Mutlu Olmak İsteyen Her Kadının Öğrenmesi Gerekenler


86 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hayatınızı etkileyecek kararları aileniz, eşiniz, sevgiliniz ya da çocuklarınız için almaktan bıkıp usandınız mı? Mutlu olmak istiyor, ama ne zaman içinizden gelerek gülmeye kalkışsanız bir şeyler aklınıza gelip hevesinizi kursağınızda mı bırakıyor? Duygularınızla hareket etmek istiyor, ama bu kez de yanlış seçimler yaparak pişmanlık mı yaşıyorsunuz? Sürekli bundan sonra kendiniz için yaşayacağınızı söylüyor; ama sözlerinizin arkasında duramıyorsanız, o zaman değiştirmeniz gereken düşünce tarzlarınız var demektir. Çünkü hem gerçekten istiyor hem de istediğinizi yapamıyorsanız, izlediğiniz yolu değiştirmelisiniz. Kısacası rüyada olan Hülyalar! silkelenin ve kendinize gelin!

Mutlu olmak için nelere ihtiyaç duyduğunuzu bilmelisiniz. Sizi üzen şeyleri hayatınızdan bir bir çıkarmalı, tamamen yok edemediklerinizin ise etkilerini azaltmak için neler yapabileceğinizi düşünmelisiniz. Evet, sevgili hemcinslerim! Mutlu olmak için gerçekten neye gereksinimiz olduğunu biliyor musunuz? Her gün yaptıklarınız arasında yüzünüzü gerçekten güldüren kaç tane şey var? Yoksa yüz kaslarınızdaki gerginlik sabah kalktığınız andan itibaren başlayarak gece uykuya dalana kadar devam mı ediyor? İçinizdeki stabil sıkıntıdan ne yapsanız da kurtulamıyor musunuz? Etrafınızdaki insanları kırmamak için genellikle nezaketen gülümseyip, halinizden hoşnutmuş gibi mi davranıyorsunuz? Bazen mutsuzluktan ölecekmiş gibi hissediyor, ama içinizdeki üzgün kadının acı dolu çığlıklarını bastırabilmek için daha mı sesli kahkahalar atmaya çalışıyorsunuz? Ya da… Ya da mutluluğu tamamen yanlış yerlerde mi arıyorsunuz?

Mutluluğu üzerinize giydiğiniz kıyafetlerinizde, tartıya çıktığınızda gördüğünüz rakamlarda, bindiğiniz arabalarda, insanların size karşı bakış açılarında mı arıyorsunuz? Makyaj yaptığınızda, kuaföre gittiğinizde mi gülümseyebildiğinizi düşünüyorsunuz? Dibe vurmak üzereyken kendinizi can havliyle alışveriş merkezlerine mi atıyorsunuz? Deliler gibi alışveriş yapmanın, içinde bulunduğunuz buhranın tek yok edicisi olduğuna mı inanıyorsunuz? Eğer öyleyse belki kendinize bile itiraf edemediğiniz bu gerçeklerin artık farkına varmalısınız. Çünkü siz mutluluğu gerçekten yanlış yerlerde arıyorsunuz. Kaldı ki mutluluğu arayarak zaten ilk hatalı adımı atmışsınız. Zira mutluluk bulunabilecek değil, yaratılabilecek bir şey!

Şayet içinizin yaşama sevinciyle dolup taşmasını istiyorsanız; gözünüzün önündekini görebilmeli, avcunuzun içindekini hissedebilmelisiniz. Şimdiye kadar hep bir tarafınızın eksik kalmasına neden olmuş yanlış düşünce tarzlarınızdan vazgeçmeli ve göğe bakarak tüm güzelliğinizle hayata gülümseyebilmelisiniz. İşte aşağıda bunu yapabilmeniz için size yardımcı olacak bazı noktalar üzerinde duracağız. Haydi! Yeni bir başlangıç yapmaya, büyük bir adım atarak bu listeyi gerçekten dikkate alarak başlayın…

En Sevdiğiniz Spor Türünü Bulun ve Hareket Edin!

En Sevdiğiniz Spor Türünü Bulun ve Hareket Edin!Size ille de gidin, bir spor kulübüne üye olun demeyeceğim. Ya da fit kalabilmek için sıkıcı ve ağır egzersizler yapmanızı da önermeyeceğim. Sadece zevklerinizin farkına varıp, daha çok hareket etmeye başlayın diyeceğim. Ama bunu daha zayıf olmak veya daha güzel bir vücuda kavuşmak için yapmayacaksınız. Daha sağlıklı ve daha mutlu olmak için yapacaksınız. Kendinizi daha iyi hissetmek, hareketleriniz sayesinde bedeninizle birlikte ruhunuza da renk katmak için yapacaksınız. İnanın bana, daha canlı ve daha mutlu bir hayat için üzerinize yapışıp kalan tembellikten kurtulmanız şart!

Hem artık soğuk kış günlerini de geride bıraktık. Dışarıda güzel havanın keyfini çıkartarak yapabileceğiniz sayısız eğlenceli spor çeşidi var. Mesela, bisiklete binmeye başlayın! Kulaklıklarınızı takıp yürüyüş ya da koşu yapın. Yüzün! Arkadaşlarınızı da teşvik ederek düzenli olarak voleybol maçları yapın! İp atlayın! Tıpkı çocukluğunuzdaki gibi oyunlar oynayın! Ya da hepsini unutun ve müziğin ritmine kendinizi bırakın! Dilediğiniz gibi dans edin! Belki ilk başlarda nefesiniz kesilecek, ama yavaş yavaş vücudunuzu saran o gevşeme hissine kesinlikle bayılacaksınız.

Arkadaşlarınızın Değerini Bilin!

Arkadaşlarınızın Değerini Bilin!Kaç tane arkadaşınız var? Onlarla ne kadar arayla görüşüyorsanız? Evet, bu sorulara vereceğiniz cevaplarla mutluluğunuzun arasında doğrusal olan bir ilişki var. Basit haliyle ne kadar çok arkadaşınız varsa, o kadar mutlusunuz demek istiyorum. Ama burada bahsettiklerim öyle anlık arkadaşlıklar, iyi günlerde yanında olurcu kişiler değil. Harbi dost! Hatta yapılan bazı araştırmalara göre sosyal ilişkileri güçlü olan ve çok sayıda arkadaşı olan kişiler, diğerlerine göre daha uzun bir hayat yaşıyorlar. Kendisini izole etmiş insanlar ise daha genç yaşlarda hayata veda ediyorlar. Sonuçta, arkadaş sahibi olmak kişinin üzerinde pek çok yönden olumlu etki yaratıyor. Bu nedenle siz de arkadaş ilişkilerinize gereken özeni gösterin. Hayatın koşuşturmacasına kapılıp, sevdiklerinizi ihmal etme gibi büyük bir hata yapmayın. Fırsatını her bulduğunuzda soluğu dostlarınızın yanında alın! Tekrar uyarıyorum harbi dostlarınızın…

Gerekiyorsa Gülmek için Uğraşın!

Gerekiyorsa Gülmek için Uğraşın!Belki de etrafınızdaki insanların nasıl olup da bu kadar çok şeye gülebildiklerini merak ediyorsunuz. Bunun büyük ihtimalle doğuştan gelen bir yetenek olduğunu ve sizin asla sahip olamayacağınızı düşünüyorsunuz. Ancak gerçekler hiç de bu şekilde değil! Tamam, bazı insanları güldürebilmek bir çocuğu güldürmek kadar kolay; ama çoğu kişinin bunun için çaba harcadığı gerçeğini de görmelisiniz. Yani mutlu olmak için çaba harcamak gerektiğini bilen kişiler, gerekiyorsa gülebilmek için kendilerini zorluyorlar. Bunun için bir şeyler yapıyorlar. Ne bileyim, internette binlerce komik video var. Ya da gülmekten gözlerinizi yaşartacak sayısız başarılı komedi filmi var. Artık aklınıza ne geliyorsa… Nedeni olsun ya da olmasın! Yeter ki gülüşleriniz solmasın.

Okuyun!

Okuyun!Okumayı sevenler için zaten diyecek bir sözüm yok. Ancak okuma alışkanlığı olmayan ya da bunun için vakit bulamadığını söyleyen hemcinslerime verecek birkaç küçük tavsiyem var. Ne diyeceğimi anlamış olmalısınız, ama yine de söyleyeyim. Gerçekten mutlu olmak istiyorsanız, kitapların sihirli gücünden faydalanmayı da öğrenmelisiniz. Okudukça yeni dünyalar keşfedeceğiniz, dünyaya karşı bakış açınızı genişleyeceğiniz ve aklınızı kurcalayan bütün sorunlardan uzaklaşacağınız kitaplar sayesinde daha mutlu biri haline gelebilirsiniz. Hem şu güzel günlerde eline bir kitap alıp çimenlerin üzerine uzanmaktan daha keyifli ne olabilir ki? Ya da balkonunuzdaki koltuğa kurulup, çevirdiğiniz sayfalarla birlikte bambaşka dünyalara seyahat etmekten başka?

Kararlarınızın Arkasında Durun!

Kararlarınızın Arkasında Durun!35 yaşına gelmiş ve hala evlenmemiş olabilirsiniz. Ya da yıllar önce evlenmiş, ama henüz bir çocuk sahibi olmamış olabilirsiniz. Bir iş kurmak için büyük bir borcun altına girmiş olabilirsiniz. Babanızın yanında çalışmayı reddetmiş ve hayalini kurduğunuz işi yapmaya karar vermiş olabilirsiniz. Ya da sevgilinizden ayrılmış kendinizi bir çıkmazda hissediyor olabilirsiniz. Demek istediğim, aldığınız kararların doğruluğu ya da yanlışlığı sadece sizi ilgilendirir. En yakınlarınız bile sizin kararlarınızı sorgulama hakkına sahip değildir. Tamam, belki size tavsiye verebilirler; ama duyduklarınızı dinleyip dinlememek sadece size bağlıdır. Bu nedenle hayatınızla ilgili bir karar alırken “aman annem ne der, babam kesin karşı çıkar, sevgilim hayatta istemez” gibi düşüncelerin esiri olmamalısınız. Herkesin kendi hayatından sorumlu olduğunu bilmeli, yaşamınızın dizginlerini asla ama asla bir başkasının ellerine teslim etmemelisiniz.

Kendinizle Barışık Olun!

Kendinizle Barışık Olun!Bilmem kaç kilo fazlanız var diye, basenlerinizi kapatmaya çalışmaktan ya da çuval gibi kıyafetler giymekten vazgeçin. İsterseniz kalın bacaklarınızla mini etek giyersiniz, isterseniz zayıflığınızı daha da ortaya çıkartacak daracık taytlar giyersiniz. Seçimleriniz sizin dışınızdaki kimseyi ilgilendirmez! Kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız öyle giyinin, öyle davranın. Birileri yeni saç renginizi beğenmedi diye, hemen kuaförün yolunu tutmayın. Son zamanlarda 0 beden olmak güzel olmak anlamına gelebilir, ama insanların güzellik algısının sürekli değiştiğini unutmayın. Küçük gözleriniz, ince dudaklarınız, ayva göbeğiniz ya da hafif kemerli burnunuzla güzel olduğunuzu bilin. Uzun lafın kısası, sizi siz yapan özelliklerinizi sevmeyi öğrenin!

Küçük Ayrıntılarda Gizlenmiş Mutluluğu Görmeyi Bilin!

Küçük Ayrıntılarda Gizlenmiş Mutluluğu Görmeyi Bilin!Evet, gerçekten mutlu olmak istiyorsanız yapmanız gereken en önemli şeylerden bir tanesi de bu! Yani küçük ayrıntılarda saklı olan mutluluğu hissetmeye çalışmak! Gün içinde aslında keyif alabileceğiniz o kadar çok şeyi gözden kaçırıyorsunuz ki! İçinizi ısıtacak o kadar çok şeye karşı gözlerinizi kapatıyorsunuz ki! Öncelikle görmezden geldiğiniz bu şeylere karşı yaklaşımınızı değiştirmelisiniz.

Mesela; yeni bir güne uyanabilmenin başlı başına büyük bir şans olduğunu bilmelisiniz. Balkonunuza çıkıp sabah kahvenizi yudumlarken içinizi ısıtan güneşi içtenlikle selamlayabilmelisiniz. İş yerinde sahip olduğunuz samimi arkadaşlarınız için minnettar olmalısınız. Rüzgarla birlikte içinize dolan çiçek kokularıyla, yavrularını korumaya çalışan anne kedinin cesur çakışlarıyla, bir bebeğin gözlerinde gizlenmiş iyilikle mutlu olmayı bilmelisiniz. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaşlı teyzeye yardım etmeye çalışan genci görmeli, bu dünyada hala çok sayıda iyi kalpli insan olduğu için sevinmelisiniz. En önemlisi de artık mutluluğunuzu başkalarının varlığına endeksli görmekten vazgeçmelisiniz. Etrafınıza dikkatli bakarsanız, size gerçekten değer verenleri göreceksiniz…

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar