Home Ofis (Office) Çalışanların Verimini Arttıracak Etkili Tüyolar


57 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Günümüzün avantajlı iş olanaklarından bir tanesi de hiç şüphesiz home ofis çalışma sistemi! Hem kişilerin hem de firmaların giderek rağbet gösterdiği bu çalışma sistemi sayesinde evinizin bir bölümünü ofise dönüştürerek rahatlıkla çalışabiliyorsunuz. Dışarıdan bakıldığında “epey rahat” olarak düşünülen home ofis çalışma yönteminin hem firmalar hem de serbest çalışanlar için pek çok avantaj sağladığı doğrudur. Ancak bu noktada göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek varsa o da home ofisin olumlu yönlerinin yanında birçok olumsuz özelliğinin de olduğudur. Gelin konuya girmeden önce bunlardan kısaca bahsedelim.

Öncelikle evden çalışmanın kişiye sağladığı avantajlara değinmek istiyorum. Bunlardan birincisi, çalışma saatlerinin kişiye bağlı olmasıdır. Yani her gün 8-5 mesaisini doldurmak zorunda kalmıyorsunuz. Dilediğiniz saatte kalkıp kahvaltınızı yaparak işinizin başına geçebiliyorsunuz. Üstelik işe gitmek için hazırlanma, bakımlı olma ve yol masrafı gibi dertlerden de kurtulmuş oluyorsunuz. Yanınızda sürekli katlanmak ya da güler yüz göstermek zorunda kaldığınız takım arkadaşlarınız da olmuyor. E başınızda dikilen bir yönetici ya da patron da yok! Sonuçta rahat eşofmanlarınızla istediğiniz gibi çalışabiliyorsunuz.

Tamam, bu söylediklerim home ofis çalışanların sahip olduğu olanaklar. Ama peki, ya sahip olamadıkları? Çünkü evden çalışanların diğerlerine kıyasla sahip olmadığı pek çok farklı şey var. Mesela, ne? Mesela; home ofis çalışanlar işe odaklanma konusunda genellikle sıkıntı çekerler. Çünkü ne işe gitmek için kurulmuş bir alarmları vardır, ne de diğer çalışanlara bakarak motive olma fırsatları! Peki, home ofis çalışanların başka neyi var? Oooo, saymakla bitmez ama ben yine de bir deneyim. Örneğin; onları işten alıkoyan sıcacık yataklar, rahat koltuklar, adeta “düğmeme bas” diye seslenen televizyonlar, davetsiz gelen misafirler, belki oyun oynamak isteyen çocuklar, belki “hadi, artık yemek yiyelim” diyen eşler, sevgililer…

Anlayacağınız bir kişiyi işten alıkoymak için gereken her türlü dikkat dağıtıcı, home ofis çalışanlarda mevcuttur. İşte bu gibi nedenlerden dolayı, evden çalışanlara kolaylık sağlayacak ve verimliliklerini arttıracak tüyolardan bahsetmem gerektiğini düşündüm. Sonuçta; home ofis çalışanların veya çalışmayı düşünenlerin sayısı her geçen gün biraz daha artıyor, değil mi? Şayet siz de home ofis çalışıyor ya da çalışmayı hayal ediyorsanız, aşağıdaki tüyoları mutlaka öğrenmelisiniz, diyerek son uyarımı yapıyor ve ilk öneriyle birlikte başlıyorum.

İşte home ofis çalışanların verimini arttıracak tüyolar:

Çalışma Alanınızın Tasarımına Dikkat Edin!

Çalışma Alanınızın Tasarımına Dikkat Edin!Evden çalışanların dikkat etmesi gereken ilk nokta çalışma alanı olmalıdır. Yani evinizde ofis olarak kullandığınız farklı bir oda var mı, yoksa odalarınızın herhangi birini aynı zamanda ofis olarak mı kullanıyorsunuz? Eğer evinizde ofis olarak kullanabileceğiniz ayrı bir oda varsa şanslısınız demektir. Tabii, ofisinizin tasarımına dikkat ettiğiniz takdirde! Peki, daha verimli olabilmek için çalışma alanınızı nasıl tasarlamalısınız? Öncelikle kullandığınız masanın çok küçük ya da çok büyük olmamasına dikkat etmelisiniz. Göz almayacak ve karışık bir görüntü yaratmayacak tek renkli bir masa kullanmalı, eğer odanızda fazladan dolap koyacak alan yoksa masanızı kullanışlı bölmeleri olanlardan seçmelisiniz. Ayrıca rahat bir çalışma koltuğunuz olmalı. Rahat dediysem de aklınıza öyle yumuşacık, uykunuzu getirecek bir koltuk getirmeyin!

İnceleyebilirsiniz:
Yüksek Performanslı Bir İş Günü için Edinmeniz Gereken Günlük Alışkanlıklar

Öte yandan, masanızda para kazanma isteğinizi arttıracak küçük objelere yer verebilirsiniz. Mesela; sevdiklerinizin resimleri, ünlü kişiliklerin söylediği ilham verici sözler veya küçük notlar olabilir. Dekorasyonunuzda ofisinizi daha eğlenceli hale getirecek başka şeyler de kullanabilirsiniz. Ama işi abartıp ofisinize mahalle pazarı gibi bir görünüm kazandırmamalısınız. Örneğin; masanızın tam karşısına küçük bir mantar pano asabilir, burayı hatırlamanız gereken önemli notlar, motivasyonunuzu güçlendirecek sözler, resimlerle süsleyebilirsiniz. Küçük bir odada çalışıyorsanız, duvarlarınıza hem şık hem de kullanışlı raflardan monte ettirebilirsiniz. Buna ek olarak, masanızı gün ışığını doğru bir şekilde alacak konumda yerleştirdiğinizden emin olmalısınız. Odanızdaki camları sık sık açmalı veya havalandırma sistemini çalıştırmalısınız. İçeri ne kadar çok temiz hava girerse, zihniniz o kadar canlı kalacaktır.

Tabii, bunlar ayrı bir odanız olması durumunda dikkat etmeniz gerekenlerdir. Eğer evinizde ofise çevirebileceğiniz ayrı bir odanız yoksa sizin için en uygun olan odanın hangisi olduğuna karar vermelisiniz. Yani kimsenin yatak odasında çalışmak isteyeceğini düşünmüyorum. Odanın bir bölümünü çalışma alanınız olarak kullanacaksanız bu genellikle oturma odası olur. Ve burada dikkat etmeniz gereken şey, oturma odasında olsanız bile bir şekilde kendinizi alandan izole etmenizdir. Örneğin; masanızın yönünü asla televizyona doğru çevirmemelisiniz. Ya da dikkatinizi dağıtabilecek manzaraya sahip bir eviniz varsa, cam tarafına doğru bakmamalısınız. Neticede, yukarıda söylediklerimi de dikkate alarak kendinize gayet güzel bir çalışma ortamı hazırlayabilirsiniz.

Kullandığınız Renklere Dikkat Edin!

Kullandığınız Renklere Dikkat Edin!Home ofisinizde kullanacağınız renkler de üretkenliğinizi önemli oranda etkileyecektir. Bu nedenle, çalışma alanınızı dekore ederken renk seçiminize ayrıca dikkat etmelisiniz. Ofisinizde kullanacağınız renklerin en başta sade ve gözü yormayacak tonlarda olmasına özen göstermelisiniz. Ama tabii bu odanızı bir hastane odasına çevirin anlamına geliyor. Mesela; duvar boyanız açık pastel tonlarda olabilir. Masanızı yine duvar rengine uyumlu bej ya da kahve tonlarında seçebilirsiniz.

Ancak masanızda yer alacak kalemlikler, küçük ofis eşyaları gibi aksesuarlarınızı kırmızı ve mavi tonlarında kullanabilirsiniz. Çünkü kırmızı ve mavinin kişinin üretkenliğini arttırdığı söylenmektedir. Buna ek olarak, dekorasyonunuzda yeşile yer vermeyi de düşünebilirsiniz. Çünkü eski bir Çin öğretisi olan enerjileri harekete geçirme yöntemi Feng Shui’ye göre yeşil, gelişme ve kararlığın sembolüdür. Ayrıca yeşilin kişiye sakinlik ve dinginlik verdiği söylenmektedir. İşte bu belli başlı noktalara dikkat ederek siz de ofisinizi bir profesyonelin elinden çıkmış gibi renklendirebilirsiniz.

Dikkat Dağıtıcılardan Korunun!

Dikkat Dağıtıcılardan Korunun!Üst kat komşunuzun küçük çocuklarında ya da dışarıdan gelen inşaat seslerinden rahatsız oluyor musunuz? Çünkü bazıları için beyaz gürültü verimliliği arttırırken bazılarında ise odaklanma sorunu yaşanmasına neden olmaktadır. Eğer gürültüden hoşlanmıyorsanız, gürültüyü kesen kulaklıklardan edinmeyi ya da kendi gürültünüzü yaratmayı düşünebilirsiniz. Mesela; verimliliği arttıracak müzikler hakkında küçük bir araştırma yaparak bu tarz şeyler dinleyebilirsiniz. Ya da eğer yapabiliyorsanız sevdiğiniz bir sanatçının şarkılarıyla motive olabilir, kendinizi işe daha iyi verebilirsiniz

Yeşillenin!

Yeşillenin!Belki ağaçların arasında şöyle yemyeşil ovalara doğru bakan bir home ofisiniz yok. Evet, katılıyorum keşke olsa ama böyle bir ofis edinene kadar yeşilden hasret kalmamak için yapabileceğiniz şeyler var. Mesela; ne? Öncelikle evinizin hangi odasını ofis olarak kullanacağınızı belirlerken, en havadar ya da en yeşil bölgeye bakan bölümü ofis olarak seçmeye çalışın. Gerekiyorsa birkaç tane de olsa ağaca bakan büyük salonunuzu daha küçük olan odayla değiştirin ve burayı siz kullanın. Sonuçta günün büyük bölümünü burada geçireceksiniz, değil mi?

Evet, buradan sonra yapmanız gereken şey masanızda ve odanın diğer bölümlerinde birkaç küçük bitkiye yer vermek olacaktır. Hatta son zamanlarda epey popüler olan şu minik ağaççıklardan almayı düşünebilirsiniz. Çünkü yapılan araştırmalar, çalışma alanında çiçek ya da başka bitki türleri bulunan kişilerin daha verimli olduklarını gösteriyor. Bitkilerin bir diğer faydasının da havadaki kabondioksiti alıp dışarıya oksijen vermek olduğunu biliyoruz. Ancak bununla da sınırlı değil. Yapılan bilimsel araştırmalara göre bitkiler karbondioksitten başka birçok zehirli maddeyi emiyor ve bulunduğu ortamdaki havayı temizliyor.

Anlayacağınız çiçekler ya da süs bitkileri sadece verimliliğinizi arttırmakla kalmıyor. Aynı zamanda ev ve ofis içindeki dekorasyon malzemelerinde sıklıkla kullanılan kimyasal uçucu maddelere karşı da koruyucu rolü üstleniyor. Hatta küçük sevimli kaktüslerin bilgisayarlardan ve telefonlardan yayılan radyasyonu emdiğini de hatırlatmak isterim. Gördüğünüz gibi faydalar açık. Bu nedenle bir an önce ofisinizi yeşillendirmelisiniz.

Kafanıza Göre Değil, Belirli Saatler İçinde Çalışın!

Kafanıza Göre Değil, Belirli Saatler İçinde Çalışın!Biliyorum, home ofis çalışmanın kişiye sunduğu en cazip avantajlardan bir tanesi esnek çalışma saatlerine sahip olmaktır. Ancak ne yazık ki evden çalışan çoğu kişi esnekliği abartarak, bir süre sonra neredeyse hiç çalışmamaya başlamaktadır. Siz bu büyük sorunun önüne geçebilmek için, kendinize belirli kurallar koymalısınız. Yani bir gün 10’da bir diğer gün 12’de değil, her gün belirli bir saatte işinizin başına geçmeli ve bunu bir alışkanlık haline getirmelisiniz. Elbette arada küçük kaçamaklar yapacaksınız. Ancak “canım ne zaman isterse o zaman çalışırım” düşüncesini aklınızdan silip atmalısınız.

Mola saatlerinizi, çalışma saatlerinizi tıpkı diğer insanlar gibi bir düzene oturtmanız hem üretkenliğinizi arttıracak hem de özel hayatınıza daha çok vakit ayırmanızı sağlayacaktır. Başınızda dikilen bir yönetici ya da doldurmanız gereken mesai saatiniz yok diye kendinizi salmayın. Düzenli olmayı ve iş konusunda prensipli davranmayı alışkanlık haline getirin. Belki ilk başta biraz zorlanabilirsiniz ama pes etmeyip her gün aynı saate işin başına geçmek için kendinizi zorladığınızda işlerin nasıl kolaylaştığını göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Masanızda Atıştırmalıklar Bulundurun!

Masanızda Atıştırmalıklar Bulundurun!Home ofis çalışmanın kişiye sağladığı avantajlardan bir tanesi de dolu bir buzdolabının verdiği rahatlıktır. Aslında buna avantaj demek ne kadar doğru olur bilemiyorum. Çünkü evde çalışan kişi ikide bir masasından kalkıp mutfağın yolunu tuttuğunda doğal olarak konsantrasyonu bozulur. İşte bunun önüne geçmek için masanızda küçük atıştırmalıklar bulundurmaya başlayabilirsiniz. Zihninizi açacak ve size enerji verecek kuruyemişler, hafif krakerler, belki sabah hazırlamış olduğunuz minik sandviçler sayesinde işinizin başından ayrılmak zorunda kalmazsınız. Ayrıca yanınızda büyük bir şişe su bulundurmaya da özen göstermelisiniz. Sonuçta guruldayan bir karın ve kurumuş bir boğazla hiçbir şekilde verimli çalışamazsınız. Ama atıştırma işini abartmadığınızdan da emin olun. Yoksa yaza fazla kilolarla merhaba demek zorunda kalırsınız. Benden söylemesi!

Giyinin!

Giyinin!Evde çalışıyorsunuz diye saçınızın sakalınızın birbirine karışmasına ya da pijamanızla çalışma masanıza oturmanıza gere yok, değil mi? Eğer böyle yapıyorsanız neden çalışamadığınızın cevabının tam da burada aramalısınız. Çünkü yataktan kalktığınız gibi işinizin başına geçerseniz, iş psikolojisine tam anlamıyla adapte olamazsınız. Bunun yanında tüm gün pijamalarınızla oturmak size fiziksel olarak da kötü hissettirir. Sonuçta siz hasta değilsiniz ki! Sadece home ofis çalışıyorsunuz. Sonuçta tüm gün pijamalarla evin içinde dolaşmanın tembel, uyuşuk ve çirkin hissetmenize neden olması kaçınılmaz bir durumdur. İşte bunun önüne geçebilmek için işe gidiyormuş gibi olmasa da insan içine çıkabilecek kadar hazırlanmalısınız. Tıraş olmalı, saçınızı taramalı, belki hafif bir makyaj yapmalı, eşofman da olsa pijama dışında bir şeyler giymelisiniz. Göreceksiniz, hem kendinizi daha iyi hissedecek hem de işe daha kolay odaklanacaksınız.

SONUÇ:

Nihai olarak, evden çalışmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını anlamışsınızdır. Ancak bazı noktalara dikkat ederek home ofis çalışma zorluklarının üstesinden gelmek de pekala mümkün. Neticede yukarıdaki maddelerde işinize yarayacak etkili ipuçlarından bahsettik. Tabii bunları ne kadar dikkate alacağınız tamamen sizin başarı olma isteğinize bağlı. Ama hayatınız boyunca evden çalışarak para kazanmayı hayal ediyorsanız, bu tüyolara gereken hassasiyeti göstermenizin gerekli olduğunu hatırlatmak isterim. Evet, ne diyorsunuz? Evden çalışıyorum deyip de hiçbir iş yapmamaya devam mı edeceksiniz, yoksa birkaç yeni alışkanlık kazanarak daha başarılı olmak için hakkını vererek çalışacak mısınız?

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar