Uzun Yıllar Boyunca Yurt Dışında Yaşayan İnsanların Başına Gelebilecek 7 Şey


69 paylaşım
  Onur Körükcü

Yurt dışına çıkan arkadaşlar, bu yazının devamını okudukça ‘evet, kesinlikle’ ya da ‘ bu tam ben aslında’ gibi şeyler söyleyebilirler. Hepimizin de bildiği üzere, gurbetçi olarak yaşamak zordur. Hele dilini, dinini, kültürünü ve insanların neler yapabileceklerini bilmediğimiz bir ülke de daha zor. Fakat bir kere alıştınız mı, her şey sizin için çok daha kolay oluyor. İnsanlar tanıdık hale geliyor ve siz de kimin neye, nasıl tepki vereceğini kestirebilir hale geliyorsunuz.

Çok uzun bir süre olmasa da 3 sene kadar Çin’de bulunduğum zaman içerisinde tecrübe ettiğim, yaşadığım gariplikleri ve sizin de başınıza gelebilecek şeyleri paylaşacağım. Bakalım bunlar sizin başınıza da geldi mi veya gelecek mi?

İşte uzun yıllar boyunca yurt dışında yaşayan insanların başına gelebilecek 7 Şey:

1 Her Gelişinizde Türkiye Size Daha Yabancı Gelir

Türkiye Her Gelişinizde Size Daha Yabancı GelecekBu hemen olan bir şey değil, günden güne gerçekleşir. Tanıdığınız ünlülerin ve televizyon dizilerinin modası geçmiş olur. Hiç duymadığınız filmler veya yeni marka ürünler çıkmaya başlar. Bir süre sonra fark edersiniz ki git gide kendi ülkenizde yabancılaşıyorsunuz.

İlk Türkiye’ye döndüğüm zaman, arkadaşlarımın buluşmak için söylediği yerleri hatırlayamadım. Yıllardır araba sürdüğüm şehirde bir anda kendimi saçma sapan sokaklarda bulur oldum. Babamı arayıp ‘şuraya nasıl gidiyorduk’ demişliğim bile oldu. Siyasi, politik olaylar, sevdiğim takımın transferleri, taraftarı olduğum takımın maçlarını izlemek… Bunların birçoğundan mahrum kalıyorsun. Saat farkı, ders ve iş yoğunluğu gibi şeylerden ötürü. Haliyle Türkiye’ye döndüğünde, en baştan başlamış gibi hissediyorsun.

2 Kelime Haznenizin ve Aksanınızın Saçma Bir Hale Gelmesi

Kelime Haznenizin ve Aksanınızın Saçma Bir Hale GelmesiFarklı bir ülkeye gidiyorsunuz haliyle yeni bir dil ve yeni bir kültür ile karşılaşıyorsunuz. Eğer bu yeni dili; ana dilinizle karıştırıyorsanız, siz eşittir ben demek. İş değil de özellikle eğitim için giden insanlar, başarılı olmak istiyorlarsa kendi dilini konuşan insanlardan uzak durmalılardır. Aksi takdirde sürekli Türkçe konuşmanın yabancı bir ülkede kimseye faydası yok. Çevrenizdki diğer yabancı ülkeden arkadaşlarınızdan da üç beş kişi kendi dillerini öğrenmeye çalışınca, durum iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve tüm diller birbirine karışıyor. Türkiye’ye döndüğünüzde farkına varıyorsunuz. Türkçe konuşmamaktan konuşmayı unutmuşsunuz. Kelimelerin Türkçe dışındaki her hali aklınızda ama bir türlü Türkçesini hatırlayamıyorsunuz. Aksanınız değişiyor, bazı kelimeleri hiç alakasız bir şekilde telaffuz ediyorsunuz, en azından bu durum çok uzun sürmüyor. Dalga geçilmiyor mu? Geçiliyor! Sanki çat pat konuşan bebekler gibisiniz ama bir süre sonra konuşa konuşa eskisi gibi oluyor her şey.

3 Evcil Hayvanını Çoğu İnsandan Fazla Özlüyorsun

Evcil Hayvanını Çoğu İnsandan Fazla ÖzlüyorsunMaalesef benim o dönem içerisinde beslediğim bir hayvan yoktu. Oda arkadaşım olan bir Türk vardı, ondan gördükçe çok özenirdim. Adam böyle durup durup sosyal medyaya köpeğinin fotoğrafını atar ve altına da onu özlediğine dair bir şeyler yazardı. Yeri geldiğinde köpeğiyle skype yaptığını bile biliyorum. Nasıl tatlı bir şeydi görseniz, siz de çok severdiniz. Sahibinin sesini duydukça mutlu oluyordu, yüzüne dokunmak için ekranı tırmalıyordu. Güzel şeyler bunlar, hayvan edinin. Bağlanabileceğiniz bir şeylerin olması her zaman güzeldir.

4 ‘Ev’ Kavramı Çok Farklı Bir Hal Alıyor

‘Ev’ Kavramı Çok Farklı Bir Hal AlıyorEv kelimesi, çok farklı bir hal kazanıyor. Ev denince, aklınıza yalnızca bir yer geliyor değil mi? Yurt dışında kalan insanlar için durum biraz daha farklı. Bir ev var; ailenizle beraber kaldığınız, büyüdüğünüz, tüm ilklerinizi öğrendiğiniz ve ekmek elden su gölden takıldığınız. Bir de kendi eviniz var; o kaldığınız ülkede, geceleri sarhoş döndüğünüz, çalışmaktan kafayı yediğiniz, faturalar nasıl ödenecek diye debelendiğiniz, özetle; yetişkin bir insan olmaya başladığınız bir yer. Mesela işten çıkınca eve gidiyorum demek var, kış tatili için eve dönüyorum demek var. Bu durum biraz beyin yakıyor ama yapacak pek de bir şey yok. Bir süre sonra ister istemez alışmak zorunda kalıyorsunuz.

5 Ailenizle Olan İlişkiniz Değişiyor

Ailenizle Olan İlişkiniz DeğişiyorDünyanın bir ucunda ailenizden uzakta kalıyorsunuz. Kendi başınıza nasıl yaşanılacağını öğreniyorsunuz. Arada sırada aileyle yapılan skype görüşmelerinde, hayatınız hakkında onları bilgilendirmeye çalışıyorsunuz. Ama ne kadar bilgilendirebilirsiniz ki? Başınıza kötü bir olay geldiğinde, eve gelip ağlamaya başlıyorsunuz ya da modunuz düşük oluyor ama aileniz skype yapmak istiyor. Yapacak bir şey yok o görüşme olacak. Konuşmadan önce gözyaşları silinir, el yüz yıkanır ve kendinize gelirsiniz, neden? Dediğim gibi dünyanın bir ucunda kalıyorsunuz, oturup ağlayabileceğiniz bir anne dizi yoktur. Dertleşebileceğiniz, karşınıza alıp adam akıllı konuşabileceğiniz bir baba da yoktur yanınızda. Onlara sizi ağlatan, üzen şeyin ne olduğunu söylemek sadece morallerini bozar, onları da ağlatır. Çünkü her ne kadar isteseler de ellerinden size yardım etmek için hiçbir şey gelmez.

Buna nazaran, daha sık karşılaşılan bir durum daha var. Genelde kız arkadaşların başına gelen; o ülkede istediğinizi yapıyor, görüşüyorsunuz. Dilediğiniz gibi gece dışarılara çıkabiliyorsunuz ama Türkiye’ye döndüğünüz zaman bu o kadar rahat değil. Çünkü hesap vermeniz gereken bir aileniz var. Aileniz sizin orda geceleri tek başınıza eve dönebiliyor olmanızı umursamaz, döndüğünüz zaman yine onların ufak çocuklarısınız. Bu yüzden o eve saat 12’den önce girilecek, alkol alınmayacak ve serseri insanlarla görüşülmeyecek. Her ne kadar isyan edenler olsa da bu durumu özleyenler de var aramızda. Yurt dışında çalışıp, ailesine para göndermek isteyen ama nasıl göndereceğini bilmeyen arkadaşlar, nasıl olacağını detaylı bir şekilde anlattığımız yazımızdan görebilirsiniz.

6 Kişiliğiniz Karmaşık Bir Hale Bürünüyor

Kişiliğiniz Karmaşık Bir Hale Bürünüyor“My name is Oliver Queen after five years on a hellish island, I have come home with only one goal: to save my city“. (Arrow dizisini izleyenler bilir.) Diziyi izleyenler için kısaca özet; tam bir Oliver Quenn oluyorsunuz. İzlemeyenler içinse şöyle izah edeyim; öyle saçma hallere giriyorsunuz ki bazen neyin ne olduğu şaşıyor. Kendi başıma gelenlerden birkaç örnek vermek gerekirse; öyle bir ortamda kalıyorsunuz ki insanlar ‘Müslüman mısın?’ diye sorduğunda evet diyemiyorsun. Çünkü dersen sağ çıkamama ihtimalin var. Ortama ayak uydurmadığın takdirde canını yakabilecek insan sayısı bi hayli fazla. Sadece en belirgin anlatabileceğim örnek diye bunu söylemek istedim.

Bunun yanı sıra; kendi paranı kendin kazanıyorsan, harcamalarına daha çok dikkat ediyorsun, hesap-kitap tutmaya başlıyorsun. Türkiye’ye döndüğünde ise çalışmamana rağmen harcadığın paranın bir önemi yok gibi davranıyorsun, ne de olsa hazır geliyor diye. Bunun gibi birçok örnek verebilirim aslında. Fakat ana fikri verdiğimi düşünüyorum. Yani şöyle izah edeyim, iki farklı ülke, iki farklı ‘sen’ oluyor!

7 Diğer Gurbetçi Türk İnsanları Bulun ama Onları Tek Arkadaşlarınız Haline Getirmeyin

Diğer Gurbetçi Türk İnsanları Bulun ama Onları Tek Arkadaşlarınız Haline Getirmeyin“Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur”, deniyor ya aslında olmalı. Çünkü yabancı bir ülkeye gittiğinizde farklı insanlara ihtiyacınız var. Elbet 2-3 tane Türk arkadaşınız olmalı ama 7/24 onlarla vakit geçiremezsiniz. Bu hataya genelde yurt dışına eğitim için giden insanlar düşüyor. Şöyle düşünün; sizin oraya gitmenizin amacı, oranın dili ile kültürünü öğrenmek ve farklı insanlarla tanışmak. Peki, siz 7/24 Türk arkadaşlarınızla beraber vakit geçirirseniz ne ara bunları yapmaya vaktiniz kalacak? Fransa’ya gittiniz diyelim, sizinle beraber yeni gelmiş bir Türk arkadaşla tanışıyorsunuz ve her gününüzü onunla geçiyorsunuz. Peki, bu süre zarfında kaç kere Fransızca konuşabilirsiniz? Ben söyleyeyim, mecbur kalırsanız maksimum 1-2. Onun dışında ikiniz de bir şey anlamadığınız için insanlar size bir şey dedikçe kendi aranızda şakalaşacak ve bu durumun dalgasını geçecekseniz. Bu yüzden gittiğiniz ülkenin yerlisi olan arkadaşlar edinin ve onlarlar gezin. Bilmek istediğiniz şeyleri ona sorun. Çünkü oranın yerlisi olan onlar, biz değil.

Türk arkadaşınız ile bir Fransız bulup aynı şeyi yapamaz mısınız? Yapabilirsiniz ama bu sefer aranızda bir rekabet olur, birinizin dili daha çabuk kavramasıyla beraber, diğerine üstünlük sağlamış olursunuz. Ona sorulan bir soruya cevap veremediğini gördüğünüzde hemen atlayıp cevap vermeye çalışırsınız. Siz böyle yaparken farkına varmazsınız yalnız o dili gelişmeyen arkadaşın (bu kişi kendiniz de olabilirsiniz.) konuşmasına fırsat tanımadıkça o arkadaş, herhangi bir ilerleme kaydedemez.

Türk bulundurun yanınızda. Onlar candır, kimse yardım etmez ama onlar eder. Paraya ihtiyacınız olur, onlar verir, bir başkası değil. Sizin kavganıza da Türk arkadaşınız dışında başka kimse gelmez. Lakin onları her şeyiniz yapmayın.

Anlatmaya çalıştığım noktayı yakalayabilirseniz, siz ve arkadaşlarınız adına her şey daha kolay olur. Başıma geldi, oradan biliyorum. Kendinize ve orda eğitiminiz için verilen paraya yazık etmeyin. Ben ve arkadaşlarım bu durumu ancak 1 sene sonunda fark edebildik. Umarım siz başınıza gelmeden önce arkadaşlarınızla beraber önlem alabilirsiniz.

Evet, yurt dışına çıktığınızda yaşayabileceğiniz şeyleri ufak tefek anlatmaya çalıştım. Yurt dışına çıkmış olan arkadaşlarım umarım biraz da olsa kendilerini görmüşlerdir. Peki, sizin bunlardan ayrı olarak söyleyebileceğiniz bir şey var mı?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar