Paylaşım

Daha Üretken Olmak için Uzak Durulması Gereken Alışkanlıklar


 

Üretkenlik, az zamanda çok iş yapma, performans yükseltme, başarı! Tüm bunlar günümüzün en çok konuşulan konuları arasında! Yani üretkenliği arttırmak için yapılması gerekenler, hemen her yerde konuşulup, tartışılıyor! Yüksek performanslı iş günleri için uyulması gereken tavsiyelere, her yerde rastlanabiliyor. Peki, uzak durulması gerekenler? Diğer bir deyişle; daha üretken olmak için yapılması değil de yapılmaması gerekenler? Acaba bu konunun üzerinde yeteri kadar duruyor muyuz? Yoksa sadece yapmamız gerekenlere odaklanıp, diğerlerini görmezden gelmeyi mi tercih ediyoruz?

Aslına bakarsanız pek çok kişinin üretkenlik konusunda istediği başarıyı gösterememesinin nedeni bu! Çünkü onlar yanlış olan bir şeyin üzerine doğru olanı eklediklerinde, sonucun yine hatalı çıkacağı gerçeğini göremiyorlar. Bu tıpkı düzenli spor yapan ama aynı kötü beslenme alışkanlıklarını devam ettiren kişilerin istedikleri kiloya ulaşamamaları gibi bir şey! İşte bu nedenle; daha üretken olmak için yapılması gerekenlerin yanında uzak durulması, hatta geri dönmemek üzere veda edilmesi gerekenler de düşünülmeli! Aksi takdirde, “verimliliğimi arttırmak için söylenen, yazılan, çizilen her türlü öneriyi uyguluyorum ama yine de bir şey değişmiyor” gibi cümleler kurmak durumunda kalınır. Ve büyük ihtimalle daha üretken olma yoluna çıkmadan, “demek ki olmuyor” denilerek havlu atılır.

Ama siz böyle yapmayacaksınız. Çünkü hemen şimdi öğreneceğiniz kötü alışkanlıkları hayatınızdan çıkartacaksınız. Performansınızı düşüren ve kapasitenizin çok altında verim göstermenize neden olan bu alışkanlıklardan kurtulduğunuzda, aslında ne kadar başarılı olabileceğinizi açık ve net biçimde anlayabileceksiniz. Ve bu küçücük hataları daha önce fark edemediğiniz için belki de kendinize kızacaksınız. Evet, listeyi siz de merak ettiniz, değil mi? O zaman üretkenliğinizle aranızda daha fazla durmayayım ve sizi birazdan veda edeceğiniz alışkanlıklarınızla hemen tanıştırayım.

İşte daha üretken olmak için uzak durmanız gereken alışkanlıklar:

Aşırı Detaycılık!

Aşırı Detaycılık!Detaylara önem vermek kötü bir şey mi? Aslında değil! Ancak bazıları bu konuda aşırıya kaçarak, ‘kılı kırk yarıyor’ misali hareket ediyor. Bu da doğal olarak kişinin zaman kaybetmesine ve detaylarda boğulduğu için performansının düşmesine neden oluyor. Yani siz de bu kötü alışkanlığa sahip olup olmadığınızı düşünmeli, şayet aşırı detaycıysanız bu yaklaşımınızdan bir an önce kurtulmalısınız.

Telefon ve Sosyal Medya Bağımlılığı!

Telefon ve Sosyal Medya Bağımlılığı!Daha üretken olmak için uzak durmanız gereken bir diğer alışkanlık da telefon ve sosyal medya bağımlılığı! Çünkü her ne kadar görmek istemesiniz de bu kötü alışkanlık gün içindeki zaman kayıplarınızın en büyük nedenlerinden bir tanesi! Yani mesai saatleri içinde gelen her bildirime bakmaktan vazgeçmeli, patronunuzun size, sosyal medya paylaşımlarına bakmanız için para vermediğini bilmelisiniz.

Yapılacaklar Listesine Yığınla Şey Yazmak!

Yapılacaklar Listesine Yığınla Şey Yazmak!Sizin yapılacaklar listeniz de diğer pek çok kişinin gibi sayfalarca uzayıp gidiyor mu? Gün içinde planlı hareket etmek için hazırladığınız o listeler sık sık kabusunuz oluyor mu? Peki, üretkenliğinizi arttırmak için uyguladığınız bu yapılacaklar listesi hazırlama önerisinin, üzerinizde düşündüğünüzün tam tersi yönde etki yapabileceğini hiç düşünmüyor musunuz? Hayır mı? O zaman hemen şimdi yapılacaklar listesi hazırlamanın avantajları ve dezavantajlarını anlatan yazıyı incelemelisiniz, derim. Zira görünen o ki siz yapılacaklar listesi hazırlamanın dezavantaj kısmını, diğerine kıyasla çok daha fazla yaşıyorsunuz.

E-postalara Saniyesi Saniyesine Cevap Vermek!

E-maillere Saniyesi Saniyesine Cevap Vermek!Yapmayın! Üretkenliğinizi arttırmak istiyorsanız şayet, e-postalara anında cevap vermekten vazgeçin. Çünkü zorunda değilsiniz! Mail kutunuza düşen her postayı anında okuyup, saniyeler içerisinde cevap vermek gibi bir mecburiyetiniz yok! Tamam, önemli bir mail bekliyorsanız ve onu en kısa süre içerisinde yanıtlamanız gerekiyorsa bir sıkıntı yok. Ancak gerekli gereksiz demeden her bir mesaja bakıyor, onları yanıtlamak için düşünüyor ve dikkatinizi boş yere dağıtıyorsanız işte orada sıkıntı var demektir. Bunun yerine e-maillerinizi molalarınızda ya da dikkatinizin dağıldığı anlarda cevaplamayı denemelisiniz.

Hareketsizlik!

Hareketsizlik!Hareketsizlik de üretkenliğinizi düşüren kötü alışkanlıklar arasında! İşte bunun için gün içinde daha çok hareket etmeye başlamalısınız. Masa başı bir işte çalışıyor olsanız bile, bulduğunuz her fırsatta kaslarınızı çalıştırmalı, hareketsiz bir bedenin aynı zamanda hareketsiz bir zihin demek olduğunu unutmamalısınız. Öğle aralarınızda çıkıp biraz yürüyüş yaparak, molalarınızda basit esneme egzersizleri yaparak, kısacası içinde hareket olan her türlü şeyi yaparak, üretkenliğinizi arttırmalısınız.

Az ya da Çok Mola Vermek!

Az ya da Çok Mola Vermek!Gün içinde yeteri kadar performans gösteremeyişinizin nedeni, verdiğiniz molaların niceliğinden kaynaklanıyor olabilir mi? Yani az ya da çok mola veriyor olabilir misiniz? Neden mi bunları soruyorum? Çünkü sayısız kişinin mola verme konusunda hatalı davrandığını biliyorum. Kimileri daha çok iş yapmak için yok denecek kadar az mola verirken, kimileri de sözde kafasını toplayabilmek için günün yarısını mola yaparak geçiriyor. Sonra da “neden hala istediğim performansa ulaşamıyorum?” gibi serzeniş cümleleri kuruyor. Oysaki yanıt çok açık! Kaç dakika ve ne kadar süreyle “break” yapıldığı, ne kadar üretken olunduğunun cevabını da veriyor. Hatta tam da bu noktada aşağıdaki yazıyı incelemenizi öneririm. Bakın, iş hayatından başarılı olanlar öğle tatillerini nasıl geçiriyorlar?

İnceleyin: İş Verimini Arttırmak için Öğle Tatilinde Yapılması Gerekenler

Yardım İstememek!

Yardım İstememek!Yardım istememek de performansınızı azaltan kötü iş alışkanlıkları arasında! İşte bu nedenle; gururunuzu, çekingenliğinizi ya da her neyse onu kırarak, çevrenizdekilerden yardım istemeye başlamalısınız. Zorlandığınız ya da çok fazla zaman harcadığınız görevlerde, işinin ehli kişilere başvurmalı, boş yere kendinizi zorlamamalısınız. Sonuçta; herkesin kendine has yetenekleri vardır, değil mi? Yani sizin 1 saatte yapacağınız işi bir başkası 5 dakikada yapabiliyorsa onun yardımını kesinlikle almalısınız.

Bahane Üretmek!

Bahane Üretmek!“Yapamıyorum işte, kafam çok dağınık o yüzden çalışamıyorum, çok uykusuzum işe kendimi veremiyorum, başım felaket ağrıyor, zaten evle de başım belada…” Ah o bitmek bilmez bahaneler yok mu! İşte onlar da üretkenliğinizi baltalayan engeller arasında! Yani bahanelerin altına sığınmaktan vazgeçmeli ve yaptığınız işten verim alamayışınızın nedenini kendinizde aramayı öğrenmelisiniz, derim.

Multitasking!

Multitasking!Aynı anda birden çok iş yapmak olarak tanımlanan ve günümüzün en popüler sözcükleri arasına giren multitasking de kaçınmanız gereken alışkanlıklar arasında! Yani daha kısa sürede daha çok iş yapacağım diye birden çok yere konsantre olmaya çalışmamalısınız. Çünkü bu zannettiğiniz gibi performansınız üzerinde olumlu etki yapmayacaktır. Aksine üretkenliğinizi kötü etkileyecek, eş zamanlı olarak yapmaya çalıştığınız işlerin hiçbirinden verim alamamanıza neden olacaktır. Kısacası, bir süper kahraman olmadığınızın ve tek bir şeye odaklanmanızın, diğer seçeneğe göre çok daha akıllıca olduğunun farkına varmalısınız.

Gün Işığından Yararlanmamak!

Gün Işığından Yararlanmamak!Evet, daha üretken olmak için mutlaka ama mutlaka gün ışığından faydalanmalısınız. Yani güneş ışınlarını teninizde hissetmeli, o muhteşem enerji kaynağından ihtiyacınız olan gücü almalısınız. Zira yorgunluğu önleyen, stresle birlikte diğer olumsuz düşünceleri azaltan, enerji veren, bağışıklığı güçlendiren ve daha bir dizi farklı faydası olan güneş, aynı zamanda üretkenliğinizi de arttırıyor. İşte bu nedenle, gün içinde 15 dakika da olsa dışarı çıkmalı, temiz havanın ve güneşin üretkenliğiniz üzerindeki olumlu etkisini hissetmelisiniz.

Yanlış İşi Yanlış Zamanda Yapmak!

Yanlış İşi Yanlış Zamanda Yapmak!Pek çok kişinin yeterli verimliliğe ulaşamamasının nedeni de bu yanlış yaklaşım! Yani yanlış işi yanlış zamanda yapmak! Sayısız insanın düştüğü bu hata, kişinin kapasitesinin çok daha altında performans göstermesine, aslında rahatlıkla yapılabilecek işlerin gereksiz uzunlukta zamanlar almasına yol açıyor. Örneğin; x kişisi öğleden önce yaptığı işlerden çok daha fazla verim alıyor, diyelim. Eğer bu kişi sabahlarını akıllıca geçirmezse, doğal olarak yüksek performans gösteremez. Çünkü yanlış zamanda yanlış işi yapmayı tercih etmiştir. Kısacası, daha üretken olmak istiyorsanız enerjinizin ve odaklanma gücünüzün yüksek olduğu zaman dilimleri içerisinde doğru işler yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz.

“Hayır” Diyememek!

“Hayır” Diyememek!Yoksa siz de “hayır” demeyi bilmeyenlerden, “hayır” diyemeyenlerden misiniz? O halde, üretkenliğinizin önündeki engellerden bir diğerinin de bu konudaki yeteneksizliğiniz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yani hemen şimdi “hayır” demeyi öğrenmelisiniz. İş arkadaşlarınızın, ailenizin, dostlarınızın ricalarını “gerektiği zamanlarda” geri çevirebilmeli, reddetmenin suçluluk duyulacak bir hareket olmadığını anlamalısınız. Hatta bu konuda size ilham vermesi adına başarılı kişilik Warren Buffett’in şu sözünü paylaşmak istiyorum: “Başarılı insanlar ile çok başarılı insanlar arasındaki fark; çok başarılı insanların neredeyse her şeye “hayır” demesidir. ” Anlayacağınız; hayır diyebilmenin faydalarını görmek istiyorsanız, bu 5 harfli kelimeyi çok daha fazla kullanmalısınız.

Gereğinden Fazla Mesai Yapmak!

Gereğinden Fazla Mesai Yapmak!Çok çalışmakla akıllıca çalışmak arasındaki farkı biliyor musunuz? Yoksa fazla fazla mesai yaparak üretkenliğinizi arttırmaya mı çalışıyorsunuz? Evet mi? O zaman bir an önce veda etmeniz gereken davranışlar arasında bu hatalı yaklaşımın olduğunu öğrenmelisiniz. Çünkü fazla mesai yapmak, gün içinde bitiremediğiniz işleri gönüllü ya da zorunlu bir şekilde mesai saatleri dışında bitirmeye çalışmak, sizi ileriye değil geriye götürecektir. İşte bu nedenle; hemen şimdi gereğinden fazla mesai yapmayı bırakıp, yapmanız gereken işi zamanında yapmaya çalışın.

Ertelemek! (Yalnızca Alarmı Değil Yapılacakları da)

Ertelemek! (Yalnızca Alarmı Değil Yapılacakları da)İlk olarak alarmı ertelemekten bahsedeceğim. Ama daha üretken olmak için ertelemekten vazgeçmeniz gereken tek şeyin alarm olduğunu düşünmemeniz gerektiğini de belirteyim. Yani bu kadarla kurtulamayacaksınız! Her neyse, alarmınızı ertelemekle üretkenliğiniz arasında ne kadar yakın bir ilişki olduğunu şöyle açıklayayım.

Sabahları alarmınızı erteleyip 5-10-15 dakikalık kısa uyku döngüleri içerisine girdiğinizde vücudunuz bir nevi dengesini şaşırıyor. Çünkü uyanmanız gereken zamanda uyanmıyor, size çok tatlı gelen o kısa uykularla kendinizi farkında olmadan daha yorgun kalkmaya sürüklüyorsunuz. Sonra da bütün gününüzü uyuklayarak geçiriyor, su gibi kahve içerek ayılmaya çalışıyorsunuz. İşte bunu yapmayı bırakın! Alarmı ertelemenin size hiçbir yönden olumlu etkisi olmadığının farkına varıp, vücudunuzun kimyasıyla oynamayın. Sonrasında ise ertelediğiniz diğer şeylerden kurtulun!

Hani gün içinde yapmanız gereken ama nedense bir türlü elinizin gitmediği o işler! Yapılacaklar listenizde yer almasına rağmen her gün bir sonraki gün yapılmak üzere ötelenenler! “Akşama doğru yaparım, şimdi o dosyaları nasıl düzenleyeyim, neyse yarına kalsın, haftaya kesin bitiririm, e tatil günümde yaparım…” ve benzeri bahane cümlelerinin kurbanı olan ertelediklerinizden bir an önce kurtulmalısınız. Çünkü bu üretkenliğinizi düşürmekle kalmıyor, onu yok edecek kadar azaltıyor, diyebilirim.


Bu içeriğe emoji ile tepki ver :

Maximum 3 emoji seçebilirsiniz!.

Habere Kim Ne Dedi?

Facebook Yorumları


Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Benzer yazılar