Paylaşım

Sosyopat Nedir? Kime Denir?


 

Sosyopat, antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilere verilen isimdir. Bir akıl hastalığı değil de bir kişilik bozukluğu olan sosyopatlık, genellikle psikopatlık ile karıştırılmaktadır. Gelin, aşağıda sosyopat nedir, kime denir, özellikleri nelerdir, gibi soruların cevaplarını birlikte inceleyelim.

Anlamını bilen bilmeyen pek çok kişi tarafından kullanılan sosyopat, antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilere verilen isimdir. Antisosyal kişilik bozukluğu ya da sosyopati ise psikopati ile alakalı bir bozukluktur. Toplum kurallarına uymayan, empatiden yoksun olan, ahlaki değerlere önem vermeyen, suça meyil gösteren ve benzeri özellikler taşıyan kişilere sosyopat denilmektedir. Ve sosyopat, günlük hayatta sık sık kullandığımız psikopat sözcüğü ile yakından ilgilidir.

Bu iki kavram arasındaki farklar ve benzerlikler, uzmanlar tarafından hala tartışılan bir konu olsa da diğerlerine göre daha makul görünen ve çoğunluk tarafından kabul edilen beli başlı noktalar bulunmaktadır. Örneğin; psikopatlığın doğuştan, sosyopatlığın ise sonradan gelen bir bozukluk olduğu önermesi gibi!

Uzun lafın kısası sevgili okur; sosyopat ve psikopat arasında nasıl bir ilişki olduğu konusunda daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız -ki öğrenmelisiniz zira bu bilgiler sayesinde etrafınızdaki ya da belki içinizdeki gizli sosyopatın farkına varabilirsiniz- aşağıdaki başlıkları incelemelisiniz derim. Çünkü hemen şimdi sosyopat nedir sorusu ile başlayacak, sosyopat kimdir, ne gibi özelliklere sahiptir, sosyopat aynı zamanda bir psikopat mıdır, soruları ile devam ederek fazlasıyla merak edilen bu konuyu detaylıca inceleyeceğiz.

Navigasyon

Sosyopat Nedir?

Sosyopat Nedir?Antisosyal kişilik bozukluğu veya sosyopati, çocukluk döneminde başlayıp yetişkinlik döneminde de devam eden bir kişilik bozukluğu türüdür. Doğuştan değil de sonradan edinilen bu kişilik bozukluğunun altında yatan nedenler hakkında farklı görüşler ortaya atılmakla birlikte, konu ile ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır. Kimilerine göre antisosyal kişilik bozukluğu, biyolojik ve genetik faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Örneğin; kişinin beyin omurilik sıvılarındaki testesteron, serotonin, kortikotropin gibi hormonların normal seviyelerde olmadığı görüşü, bu noktada öne sürülen tezlerden bir tanesi. Ayrıca sosyopatiye yol açabilecek nedenler arasında; çocukluk döneminde yaşanan travmalar, şiddetin olduğu ortamlarda yetişmek, alkolik ebeveynlere sahip olmak gibi durumlar da gösterilmektedir.

Ruhsal ya da fizyolojik bir bozukluk olmayan kişilik bozukluğu türünde suç işleme, saldırganlık, aşk, sevgi, vicdan gibi duygulardan yoksun olma, çıkarlar için başkalarını manipüle etme, uyumsuzluk gösterme, kuralları hiçe sayma gibi belirtiler bulunmaktadır. Ancak benzeri özellikler taşıyan bir ergene, sosyopat denilmesinin de doğru olmadığı belirtilmektedir. Çünkü bir kişiye sosyopat teşhisi koyulabilmesi için benzer davranışları hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde göstermiş olması gerekmektedir.

Özellikle 15 yaşından sonra belirgin hale gelmeye başlayan bu kişilik bozukluğu türünü, zor geçirilen ergenlik dönemi davranışları ile de karıştırmamak gerekmektedir. Yani arkadaş çevresine, okula ya da aile ortamına uyum sağlamakta zorlanan, sık sık kural çiğneyen, hırçınlık yapan hatta bazen öfke nöbetleri geçiren bir çocuğunuz varsa şayet, onun sosyopat olarak nitelendiremezsiniz. Çünkü sosyopat, yetişkinlik döneminde de aynı davranışları sergileyen kişidir. Böyle bir durum yaşıyorsanız yapmanız gereken, çocuğunuzun sosyopatlığa meyilli olabileceğini düşünerek, ona göre uygun önemleri almak olmalıdır. Bu konuda da anlaştıysak, sosyopat nedir sorunsalına kaldığımız yerden devam ediyorum.

Bebeklik döneminde hiçbir şekilde belirti vermeyen sosyopati; çocukluk döneminde yavaş yavaş kendini belli etmeye başlamakta ve yaş ilerledikçe kişilik bozukluğu teşhis edilebilecek seviyeye gelmektedir. Ve bu kişilik bozukluğu genellikle sosyopat tarafından değil de etrafındaki kişiler tarafından fark edilmektedir. Diğer bir ifadeyle sosyopat, bir kişilik bozukluğuna sahip olduğunun farkında değildir ve kendi isteğiyle tedavi olma girişiminde bulunmamaktadır.

Antisisoyal kişilik bozukluğu hakkında bilinmesi gereken bir diğer şey de bunun tedavisinin pek mümkün olmadığıdır. Daha doğrusu, sosyopat kendisinde tedavi edilmesi gereken bir bozukluk olduğu gerçeğini görmediği için tedavi olmaya yanaşmaz. Ancak bazen sosyopat etrafındaki kişilerin de yardımıyla tedavi olmak isteyebilir. İşte böyle durumlarda, uzun bir süreç gerektiren ve epey zor olan sosyopati tedavisinin olumlu sonuçlanma ihtimali bulunmaktadır. Kısacası; sosyapati için tedavisi imkansız değil de bir hayli zordur denilebilir.

Sosyopat Kime Denir?

Sosyopat Kime Denir?Gerçi yukarıda anlattıklarımızdan sosyopat kime denir sorusu hakkında az çok bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Ama sosyopat kimdir sorusuna verilmesi gereken daha bir sürü cevap bulunuyor. Mesela; şimdiye kadar konuştuklarımıza bağlı kalarak etrafınızda bir sosyopat olup olmadığını anlayabilir misiniz? İş yerinizde, apartmanınızda, hatta belki de ailenizde bir sosyopat var mı yok mu, kesin olarak bilebilir misiniz? Üzgünüm ama hayır! İşte bu nedenle; gelin sosyopatların en belirgin özellikleri nelerdir, nasıl davranışlar sergiler, ne gibi hareketlerle kendilerini ele verirler gibi hususların üzerinde bir bir duralım.

Öncelikle bir sosyapatın en önemli özelliği olarak gösterilebilecek uyumsuzluk meselesini ele alalım. Çünkü onlar ne ailelerinde ne arkadaş çevrelerinde ne de iş ortamlarında uyumlu davranışlar sergilemezler. Bütün bunları bir kenara bırakın, sosyopatlar topluma ya da toplumun genel kurallarına da uymazlar. Nerede bir harmoni var, onu bozmak için adeta ekstra çaba sarf ederler. Kuralları çiğnemekten hoşlanır, ister yazılı olsun ister yazısız yasanın hiçbir şeklini umursamazlar. İnsanların haklarını çiğner, aile, arkadaş, eş, dost gibi kavramları tanımazlar.

Empati yeteneğinden yoksun olan sosyopatlar, dürtülerine göre hareket eder, canları neyi nasıl istiyorsa öyle yaparlar. Öfke kontrolü nedir bilmeyen antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler, sık sık kavga eder, başkalarına zarar vermekten çekinmezler. Çünkü sosyopatlar, tanıdığı biri olsun ya da olmasın fark etmez, onun üzülmesini önemsemezler. Yaptığı şeyin kötü olduğunu bilmesi bile sosyopatın bu noktadaki davranışını değiştirmez.

Dışlanmaya, sevilmemeye karşı aynı şekilde vurdumduymaz olan sosyopatlar, otoritenin olduğu her yerde sorun yaşarlar. Tüm bu özelliklerinin yanı sıra sosyopatlar yalan söylemeye de oldukça meyillidirler. Hatta bazıları bu konuda Oscarlık oyunculara taş çıkartacak kadar yeteneklidir diyebiliriz. Sevgi, merhamet, iyilik, doğruluki sadakat gibi duyguları olmayan sosyopatlar, oyunculuk yetenekleri ile karşılarındaki insanları kolaylıkla kandırabilirler. İkna ve manipülasyon yetenekleri ile istedikleri şeyleri elde eden sosyopatlar, suçluluk ve pişmanlık gibi duygular hissetmezler.

Sosyopatların en çok dikkat edilmesi gereken özelliği ise onların yanıltıcı dış görünüşüdür. Hatta bu kişilerle tanıştığınız ilk zamanlarda onlara hayran olmanız kuvvetle muhtemeldir. Zira çekici olmanın yollarını iyi bilir ve karşı tarafı etkilemek için beğenilen yönlerini ustalıkla kullanırlar. Genellikle alt benliklerinin sesine kulak veren sosyopatlar genellikle zeki insanlardır ancak zekalarını iyi şeyler uğruna kullanmazlar. Aldatma eğilimi olan sosyopatlar aynı anda birden çok kişiyle ilişki yaşayabilirler. Zira neredeyse her yerde yaptıkları gibi ilişkilerinde de kural tanımazlar.

Tehlikeyi seven ve risk almaktan hoşlanan sosyopatların gözlem yetenekleri fazlasıyla güçlüdür. Ama bu yeteneklerini de kötü amaçları için kullanırlar. Zira karşı tarafın zayıflıklarını öğrenmek ve onun zaaflarından faydalanmak için kullandıkları gözlem yetenekleri ile pek çok kişiyi kandırırlar. Kelime cambazlığı yapma konusunda da başarılı olan sosyopatlar, en başta söylediğim gibi suç işleme potansiyeli yüksek olan kişilerdir. Hatta hapishanelerdeki en tehlikeli suçluların psikopatlarla birlikte sosyopatlardan oluştuğu söylenmektedir. Buraya kadar söylediklerimde hemfikirsek, bir de sıklıkla karıştırılan psikopat ile sosyopat arasındaki ilişkiye değinelim derim.

İnceleyin: Narsist Ne Demek? Narsisizm Nedir? Kısaca Narsistik Kişilik Bozuklukları [Kadın ve Erkek]

Sosyopat ile Psikopat Arasındaki Benzerlikler – Farklılıklar Nelerdir?

Sosyopat ile Psikopat Arasındaki Benzerlikler – Farklılıklar Nelerdir?Her ikisi de antisosyal kişilik bozukluğu altında incelenen sosyopati ve psikopati arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar bulunmaktadır. Öncelikle psikopatların da sosyopatlar gibi kuralları umursamayan kişiler olduğunu söyleyeyim. Şiddete meyilli olmaları, manipüle etme yetenekleri, yüksek zekaları, başkalarını önemsememeleri, aşk, sevgi, dostluk, acıma, pişmanlık gibi duygulardan yoksun olmaları ile sosyopatlar ile büyük benzerlik gösteren psikopatlar arasındaki en ayırt edici özelliklere gelince ise şunları söyleyebiliriz.

Birincisi; sosyopat doğduğu anda sosyopat değilken, psikopat bu kişilik bozukluğu ile doğmuştur. Yani sosyopatlardaki bozukluk zaman içerisinde gelişmektedir ancak psikopatinin doğuştan geldiği inanışı bulunmaktadır. Ayrıca sosyopatlar psikopatlara göre çok daha fevri davranan kişilerdir. Yani bir psikopat hareketinin sonucunu düşünüp titizlikle plan yaparken, sosyopat sonucunu düşünmeden yapacağını yapabilir. Bu noktada psikopatın sosyopata göre çok daha profesyonel davrandığını ve daha zeki olduğunu belirtebiliriz.

Sosyopat ile psikopat arasındaki bir diğer önemli fark da sosyopatın çocukluk döneminden başlayarak uyumsuzluğunu hemen her ortamda belli etmesidir. Otoriteye saygısı olmayan sosyopat rol yapma ve ikna etme konusunda başarılı olmasına rağmen, bunları sürdürebilir kılma konusunda pek başarılı değildir. Oysaki psikopat ortamın en sevilen üyesi olmayı ve bu durumu istediği kadar devam ettirmeyi başarabilir. Tıpkı sosyopat gibi otoriteye saygısı olmayan psikopat, sosyopatın aksine bunu gizler.

Çünkü dikkat çekmenin ya da kural tanımazlığını belli etmenin bir işine yaramayacağının farkındadır. Yani öz denetim konusunda bir hayli başarılıdır. Sosyopat basit ve açık tartışmalar-kavgalarla karşı tarafı yenmeyi tercih ederken, psikopat kendini ele vermeden, ince hesaplarla amacına ulaşır. Aradaki ayrımı daha iyi anlamanız için suç işleyen bir sosyopat ile bir psikopat düşünmenizi istiyorum.

Sosyopat öfkesine hakim olamayıp suç işleyen ve arkasında delil bırakan kişiyken, psikopat öfkesine yenik düşmez, uygun zamanı bekler ve planı dahilinde profesyonel seri katiller gibi hareket eder. Evet, sosyopatlar hakkında bu kadar şey öğrendikten sonra, etrafınızda bir sosyopat olabilir mi sorusuna cevap verebilirsiniz diye düşünüyorum. Bakın bakalım, çevrenizde antisosyal kişilik bozukluğu olan ve bu saatten sonra ona karşı daha dikkatli davranmanız gereken birileri var mı?




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir