Paylaşım

Çocuklar Gibi Mutlu Olmak için 15 Küçük Öneri


 

Çocuklara bir bakın! Mutlu olmak, onlar için sanki dünyanın en kolay işi! Ufacık bir hareketinize gülüyor, ufacık bir jestinizle dünyanın en mutlu insanı olabiliyorlar. İçinde oldukları ana odaklanıyor ve karşılarına çıkan küçücük bir gülümseme fırsatını bile kaçırmıyorlar. İşte bu nedenle de gülen gözlerle ortalıkta dolaşıp, bizi kendilerine hayran eden mutluluklarıyla dünyayı güzelleştiriyorlar.

Evet, mutlu olma konusunda dünyanın en yetenekli varlıkları olan çocuklardan bahsediyorum. Adeta büyüklere ders vermek için uğraşıyorlarmış gibi içten kahkahalar atan, dünyaya umut dolu gözlerle bakan canlı mutluluk kaynaklarından! Onlara bakınca hepimizin içinden “keşke çocuklar kadar mutlu olabilsem, keşke onlar gibi gülümseyebilsem” gibi düşünceler geçiyor, öyle değil mi? Elbette, geçiyor! Özellikle de zor dönemler içerisindeyken çocukluk günlerimizi daha çok düşünüyor, hiçbir derdimizin olmadığı o zamanları özlemle anımsıyoruz. Hatta belki dolu dolu gözlerle eski albümlerimize bakıyor, o kaygısız mutlu halimize geri dönebilmek için umutsuzca bir şansımız olmasını diliyoruz.

Uzun lafın kısası; hepimiz çocukluğumuzu özlüyoruz. Hayatımızın en dertsiz, en mutlu, en masum, en coşkulu, en sahici olan o dönemine hepimiz hasretle bakıyoruz. Çünkü hiçbir zaman o çocuk mutluluğunu yaşayamayacağımızı düşünüyoruz. Üzerimizdeki baskıları, iş hayatını, el alem ne der kaygısını, çoğunluk tarafından kabul gören kuralları; özetle hayat gailesini bir kenara bırakamayacağımız için o neşeli halimize dönemeyeceğimize inanıyoruz. Oysaki istersek, çocuklar gibi mutlu olabiliriz. Tamam, belki onlar kadar değil ama onlar gibi mutlu olmayı kesinlikle deneyebiliriz. Sadece korkularımızdan kurtulmalı ve hayata gülümseyerek bakmak için yeterince cesur davranmalıyız. Daha açık bir ifadeyle, klişe yetişkin hataları yapmayı bırakmalı, bakış açımızı değiştirmeyi öğrenmeliyiz. Hatta ve hatta hemen aşağıdaki önerileri uygulayarak çocuklar gibi mutlu olma yolundaki ilk adımı birlikte atabiliriz.

Seçiminizi Mutlu Olmaktan Yana Yapın!

Seçiminizi Mutlu Olmaktan Yana Yapın!Çünkü bu gerçekten sizin elinizde! Özlediğiniz çocuk mutluluğunun altın tepsiler içerisinde önünüze sunulmasını beklemek yerine; ayağa kalkıp ona doğru ilerlemeyi deneyin! Birilerinin hayatınızı sihirli değneklerle istediğiniz şekle dönüştürmesini beklemek yerine, bunu kendiniz yapın. Etrafınızdaki insanların sizi gülümsetmesini beklemeyip siz başkalarının gülümsemesini sağlayın. Hakkınızda edilen kötü laflara duymayıp kendinizi takdir etmeyi öğrenin. İş hayatının zorluğundan şikayet etmekten vazgeçip seveceğiniz işi yapmak için harekete geçin. Uzun lafın kısası; şimdiye kadar sizi mutsuz eden her şeyi değiştirebileceğinizi bilin ve bundan sonra seçiminizi mutlu olmaktan yana yapın.

Bakış Açınızı Değiştirin!

Bakış Açınızı Değiştirin!Çocuklar gibi mutlu olmak için hayata çocuklar gibi bakmayı öğrenin! Tıpkı onlar gibi hayattan keyif alıp, karşınıza çıkan kötü olaylarla onların yaptığı gibi dalga geçmeyi bilin. Hani düştüğünüzde kendinize gülmek gibi! Canınızın acısından ziyade durumun komikliğine odaklanmak gibi! Veya hayata başarmak ya da başarmamak şeklinde bakmamak gibi! Yaşamın çok daha derin şeyler ifade ettiğini, etmesi gerektiğini anlamak gibi! Daha mutlu olmanın için ille de daha çok para kazanmak gerektirmediği gibi! Kısaca; çocuklar gibi mutlu olmak istiyorsanız eğer, hayata onlar gibi bakmayı da öğrenmelisiniz.

Son Gününüzü Yaşıyormuşsunuz Gibi Düşünün!

Son Gününüzü Yaşıyormuşsunuz Gibi Düşünün!Peki, ya bugünün hayatınızın son günü olduğunuzu bilseydiniz ne yapardınız? Sevdiklerinize doya doya sarılır, aslında önemli olmayan nedenlerden dolayı küstüğünüz yakınlarınızla barışır, her gördüğünüzde dizlerinizi titremesine neden olan o kişiye ilan-ı aşk eder ve benzeri şeyler yapardınız. Belki uzun zamandır istediğiniz ama bir türlü fırsat bulamadığınız hayalinizi gerçekleştirmeye kalkışır, belki de bütün gününüzü sizi gerçekten mutlu eden her şeyi yapmaya çalışarak geçirirdiniz. Sonuçta; hayatınızın son gününde yapmak istediklerinizi düşündüğünüzde gerçekte sizi mutlu edecek şeylerin de farkına varacak, yaşamanın sizin için ne ifade ettiğini daha net bir şekilde görebileceksiniz.

Affedin!

Affedin!Hani çocuklar için barışmak ya da affetmek işaret parmakla başparmağın küçük bir daire oluşturması kadar basittir ya! Hani onlar küstükleri arkadaşlarıyla 5-10 dakika içerisinde barış yaparlar ya! İşte siz de onlar gibi yapmalısınız! Affetmek konusunda çocuklar gibi cömert olmalı, hayatınızı birilerine kin tutarak ya da birilerine öfke besleyerek geçirmeye kalkışmamalısınız. Çünkü bu sizin kalbinizi zehirleyecek, kızdığınız insana beslediğiniz negatif duygular kalbinizi karartmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Ruhunuzun huzur bulması ve kafanızı gereksiz düşüncelerin kurcalamaması için affetmeyi öğrenmeli, bağışlayabilmenin hayatınızı nasıl güzelleştireceğini kendi gözlerinizle görmelisiniz.

İlgili Yazı: Affetmenin Belki Daha Önce Hiç Düşünmediğiniz 4 Olumlu Etkisi

Zor Şartlar Altında Yaşayan İnsanları Düşünün!

Zor Şartlar Altında Yaşayan İnsanları Düşünün!Bu soğukta başını sokacak bir çatı bulamayan insanları düşünün. Siz bir 10 dakika bile soğuğa katlanamazken, bir sürü evsizin dışarıda ne çektiğini düşünün. Her an saldırı olacağı korkusuyla yaşayan, yakınlarını gözlerinin önünde kaybeden savaş mağdurlarını düşünün. Ve halinize şükredin. Ama bunu yaparken o insanlar için dua etmeyi, bir şeyler yapmayı (elinizden ne geliyorsa artık) da unutmayın. Yani siz ufak tefek şeyleri kendinize dert edip, hiç ama hiç önem arz etmeyen problemler yüzünden mutsuzluğun derin uçurumlarına savrulurken, birileri sahip olduğunuz şeylerin sadece bir kısmına ulaşmanın düşünü kuruyor.

Çocukken Kurduğunuz Hayalleri Hatırlayın!

Çocukken Kurduğunuz Hayalleri Hatırlayın!Çocukluktan çıkmaya başladıkça daha az hayal kurmaya, daha gerçekçi düşünmeye başlıyorsunuz. Düşüncelerinizi bir şekilde sınırlandırıyor, düşleriniz konusunda yalnızca klişe ya da ulaşılabilir olanları tercih ediyorsunuz. Diğer bir ifadeyle; çocukluk hayallerinize veda ediyorsunuz. Hatta belki de o gerçek hayallerinizi, kapısını bir daha hiç açmayacağınız karanlık zihin odalarına kilitliyorsunuz. Daha açık söylemem gerekirse, bir zamanlar hiç sarılmamışsınız gibi onları unutuyorsunuz. Ama ben şimdi size çocukluk hayallerinizi yeniden keşfetmeniz gerektiğini söyleyeceğim.

Örneğin; çocukken herkesin ayakta alkışlayacağı bir sporcu mu olmak istiyordunuz? Veya ünlü bir ressam? Ya da ralli pilotu? Artık çocukluğunuzda ne istiyor, neyi gerçeğe dönüştürmeyi düşlüyorsanız? İşte onları keşfedip, geçmişte bıraktığınız hayalleriniz için bir şeyler yapmanızı öneriyorum. Tamam, belki o hayalinizi gerçeğe dönüştürmek için çok geç kalmış olabilirsiniz ama bu düşünüzle ilgili hiçbir şey yapamayacağınız anlamına da gelmiyor. Mesela; herkesin alkışlayacağı ünlü bir sporcu olamasanız da o spor dalıyla uğraşabilir, çocukluk düşünüzü başka şekillerde yaşayabilirsiniz.

Ölmeden Önce Yapılacaklar Listesi Hazırlayın!

Ölmeden Önce Yapılacaklar Listesi Hazırlayın!Klişe biliyorum ama ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırlamak da çocuklar gibi mutlu olmanın yolları arasında! Çünkü bu şekilde yapmak istediklerinizi çok daha net görecek, şu kısacık ömür yolculuğunuzdan çok daha fazla keyif almaya başlayacaksınız. Tabii bu arada ölmeden önce yapılacaklar listesi hazırlamanın sizi daha mutlu biri yapmaya yetmeyeceğini de hatırlatmak isterim. Yani bu listeyi hazırlamakla işiniz bitmiyor. Yazdıklarınızı bir kenara attıktan sonra o ünlü “bucket list”i hazırlamanın hiçbir anlamı yok! Kısacası; istediklerinizi düşünüp kağıda dökmekle kalmamalı, bulduğunuz her fırsatta (o fırsatı yaratacak kişi de sizsiniz) listenizdeki bir maddenin üzerini karalamalısınız.

İnceleyin: Ölmeden Önce Yapılması Gereken 50 Şey

Hayatınıza Anlam Katan İnsanların Değerini Bilin!

Hayatınıza Anlam Katan İnsanların Değerini Bilin!Annenizin, babanızın, kardeşinizin, her zaman yanınızda olan çocukluk arkadaşınızın, sevgilinizin ya da yıllardır size abilik-ablalık yapan mahalle esnafının! Kısacası; hayatınıza anlam katan herkesin değerini bilmelisiniz. Hayat sizi yorup üzüyor diye bunun acısını etrafınızdaki insanlardan çıkarmaya kalkışmamalı, her fırsatta onlara sevginizi göstermelisiniz. Bir gün kaybedebileceğinizi düşünerek onlara sıkı sıkı sarılmalı, sevdikleriniz yanınızda olduğu zamanları iyi değerlendirmelisiniz. Sonuçta; hayatınızdaki en önemli şey onlar! Paranın, pulun, kariyerin peşinden koşarken sevdiklerinizi ihmal etmediğinizden emin olmalısınız. Tıpkı çocuklar gibi! Sevgilerini göstermekten hiç ama hiç korkmayan ve buldukları her fırsatta sevdiklerine sıkı sıkı sarılıp onları öpen çocuklar gibi! Siz de onlar gibi yapmalısınız.

Mutluluğunuz için Para Harcamaktan Çekinmeyin!

Mutluluğunuz için Para Harcamaktan Çekinmeyin!Tamam, birikim yapmanın ya da tasarruf yapmanın kötü bir şey olduğunu söyleyemem. Ancak yeri geldiğinde para harcamanın, mutlu olmak için gerekli olduğunu da biliyorum. Yani size mutluluğunuz için para harcamaktan çekinmemeniz gerektiğini söylüyorum. Mesela ne gibi mi? Hemen söyleyeyim. Mutlu olmak için yeni deneyimlere gönül rahatlığıyla para harcayabilirsiniz. Örneğin; yıllardır çıkmak istediğiniz yurtdışı tatili için bütün birikiminizi feda edebilirsiniz. İşten güçten fırsat bulup da uğraşamadığınız hobiniz için elinizi cebinize atabilirsiniz. Veya sevdiğiniz birinin hayalini gerçeğe dönüştürmek için harcama yapabilirsiniz. Sonuçta; mutluluk için para harcamayacaksak ne için harcayacağız ki? “Tasarruf edeyim” derken ömrünüzün hayattan keyif alacak bir şey yapmadan avuçlarınızın arasından kayıp gitmesine göz yummamalısınız.

İlgili Yazı: Mutlu Olmak ve Sağlıklı Bir Yaşam için Para Harcamak Doğru mu?

Evinizdeki Bütün Gereksiz Eşyalardan Kurtulun!

Evinizdeki Bütün Gereksiz Eşyalardan Kurtulun!Daha sade ve daha mutlu bir yaşam için kulak vermeniz gereken önerilerden bir diğeri de bu! Çünkü yaşam alanınızın karmaşa içerisinde olması, ruh halinize de yansıyacaktır. İşte bu nedenle; evinizdeki fazlalıklardan kurtulmak için hemen şimdi harekete geçmelisiniz. Hatta daha da iyisi evinizdeki fazlalıkları ihtiyacı olan insanlara vermek için adım atın derim. Böylece bir taşla iki kuş vuracak, bir yandan yaşam alanınızı sadeleştirirken bir diğer yandan da gereksinim duyanlara yardım etmiş olacaksınız.

Kendinizi Mükemmel Olmaya Zorlamayın!

Kendinizi Mükemmel Olmaya Zorlamayın!Tıpkı çocuklar gibi! Kendinizi hatalarınızla kabul etmeyi öğrenin! Güçlü özelliklerinizin yanında zayıflıklarınızı da görüp, kendinizi mükemmel olmak zorunda hissetmeyin! Örneğin; uğraşmanıza rağmen elinizi attığınız her işte çuvallıyor musunuz? Okulda da başarılı olan sınıf arkadaşınız çoktan hayatını kurmuşken siz aynı tas aynı hamam devam mı ediyorsunuz? Hiç üzülmeyin! Ama denemekten de vazgeçmeyin! Sadece gerçekten ne yapmak istediğinizi bulup, onu gerçekleştirmek için çaba sarf edin. Sonuçta; kimse mükemmel değil, kaldı ki olmak zorunda da değil!

“Hayır” Demeyi Öğrenin!

“Hayır” Demeyi Öğrenin!İstemediğiniz halde herkese “evet” mi diyorsunuz? İçten içe “hayır” diye bağırmanıza rağmen, yine de kibarca “tabii ki” deyip kendinize gereksiz yere iş mi çıkartıyorsunuz. İnsanların sizi suiistimal ettiğini bile bile isteklerini yerine getirmeye devam ediyor, sonra da “hayır” diyemediğiniz için kendinize mi kızıyorsunuz? Peki; bu özelliğinizden kurtulabileceğinizi biliyor musunuz? Çünkü “hayır” diyebilmek kesinlikle kazanılabilecek bir yetenek! İsterseniz siz de geri çevirmeyi öğrenebilir, “hayır” diyerek başkalarının isteklerine boyun eğmekten kendinizi kurtarabilirsiniz. Ve son olarak; aşağıdaki yazının bu konuda size yardımcı olacağını söyleyerek aradan çekiliyorum.

İnceleyin: Hayır Diyebilmenin 9 Faydası

Başkalarının İstediği Değil Kendi İstediğiniz Hayatı Yaşayın!

Başkalarının İstediği Değil Kendi İstediğiniz Hayatı Yaşayın!Şimdiye kadar verdiğiniz kararları bir kenara atarak, bundan sonra kendiniz için yaşamaya başlayın! Yani anne-babanız istiyor diye girdiğiniz ama sizi her gün biraz daha bitiren işinizden ayrılmayı düşünün. Bütün yakınlarınızın onayladığı ama sizin bir türlü emin olamadığınız partnerinizle evlilik planları yapmayın! Kısacası; yaşam tarzınızı başkalarının onaylamasına ya da onaylamamasına göre değil, kendi doğrularınıza göre belirleyin. Çünkü bu geminin dümenini tutup çevirecek yegane kişi sizsiniz. Hatta bu noktada ne yapın, biliyor musunuz? İstediğiniz hayata kavuşabilmek için kendinize sormanız gerekenlere dürüstçe cevap verin.

Negatif Düşüncelere Takılıp Kalmayın!

Negatif Düşüncelere Takılıp Kalmayın!Çocuklar gibi mutlu olmak mı istiyorsunuz? O zaman zihninize üşüşen o negatif düşüncelerden kurtulmanın yolunu ya da yollarını bulmanız gerektiğini bilmelisiniz. Sizi sürekli takip eden kara bulutlardan kurtulmak için çaba harcamalı, onlarla savaşmak için ne yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz. Nitekim zayıf bir nokta gördükleri zaman anında dibinizde bitiveren olumsuz düşüncelerden kurtulmak, özlediğiniz o çocuk neşesini tekrar yakalayabilmeniz için mutlak koşul! Çünkü olumsuz bir yaklaşıma sahip olduğunuzda ne kadar uğraşırsanız uğraşın asla gerçek tatmin duygusunu yaşayamaz, çok çok geçmişten hatırladığınız o kaygısız mutluluğa ulaşamazsınız. İşte bu nedenle; hayata pozitif bakmak için hemen şimdi harekete geçmelisiniz. Hem aşağıdaki yazı da bu konuda size yardımcı edecek nitelikte!

Mutlaka İnceleyin: Negatif Düşüncelere Takılıp Kalmamak için Yapılması Gerekenler

Doğada Vakit Geçirin!

Doğada Vakit Geçirin!Çocuklar gibi mutlu olmak mı? O zaman yine onlar gibi (belki günümüz çocukları değil ama bizler doğada vakit geçirerek büyümek için yeterince şanslıydık) bulduğunuz her fırsatta doğada vakit geçirmelisiniz. Yeşile, maviye, kahverengiye karışmalı, kendinizi doğanın huzur veren kucağına atmalısınız. Ayakkabılarınızı çıkartıp çimenlerin üzerinden koşmalı, belki eski günlerdeki gibi kumdan kaleler, şatolar yapmalı, sıcak bir yaz gününde paçalarınızı kıvırarak buz gibi bir dereye girmenin keyfini yaşamalısınız. Börtü böceğin, rüzgarın, yaprakların, minik orman hayvanlarının bir araya gelerek oluşturduğu o eşsiz koroyu dinlemeli, gözlerinizi kapatıp yaşamanın, nefes almanın güzelliğine doymalısınız. Diğer bir deyişle; arada sırada da olsa beton kentten uzaklaşmalı, trafiğe ve griliğe bir süreliğine de olsa veda etmelisiniz.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir