Paylaşım

En İyi Distopya Kitapları [Mutlaka Okunması Gereken 15 Distopik Kitap]


 

Bugünü yaşıyoruz ama gelecekte dünyamızın nereye gideceğini bilmiyoruz. En iyi 15 distopya kitabını anlattığım bu yazımda, geleceğe dair en kötü senaryoları okuyacaksınız.

En iyi distopya kitapları listeme geçmeden önce bu kavram hakkında biraz konuşmak istiyorum. Ütopya kelimesini eminim hepiniz duymuşsunuzdur. Distopyayı da, anti-ütopya olarak düşünmeliyiz, yani kötü bir gelecek. Distopya terimi ilk kez İngiliz filozof John Stuart Mill tarafından, “kötü bir yer” anlamıyla kullanılmıştır. Distopik kitaplarda genellikle günümüzden uzak bir zaman diliminde yaşanacak olası kötü senaryolar vardır. Çoğunlukla da bilim kurgu türünde yazılırlar.

Gerçekleşmesi mümkün olmayan, insani ahlak değerlerini hiçe sayan, şiddetin, kavganın, otoritenin, baskının egemen olduğu bir toplum düşünün. Distopik bir toplum otoriter-totaliter bir devlet modeliyle veya buna benzer baskıcı bir yönetim biçimiyle yönetilir.

Daha farklı bir bakış açısıyla anlatacak olursak; hani hep deriz ya teknoloji bu kadar ilerliyor, zamanla insana gerek kalmayacak, her işi cihazlar yapacak diye… İşte distopik bir dünyada insana ait birçok duygu hiçe sayılır. Bunlar arasında; sevgi, aşk, merhamet, vicdan, şefkat, çalışmak ve düşünmek gibi daha birçok özellik yer alıyor. Şimdi içeriği hakkında bilgi vereceğim kitapları okuduktan sonra, aslında bu korkunç senaryoların gerçekleşme ihtimalinin çok da uzak olmadığını göreceksiniz. Bu kitapları cezbedici kılan da aslında bu! İşte size teknolojinin ve para aşkının getirilerinden korkmamızı sağlayacak, birbirinden başarılı 15 distopya kitabı…

1 1984 – George Orwell

Distopya türü kitaplar denince hiç kuşkusuz ilk sırada Orwell’in kült eseri Bin Dokuz Yüz Seksen Dört gelir. Bu kitabın incelemesini daha önce diğer kitap listelerinde de sizlerle paylaşmıştık. Aynı zamanda politika ve siyaset kitabı kategorisinde yer alan 1984, yazarın 1949 yılında yayınlanan romanı. O dönemde sosyalizm karşıtı olduğu yönünde birçok eleştiriye maruz kalmıştır. Birçok kitapseverin favorileri arasında yer alan 1984 için, geleceğe dair bir kabus senaryosu tanımlamasını yapabiliriz.

1984 Kitabının Özeti

Müthiş bir kurgu içeren roman, söz konusu yönetim şeklinin, halk üzerinde yarattığı etkileri anlatıyor. Dünyanın birçok yerinde yöneticiler eşitlikten söz eder. Ancak halkın yaşamına bakıldığında, arada uçurum kadar fark olan eşitsizlikler göze çarpar. Fakat yönetilen kesim bu eşitsizliğin farkında değildir. Kitapta, sistemin yönetilen insanlardan daha önemli olduğu, sorgulamanın, düşünmenin ve dahası sevmenin bile yasak olduğu distopik bir dünya anlatılıyor.

2 Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley

Aldous Huxley’in 1932 yılında yazdığı bilim kurgu türünde olan eseri, daha sonra beyaz perdeye de uyarlandı. Yazarın ileride yaşanacak dünya hakkındaki üstün öngörü yeteneği karşısında hayran kalmamak elde değil. Çarpıcı bir anlatımı olan kitap, hayatın birçok alanına karşı bakış açınızı değiştirebilecek güce sahip. Kitabı bitirdikten sonra aklınızda kalan korkunç gelecekle, günümüz dünyası arasında bir kıyaslama yapmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Cesur Yeni Dünya Kitabının Özeti

İngiliz yazar Aldous Huxley’in, yarattığı dünyada üreme sistemine müdahale ediliyor. Kadınların döllenmesi yasaklandığından, anne ve babalık gibi kavramlar sadece pornografik birer anlam içeriyor. İnsanlara hipnopedya adı verilen, uykuda eğitim şekli uygulanıyor. Bu şekilde insanlar kendi hür iradeleriyle öğrenemeyen, mutluluklarını sahte duygularla yaşayan, bitmek bilmeyen bir şehvet, amaçsız yaşamak gibi daha birçok şeyle birer biyolojik robot haline getiriliyor. Ama genel olarak Orwell’in 1984 kitabından daha iyimser bir tablo çizmiş diyebiliriz. Yani hayatınızda hiç distopya kitabı okumadıysanız, Cesur Yeni Dünya sizin için iyi bir başlangıç olabilir.

3 Fahrenheit 451- Ray Bradbury

Ray Bradbury tarafından kaleme alınan Fahrenheit 451, ilk kez 1953 yılında yayınlandı. Ana konusunun kitaplar olduğu ve korkunç bir kurgusu olan, okuduktan sonra etkisi uzun süre geçmeyecek bir kitap diyebilirim. Evet, bu kitabın bende bıraktığı tesir bu! Sürükleyici anlatımı ve etkileyici konusu ile ölmeden önce mutlaka okunması gereken kitaplar listesine dahil etmenizi öneririm.

Fahrenheit 451 Kitabının Özeti

Kitabın oldukça sıra dışı bir konusu var. Öyle bir dünya düşünün ki; kitap okumak, saklamak, taşımak yasak. Kabus gibi bir şey olmalı değil mi? Yaratılan bu distopik dünyada insanların sadece televizyon izlemesine izin veriliyor. Okumayan, düşünmeyen, sorgulamayan ve araştırmayan bir toplum hedefleniyor. Kitap okuyan insanlar ise cezalandırılıyor. Daha kötüsü insanlarla birlikte kitaplar da cezalandırılıyor. Evet, Ray Bradbury’in kurguladığı bu dünyada tüm kitaplar yakılıyor!

4Demir Ökçe – Jack London

Distopya türünde yazılmış kitapların belki de en eskilerinden biri diyebiliriz Demir Ökçe için. Jack Londan tarafından 1908 yılında yayınlanan kitap, The Iron Heel of Oligarchy adıyla beyaz perdeye de uyarlandı. Kapitalizmin yönetilen toplum üzerindeki etkisini ve sosyalizmle olan savaşını konu alan Demir Ökçe, en çok okunan distopik roman olan 1984’ün de esin kaynağı olarak biliniyor. Londan, yaklaşık bir asır öncesinden bugünün dünyasını görmüş ve büyük bir cesaretle kaleme almış diyebiliriz.

Demir Ökçe Kitabının Özeti

Kitabın konusunu siyasette ve toplumda gelecek yıllarda var olacak değişiklikler oluşturuyor. London’ın çağları aşan öngörü yeteneği karşısında şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz. Toplumun alt tabakası olarak nitelendirilen işçi sınıf ile üst tabaka arasındaki uçuruma varan fark okuyucuya yansıtılıyor. Kapitalizm tarafından yönetilen bir toplumda insan ayrımının nasıl yapıldığı, emeklerin hiçe sayıldığı ve değerin bilinmediği bir ortam düşünün. Ne kadar da günümüz koşullarına benziyor değil mi? Tavsiyem; kitabı oku-geç mantığıyla değil de gerçekten özümseyerek, kavrayarak okumanız olacaktır. Çünkü yüzyıl öncesinden, günümüz tarihiyle örtüşen birçok satıra rastlayacaksınız.

5 Biz- Yevgeni İvanoviç Zamyatin

Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap arasında, Yevgeni Zamyatin’in Biz adlı romanı da yer alıyor. Ursula K. Le Guin’in; “Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim kurgu roman” dediği bir eserden bahsedeceğim şimdi sizlere. İlk kez 1924 yılında yayınlanan kitap, 2016 yılında The Glass Fortress adıyla sinemaya taşındı. Konu olarak harika bir distopya romanı olan Biz için, matematik dilinin biraz daha baskın olduğunu söyleyebiliriz.

Biz Kitabının Özeti

Adından da anlaşılacağı üzere, “ben” kavramının tamamen yok olduğu ve “biz” kavramının benimsendiği bir toplum. Diğer bir ifadeyle özgürleşme yok, her şeye devlet karar veriyor. Daha da önemlisi halka, özgür olmamanın doğru bir şey olduğu kabul ettiriliyor. Rus devriminden sonra yazıldığı bilinen bu eser için, distopya türü kitapların atası tanımlaması yapılır. Ancak kendisinden feyz alan diğer yazarlar için boynuz kulağı geçmiş ifadesini kullanabiliriz. Biz’in konusu ve kurgusu gayet güzeldir fakat anlatımda yer yer kopukluklar görebilirsiniz.

6Otomatik Portakal – Anthony Burgess

Yazarın en iyi eserlerinden biri olan Otomatik Portakal, özgür iradenin irdelenişi konusu üzerine yoğunlaşmış. Dili biraz argo olan eser; bilim kurgu, distopya, macera ve aksiyon kategorilerinde değerlendiriliyor. 1962 yılında yayınlanmasına rağmen de hala en çok okunan kitaplar arasında yer alıyor. Burgess kitabında, otoritenin insanları nasıl otomatik birer portakala çevirdiğini anlatıyor.

Otomatik Portakal Kitabının Özeti

Gençlerin sırf eğlence uğruna şiddet kullandığı, polis güçlerinin bu durumu kontrol edemediği ve insanların dışarı çıkmaya bile korktuğu bir dünya düşünün. Böyle bir dönemde yaşayan Alex, bir gün işlediği suçlardan dolayı yakalanır ve polislerin eline düşer. Bu sırada insanların suç işlemelerini önleyecek bir sistem geliştirilmektedir. Alex de bu çalışmanın ilk deneği olur. İnsanların kötü olma haklarının ellerinden alındığı ve iyi olmaya mecbur tutuldukları bir sistem. İnsan iradesinin, adaletin, iyiliğin ve özgürlüğün sorgulandığı bu eseri de ölmeden önce okunacaklar listenize eklemenizi öneririm.

7 Damızlık Kızın Öyküsü – Margaret Atwood

Sırada vicdanı olan herkesi ve özellikle de kadın okurlarımızı etkileyecek bir kitap var. Anlatılan olayların belki hepsi aynı dönemde, aynı toplumda yaşanmıyor ama sonuçta farklı ülkelerde bu tarz yaklaşımları görüyoruz. Distopik bir eser olan Damızlık Kızın Öyküsü hem bilim kurgu hem de dram türünde yer alıyor. Günümüzde ne yazık ki birçok Orta Doğu ülkesinde kadının toplumda çok zor şartlarda yer bulduğunu görüyoruz. Bu kitabı kadınların maruz kaldığı korkunç yaklaşımlara tanık olmak ve onların hissettiklerini anlamak için kesinlikle okumalıyız! Kitap The Handmaid’s Tale ismiyle, televizyon dizisi olarak da izleyicinin karşısına çıkmıştır.

Damızlık Kızın Öyküsü Kitabının Özeti

Kadının tüm yaşamsal hakları elinden alınır. Tek görevi ise doğurmaktır! “Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu”. Kitapta geçen bu cümle konusunu özetliyor aslında. Kadınlar bir kast sistemine göre sınıflandırılırlar ve tabi ki erkeklerin boyunduruğu altında yaşamaktadırlar. Bu sistemde doğuramayan evli kadınlar, fahişeler, orta yaşlı veya doğurganlığı olmayan kısır kadınlar ve hayattaki amaçları sadece çocuk doğurmak olan damızlık kadınlar yer alır. Roman damızlık bir kızın ağzından anlatılıyor ve feminist distopyanın en başarılı örnekleri arasında nitelendiriliyor.

8 Körlük – José Saramago

Körlük, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar José Saramago tarafından kaleme alındı. Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitabın korkunç bir kurgusu var. Okurken kalbinizin sıkıştığını, nefes almakta güçlük çektiğinizi hissedebilirsiniz. Öyle ki birçok edebi platformda bu kitap için, kıyamet sonrası bilim kurgusu tanımlaması yapılmış. Dili ve anlatımına gelince… Saramago’yu daha önce okuyanlar bilecektir, yazarın oldukça sade, anlaşılır, imladan yoksun ve cesur bir kalemi vardır. En ünlü eserleri arasında yer alan Körlük’ü de muhteşem bir şekilde anlatmış.

Körlük Kitabının Özeti

Öykü, kırmızı ışıkta duran bir adamın, bir anda “kör oldum” sözleriyle başlıyor. Fakat bu bildiğimiz türde bir körlük değil. Dünya kararmak yerine bembeyaz bir boşluğa dönüşüyor. Bir süre sonra söz konusu körlük, şehirde bir salgın gibi yayılıyor. Kör olan insanlar karantina altına alındıktan sonra; açlık, pislik, kaos, zorbalık, şiddet gibi insan dışı davranışlar art arda geliyor. Bu kaos ortamında tam bir hayatta kalma mücadelesi başlıyor. Saramago’nun muhteşem anlatımı ve betimlemeleriyle insanlığın gizli kalmış yönlerini de gözler önüne seriyor.

9Dava – Franz Kafka

Sırada edebiyatın duayenlerinden biri olan Praglı yazar Franz Kafka‘nın bir eseri var. Biz, Dava kitabının incelemesini, daha önce en iyi felsefe kitapları yazımızda da yapmıştık. Kitap, Kafka hayata veda ettikten sonra, çok yakın arkadaşı Max Brod tarafından 1925 yılında yayınlanmıştır. Eserdeki hikaye, için Korku Çağı adı verilen 20. yüzyılda geçmektedir. Öyle bir çağ ki, insanlar birbiriyle iletişim kurmaktan yoksun ve korkunun egemenliği altına girmiş. Kafka’nın diğer tüm eserleri gibi Dava da okuyucusundan tam not almayı başarmış kitaplardan biri.

Dava Kitabının Özeti

Romanın ana karakteri Josef K. bir sabah uyanır ve hiç tanımadığı adamlar ona tutuklandığını söyler. Josef hiçbir suç işlemediğinden emindir ve işin ilginç yanı suçlu denmesine rağmen tutuklanmamıştır da… Josef suçunun ne olduğunu sorsa da bir türlü öğrenemez, adamların birkaç saat sonra serbestsin deyip evden gitmesine de anlam veremez. Bu işte bir terslik vardır. Olayı anlamaya çalışan Josef, adliyeye gider, kendi davasını öğrenmeye çalışır ama kimseden bir bilgi alamaz. Büyük bir çaresizlik içinde olan Josef’in sonunu ise kitabı okuyup kendinizin görmesini isterim.

10 Kuralsız – Veronica Roth

Uyumsuz serisinin 2. kitabı olan Kuralsız, 516 sayfadan oluşan, oldukça hacimli bir kitap. İlk kez 2012 yılında yayınlanan eser, gençlik kitapları kategorisinde de yer alıyor. Beyaz perdeye de taşınan kitabın oldukça sürükleyici bir anlatımı ve merak uyandırıcı bir kurgusu var. Bir önceki kitap olan Uyumsuz’a göre aksiyonu oldukça yüksek, heyecanlı ve entrikası bol bir kitap diyebiliriz.

Kuralsız Kitabının Özeti

Romanın ana kahramanı Tris bir seçim yapmak zorundadır. Sevdiklerini ve kendini kurtarmak için büyük bir fedakarlık onu bekler. Ancak bu öyle bir fedakarlıktı ki, beraberinde geri dönüşü olmayan kayıpları, sorumlulukları ve hayatın tamamını etkileyecek durumları getirir. İçinde aşk ve entrika gibi konuların yer aldığı Kuralsız için, yeni nesil distopik bir eser diyebiliriz.

11 Beni Asla Bırakma – Kazuo Ishiguro

2005 yılında yayınlanan Beni Asla Bırakma, Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro tarafından kaleme alınmıştır. Kitap, yazıldığı dönemde Time dergisi tarafından, İngilizce yazılmış en iyi 100 kitap listesine alınmıştır. Bilim kurgu türünde olan eser, 2010 yılında aynı isimle sinemaya da uyarlandı. Kaderini kabullenenlerin hüzünlü öyküsünü okuduğumuz Beni Asla Bırakma, en başarılı distopik kitaplar arasında yer alıyor.

Beni Asla Bırakma Kitabının Özeti

Oldukça farklı bir konusu olan kitapta, aynı yatılı okulda büyüyen Ruth, Tommy ve Kathy adındaki üç sıkı arkadaşın öyküsü anlatılıyor. Bu üç çocuk, Hailsham adındaki yatılı okulda yetişen binlerce çocuktan sadece birkaçı. Organlarının hasadı yapılmak için büyütülen çocuklar. Evet, yaşadıkları hayat aslında kendilerinin değil, bir nevi yedek parça görevi görmeleri için yetiştiriliyorlar. Kitabın adı her ne kadar aşkı anımsatsa da son sayfalara kadar bu tür duygularla karşılaşmıyorsunuz. Bu sıra dışı romanı okurken, acaba önümüzdeki yüzyıllarda dünyada böyle şeyler olur mu diye düşünmeden edemiyorsunuz.

12Açlık Oyunları Serisi – Suzanne Collins

Açlık Oyunları, Ateşi Yakalamak ve Alaycı Kuş üçlemesinden oluşan bu seri, New York Times Bestseller, USA Today Bestseller ve New York Times Yılın Unutulmaz Kitabı gibi daha birçok ödülün sahibi. Aynı zamanda sinemaya uyarlanmış en başarılı kitaplar arasında da yer alıyor. Seride genel olarak, belirsiz bir gelecekte kapitalizmin ve otoriter sistemin kurduğu ürkütücü bir oyunu anlatıyor.

Açlık Oyunları Kitap Serisinin Özeti

Sizi dünyanın gerçekleri ve karanlık yüzüyle tanıştıran hikayede, Açlık Oyunları adındaki bir televizyon programına yer verilmiş. Bu program, her yıl ülkenin 12 bölgesinden seçilen 12-18 yaş aralığındaki bir kız ve bir erkekten oluşan çocukların, tek kişi kalana kadar savaştığı bir oyundan oluşuyor. Ve bu tüyler ürpertici oyun tıpkı eğlenceli bir şölen gibi izleyiciye sunuluyor. Her yıl düzenlenen yarışma, adeta bir festival veya olimpiyat oyunlarının açılışı gibi ihtişam yaratıyor. Herkesin bu insanlık dışı yarışmayı normalleştirmesi ise gerçekten tüyler ürpertici!

13 Azrail Koşuyor – Stephen King

İlk kez 1982 yılında yayınlanan Azrail Koşuyor, Stephen King’in diğer birçok eseri gibi beyaz perdeye taşındı. 1987 yılında Ölüme Karşı Koşan adıyla sinemaya uyarlanan kitap, kurgusuyla oldukça ses getirdi. Hikaye ise, ekonominin bitmeye yüz tuttuğu, kavgaların ve şiddetin gittikçe arttığı, korkutucu bir ülke haline gelmiş Amerika’da geçiyor.

Azrail Koşuyor Kitabının Özeti

Diğer distopya kitaplarında olduğu gibi, burada da kapitalizmin etkisi ve paranın insana neler yaptırabileceği anlatılıyor. Daha doğrusu paranın yanında insan hayatının değersizliği! Stephen King’in gerilim dolu bu kitabında iki ayrı hikayeye rastlıyoruz. İkisinde de “durma yoksa ölürsün” mantığı ön planda. Örneğin para kazanmak için katılınmış ve kalp hastalarının yarıştığı bir yarışmada, koşu bandında kalp krizinden ölen insanları görüyoruz.

14 Zaman Makinesi – H. G. Wells

Sırada oldukça eski bir distopya kitabımız var. 1895 yılında yayınlanan Zaman Makinesi; çocuk edebiyatı kategorisine de alınmış. Ancak okur kitlesine baktığımızda 25-34 yaş aralığındaki kişilerin daha yoğun olduğunu görmekteyiz. Yazarın kuvvetli kalemi, üstün öngörü yeteneği ve muhteşem zekasıyla ortaya inanılmaz bir kurgu çıkmış. Sayfalar arasında öyle kaybolacaksınız ki, kitabın nasıl bittiğini anlamayacaksınız bile.

Zaman Makinesi Kitabının Özeti

Önce 802701 yılına gidelim. Evet, hikaye sekiz yüz iki bin yedi yüz bir yılında geçiyor. Bu kitap bize, uzak geleceğin sanıldığı gibi teknoloji çağı olup, herkesin refah içinde yaşamayacağını gösteriyor. Bu korkunç gelecekte, insanlık yok olmuş ve yeni bir ırk ortaya çıkmıştır. Bir İngiliz bilim adamı zaman makinesi inşa eder ve geleceğe bir yolculuğa çıkar. Burada Eloi adındaki bir toplumla tanışır. Başta çok mutlu görünen, hiçbir iş yapmadan yaşayan ve ütopik bir hayat yaşıyormuş gibi görünen Eloi’ler, aslında yerin altında yaşayan yamyamlar tarafından yenmektedir. Ve işin ürkütücü tarafı, Morlock ismindeki bu yırtıcılar, Eloi’leri kendileri beslemektedir. Tıpkı biz insanların koyun, inek ve tavuk gibi hayvanları yemek için yetiştirdiğimiz gibi.

15 Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? – Philip K. Dick

En iyi distopya kitapları listemizin son sırasında yine oldukça eski basım bir kitap var. İlk kez 1968 yılında yayınlanan Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? kitabının konusu post-apokaliptik bir dünyada geçiyor. Bu terimi bilmeyenler için hemen açıklayalım. Olası global bir savaş, nükleer felaketler, salgın hastalıklar sonrası yaşanan olaylar post-apokaliptik olarak adlandırılır ve distopyanın alt türüdür. Blade Runner (Bıçak Sırtı) adıyla beyaz perdeye de taşınmış olan bu ilginç kitabı da muhakkak okumanızı öneririm.

Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? Kitabının Özeti

Üçüncü dünya savaşı yaşanmış ve tüm bitki örtüsü yok olmuştur. Hayvanların çoğunun nesli tükenmiştir. Nesli tükenmeyen birkaç tür ise haliyle çok kıymetlidir. Yaşamanın neredeyse imkansız bir hale geldiği dünyada, insanlar daha fazla duramaz ve Mars’a gider. Burada insan görünümlü, çok gelişmiş androidler üretirler. Bu androidlerden bazıları izinsiz olarak dünyaya gelir ve burada bir android avcısının ağına düşerler. Rick Dechard adındaki android avcısı, dünyanın düzenini bozmak için gönderilen bu insansı makineleri öldürmekle görevlidir. Ancak onların insan mı yoksa android mi olduklarını öğrenmek için psikolojik bir test yapmak zorundadır. Adı bile insanı meraklandıran bu sıra dışı bilim kurgu kitabını okumayan kalmasın derim.

Sizlere muhakkak okunması gereken 15 distopik kitap hakkında bilgi verdim. Bana göre bu anı ve geçmişi herkes yazar. Geçmiş tarihtir ve yazıya aktarılması kolaydır. Ya da herhangi bir olaydan etkilenip, hayal gücünü kullanarak müthiş bir kurgu yaratmak da… Fakat gelecek için aynı durum geçerli değil.

Geleceği, gelecekte olabilecek durumları kimse bilemez. Fakat okuduğumuz bu kitaplar, istesek de istemesek de önümüzdeki yüzyıllarda söz konusu olayların gerçekleşme ihtimalini düşündürüyor. Hangimiz hayatta kalmak veya aç kalmamak uğruna savaşmayız ki? Ya da Damızlık Kızın Öyküsü’nde olduğu gibi neslin devamını sağlamak… Otomatik Portakal’daki gibi düşünmeyen, tartışmayan, sadece verilen emri yerine getiren bir toplum…

Evet, hepsi insan dışı, korkunç, mantığa sığmayan durumlar; fakat geçirdiğimiz yakın tarihimizde insanlardaki değişime baktığımızda bu ihtimallerin çok da uzak olmadığını anlıyoruz. Peki, sizin gelecekle ilgili en korktuğunuz durum nedir? Veya listemizde yer alan distopya kitaplardan sizi en çok etkileyen, bu kadarına da pes dedirten hangisi?




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir