Paylaşım

Bankacılık Sektörü Sermaye Büyüklüğüne Paralel Risk Taşıyor


 

BIS konsolide bankacılık istatistikleri (CBS), bankaların ülke risklerine maruz kalma durumlarını analiz etmek için yayınladığı raporda, dünya çapındaki vadesi uzatılmış bazda ülke ve banka varlıklarının yapısı hakkında bilgi verdi.

Raporlamanın yapıldığı 31 ülkede bulunan bankacılık grupları, grup içi pozisyonlar dışında çoğunluk tarafından sahip olunan veya grup tarafından kontrol edilen yabancı bankacılık iştiraklerinin de dahil olduğu 200’den fazla borçlu ülkede karşı tarafların üzerinde muallak tazminat taleplerine ve diğer risklere maruz kalırlar. 

Yabancı bankaların sahip olduğu 223 milyar dolar civarında bir Türkiye menkul kıymetleri ve varlıkları görülüyordu. Bu rakamın yarısından fazlası; finansal olmayan şirketler ve hane halklarının ağlıkta bankalara olmak üzere, daha az bir oranının da banka dışı finansal şirketlere olan borcuydu.

Bankalara olan borçlar 50 milyar doları daha geride bıraktı, geri kalanı ise resmi sektörde olacak şekilde devlet ve merkez bankasına 38 milyar dolar civarında. Bu doğrultuda yabancı bankalar Türkiye’de risklere maruz kalıyor. Türkiye’de varlıklara karşı satılan kredi koruması ve diğer garantiler 53 milyar dolar, yerleşik borçlulara ödenmiş kredi taahhütleri 22 milyar dolar civarında kaydediliyor. 

Bankaların ülke riskine karşı savunmasızlığını değerlendirmek için mutlak boyutlar örneğin, bankaların toplam öz sermayesi veya katman 1 sermayesi tarafından ölçülen rölatif büyüklükten daha az bir ölçüdür. Bir ülkede genellikle bankalar büyük ölçekli sermayelere sahip oldukları için en büyük riske maruz kalan sektör bankacılık oluyor.

Örneğin, Mart 2018 sonunda Belçika bankalarının Türkiye’ye 1 milyar dolardan az talepleri, Alman bankalarının yaklaşık 13 milyar dolarlık talebinden çok daha küçüktü ancak toplam sermayeye kıyasla, iki bankacılık sisteminin sırasıyla yüzde 2.3 ve yüzde 2.4’lük benzer riskleri vardı. Rakamlarla anlaşılacağı üzere talepler arasında ciddi bir fark olmasına rağmen bankacılık sektöründe olağan riskler ele alındığında sonuçtaki değişim çok düşüktür.

Ülke içindeki bankaların tamamını içeren rapor bireysel bankaları gizleyebilir.

Sermayesi Büyük Olan Sektör En Fazla Riskli Bölgelerden BiriABD basınından CBS yüksek derecede toplanma ve eksik bilgi nedeniyle, bankaların ülke riskine karşı en savunmasız sektör olduğunu, raporlama yapılan ülkede bulunan tüm bankacılık gruplarının risklerini bir araya getirilerek hesaplama yapılmasının, bireysel bankalar arasındaki büyük farklılıkları maskeleyebileceğini açıkladı.

Ayrıca bankalar çok farklı risk özelliklerine sahip olabilecek çeşitli risk türlerini (örneğin krediler, garantiler) bir araya getirirler. Bazı bankaların olağanüstü riskleri, muhasebe uygulamalarına ve varlıklara yatırım yapılan portföyün güvenilir adil piyasa değerleri ile paylaşılmasına bağlı olarak, piyasa değerine diğerlerine göre daha yakın olabilir. Son olarak, CBS bankaların potansiyel zararlara karşı bir kenara bırakmış olabileceği hükümleri bu analizlerden hariç tutmaktadır.

CBS yüksek oranda eksik bilgi nedeniyle bankaların ülke risklerine karşı en savunmasız alanlar olduğunu yorumladı. Raporlama yapılan ülkede bulunan tüm bankacılık gruplarının risklerinin bir araya toplanarak sonuç oluşturması bankalar arasındaki büyük farklılıkları maskeleyebilir. Ayrıca çok farlı risk özelliklerine sahip olabilecek çeşitli risk türlerini (krediler, garantiler gibi) bir araya getirirler.  Bazı bankaların olağanüstü riskleri, muhasebe uygulamalarına ve varlıklarına yatırım yapılan portföyün güvenilir adil piyasa değerleri ile paylaşılmasına bağlı, piyasa değerine göre daha yakın olabilir. CBS bu analizlerinden bankaların potansiyel zararlara karşı bir kenara bırakmış olabileceği hükümleri ayrı tutmuştur.

İş modelleri hakkında bilgi, bankaların bir ülkedeki olumsuz gelişmelere nasıl tepki verebileceğini anlamak için önemlidir. Özellikle başka bir önemli faktör dış ticaret yapısıdır. Bazı bankalar uluslararası işlerini esas olarak kendi ülkelerinden veya finans merkezlerinden sınır ötesi olarak yürütmektedir. Diğer bankalar çok uluslu bir modeli takip etmekte, belirli miktarda sermaye yatırdıkları ve varlıklarını finanse etmek için yerel olarak borç alan yabancı iştirakleri kurmaktadır. Çok uluslu bir bankanın, yan kuruluşunu satmayı veya bankanın iştirakine yatırdığı sermayeyi düşürmeyi başarabileceğini belirten CBS, bankanın risklere maruz kalması iştiraklerine sermaye katılımı ve verilen herhangi bir grup içi fonlama veya garantiler ile sınırın değerlendirilen banka için dahil edilen bağlı kuruluşun varlıklarından önemli ölçüde küçük olması gerekmektedir diye değerlendirme yaptı. 

Bankanın risk azaltma argümanları geniş yelpazeli olarak niteleniyor.

Risk Ortamlarında Bankaların Hamle Yelpazesi GenişBir bankanın iştirakine olan riskini azaltma seçeneğinden yararlanmaya karar verip vermeyeceği, ilgili fayda ve maliyetlerin değerlendirilmesine bağlıdır. Aşağıdakileri içeren çok sayıda faktör bu kararı etkilemektedir; Şirket içi fonlama ve iştiraklere verilen garantiler; mülkiyet yapısı (örneğin, bağlı kuruluşun tamamen sahip olduğu veya ortak girişim olup olmadığı); grubun genel finansal sağlığı; grubun diğer bölümlerinin itibarı için riskler; düzenleyici çerçeve (örneğin, çok yönlü tek noktadan giriş çözümleme rejimleri); kayıpların ortaya çıktığı daha geniş bağlam ve ülkeyi etkileyen ekonomik veya politik belirsizlikten kurtulma beklentileri 

Çok sayıda faktör bu kararı etkilemektedir; şirket içi fonlama ve iştiraklere verilen garantiler, mülkiyet yapısı, grubun genel finansal sağlığı, düzenleyici çerçeve yani çok yönlü tek nokta girişlerinde çözümleme rejimleri ve ülkeyi etkileyen ekonomik veya politik belirsizlikten kurtulma beklentileri. 

CBS bağlı kuruluşların sınır ötesi iddiaları arasındaki ayrımın önemsizliği ile ilgili kusurlu olsa da bazı bilgiler sağlamakta. Yerel iddialar, karşı taraf ile aynı ülkede bulunan şubeler ve yan kuruluşlar tararından revize edilen hak talepleridir. Yerel iddialar; yerel para birimleri ve yabancı para birimleri cinsinden ayrıştırılabilir. Karşı taraf temelinde yerel para birimi ayrı olarak yanınlanırken, yabancı para birimi uluslararası iddialar olarak sınır ötesi beklentileriyle birlikte yayınlanır. Türkiye’de Türk lirası cinsinden olan yerel alacaklar 2018 yılı Mart ayının sonunda 82 milyar dolar olmuştur. Buna ek olarak yabancı para birimi uluslararası alacaklardaki 164 milyar dolarlık kısmın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Sonuç olarak genel para birimleri cinsinden yerel alacaklar yabancı bankaların ülkedeki toplam alacaklarından yüzde 50 fazlasını oluşturmaktadır diye analizini yorumluyor.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın