlar Taş Mektep diye adlandırılan Ankara İdadisi’ne gitti. Günümüzde Tıp Fakültesi Hastanesi’nin bulunduğu yer olan Ankara İdadisi‘ni, 15 yaşındayken bırakmak zorunda kaldı. Vehbi Koç, İdadi öğreniminden ayrılmak için okul idaresine bir dilekçe yazdı. Yazdığı dilekçede şu sözler yer alıyordu;

“Maişetimi temin etmek için mektebimi terk etmek mecburiyetinde kaldım. Lazım gelen tasdiknamenin verilmesini rica ederim. Ahmet Vehbi”

İstemeden de olsa eğitim hayatına veda etmek zorunda kalan Vehbi Koç, hiç vakit kaybetmeden babası ve dedesinin önderliğinde iş hayatına atıldı.

Vehbi Koç’un İş Hayatı

Vehbi Koç'un İş Hayatıİnanması güç olsa da Türkiye’nin en zengin iş adamları arasına girmeyi başarmış, ardında devasa bir servet ve sektör devi bir marka bırakmış olan Vehbi Koç, ilk kazancını bir bakkal dükkanı sayesinde elde etmiştir. Sene 1917… Babası Karaoğlan Caddesi’nde (bugün Anafartalar Caddesi) oturdukları evin altında bir bakkal dükkanı açarak başına Ahmet Vehbi’yi oturtmuş. Vehbi Koç ise burada şeker, ayakkabı lastiği, peynir ve makarna gibi temel tüketim ürünleri satarak iş hayatına ilk adımını atmış.

Babası ve dedesi Ankara’nın tanınmış kişilerindendi, Ahmet Vehbi de elbette bu ünden yararlanmasını bildi. Öte yandan, o dönem Ankara’da ticaret gayrimüslimlerin elindeydi. Vehbi Koç’un ailesinin ekonomik durumu kötü değildi. Orta seviyede, rahat bir hayat sürüyordu ancak yine de eksik olan bir şeyler vardı. Henüz çocuk yaşta en güzel binaların ve mağazaların gayrimüslimlerde olduğunu, Müslümanların ise oldukça basit bir hayat yaşadıklarını gözlemledi. Bu fark, belki de onun içinde daha çok çalışma ve zengin olma arzusunun kıvılcımlarını yakmıştı.

Vehbi Koç, 1920 yılında Kurtuluş Savaşı başlayınca, Büyük Millet Meclisi Matbaası‘nda görev almaya başladı. Ancak kısa bir süre sonra Muhafız Kıtası Kumandanı İsmail Hakkı Bey, bir sebepten dolayı matbaa yöneticilerine kızdı. Ardından orada görevli olan tüm işçiler askere yollandı. Bu durumdan nasibini alan Vehbi Koç da bir buçuk yıl süren askerlik görevine başlamış oldu.

Askerden döndükten sonra daha önce işlettiği bakkalını “Koçzade Ahmet Vehbi” adıyla, 1926 yılında Ankara Ticaret Odası’na kaydettirdi. 1928 yılında Ankara Ticaret Odası İkinci Başkanı olan Vehbi Koç, artık ticaret arenasına yavaş yavaş girmeye başlamıştı. Bu esnada bir yandan da işlerini büyütüyordu. Şeker ve makarna satmakla başladığı bakkaldaki işlerine, ayakkabı lastiği satarak devam etti. Her bir çift ayakkabı lastiğinden 25 kuruş kazanıyordu. Daha sonra gayrimüslim bir tüccarla anlaşarak kösele işine girmeye karar verdi. Ancak çalışma aşkı ve daha fazlasına sahip olma isteği Vehbi Koç’u, sürekli yeni arayışlara sokmuştu. Bir süre sonra kösele işi de memnun etmemeye başladı. Ayakkabı ile birlikte, hırdavat, iplik, baharat, bardak, tabak, boncuk gibi birçok şeyin satıldığı daha büyük bir dükkan açtı.

Tarihler 1927 yılını gösterdiğinde Vehbi Koç, ailesinin uygun gördüğü bir kızla hayatını birleştirdi. Bu arada artık Cumhuriyet ilan edilmiş, ülkede her şey çok farklı şekilde ilerliyordu. Evliliğin de getirdiği sorumlulukla daha fazla çalışmaya başlayan Koç, zirve yolunda adım adım yükselmeye başladı.

Çalışkan yapısı ve aldığı tüm sorumlulukları yerine getirmesi sayesinde ailesinden tam not alıyordu. Oğluna ticaret konusunda güveneceğinden emin olan babası, 1917 yılında kurdukları Koçzade Hacı Mustafa Rahmi firmasını, Vehbi Koç’a devretti. Bir yıl sonra ona sermaye ve hepsinden önemlisi özgüven bırakan babası, hayata veda etti. Vehbi Koç artık esnaf sınıfından çıkmış, tüccarlar arasında anılmaya başlamıştı. Yavaş adımlarla girdiği ticaret dünyasında artık koşma vakti geldiğine karar verdi ve dış dünyayı keşfetmek adına Avrupa yolculuğuna başladı.

Trenle çıktığı bu yolculukta Paris, Viyana, Budapeşte ve Berlin’i görme fırsatı buldu. 1934 yılında bir boru fabrikasına ortak olan Vehbi Koç, buna benzer birkaç deneyimden istediği memnuniyeti alamayınca, bir daha başkalarının kurduğu hiçbir işe ortak olmamaya, sadece kendi kurduğu işlerde ortak kabul etmeye karar verdi. 1937 yılında Emin Güraç, İsrail Anastasyan ve İsak Altabef’i ortak olarak kabul ettiği, Vehbi Koç ve Ortakları Kolektif Şirketi’ni kurdu. İstanbul’da faaliyet gösteren şirketin ortaklığı, 1954 yılına kadar devam etti.

Koç Holding’in Kuruluşu

Koç Holding'in Kuruluşu1938 yılında 300 bin lira sermaye ile Koç Ticaret Anonim Şirketi‘ni kuran Vehbi Koç, şirketleşme yolunda ilk adımını da atmış oldu. Kaynaklar Koç Holding’in kuruluş tarihini, Ankara’da evlerinin altındaki küçük bakkalın Ticaret Odası’na kaydettirildiği tarihi olan 31 Mayıs 1926 olarak kabul etmektedir. Ancak 1938 yılında kurulan Koç Ticaret Anonim Şirketi ile aktif şekilde ticaret dünyasında rol almaya başladı.

Koç Topluluğu 1940’ların sonuna doğru imalata yöneldi. 1948 yılında General Electric ile yaptığı ortaklık sayesinde ilk endüstriyel gelişimleri olan ampul fabrikası kuruldu. İlerleyen yıllarda Türkiye tarihinin ilkleri olan traktör, otomobil, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi daha birçok ürün, Koç Topluluğu tarafından üretildi. 1960 yıllarında Fiat ve Tofaş ile ortaklık kuran Koç Topluluğu, otomotivden turizme, gıda sanayinden beyaz eşya üretimine kadar hemen her sektörde kendini göstermeye başladı. 2015 yılı finansal sonuçları açıklanan Koç Holding’in 9 aylık süreçteki karlılığını, geçen senenin aynı dönemine göre % 31,5 oranında artırdığını da ek bilgi olarak paylaşmak istiyoruz. (Haber için Tıklayın)

Hızla büyüyen ve genişleyen Koç Topluluğu’nun artık kurumsal bir yapı olma zamanı gelmişti. Tarihler 1963 yılını gösterdiğinde Koç Holding A.Ş kuruldu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak Vehbi Koç göreve başladı.
Bünyesine sürekli yeni şirketler katarak büyümesine hız kesmeden devam eden Koç Holding, 1970 yılında ihracat ve dış ticarete el attı. Yazımızda bu büyük imparatorluğun kurduğu şirketlerin hepsine yer vermek elbette mümkün değil. Ama Koç Holding’in yarattığı veya bünyesine dahil ettiği, en çok bilinen birkaç marka şu şekilde; orman ve kibrit ürünlerinin imalatının yapıldığı KAV, Mesan, Migros, Karsan, Maret, Ford, Aygaz, Arçelik, Siemens…

Vehbi Koç’un Aile Hayatı

Vehbi Koç'un Aile HayatıTürkiye’nin en idealist ve hayırsever iş adamlarından biri olan Vehbi Koç, 1927 yılında, Ankaralı bir tüccarın ve aynı zamanda teyzesinin kızı olan Sadberk Aktar’la dünya evine girdi. Çiftin bu evlilikten Rahmi, Semahat, Sevgi ve Suna ismini verdikleri dört çocukları oldu. Vehbi Koç, 1984 yılında Koç Holding İdare Meclisi Başkanlığı görevini oğlu Rahmi Koç‘a devretti.

Sadece iş dünyasındaki başarısıyla değil, gösterdiği sosyal faaliyetler ve yardımlarla da adını duyuran Vehbi Koç, toplumsal ihtiyacı karşılaması amacıyla birçok eğitim ve sağlık kuruluşu açtı. Hayata geçirdiği yardım projelerinde yurt dışında yaptığı seyahatlerin ve Avrupa’daki hayatın etkisinde kalan Koç, bir süre sonra yardımlaşma konusunda da kurumsallaştı. İlk olarak Türk Eğitim Vakfı‘nın kuruluşuna öncülük etti. 1985 yılında Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı‘nı kurarak hayatının son günlerine kadar buranın başkanlığını sürdürdü. Bunların yanında kurduğu kız ve erkek öğrenci yurtları, TEMA Vakfı, Koç Lisesi, Koç Üniversitesi, Taksim Atatürk Kitaplığı, sosyal alanda hizmete sunduğu diğer projelerden bazılarıdır.

“Devletim ve ülkem var oldukça, ben de varım,” diyen Vehbi Koç, hemen her alanda ilkleri ülkesine getiren isim oldu. Babasından ve dedesinden gördükleriyle iş hayatına atılan koca çınar, ardında hem iyilikle anılan bir isim hem de dev bir şirket imparatorluğu bıraktı. Oğlu Rahmi Koç’a devrettiği Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı, şu an torunu Mustafa Koç yürütmektedir. Vehbi Koç’un kurduğu ve üçüncü nesilden torununun yürüttüğü Koç Holding, bugün dünyanın 341. en büyük şirketi konumundadır.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar