Moody’s’in Türkiye’nin Kredi Notunu İndirmesini Nasıl Yorumlayabiliriz?


92 paylaşım
  Doğukan Beykoz

Cuma günü piyasaların kapanmasının ardından, Moody’s’ten gelen flaş kredi indirim kararı, yurt içi piyasaların sert düşüşler yaşamasına yol açtı. Türkiye ekonomisinin toparlanma belirtileri göstermeye başladığı ve TCMB’nin faiz indirimine aralık vermeden devam ettiği günlerde, Moody’s’in aldığı karar, hem yatırımcıları hem de piyasaları şaşkına çevirdi. Peki, Moody’s cephesinden gelen bu kararı nasıl yorumlayabiliriz? Bu yazımızda sizler için Moody’s kararı ve kararın arkasında yatanları derledik;


Hepimizin yakından bildiği üzere Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin etkisinde kalarak sert düşüşler yaşamıştı. O günlerde Türk lirası, dolar karşısında adeta erirken; Borsa İstanbul yaşadığı sert düşüşlerle yatırımcılarını tedirgin etmeye başlamıştı. Bu noktada, darbe girişiminin Türkiye ekonomisinde meydana getirdiği gelişmelerin yer aldığı yazımızı okumanızı tavsiye ederim. İlerleyen günlerde ise devletin en önemli kurumlarına, hatta Borsa İstanbul’a bile sızan FETÖ mensuplarını temizlemek adına operasyonlar başlatılmış ve üç aylık OHAL ilan edilmişti. OHAL süreci içerisinde operasyonların hız kazanmasının ardından ise yurt içi piyasalarda hareketlilik daha da artmış ve Dolar/TL’de tarihi rekor görülmüştü. OHAL sürecinin ekonomiye olan etkileriyle ilgili detaylı bilgilere ulaşmak için bu yazımızı okumanızı öneririm.

DOLAR/TL PARİTESİ HEM YÜKSELİRKEN HEM DE DÜŞERKEN YATIRIM YAPIN!
BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYIN.

Ancak Türkiye ekonomisi, politika yapıcılar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkı duruşundan destek bularak, tarihinin en önemli krizlerinden birinin üstesinden gelmeyi başarmıştı. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus ise Türkiye’nin, dışarıda yalnız bırakılması olmuştu. Çünkü ikili anlaşmaların ve ortak projelerin yürütüldüğü, dünya ekonomisine yön veren ülkeler, bu “kriz” süreci içerisinde Türkiye ekonomisine hiçbir destek söyleminde bulunmamıştı. Bugün Moody’s cephesinden gelen tablo da bunun açık bir kanıtı niteliğinde. Bu yazımızda Türkiye ekonomisine adeta bir darbe vurmayı hedefleyen Moody’s’in almış olduğu, kredi notu indirim kararını yorumlayacağız.

Moody’s Bağımsız Bir Kuruluş mu?

Moody’s Bağımsız Bir Kuruluş mu?Moody’s’in kredi notu indirim kararını yorumlamaya başladığımız yazımızın ilk bölümünde, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşunun bağımsızlığını sorgulamakta yarar görüyorum. Moody’s, 28 ülkede yaklaşık 6,400 çalışanıyla faaliyet gösteren bir kredi derecelendirme kuruluşudur. Kuruluşun yaptığı analizler, mali piyasaların güvenilir bir şekilde çalışmasında oldukça önemli bir yer tutmakta ve şeffaflığı genellikle sorgulanmamaktadır. Ancak Türkiye’ye yönelik vermiş oldukları bu kararın sorgulanması ise kaçınılmaz bir gerçektir…

Moody’s resmi olarak bağımsız bir kredi derecelendirme kuruluşu olarak, Standard & Poor’s ve Fitch Ratings ile birlikte dünyanın üç büyüğünden biri olarak tanımlanmaktadır. Ancak durum, tam olarak kağıtlarda yazıldığı gibi değil. Moody’s’in ortaklık yapılarına bakıldığında durumun aslı açıkça görülmekte. Gelin bu ortaklıkları birlikte inceleyelim;

  • Kurumun en büyük ortağı, dünyanın en zengin kişilerinden biri olan ABD’li milyarder Warren Buffett’e ait olan Berkshire Hathaway. Şirket, Moody’s’in yüzde 12,70’lik payına sahip. Ekonomiye ilgi duyan herkesin yakından tanıdığı bir isim olan Buffett’in, küresel ekonominin seyrine nasıl yön verdiğini biliyoruz.
  • Moody’s’in ikinci büyük ortağı ise Pennsylvania’da bulunuyor. Dünyanın en saygın yatırım şirketlerinden biri olan The Vanguard Group Inc., toplamda 3,6 trilyon dolarlık varlığı yöneterek, rakiplerini açık ara farkla geçmeyi başaran bir şirket.
  • Kurumun en büyük ortaklıklarından biri de ABD’nin şu an 298’inci en büyük şirketi konumunda bulunan Principal Financial Group. Şirketin Moody’s’deki payı ise tam olarak yüzde 2,43 seviyesinde.

Moody’s’in ortaklıklarından öne çıkanları az önce sizler için derledik. Üstelik bu listenin geri kalanında hepimizin yakından tanıdığı dev şirketler de bulunmakta. Kağıt üzerinde bağımsız bir kuruluş olarak faaliyet gösteren Moody’s’in, gerçek yüzünü ve kimler tarafından yönetildiğini ya da yönlendirildiğini görmek için sanırım ortaklıklarına bakmak yeterli olacaktır.

Moody’s’in Kararı Siyasi mi?

Moody’s’in Kararı Siyasi mi?Kurumun ortaklıklarını derlememizin ardından, alınan kararın amacı ayrı bir önem taşıyor. Bilindiği üzere 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe kalkışmasının ardından, politika yapıcılar değerlendirmelerinde; bu girişimin yurt dışı destekli olabileceğini dile getirmişlerdi. FETÖ yapılanmasının girişimleriyle gerçekleşen kalkışmanın, henüz hangi kurum ve kişilerle net olarak işbirliği içerisinde bulunduğu netleşmiş değil. Ancak politika yapıcıların da işaret ettiği üzere, darbe kalkışmasıyla ilgili muammalar mevcut.

Kurumun almış olduğu karara gelindiğinde, çelişkili bir yapı açıkça görülüyor. Bunun nedeni ise Moody’s’in 21 Eylül tarihinde gerçekleştirmiş olduğu açıklama. Kurum o tarihte yaptığı açıklamada; darbe girişimi sonrası Türkiye ekonomisinde oluşan etkinin, büyük ölçüde kaybolduğunu dile getirmişti. Ancak alınan kredi notu indirimi kararına bakıldığında kurumun, çelişki içerisinde olduğu görülüyor.

Alınan indirim kararının tarihi de bir o kadar dikkat çekici. Cuma günü piyasaların kapanmasının ardından kurum, kamuoyuna yaptığı açıklamada; Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesinin altına indirdiğini belirtmiş, görünümün ise durağan olduğunu açıklamıştı. Moody’s’in Türkiye’ye yönelik almış olduğu kredi notu indirim kararının detaylarına bu yazımızdan ulaşabilirsiniz. Moody’s’in kendiyle çelişkili bir hal içerisinde almış olduğu bu kararı, “siyasi bir karar” olarak nitelersek yanılmış olmayız. Çünkü darbe girişimi sonrası sert dalgalanmaların yaşandığı Türkiye ekonomisinin, “sıkı duruş ve iyi yönetimle” normalleşme sürecine girmesi, kırılgan yapının ortadan kalkmasını sağlamıştı. Ayrıca Rusya ile ilişkilerin yeniden raya girmesi de batı için tehdit unsuru olarak yorumlanmaktaydı. Bu noktada Moody’s cephesinden gelen kararın, siyasi bir temelin üzerine konumlandığı, su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Küresel Fonlar Ne İstiyor?

Küresel Fonlar Ne İstiyor?Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişiminin ardından yeni bir tehlikeyle karşı karşıya gelmiş durumda. Bu tehlikenin adını ise “batı kaynaklı fonların darbesi” olarak nitelendirebiliriz. Hatırlanacağı üzere 20 Temmuz tarihinde, üç önemli kredi derecelendirme kuruluşu arasında bulunan Standard & Poor’s, Türkiye’nin kredi notunu indirme kararı almıştı. Bu kararla kurum; Türkiye’nin kredi notunu “BB” seviyesine indirirken, görünümü ise “negatif” düzeye indirmişti. Türkiye’nin 1992 yılından bu yana kredi derecelendirme kuruluşlarından almış olduğu notları buradan detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

S&P’den gelen kararın ardından Cuma günü Moody’s’in de benzer tonda yaptığı indirim kararı; Türkiye ekonomisinin, küresel arenada zor günler geçirmesine neden olabilir. Bu noktada küresel fonların tavrı oldukça önem arz ediyor. Bilindiği üzere küresel fonlar, en az iki kredi derecelendirme kuruluşundan yatırım yapılabilir notu istemekteler. Yani Türkiye’nin ülke notunun en az iki büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından, yatırım yapılabilir seviyede değerlendirilmesi kritik bir öneme sahip. Şu anda üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu arasında yalnızca Fitch, Türkiye’yi “yatırım yapılabilir” seviyede değerlendiriyor. Hatırlanacağı üzere Fitch, 19 Ağustos tarihinde Türkiye’nin kredi notuyla ilgili değerlendirmesinde “BBB-“ kredi notunu teyit etmiş, durağan olarak görünümü ise “negatife” çevirmişti. Fitch’in değerlendirmesini detaylı olarak bu yazımızda bulabilirsiniz.

Bu yazımızda sizler için Moody’s’in Cuma günü almış olduğu not indirimi kararını ve bu kararın arkasında yatan gerçekleri derledik. Türkiye ekonomisinin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bugünlerde, politika yapıcılar ve ekonomi yönetiminin ihtiyatlı duruşu, belki de her zamankinden daha çok önem arz etmekte. Haftanın ilk işlem gününde yurt içi piyasalarda dalgalanmalar açıkça görülüyor; Dolar/TL 2,99 seviyesine tırmanırken, Borsa İstanbul yüzde 4,4 oranında düşüş yaşadı. Moody’s’in almış olduğu kararın yurt içi piyasalara etkisini buradan inceleyebilirsiniz.

Piyasalarda görülen dalgalanmaların kısa süreli olup olmadığını önümüzdeki günler belirleyecek. Ancak şu anki kanım, yalnızca kısa vadeli trade fırsatlarının görüleceği yönünde. Batı kaynaklı fonlardan gelen not indirimi açıklamalarının, Türkiye’den yatırımcıları kaçırıp kaçırmayacağını ise zaman gösterecek…

Borsalarda yaşanan düşüşleri, forex ile değerlendirin. Bilgi almak için tıklayın.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar