İlişkinizde Fark Yaratacak Küçük Değişiklikler


53 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Hiç şüphesiz aşk; bu dünyayı güzelleştiren, yaşamlarımıza renk katan en güzel duygulardan bir tanesi. Hatta belki de birincisi. Ancak içinde bulunduğumuz çağın tüketmeye ve yok etmeye olan meyili, elimizde kalan bu güzel duygunun varlığını da tehdit ediyor. Aile, arkadaşlık, sadakat, yardımseverlik ve diğer tüm insani duygularımızı yavaş yavaş yitiriyoruz. Zamanın tüketimi gerektirdiğine inanarak ya da fark etmesek bile bu düşünceyi benimseyerek; birbirimizi kırıp döküyor, elimizde yalnızlık ve mutsuzluktan başka bir şey kalmayana kadar bu sahte hayatın ışıltısına kapılıp gidiyoruz. Ta ki geriye bizden pek bir şey kalmayana kadar! Ta ki artık çok geç olduğunu anlayana kadar! Ta ki ömrümüzün son demlerini “keşke” dolu cümlelerle geçirmeye başlayana kadar!

Yoksa bu sözlerim size çok mu karanlık geldi? Yoksa durum bu kadar da vahim değil mi? Umarım öyledir. Umarım sevgiye ve aşka yürekten inanan insanlar hala çoğunluktadır. Çünkü bu dünya ancak bazı şeylerin değerini anladığımızda bize güzel yüzünü gösteriyor diye düşünüyorum. Sanki tılsımlı bir şeymiş gibi, etrafımızdaki insanlara ve ilişkilerimize özen gösterdiğimizde işler çok daha yolunda gitmeye başlıyor. Birine yardım ediyoruz ve zor duruma düştüğümüzde bize yardım etmek için can atan sayısız kişiyle karşılaşıyoruz. Mutsuz olan birinin yüzünü güldürmek için çaba harcıyoruz ve aynı sorunla karşılaştığımızda birilerinin bizim mutluluğumuzu önemsediğini görüyoruz. Evet, karşılıksız vermeyi öğrendiğimizde her zaman verdiğimizin bir fazlasını alıyor ve dünyanın da kendine göre adaletli bir sistemi olduğunu anlıyoruz. Anlayacağınız bir şeyler için çaba harcayarak, zamanın 21. yüzyılın samimiyetsizlik ve sevgisizlik kaosuna kapılmaktan kurtulabiliyoruz.

Aynı durum, ilişkilerimiz için de geçerli! Görmüyor muyuz? Boşanmanın artık iki imza atmaktan başka bir şey olmadığını! Bir ilişkiyi bitirmenin, insanlara hafif bir mide ağrısından başka bir acı vermediğini. Çiftlerin uğraşmak yerine kolay olanı seçerek birbirlerini iki kalemde sildiklerini. Gerçek sevgilerin yerini naylon öpücüklerin, yalan sevişmelerin aldığını! “Hani nerde o eski aşıklar, evlilikler” diyen neredeyse herkesin, sözde sahte sevgilerden sıkıldığını; ama yarım ağızla söyledikleri bu popüler sorun için kendilerinin de bir şey yapmadığını. Peki, ama neden? Yani neden insan kendisini mutsuz eden bir sorunu düzeltmeye çalışmaz ki? Acaba bir şeyler yapmak için fazlasıyla tembel olduğu için mi? Veya karşısındaki insanın doğru kişi olmadığını düşündüğü için mi? Ya da “bu zamanda kim kimin için uğraşıyor sanki,” diye düşünerek birilerinin gözünde enayi olmamak için mi?

Aslına bakarsanız, bunun için o kadar çok neden öne sürülebilir ki! İnsan yeter ki istesin! Kişi bir ilişkiyi sürdüremediği için belki de milyonlarca bahane üretebilir. “Beni dinlemiyordu, anlayışsızdı, elektriğimiz tutmadı, yok efendim annesi bana uygun değildi, şiddetli bir biçimde geçinemiyorduk, evliliğe hiç alışamamıştı, hemen evlenmek istiyordu, evlenmeye tamamen karşıydı, saçı yoktu, romantik değildi, fazla duygusaldı…” Dediğim gibi, bahane üretmek kolay. Çünkü insan isterse “ağzının üstünde burnu vardı” der, ama yine bahane üretmeyi başarır.

Ancak siz onlardan biri değilsiniz. Ya da en azından büyük olasılıkla ilişkinizi kurtarmak istiyorsunuz. Aşkın gücüne inanmak, kalbinizin deli gibi çarpmasına neden olan o dama-kadınla bir ömür geçirmek istiyorsunuz. Belki bunu nasıl yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuz, ama hiç olmazsa emek vermeyi ve uğraşmayı göze alıyorsunuz. O zaman size hayatınızda yapmanız gereken bazı değişikliklerden bahsetmek istiyorum. Birazdan öğreneceğiniz küçük detayları gerçekten inanarak hayatınıza uyarlarsanız, büyük ihtimalle insanların imrenerek baktığı örnek çiftlerden biri olursunuz. Bu dünyanın size pek çok yönden canlı ve farklı göründüğünü anlarsınız.

Sizi Gülümseyerek Anımsamasını Sağlayın!

Sizi Gülümseyerek Anımsamasını Sağlayın!Ceketinin ya da pantolonunun cebine koyacağınız küçük, ama sevimli notlar ile bunu pekala yapabilirsiniz. Ayrıca bir tek notlarla da değil. Onun gün içinde sizi anımsamasını sağlayacak pek çok farklı şey yapabilirsiniz. Mesela; ondan biraz daha erken kalkarak şöyle leziz bir sandviç hazırlayabilir, güzel bir paket yaparak çantasına bırakabilirsiniz. En sevdiği çikolatalardan alarak masasını bir çikolata cennetine çevirebilir, aynı şekilde onda da sizi mutlu etme isteği uyandırabilirsiniz. Notlar, ufak hediyeler, çiçekler… Tüm bunlar sadece dakikalarınızı alacaktır, ancak karşınızdaki kişi için dakikalardan çok daha fazla şey ifade edecektir. Evet, bu küçük jestler sayesinde onu önemsediğinizi göstermiş olursunuz.

Yargılamak Yerine Takdir Etmeyi Öğrenin!

Yargılamak Yerine Takdir Etmeyi Öğrenin!Günümüzdeki ilişkilerin bitmesine neden olan en yaygın sorunlardan bir tanesi de çiftlerin birbirini takdir etmeyi bilmemesidir. En ufak bir hata karşısında yaygara koparmak ve insanların birbirini yargılamak için sürekli bahane aramasıdır. Siz ilişkinize gerçekten değer veriyorsanız, işte bu hatayı yapmamalısınız. Yargılamadan önce olaya olumlu tarafından bakmayı öğrenmeli ve sizin kızdığınız şeyi karşınızdaki kişinin ne düşünerek yaptığını anlamaya çalışmalısınız. Belki de sizi mutlu etmek için yaptığı bir şey için ona kızarsınız, partnerinizi boş yere üzmüş olursunuz.

Diğer taraftan; onun sizin için hayatındaki bir takım şeyleri değiştirmek istediğini görüyorsanız, onu takdir ettiğinizi ve bu durumdan mutlu olduğunuzu karşınızdaki kişiye hissettirmelisiniz. Çünkü aranızdaki ne kadar büyük olursa olsun, insan uzun süre takdir edilmediğinde yaptıklarının boş yere olduğunu düşünmeye başlar ve daha fazla uğraşmak için motivasyon kaynağı bulamaz. Sadece onu onaylayarak ve uğraştığının farkında olduğunuzu ona hissettirerek ilişkinizi sağlamlaştırmayı başarabilirsiniz.

Olaylara Onun Açısından Bakmaya Çalışın!

Olaylara Onun Açısından Bakmaya Çalışın!Bazen karşınızdaki kişiyi tam olarak anlayamadığınız için problem yaşarsınız. Hatta bazen de değil genellikle! Yani ilişkilerdeki en büyük sorunlardan bir tanesi de çiftlerin birbirini anlayamamasıdır. İşte bu nedenle onun bakış açısından görmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Evet, cinsleriniz farklı olduğu için bazen onun farklı bir gezegenden geldiğini bile düşünebilirsiniz. Ama en azından etrafınızdan görüp duyduklarınızdan, deneyimlerinizden yola çıkarak partnerinizi anlamaya çalışabilirsiniz. Neden bazı günler yalnız kalmak istediğini, size aptalca gelen erkek muhabbetinden ne anladığını ya da neden saatlerce hazırlanmak zorunda hissettiğini anlamaya çabalayın. Bu şekilde karşınızdaki kişi gibi düşünebilir, çok daha anlayışlı bir partner olarak birlikteliğinizi sürdürebilirsiniz.

Gücünüz Her Yettiğinde Hayatını Kolaylaştırmak için Uğraşın!

Gücünüz Her Yettiğinde Hayatını Kolaylaştırmak için Uğraşın!İlişkinizin gidişatını düzeltmek ya da uzun ömürlü olmasını sağlamak için karşınızdaki kişinin hayatını kolaylaştırmak için çaba harcamalısınız. Fırsatını her bulduğunuzda üzerindeki yükünü hafifletmeli ve hem kendiniz hem de onun için daha yaşanılabilir bir hayat sunmaya çalışmalısınız. Canının sıkkın olduğunu anladığınız zamanlarda size anlatmasa bile sorununun ne olduğunu anlamaya çalışmalı ya da üzerine gitmeyerek bir süre yalnız bırakmalısınız.

Burada hangisini yapacağınıza karar verecek olan kişi sizsiniz. Mesela; işiniz erken bittiğinde onun için güzel bir yemek hazırlayabilir, belki normalde onun sorumluluğu olan işlerin bir kısmını halledebilir, küçük ayrıntılar sayesinde rahat bir nefes almasını sağlayabilirsiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken şey olayı abartmamaktır. Yoksa yaptıklarınızı karşınızdaki kişi için bir alışkanlık haline getirir ve her şeyi sizden beklemesine neden olursunuz.

Meşguliyetlerinizi Bırakın ve Sadece Ona Yoğunlaşın!

Meşguliyetlerinizi Bırakın ve Sadece Ona Yoğunlaşın!Unutmayın ki bu dünyanın derdi hiçbir zaman bitmez. Ancak hayata veda ettiğimiz gün bütün işlerden elimizi eteğimizi tamamen çekebiliriz. Ama bu durum sizin ilişkiniz için vakit yaratmanıza engel olmamalı. Arada sırada tüm meşguliyetlerinizi unutarak, sadece karşınızdaki kişiye odaklanabilmelisiniz. “Akşam işim var, mesaiye kalmam lazım, toplantıya gitmeliyim, evi toparlamam lazım, alışveriş yapılacak…” derken bir süre sonra neredeyse hiç iletişim kurmamaya başlarsınız. Uzun süreli ilişkilerde görülen en sık sorunlardan bir tanesi de budur.

Hep bir şeylerle meşgul olmak ve karşınızdaki kişiyle sürekli beraber olduğunuzu düşünerek onunla ilgilenmemeye başlarsınız. Ama işte yan yana olmakla, birlikte olmak arasında dağlar kadar fark olduğunu anlamazsınız ya da anlamazlıktan gelirsiniz. İşte ilişkinizde büyük bir fark yaratacak değişikliklerden bir tanesi de o malum meşguliyetlerinizi umursamayarak karşınızdaki kişiye yoğunlaşmanızdır. İnanın bana; bunu yaptığınızda ilişkinizin tekrar eski günlerine döndüğünü görecek ve çok daha mutlu bir çift haline geleceksiniz.

Ona Onu Neden Sevdiğinizi Anlatın!

Ona Onu Neden Sevdiğinizi Anlatın!İstiyorsanız birkaç kelimeyle, istiyorsanız destansı bir hikayeyle bunu yapın. Ama kaşınızdaki kişiye onu neden sevdiğinizi mutlaka anlatın. Dikkat edin, burada karşınızdaki kişiye “seni seviyorum” demeniz gerektiğini söylemiyorum. Çünkü büyük ihtimalle bunu zaten yapıyorsunuz. Bir adım öteye geçerek, onu neden sevdiğinizi en ince ayrıntılarına varana kadar anlatın. Eğer bunu yüzüne söyleyemeyeceğinizi düşünüyorsanız, uzun bir mektup yazmayı deneyin.

Partneriniz hakkında sizi mutlu eden, onu sevmenize neden olan tüm özelliklerini bir bir anlatın. Ne bileyim? Gülümsemesiyle aklınızı başınızdan almasını, sinirlendiğinde yanaklarının kızarmasını, yemek hazırlarken şarkı söylemesini, üzgün olduğunda kedi gibi kıvrılıp kucağınıza yatmasını, her şeye çözüm bulan parlak zekasını… Anlayacağınız karşınızdaki kişinin belki de hiç farkında olmadığı, ama sizin ona bağlanmanızı sağlayan özelliklerini anlatın. Bu hem onun huşuna gidecek hem de sizin neden onu sevdiğinizi bir kez daha anlamanızı sağlayacaktır.

Küçük Kaçamaklar Yapın!

Küçük Kaçamaklar Yapın!Arada sırada küçük kaçamaklar yaparak ilişkinizde büyük bir fark yaratabilirsiniz. İkinizin de sevdiği mekanlara giderek, sadece içinde bulunduğunuz anı yaşayabilir ve aklınızdaki bütün günlük sorunlardan kurtulabilirsiniz. Ama bunu yaparken dikkat etmeniz gereken bir şey var. Yola çıkmadan önce birbirinize rutin sorunlardan, işten güçten, maddi sıkıntılardan konuşmayacağınıza dair söz vermelisiniz. Sadece bulunduğunuz yerin keyfini çıkarmaya odaklanmalı, sorunlardan uzaklaşarak hem kendinizi hem de partnerinizi şımartmalısınız. Çünkü sadece bu şekilde uzaklaşmanın ne demek olduğunu anlayabilir ve gerçek hedefinize ulaşabilirsiniz.

Sarılın!

Sarılın!Karşınızdaki kişiye ne kadar uzun süredir sarılmadığınızı biliyor musunuz? Şöyle gerçek ve sevgi dolu bir kucaklaşmadan bahsediyorum. Evet, ne zamandır bunu kendinizden esirgiyorsunuz? Sadece saniyeler süren, ama kişinin üzerinde gerçekten büyük etki bırakan sarılma eylemine hak ettiği özen göstermeyi öğrenmeniz gerekiyor. Muhtemelen yeni bir ilişkiye başlayanlar için değil, ama bir süre birlikte olan çiftler sarılmanın değerini unutuyorlar çünkü. İşte siz bunu yapmayın.

Belki karşınızdaki kişinin şok geçirmesine neden olacaksınız, ama onu ilk gördüğünüzde sevgiyle kollarınızı boynuna dolayın. Yüzündeki şok ifadesi saniyeler içinde gülümsemeye dönüşecek ve ister istemez sarılmanıza karşılık verecektir. Evet, diğer yarınıza sanki yıllardır uzak kaldığınız birine sarılırmış gibi sarılın. Bu küçük değişiklik sayesinde belki yeni bir başlangıç bile yapabilirsiniz.

Sosyalleşin!

Sosyalleşin!Çift olarak görüştüğünüz arkadaşlarınız var mı? Birlikte keyifle vakit geçirdiğiniz arkadaş gruplarına sahip misiniz? Ya da sürekli ayrı ayrı mı takılmayı tercih ediyorsunuz? Büyük ihtimalle bu sorulara vereceğiniz cevaplar sırasıyla; hayır, hayır ve evet olacaktır. Eğer öyleyse bir an önce bu durumunuzu değiştirmelisiniz. Birlikte sosyalleşmenin ne kadar eğlenceli olduğunu anlamalı, tıpkı liseli aşıklar gibi kalabalık gruplar içerisine katılmalısınız.

Partnerinizi arkadaşlarınızın arasında şımartmalı, farklı aktiviteler denemeli ve yıllardır berabersiniz diye kendinizi sıkıcılığa mahkum etmemelisiniz. Bu arada; birlikte vakit geçirebileceğiniz arkadaşlara sahip değilseniz, o zaman da yeni arkadaşlar edinmek için adım atmalısınız. Örneğin; çift olarak ilginizi çeken gruplara katılabilir, kurslara yazılabilir, derneklere üye olabilirsiniz. Emin olun, kısa süre içinde kendinize uygun arkadaşlar edinecek ve sosyalleşerek ilişkinizi daha da güçlü kılacaksınız.

SONUÇ:

Evet, öncelikle yapmanız gereken şey, düzeltilmesi imkansız görünen ilişkilerin bile rayına sokulabileceğine, heyecanı bitip tükenmiş monoton birlikteliklere renk katmanın gayet mümkün olduğuna inanmaktır. Yani yukarıda gördükleriniz bir kulağınızdan girip diğerinden çıkacaksa, o zaman hiçbir işinize yaramaz. Keza bunları içinizden gelmeyerek yaparsanız da hayatınızda bir değişiklik göremezsiniz. Anlayacağınız önce ilişkinizi düzeltmeyi gerçekten istemeli, sonra bunun için uğraş vermeli ve daha sonra da hayatınızdaki mucizevi değişimi sabırla beklemeyi bilmelisiniz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar