Paylaşım

ABD – Çin Arasındaki Ticaret Savaşı Gerilimiyle Yükselen Dolar 6,46’yı Geçti


 

Bu sabah ABD'den 200 milyar dolarlık vergi tarifesi ve Çin'den gelen misilleme haberiyle yeniden alevlenen ticaret savaşı endişesi, doların güçlenmesini sağladı.

Piyasalarda olumlu karşılanan Merkez Bankası’nın faiz artırımı kararının etkisi ne yazık ki uzun sürmedi. Karar sonrası 6 liraya gerileyen kur, çok geçmeden verdiği kayıpları aldı. Bu sabah 6,35’i gören kur, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının yeniden alevlenmesiyle 6,46’yı geçti. Kur saat 15:00’te 6,4312 liradan işlem görüyor.

Ticaret savaşı gelişmeleri ile Dolar/TL saat 14:00’te 6,4644 seviyesine kadar tırmandı.

ABD Başkanı Donald Trump, 24 Eylül’den itibaren 5 bin Çin menşeli ürüne, toplamda 200 milyar dolarlık ek gümrük vergisi getireceğini duyurdu. İlk başta %10 olarak belirlenen vergi oranının, yılbaşından sonra %25’e çıkarılacağı söylendi. ABD’den gelen bu açıklamalara Çin cephesinden karşı hamle gecikmedi. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin samimi davranmadığı ve misilleme yapmaktan başka çarelerinin olmadığı bildirildi. Dolar söz konusu gelişmelerin etkisiyle 6,46’nın üzerine kadar çıktı.

Doların yukarı yönlü hareketindeki bir diğer etken ise yaklaşan OVP planı açıklaması.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak bu Perşembe, yani 20 Eylül tarihinde Orta Vadeli Program’ın detaylarını paylaşacak. Uzmanlar, 625 baz puanlık faiz artışı sonrası kurun sert düşüş göstermesine rağmen, OVP öncesinde artan döviz talebi ile yukarı yönlü seyrettiğini belirtiyor.

OVP’ye kadar piyasaların bekle – gör havasında olacağını fakat yukarı yönlü bir eğilim olduğunu belirten analistler, 6,40 seviyelerinin önemli olduğunu, bunun üzerinde seyretmesi hainde, Merkez Bankası’nın faiz artırımının işe yaramadığı algısının oluşacağını, bunun da daha fazla bir bozulmayı beraberinde getireceğini düşünüyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu JCR’nin Başkanı Orhan Ökmen, temel sorunun Türk lirasındaki değersizleşme olduğunu söyledi.

Türk ekonomisindeki pozitif ve negatif durumları değerlendiren Ökmen; kamu finansmanındaki sürdürülebilirlik, finansal esneklik, iş ortamındaki rekabetçilik gibi durumları olumlular arasında sıraladı. Öte yandan dış finansman alanında ve makro göstergelerdeki bozulmaların ise negatif faktörler olduğunu vurguladı. Sermaye girişlerinde engelleyici, çıkışlarda özendirici gerekçelerin çoğalmaya başladığını belirten Ökmen, Türkiye’nin temel sorunu olarak, TL’nin giderek değersiz bir hale gelmesini gösterdi.

2000’li yılların başında sanayinin milli gelirin içindeki payının %24 olduğunu, günümüzde ise bu oranın %12’lere gerilediğini belirtti. Bu azalmanın tek sebebini, ülkedeki döviz üretme kabiliyetinin zayıflaması olarak gösteren Ökmen, kurun şu an politik nedenlere bağlı olarak zayıfladığını, OVP’nin uygulamaya konması, tarım ve sanayi sektörünün milli gelirdeki payının artırılması ile ekonomiye destek verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın