Paylaşım

Yeşilçam’ın Unutulmaz 20 Aile Filmi


 

Yeşilçam döneminin en özel zamanlarına gitmeye ve samimiyetiyle içimize nakşeden aile filmlerine göz atmaya ne dersiniz? İşte Yeşilçam'ın unutulmaz 20 aile filmi;

Herkesin üzerinde mutabık olacağı şekilde Yeşilçam, sinema tarihimizin en naif ve popüler zaman dilimlerinden biridir. Samimi ve içten bir anlatı tarzını kendisini pusula edinmiş, optimist anlatısıyla gönülleri fethetmiş Yeşilçam, aradan geçen yıllara rağmen albenisinden zerre taviz vermemiştir.

Bu dönemde yerli sinemaya yön veren Ertem Eğilmez, Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney, Şerif Gören, Yavuz Turgul gibi birçok usta yönetmen doğmuş; onlara Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Kemal Sunal, Şener Şen, Münir Özkul, Adile Naşit ve saymakla bitmeyecek birçok usta oyuncu eşlik etmiştir. Sahi, şöyle dönüp arkamıza baktığımızda, saydığımız isimlerin büyüklüğü bile Yeşilçam’a bir kez daha saygı duymamıza yetmiyor mu?

Tabii Yeşilçam dönemi farklı tarzda birçok filmi de huzurlarımıza getirmiştir. Avantür diye tabir edebileceğimiz aksiyon sineması, dönemin siyasi atmosferinden etkilenen politik sinema, nevi şahsına münhasır komediler ve tabii ki aile filmleri. Melodram sosu fazlasıyla yüksek olan, bir yandan güldürürken diğer yandan ağlatan aile filmleri, genellikle birlik olabilmenin önemine eğilen, bununla da yetinmeyerek ailenin ne denli kutsal bir kavram olduğuna parantez açan anlatıları da beraberinde getirmiştir. İşte,tarihin tozlu sayfalarından çıkagelen ve unutulması pek de mümkün olmayan aile filmleri karşınızda.

1 Gırgıriye (1981)

Gırgıriye (1981)Mevzu bahis aile oldu mu, Sulukule’nin her daim birlik olmak adına çaba sarf eden rengarenk atmosferine temas etmeden olmaz. Sinemamızın en özel komedilerinden biri olan ve anbean kahkahayı beraberinde getirme potansiyeli taşıyan Gırgıriye, aynı zamanda yaşanan kavgalara rağmen aile olabilmenin önemine de eğilen özgün bir film olma özelliği taşımaktadır.

Kartal Tibet’in yönetmenliğini üstlendiği, Sadık Şendil’in ise senaryosunu kaleme aldığı Gırgıriye, adıyla müsemma bir şekilde eğlenceyi merkezine alan, bunu da kalabalık oyuncu kadrosuyla gerçekleştirme hedefiyle yola çıkan bir yapı üzerine kurulu. Sulukule‘nin kavga, gürültü, müzik ve her şeye rağmen de birbirinden kopamama olgusunu ekranlara taşıyan film, dönemin de en ses getiren filmlerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

80 Askeri Darbesi‘nin de etkisiyle, siyaseti tamamen kapı dışarı eden ve politik ögelerin minimize edilmesiyle dikkat çeken Gırgıriye, iki düşman ailenin birbiri ile olan yakın ilişkisini odağına alırken, aslında kavganın da sevginin en önemli göstergesi olduğunu betimlemesiyle fark yaratmaktadır. Müjdat Gezen, Gülşen Bubikoğlu, Münir Özkul, Adile Naşit, Ayşen Gruda gibi büyük oyuncuların performansıyla devleştiği film, aile filmleri kategorisinde de kendine özgü bir yer edinmeyi başarmıştır.

2 Aslan Bacanak (1977)

Aslan Bacanak (1977)Türk sinemasının güldürü ikilisi olan Zeki Alasya – Metin Akpınar işbirliğinin en özel örneklerinden olan Aslan Bacanak, aynı zamanda finale doğru yükselttiği aile olgusuyla da dikkatleri üzerine çeken bir iş.

Selim, mahalleye yeni taşınan deyim yerindeyse zıpır bir gençtir. Onun, mahallenin kabadayısı olarak tanımlayabileceğimiz Halim’in kardeşine aşık olması, içinden çıkılması zor birçok hadiseyi beraberinde getirecektir. Nitekim bu dakikadan sonra Selim, sevdiği kızı görebilmek için evlerin damında gezecek, Halim’e yakalanmamak için kırk takla atacaktır. En başta, Selim’e fazlasıyla soğuk yaklaşan Halim’in, bu iki aşığın güçlü sevgisi karşısında git gide yumuşaması da zamanla gelişecek aile kavramının habercisidir.

Zeki-Metin uyumunu, sevgi ve aile olabilmenin önemiyle taçlandıran Aslan Bacanak, ekran başına geçenlere hem doyumsuz kahkahalar vaat etmesiyle hem de maaile izlenebilir oluşuyla dikkat çeken bir film olarak hatırlanmaktadır. Aynı zamanda Zeki Alasya‘nın ilk yönetmenlik tecrübesini içermesi hasebiyle de özel bir noktada duran Aslan Bacanak‘ın senaryosu ise usta kalem Umur Bugay‘a ait.

3 Aile Şerefi (1976)

Aile Şerefi (1976)Sinema tarihimizin unutulmaz dramalarından olan Aile Şerefi‘ni birçoğumuz, Oktay ve gaddar babası vesilesiyle hatırlamaktayız. Nitekim film, başından sonuna dek izleyenin kalbine mıh gibi işlemekte ve fazlasıyla göz yaşı vadetmektedir.

Rıza, kıt kanaat geçinen bir ailenin reisidir. Onun hayattaki tek gailesi, bakmakla yükümlü olduğu ailesini aç ve açıkta bırakmamaktadır. Türlü zorluklarla hayatına devam eden bu aile, hiçbir zaman halinden şikayet etmez ve her daim babalarına minnettar olduklarını dile getirir durur. Ancak günün birinde evin küçük oğlu Murat’a, Oktay’ın kullandığı arabanın çarpması, hayatlarından oldukça memnun olan bu aileyi bambaşka bir haleti ruhiyeye sokacaktır.

Nitekim Oktay‘ın gaddar babası Fehmi Bey, oğlunun ceza almaması için elinden geleni ardına koymayacaktır. Bu dakikadan itibaren mutlu mesut bir ailenin, çaresizce parçalanmasını merkezine alan film, bir yandan birlik olabilmenin önemine ve ailenin ne denli kutsal bir çatı olduğuna açtığı parantezle de dikkat çekmektedir. Yalnızca Yeşilçam’ın değil, tüm sinema tarihimizin de en özel dramalarından olan Aile Şerefi’nin yönetmenliğini Orhan Aksoy üstlenirken, başrolleri ise Münir Özkul, Adile Naşit, Şevket Altuğ, Itır Esen ve Eriş Akman paylaşmaktadır.

4 Mavi Boncuk (1974)

Mavi Boncuk (1974)Maaile izlenebilecek en tatlı filmlerden biri olan Mavi Boncuk, Emel Sayın‘ın kaçırılma hikayesini merkezine alan, bununla da yetinmeyerek ekran başına geçen herkese anbean kahkaha vadeden içten anlatısıyla hatırlanmaktadır.

Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in yaptığı, senaryosunda ise Sadık Şendil ve Zeki Alasya‘nın imzası bulunan Mavi Boncuk, altı kafadarın Emel Sayın’ı kaçırmasını konu alır. En başta bu ünlü şarkıcıyı hesabı ödeyemedikleri için dayak yedikleri gazinocudan intikam almak adına kaçıran ancak sonrasında Emel Sayın ile de sıkı dost olan bu altı arkadaşın hikayesi fazlasıyla eğlenceli anları da beraberinde getirecektir.

Aynı zamanda aile olabilmek için kan bağına gerek olmadığına, birlikte gülüp, beraber ağlamanın da bu kavramın en önemli bileşeni olabileceğine de değinen Mavi Boncuk, bir yandan Emel Sayın’ın güzelliği ile büyülerken, öbür yandan da içtenliğini ile cazibesini yukarı çekmektedir. Münir Özkul, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Tarık Akan, Kemal Sunal ve Halit Akçatepe’nin başrolleri paylaştığı film, halihazırda dahi sinemamızın en unutulmaz filmlerinden biridir.

5 Salak Milyoner (1974)

Salak Milyoner (1974)İzleyenlerini maceradan maceraya koşturan ve dört kardeşin define bulmak adına Kayseri’den kalkıp, İstanbul’a gelişini konu alan Salak Milyoner, eğlenceli anlatımıyla hatırlanmaktadır.

Saffet, Himmet, Gayret ve Hayret… Babalarının ona verdiği haritaya güvenerek, köylerini terk eden ve define bulmak adına İstanbul’a gelen bu dört kardeş, burada Mehmet Çavuş’un evine yerleşir. Onlar bir yandan birbirini atlatma peşindeyken, öbür yandan da birlik olup hazineye ulaşmak için çabalar. Özellikle dört kardeşin İstanbul çıkarmasının fazlasıyla eğlenceli anları beraberinde getirdiği Salak Milyoner, bir yandan da kardeş olmanın para ile olan ilişkisine getirdiği özgün bakış açısıyla dikkat çekmeyi başarmaktadır.

Ertem Eğilmez imzalı film, Arzu Film’in değişilmez kadrosunda da yer alan Zeki Alasya, Metin Akpınar, Kemal Sunal, Halit Akçatepe ve Münir Özkul‘u başrolüne yerleştirmiş; sonrasında ise Köyden İndim Şehre adında da bir devam filmine öncü olmuştur.

6 Sev Kardeşim (1972)

Sev Kardeşim (1972)Bir ev düşünün. Bu çatı altında, bir sağır, bir kör, bir kekeme, bir güzel kız ve bir baba var. Sahi, kulağa fazlasıyla absürt bir hikayeyi çağrıştırmıyor mu? İşte, Sev Kardeşim anlatısını temellendirdiği bu çatı altından çıkardığı harikulade anlatımı ve içtenliği ile hafızlara kazınmış bir film. Adıyla müsemma bir şekilde sevginin önemini merkezine alan, sevgi karşısında para dahi tüm kavramların yıkılabileceğini özenle işleyen film, bir yandan da usta oyuncuları vesilesiyle içimize işlemeye başarıyor.

Film, bir yandan Yeşilçam melodramlarından sıklıkla karşımıza çıkan fakir kız-zengin oğlan kavramından filizlenen bir aşkı anlatıyor, öbür yandan da bir ailenin evinini terk etmemek adına birbirine kenetlenişini eğlenceli bir şekilde konu alıyor. Ertem Eğilmez’in sinemamıza armağan ettiği özel aile filmlerinden biri olan Sev Kardeşim, izleyenlerine anbean armağan ettiği tebessümle de farkını ortaya koymayı başarmaktadır.

7 Baba Bizi Eversene (1975)

Baba Bizi Eversene (1975)Konu aileden açıldı mı, yıllar yılı 7’den 70’e herkesi ekrana kilitleyen, müzikleriyle olduğu kadar ekrandaki albenisiyle de takdir toplayan Barış Manço’yu anmadan geçmek olmaz. Nitekim onun oynadığı ilk ve tek sinema filmi olma özelliği taşıyan Baba Bizi Eversene, maaile izlenme potansiyeli taşıyan, anbean yüzlere tebessüm yerleştiren bir film olarak hatırlanmaktadır.

Karmaşalar silsilesinden çıkardığı eğlenceli aşk hikayesiyle dikkat çeken ve yavaş yavaş bir aileye evrilme konusunda güçlü adımlar atan iki gencin hikayesini merkezine alan Baba Bizi Eversene, bir yandan da Hulusi Kentmen’in her zaman ki tatlı-sert baba figürüyle anlatısını güçlendirmektedir. Özellikle Barış Manço‘nun ekran cazibesi ile anlatısını güçlendiren ve her saniyesinde kahkaha attırma potansiyeli taşıyan film, aynı zamanda Mahir ve Sevim’in evlenmek için ortaya koyduğu çabayla da akıllarda farklı bir tat bırakmaktadır.

Oksal Pekmezoğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği ve Barış Manço’nun Meral Zeren ile başrolleri paylaştığı Baba Bizi Eversene, basit bir komediden öte, müzikleriyle, aile olabilmek için ortaya konan çabayla özgünlüğünü taçlandırmayı başarmaktadır.

8 Sultan (1978)

Sultan (1978)Senaryosunu usta sinemacı Yavuz Turgul‘un kaleme aldığı, yönetmenliğini ise Kartal Tibet’in üstlendiği Sultan, merkezine aldığı aşk hikayesinin yanı sıra, birlik olmayı öğütleyen ve kenetlemenin neticesinde aile olabilmeyi öngören özel filmlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

İstanbul’un varoş mahallerinden birinde yaşayan Sultan, güzelliği ile nam salmış dul ve fazlasıyla dişli bir kadındır. Kemal ise minibüsçülük yapan ve muhtar babasından dolayı tuzu kuru bir gençtir; aynı zamanda da çapkınlığı ile meşhurdur. Günün birinde Kemal’in Sultan’a gönlünü kaptırması ve hemen akabinde babasının tüm mahalle halkının evini fahiş fiyata satışa çıkarması, olayları bambaşka bir boyuta taşıyacaktır.

Bu dakikadan itibaren birbirine kenetlenmek ve deyim yerindeyse aile olabilmekten başka çaresi kalmayan mahalle halkının mücadelesi ve buna ek olarak Kemal ile Sultan’in imkânsızlıklar etrafına örülü aşk hikayesi, dokunaklı bir anlatıyı huzurlarımıza getirmektedir. Türkan Şoray ve Talat Bulut‘un başrolleri paylaştığı Sultan, aşk, arkadaşlık ve aile kavramlarını tek bir potada başarıyla harmanlanmasıyla fark yaratan bir iş olarak hatırlanmaktadır.

9 Süt Kardeşler (1976)

Süt Kardeşler (1976)Sinemamıza “Gulyabani” kavramını yerleştiren ve ilk korku-komedi olarak hafızlarımızda yer eden Süt Kardeşler, aynı zamanda merkezine aldığı konak vesilesiyle de harikulade bir aile anlatısını sunmayı başarmaktadır.

Bir yandan Melek Hanım’ı Gulyabani numarasıyla delirtip konağını almaya çalışan Kerami Bey, diğer tarafta ise onun ekmeğine taş koymakta kararlı olan Hüsamettin önderliğindeki Şaban, Ramazan ve Bayram… Esasen bu hikayede kimin kim olduğu, hangi adla çağrıldığı dahi büyük bir karmaşayı beraberinde getirmektedir. Ancak bilinen tek bir şey vardır ki, o da konakta yer alan herkesin büyük bir aileyi simgelemesidir.

Nitekim filmin başından sonuna dek eğlencesinden ve samimiyetinden bir an olsun ödün vermeyen tavrı ve ustaca yazılmış senaryosu da birlik olmanın önemine ne denli eğildiğinin açık bir göstergesi. Ertem Eğilmez’in en özel filmlerinden biri olan ve izleyen herkese kahkaha attırabilme yetisiyle dikkat çeken Süt Kardeşler’in başrollerinde ise Şener Şen, Kemal Sunal, Adile Naşit, Halit Akçatepe gibi sinemamızın duayenleri yer almaktadır.

10 Piano Piano Bacaksız (1991)

Piano Piano Bacaksız (1991)Her ne kadar çekildiği yıl Yeşilçam dönemini pek kapsama da, gerek anlatısının içtenliği gerekse anbean vadettiği samimiyetle Piano Piano Bacaksız’ı da Yeşilçam döneminin içine katmak mümkün.

Kemal ismindeki bir çocuğun gözünden, İkinci Dünya Savaşı yıllarını kendine has bir şekilde aktaran film, merkezine aldığı konak vesilesiyle dönemin sosyo-ekonomik yapısına da bir bakış atmaktadır. Tabii bu süre zarfı içerisinde tüm zor koşullara rağmen birbirine destek olan ve her ne olursa olsun kenetlenmeyi kendisine pusula edinmiş bir grup insanın varlığı da anlatının gücünü iki katına çıkarmaktadır.

Başından sonuna dek savaş yıllarının zor şartlarında birbirine tutunan bir konak dolusu insanın yaşamını izleyicisine aktaran Piano Piano Bacaksız, insanın bam teline temas eden samimiyeti ve üst düzey oyunculukları ile sinemamızın unutulmazları arasına adını yazdırmıştır. Tunç Başaran’ın yönetmenliğini üstlendiği Rutkay Aziz, Emin Sivas, Meral Çetinkaya ve Taner Barlas gibi isimlerin başrolleri paylaştığı film, Türk sinemasının en iyi dönem filmleri listesinde de yer almaktadır.

11 Garip (1986)

Garip (1986)Sinemamızın güldüren adamı olarak da tanımlayabileceğimiz Kemal Sunal‘ın en dokunaklı filmlerinden biri olan ve gözyaşı vadeden yapısıyla dikkat çeken Garip, bir baba-kızın hayat mücadelesini merkezine almaktadır.

Kemal, hayatına tek tabanca devam eden, geçinmek için birçok farklı iş yapan bir gençtir. Günün birinde kundakta bulduğu çocuğu bırakacak kimse bulamayınca onu sahiplenmeye karar verir. Fatoş adındaki bu kız çocuğu ile Kemal’de büyüyecek ve tam anlamıyla hayata tutunacaktır. Artık tam anlamıyla bir baba-kız olan Kemal ile Fatoş için, hayatın hazırladığı sürprizler ise daha başlamamıştır bile.

Bu dakikadan sonra Kemal ile Fatoş’un ayrılmamak için verdiği çabayı merkezine alan Garip, bir yandan duygusal atmosferi ile izleyenin bam teline dokunurken, öbür taraftan da ailenin, daha da öteye giderek gerçek birer baba-kız olabilmenin ne denli kutsal bir değer olduğuna açtığı parantezle de anlatısını güçlendirmektedir. Sinemamızın ustalarından Memduh Ün’ün yönettiği film, Kemal Sunal‘ın da en farklı işlerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

12 Yusuf ile Kenan (1979)

Yusuf ile Kenan (1979)Toplumcu-gerçekçi sinemamızın en çarpıcı örneklerinden biri olan Yusuf ile Kenan, taşradan metropole uzanan anlatısıyla dikkat çeken ve vuruculuğun doruk noktasında hissettiren bir film.

Kan davasından kaçıp, ceplerindeki üç kuruş parayla İstanbul’a gelmek zorunda kalan Yusuf ile Kenan, bu hiç tanımadıkları şehirde bir başlarına kalmıştır. Bu dakikadan itibaren hayatın onları götürdüğü noktaya doğru amansızca sürüklenen bu iki kardeş, bir yandan dönemin kaotik atmosferinden fazlasıyla etkilenecek, öbür yandan İstanbul’un arka sokaklarında hayatta kalmak için çaba sarf edecektir. Ancak onların birbirinden başka tutunacak dalı da yoktur.

Bu dakikadan itibaren, realitesini iki kardeşin zedelenmez bağı ile güçlendiren Yusuf ile Kenan, bir yandan dönemin aynası olurken, öbür yandan kardeş olmaya getirdiği özgün bakış açısıyla dikkat çekmektedir. Aile filmleri kategorisinin spesifik örneklerinden olan Yusuf ile Kenan, sinemamızın nevi şahsına münhasır yönetmenlerinden Ömer Kavur‘un imzasını taşımaktadır.

13 Gülen Gözler (1977)

Gülen Gözler (1977)Şener Şen’in dillere destan bir şekilde hayat verdiği Vecihi karakteri ile hafızlara kazınan Gülen Gözler, bir yandan da yüzlere tebessüm bırakan ailesi ile anlatısını unutulmazlar arasına yerleştirmeyi başaran bir film.

Doğramacılık yaparak hayatını idame eden ve ailesini geçindiren Yaşar Usta’nın, İsmet, Fikret, Nedret, Hikmet ve Hasret isminde beş kızı vardır. Evlilik çağı gelen kızlarının, yavaş yavaş talipleri çıkmakta ve Yaşar Usta‘da onları telli duvaklı gelin yapmaktadır. Tabii bu noktada her ailenin olmazsa olmazı olan sırlar da bir bir açığa çıkacak ve deyim yerindeyse Yaşar Usta’yı çileden çıkaracaktır.

Bu dakikadan itibaren samimiyetinden ödün vermeyecek şekilde, bir ailenin dinamiklerine kendine has bakış açısıyla göz gezdiren Gülen Gözler, bir yandan güldürürken, bir yandan da geniş aile olabilmenin zorluklarına açtığı parantezle hikayesini güçlendirmektedir. Ertem Eğilmez’in sinemamıza armağanı olan filmin başrollerinde ise Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda ve Müjde Ar gibi isimler yer almaktadır.

14 Bizim Aile (1975)

Bizim Aile (1975)Türk sinema literatürüne, “Bak beyim, sana iki çift lafım var!” repliğini yerleştiren ve Münir Özkul’un destansı oyunculuğu ile unutulmazlar arasına adını yazdıran Bizim Aile, dokunaklı ve bir o kadar da birlik olmayı öğütleyen bir film olarak hatırlanmaktadır. Yaşar Usta ve Melek Hanım, ikinci evliliklerini yapmış, boyları kadar çocukları olan iki yetişkindir. Onların artık tek bir çatı altında yaşayacak olmaları ise, evlatlarını bir hayli rahatsız edecektir.

İlk başta birbirlerine düşmanca yaklaşan bu çocuklar, zamanla yaşanacak olumsuz hadiseler neticesinde birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenecektir. Özellikle Yaşar Usta’nın, zamanla evin tam anlamıyla reisi olması, Melek Hanım‘ın da herkese anne şefkati ile yaklaşması bu çatıyı tam anlamıyla bir aile yapacaktır. Birlik olmanın, kenetlenildiği takdirde nelerin üstesinden gelinebileceğinin en özgün anlatımı olan ve Münir Özkul’un gönüllere temas eden tiradıyla akıllara kazınan Bizim Aile, hali hazırda dahi aile filmi dendi mi akıllara ilk gelen yapımlardan biridir.

15 Tosun Paşa (1976)

Tosun Paşa (1976)Tellioğlulları ve Seferoğlulları’nın amansız mücadelesini konu alan ve evin hizmetlisi Şaban’ın anlı şanlı Tosun Paşa olmasıyla mizahını doruk noktasına çıkaran film, şüphesiz ki Türk Sinema tarihinin de en önemli güldürülerinden biridir.

İki düşman ailenin Yeşil Vadi’yi kazanmak için canhıraş uğraşı, Tellioğulları ve Seferoğulları arasındaki büyük düşmanlığı da günden güne tetiklemektedir. İki ailenin, birbirine üstünlük sağlamak için uğraşı ne var ki her defasında geri tepmektedir. Bu noktada Tellioğullarından Lütfi‘nin aklına gelen dahiyane plan, Tosun Paşa olarak tüm İskenderiye’de nam salmış Tosun Paşa’yı kendi akrabalarıymışçasına tanıtmaktadır.

Bunun için kimsenin tanımadığı evin hizmetlisi Şaban’ın seçilmesi ise, eğlenceli birçok hadiseyi beraberinde getirecektir. Bu dakikadan itibaren iki düşman ailenin mücadelesinin farklı bir boyuta taşınmasını işleyen Tosun Paşa, maaile izlenecek özel komedilerden biri olmayı başarıyor ve sinema tarihimiz de adını altın harflerle yazdırmayı biliyor. Özellikle Kemal Sunal’ın dillere destan oyunculuğu ile hafızlara kazınan film, şimdilerde dahi güldürmeyi başaran ender dönem filmlerinden biridir.

16 Hababam Sınıfı (1975)

Hababam Sınıfı (1975)Şöyle arkamıza yaslanıp, Türk sinema tarihinin en iyi filmlerini sayacak olsak, birçoklarının listesinde Hababam Sınıfı’nın olacağı aşikar. Merkezine aldığı uçarı lise sınıfından, 7’den 70’e herkese hitap etmeyi başaran film, şüphesiz arkadaşlığa biçtiği paye ve bunu herkese izletebilmesiyle oldukça özel bir noktada durmayı başarmaktadır.

Hababam Sınıfı için salt bir komedi yakıştırması yapmak, bu destansı anlatıya haksızlık olacaktır. Nitekim Rıfat Ilgaz’ın eserinden Ertem Eğilmez’in sinemaya aktardığı ve sonrasında büyük bir seriye evrilen film, öğretmeninden öğrencisine, okul çatısında yer alan her bir bireyin ne büyük bir aileyi temsil ettiğini betimlemesi hasebiyle de oldukça özel bir yerde durmaktadır.

Evet, Mahmut Hoca, Hafize Ana, İnek Şaban, Güdük Necmi ve Damat Ferit arasında bir kan bağı yoktur; ancak onlar aile olduğunu iddia eden birçok gruptan daha fazla aile olabilmeyi başarmıştır. Birlikte ağlayıp, beraber gülmüşlerdir. Bu da Hababam Sınıfı’nın neden toplumun her kesimine rahatlıkla hitap edebildiğinin en açık göstergesidir. Bir lise anlatısından fazlası olan ve defalarca kez izlenmesine rağmen her defasında ilk günkü lezzeti tattıran Hababam Sınıfı, çoluk çocuk gönül rahatlığıyla izlenebilecek en özel aile filmlerinden biridir.

17 Neşeli Günler (1978)

Neşeli Günler (1978)Turşu suyunun hası sirkeden mi yoksa limondan mı yapılır sorunsalını yıllar boyunca evlerimize taşıyan Neşeli Günler, merkezine aldığı mizahın yanı sıra ailenin kutsallığına getirdiği bakış açısıyla da değer kazanan bir film.

Kazım ile Saadet, katır inadına sahip, çocuktan daha çocuk olabilen 6 çocuk sahibi iki yetişkindir. Günün birinde turşu suyu yüzünden kavga etmeleri, olayların büyümesine ve boşanmalarına yol açar. Üç çocuğu Saadet, üç çocuğu da Kazım almış ve yıllar yılı birbirleriyle iletişimi kesmişlerdir. Günün birinde iki kardeşin tesadüf eseri karşılaşması ise, iki tarafın yeniden birleşmesi için bir umut doğuracaktır.

Bu dakikadan itibaren, yıllardır bihaber yaşayan altı kardeşin, ailelerini tekrardan birleştirmek adına verdiği çabaya tanıklık ettiren film, dokunaklı yapısıyla herkesin bam teline temas etmeyi başarmaktadır. Yeşilçam’ın en özel aile filmlerinden biri olan ve Orhan Aksoy imzası taşıyan filmin başrollerinde ise Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi isimler yer almaktadır.

18 Yengeç Sepeti (1994)

Yengeç Sepeti (1994)Sinemamızın en büyük oyuncularından biri olan Sadri Alışık’ın son filmi olma özelliği taşıyan Yengeç Sepeti, her ne kadar 90’ların karanlık atmosferini beraberinde getirse de, ailenin yozlaşmasına getirdiği özgün bakış açısıyla en az muadilleri kadar değerli bir film olarak öne çıkmaktadır.

Şehir hayatından uzakta, emeklilik günlerinin tadını çıkaran Sadri Alışık ve Macide Tanır, yalnızca evlatlarından haber bekleyen birer anne babadır. Bir hafta sonu için tüm çocuklarının onları ziyarete gelecek olması, en başta bu iki yaşlı bireyin yüzünü güldürse de, daha sonra karşılaştıkları ne kadar yozlaşmış olduklarını tokat gibi yüzlerine vuracaktır. Her daim gurur duydukları çocuklarının gerçek yüzleriyle tanışacak olan bu anne ve babanın yüzleştikleri ise, onları büyük bir buhranın içine doğru sürükleyecektir.

Sadri Alışık‘ın anbean gözleriyle oynadığı ve içten bir baba nasıl olur sorusunun cevabını verdiği Yengeç Sepeti, her ne kadar Yeşilçam dönemi dışında dahi olsa, sinema tarihimizin en özel aile filmlerinden olması hasebiyle adını anılmadan geçilmeyecek bir film. Yavuz Özkan’ın senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptığı film, iyi okunması gereken ve izleyen herkesin gerekli çıkarımları yapması gereken en özel aile yapımlarından biri olarak hatırlanmaktadır.

19 Aaah Belinda (1986)

Aaah Belinda (1986)Usta yönetmen Atıf Yılmaz‘ın fantastik yapısını eleştirel bakış açısıyla birleştirerek yansıttığı başyapıtı Aaah Belinda, izleyenlerine bir yandan büyülü bir evren sunarken, bir yandan da kadının ailedeki önemine değinen toplumsal-gerçekçi bir film olarak öne çıkmaktadır.

Serap, iyi eğitim almış, entelektüel diye tabir edebileceğimiz bir tiyatro oyuncusudur. Günün birinde Belinda isimli bir şampuan firmasının reklamında oynayacak olması başta masumane bir iş gibi gözükse de Serap’ı bilinmezlerle dolu bir maceraya hapsedecektir. Nitekim Serap, reklam filminde canlandırdığı Naciye olmuş ve iki çocuklu bir ev hanımı olarak başka bir boyuta geçiş yapmıştır.

En başta bu duruma anlam veremeyen Serap, zamanla Naciye olmayı kabul edecek ve yeni hayatına uyum sağlamaya çalışacaktır. Bu dakikadan itibaren aile hayatına getirdiği özgün bakış açısıyla dikkat çeken ve kadının toplumdaki yerini sorgulamasıyla fark yaratan Aaah Belinda, bu yönüyle tarihimizin de en özgün filmlerinden biri olmayı başarmıştır. Alışılagelmiş aile filmlerinin dışında olan ve yaşanan hadiselere tersten bakmamıza vesile olan film, Atıf Yılmaz’ın ustaca yorumu ve Müjde Ar’ın kariyerinin zirvesi olarak kabul edebileceğimiz performansıyla daha da değerli bir noktaya ulaşmaktadır.

20 Canım Kardeşim (1973)

Canım Kardeşim (1973)Aile filmi dendi mi, kardeşlikten söz açıldı mı akıllara gelecek en dokunaklı anlatılardan biri de, hiç kuşkusuz ki Ertem Eğilmez’in unutulmaz filmi Canım Kardeşim’dir. Babasını kaybetmesinin ardından, küçük kardeşi Kahraman’ın sorumluluğu iyiden iyiye üzerine binen Murat, başta bu durumdan epey şikayetçidir. Ancak küçük kardeşinin hasta olduğunu öğrenmesi, Murat’ı bambaşka bir insan haline getirecek ve yakın dostu Halit ile birlikte Kahraman‘ın üzerine titremesine vesile olacaktır.

Bu dakikadan itibaren her bir saniyesiyle gözyaşı vadeden ve izleyen herkesin kalbine bir ok saplayan Canım Kardeşim, adıyla müsemma bir şekilde kardeşliğin ne denli kutsal ve değerli bir olgu olduğuna getirdiği bakış açısıyla da değer kazanmaktadır. Ertem Eğilmez filmografisinin en duygu yüklü anlatılarından olan ve Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Kahraman Kıral gibi oyuncuların başrolleri paylaştığı Canım Kardeşim, bir aile filminden öte ustaca tasarlanmış bir drama olarak adını tarihe altın harflerle kazımayı başarmıştır.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın