Çocuğunuzun Meslek Seçimine Yardım Etmek için Yapmanız Gerekenler


83 paylaşım
  Nesrin Bayraktar

Kişinin yaptığı işin hayatı üzerinde ne kadar etkili olduğunu hepimiz biliyoruz sanırım. Yani meslek seçimi gerçekten üzerinde hassasiyetle durulması, hem eğitimcilerin hem de ailelerin yeterli özeni göstermesi gereken bir konu! Çünkü meslek seçimi denildiğinde akla gelen tek şey kişinin gelecekte ne iş yaparak para kazanacağı olmuyor. Bunun yanı sıra kişinin nasıl bir yaşam biçimi sürdüreceği ve hayatını ne şekilde geçireceği de düşünülüyor. Mesela; bir doktorla bir mühendisin yaşam biçimi aynı olabilir mi? Elbette hayır! Onlar; sosyal çevreleri, iş ilişkileri, bulundukları ortamlar ve daha birçok yönden birbirlerinden büyük farklarla ayrılmaktadır.

Bunların yanı sıra, kişi yanlış meslek seçimi yaptığı zaman kendini belki de ömür boyu sürecek bir mutsuzluğa da mahkum etmektedir. Bugün işini sevmeyerek yapan ve bu nedenle hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu olamayan sayısız insan var. Her gün işe asık suratla giden, hem kendine hem de işverene zararı dokunan, mesai saatleri içerisindeki mutsuzluğunu özel yaşamında da bir türlü üzerinden atamayan insanların en büyük sorunu bu dediğim şey aslında. Yani meslek seçimi hususunda yanlış ve bilinçsiz adımlar atmak. Daha kendi özelliklerinin tam olarak farkına varmadan hayatını etkileyecek bu mühim kararı vermek! İşte bu nedenle, bugün sizlerle çocuğunuzun meslek seçimine nasıl yardım edebileceğiniz üzerine konuşmak istedim.

Çünkü onun ileride mutsuz bir insan olarak yaşamaması ya da işini sevmeyerek yapan insanlardan biri olmaması için en baştan önlemeniz gerekiyor. Yeteneklerinin farkına varmanız, ilgi alanlarının ne olduğunu anlamanız ve hangi işin onu mutlu edebileceğini düşünmeniz gerekiyor. Ama bunları kendi isteklerinizi ve arzularınızı tamamen devre dışı bırakarak yapmanız lazım. Yani içinizde kalan ukdeleri çocuğunuzun meslek seçiminde hayata geçirmeye çalışmamalısınız. Sizin yapamadıklarınızı onların yapması için çocuklarınızın üzerinde baskı oluşturmamalı, çok para kazandırıyor diye onları hiç istemedikleri meslekleri seçmeye zorlamamalısınız. Dahası mı? İsterseniz daha başka neler yapmanız gerektiğini aşağıdaki alt başlıklarımızda inceleyelim.

Çocuğunuzu Sizin Bir Uzantınız Olarak Görmeyin!

Çocuğunuzu Sizin Bir Uzantınız Olarak Görmeyin!Sizin genlerinizi taşıyor diye onun size tıpatıp benzemesini bekleyemezsiniz. Siz adrenalini seviyorsunuz diye onun da bir doğa sporcusu olmasını ya da insanlara bir şeyleri öğretmeyi seviyorsunuz diye onun da bir eğitimci olmasını isteyemezsiniz. Eğer bu şekilde davranırsanız, büyük bir hata yapmış olursunuz. Onun biricik olduğunu, yeteneklerinin ve kişisel zevklerinin sizinkilerden tamamen farklı olabileceğini kabullenmelisiniz. Sonuçta çocuğunuzun ileride mutlu ve bağımsız bir birey olmasını istiyorsanız, onu kendi uzantınız olarak düşünmekten vazgeçmelisiniz. Belki siz bu şekilde düşünmüyor, olaya bu şekilde yaklaşmıyorsunuz; ama çocuğunu kendisinin bir parçası olarak düşünen sayısız ebeveyn olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. İşte bu nedenle; ilk doğduğu andan itibaren onu farklı bir birey olarak görmeli, onu tanımaya çalışmalı, size benzemek zorunda olmadığını anlamalı, hatta belki de sizinle tamamen zıt özelliklere sahip olabileceğini kabul etmelisiniz.

Yeteneklerini ve Tutkularını Keşfetmesine Yardım Edin!

Yeteneklerini ve Tutkularını Keşfetmesine Yardım Edin!Evet, çocuğunuzun meslek seçimine yardım etmek için yapmanız gereken bir diğer şey de onun yeteneklerini ve tutkularını keşfetmesine izin vermenizdir. Bu dediğimi de küçük yaşlardan başlayarak yapabilirsiniz. Yani, henüz küçücük bir bebeğiniz olsa bile yine de onun yeteneklerini keşfetmeye çalışmalısınız. Mesela, 2 yaşındaki çocuğunuz resim yapmaya aşırı ilgi duyuyorsa onu engellemeye kalkışmamalısınız. Belki de geleceğin başarılı ressamlarından biri olacaktır. Nereden bilebilirsiniz ki? Sonuçta çocuğunuzun büyümesine daha çok vakit olduğunu düşünerek, bu konuya kayıtsız kalma hatasını yapmayın. Ne yaşta olursa olsun çocuğunuzun kendi arzularını anlamasını sağlamak için uğraşın. Onun önüne seçenekler sunun ve karar verme yetilerini güçlendirmeye çalışın. Basit sorular sorarak bile onun yetenekleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Yeter ki onu tanımak için çaba gösterin. Kaldı ki bunu sizden daha iyi yapabilecek başka hiç kimse olmadığın da aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Takımını Bulmasına Yardım Edin!

Takımını Bulmasına Yardım Edin!Önüne bir sürü seçenek sunun ve onun bir tercih yapmasını isteyin. Mesela; dans kursuna mı gitmek ister, müzik sınıfına mı ya da bir spor kulübüne mi? Onun takımını keşfetmesini sağlayın. Tabii yaptığı tercihten ne kadar hoşnut olduğunu ona sorular sorarak ve hareketlerini takip ederek anlamaya çalışın. Eğer ilk etapta hevesle başladığı bir kursa daha sonra sıkılarak gidiyorsa; ona isterse devam etmeyebileceğini, başka bir aktivite yapmak isteyip istemediğini sorabilirsiniz.

Ayrıca çocuğunuzun sosyal hayatında nasıl bir arkadaş grubu olduğunu da anlamaya çalışın. Mesela; daha sakin ve örnek tipli akranlarıyla mı arkadaşlık etmeye çalışıyor, yoksa ortamın en yaramazı, en haylazıyla mı? Oturup oyuncaklarıyla oynayan çocukların yanında mı takılıyor, dışarıda kaydıraklara tırmanan, salıncaklarda sallanan çocukların yanında mı? Uzun lafın kısası, onun karakterini çözümleyebilmek için daha çok nasıl arkadaşlar edindiğini izleyin. Çünkü atalarımız “arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” derlerken kesinlikle boşa konuşmamışlar.

Gerçekçi Olmasını Sağlayın!

Gerçekçi Olmasını Sağlayın!Çocuğunuzun sadece güçlü yönlerini değil, zayıf yönlerini de keşfetmesini sağlayın. Çünkü çoğu anne baba tam da bu noktada hataya düşmektedir. Onlar çocuklarının yeteneklerini görmesini sağlar; ancak iş başarısızlıklara ya da zayıflıklara geldiğinde, aynı şeyi yapmazlar. Belki görmek istemedikleri belki de çocuklarının kendilerini güçsüz hissetmesine neden olmak istemedikleri için! Ama işte bu tutumu benimseyen ebeveynler, ilerideki yaşamlarında büyük ihtimalle başarısız olacak bireyler yetiştirmiş olurlar. Çünkü bu bireyler çocukluk ve gençlik dönemleri boyunca hep pohpohlanmış, istedikleri her şeyi yapabileceklermiş gibi yetiştirilmişlerdir. Gerçekçi olmayı bilmedikleri için hayal kırıklığına uğrayacak ve neden başaramadıklarını bir türlü anlayamayacaklardır. İşte bunun önüne geçmek için, çocuklarınızın gerçekçi olmasını sağlamalısınız. Onların bir tek güçlü yönlerini ve yeteneklerini değil, güçsüz yönlerinin de farkına varmalarını sağlamalısınız. Sonuçta hiç kimse mükemmel değildir. İşte bunu çocuğunuza küçük yaşta öğretmeli ve hem zayıflıklarını hem de başarısızlıklarını kabullenmeyi aşılamalısınız.

Sabırlı Olun!

Sabırlı Olun!Sürekli karar değiştiriyor, ne istediğini bilmiyor diye düşünerek çocuğunuza sinirlenmeyin. Aynı dönmeleri her çocuğun yaşayabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Sonuçta çocuklar sürekli gelişen ve sürekli değişen varlıklar. Bir gün doktor olmak ister, bir diğer gün ise avukatlığın hayalini kurarlar. Gördükleri, duydukları, arkadaşları onların kararlarını değiştirmek için yeterli olur. Burada sizin yapmanız gereken her zaman onu desteklemek ve verdiği kararların arkasında olduğunuzu çocuğunuza da hissettirmektir. Çocuğunuz kararsızlık yaşıyor diye hemen sinirlenmeyin. Sabırlı olmayı ve onun ne istediğini anlamayı öğrenmesini bekleyin. Gerçi eminim siz çocuğunuza karşı zaten yeterince sabırlı olan anne babalar arasındasınız. Ama ben yine de küçük bir hatırlatma yapmak istedim.

Onun İş Hayatına Alışması için Küçük Adımlar Atın!

Onun İş Hayatına Alışması için Küçük Adımlar Atın!Mesela, yaz tatillerinde çalışması için onu cesaretlendirin. Ya da arada sırada onu kendi iş yerinize, yakın dostlarınızın ofislerine götürerek iş hayatını anlamasını sağlayın. Karşınızda ne olmak istediğine karar verdiğini söyleyen bir çocuk varsa, ona bunun nedenini sorun. Mesela, çocuğunuz size doktor olmak istediğini söylüyor. Ne doktoru olmak istediğini, kimleri tedavi etmek istediğini, mesleğin zorluklarını bilip bilmediğini, doktor olmak için ne kadar eğitim alması gerektiğini ve bunlar gibi başka sorular sorun. Yani karşınızda sadece filmlerden, dizilerden gördüğü kadar doktorluk bilen biri mi var, yoksa bunu gerçekten isteyen biri mi?

Ona meslekler hakkında araştırma yapmayı öğretin. Bütün mesleklerin avantaj ve dezavantajları olduğunu anlamasını sağlayın. Bunu yapmaya küçük yaşta başlarsanız, onun 17-18 yaşına geldiğinde ne yapmak istediğine gerçekten karar vermiş bir genç olmasını sağlarsınız. Ve bu şekilde başarılı bir kariyer yapma yolundaki mücadelesine 1-0 önde başlamış olur. Çünkü çocuğunuz sizin yardımlarınız sayesinde; ne yapacağını bilemeyen, yanlış bölümler üzerine eğitim alan ve hayatı boyunca hiç sevmediği bir işi yapmak zorunda kalan gençlerden biri olmaz.

Sonuçta çocuğunuzun ileride başarılı ve mutlu bir birey olmasını istiyorsanız, yukarıda yazan önerileri gerçekten dikkate almalısınız. Biliyorum, hiçbir anne baba çocuğunun kötülüğünü ya da mutsuzluğunu istemez. Ama işte farkına varmadan hata yapan bir sürü anne baba olduğu da ne yazık ki açık bir gerçek. Çocuğunu bir oyun hamuru gibi düşünerek onu istediği gibi şekillendirmeye çalışan ya da neredeyse onunla hiç ilgilenmeyerek onu bağımsız bir birey yapmaya çalışan aileler kesinlikle var. Ama eminim ki siz onlardan biri olmayacaksınız. Seveceği bir işi yapacak, mesleğini akıllıca seçen çocuklar yetiştireceksiniz.

Habere Kim Ne Dedi?

0       0

Yorumları görmek için ;

Giriş yap!



Facebook'ta Paratic :

Benzer yazılar