Paylaşım

Hiçbir Şeyden Mutlu Olamıyorum Diyenler için Öneriler


 

Neden mutlu değilim? Neden diğerleri gibi gülümseyemiyorum? Neden kendimi bütün dünya tarafından dışlanmış gibi hissediyorum? Benden çok daha kötü durumda olan insanlar mutlu mesut yaşantılarına devam ederken, ben neden kendimi hayatın içindeymiş gibi hissedemiyorum? O kadar uğraşmama rağmen neden hala mutlu olamıyorum?

Siz de sürekli bu deli sorulara cevap bulmaya mı çalışıyorsunuz? Bütün gününüzü kendinizi kocaman kara bir boşlukta hissetmenize neden olan sebepleri arayarak mı geçiriyorsunuz? Etrafınızdaki mutlu insanlara boş, anlamsız gözlerle bakıyor, onların mutluluk kaynaklarının ne olduğunu anlamaya mı çalışıyorsunuz? Ama ne yapsanız da dilinize yapışıp kalmış “hiçbir şeyden mutlu olamıyorum” cümlesini tekrar tekrar söylemekten kurtulamıyor musunuz?

Peki, bu durumu değiştirmek için gerçekten uğraştığınızı söyleyebilir misiniz? Mutlu olmak için yaşam tarzınızı gözden geçirip, sizi bu hale sokan problemleri bulmaya çalıştınız mı? Yoksa mutlu olamayışınızın altında hiçbir neden olmadığını mı düşünüyorsunuz? Hani derler ya: “Görünürde hiçbir derdim yok. Her şeyim tamam. Nedenini bilmiyorum ama çok sıkıldım. Öyle robot gibi yaşıyorum, çok zorda kaldığımda başkalarını kırmamak için yalandan gülümsüyorum, sahte “iyiyim” sözleriyle durumu geçiştirmeye çalışıyorum.” Siz de böyle bir durumun içerisinde olabilir misiniz?

Peki, o zaman şuna cevap verin. Asıl sorununuz, hiçbir sorununuz olmadığını düşünmeniz olabilir mi? Evet, belki de hayattan zevk almak için ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuzdur. Belki sözüm ona “mutlu olmak için her şeye sahibim” dediğiniz ve gayet yeterli olduğunu düşündüğünüz şeyler aslında hiç ama hiç yeterli değildir. Belki de daha fazlasını yaşamanız gerekirken aza kanaat etmeye çalıştığınız içindir içinizdeki doldurulmaz boşluk! Eksikliğinizin nedeni tutkunuzun olmamasıdır. Ya da bakış açınızdır. Veya çok uzun zaman önce yaşadığınız travmalardır. Bunun o kadar farklı nedeni olabilir ki! Zaten ilk olarak düşünmeniz gereken şey de bu! O yüzden lafı daha fazla dolandırmadan, alt başlıklara geçelim diyorum. Çünkü şimdi konuşacaklarımız sayesinde “neden mutlu olamıyorum” cümlesinden kurtulacağınızı ümit ediyorum.

İşte hiçbir şeyden mutlu olamayan insanlar için etkili öneriler:

Yakınmak Yerine Nedenini Anlamaya Çalışın!

Yakınmak Yerine Nedenini Anlamaya Çalışın!Çünkü altında yatan nedeni bulamadıktan sonra, sorununuza çözüm bulamazsınız. İşte bu nedenle; “neden hiçbir şeyden keyif alamıyorum” demek yerine probleminizin kaynağını bulmaya çalışmalısınız. Bunun için de hayatınızdaki her şeyi en ince ayrıntısına varana kadar düşünmelisiniz. Mesela; ne zamandır mutsuz hissettiğinizi düşünerek işe başlayabilirsiniz. Böylece sizi üzüp yoran şeyleri daha kolay bulursunuz.

Ayrıca işinizi, yaşadığınız evi, yaşam tarzınızı, ilişkilerinizi, başarılarınızı, yenilgilerinizi, nelere ilgi duyduğunuzu, kısacası kendinizle alakalı her şeyi baştan aşağıya düşünmelisiniz. Bunu yaparken dürüst olmaya özen göstermelisiniz. Şimdiye kadar kendinizi “bir şekilde düzelir, sanki herkes istediği hayatı mı yaşıyor, bunlar da geçer” gibi sözlerle kandırdığınız şeyleri de gün yüzüne çıkarmalısınız. İnanın bana, istediğinizde nedenin ne olduğunu gerçekten anlayacaksınız.

İlgili İçerik: Mutlu Olmayı Engelleyen Davranışlar

Hiçbir Şeyden Mutlu Olamama Hastalığından Kurtulmak için İstekli Olun!

Hiçbir Şeyden Mutlu Olamama Hastalığından Kurtulmak için İstekli Olun!Belki depresyon, belki doyumsuzluk, belki ulaşılması mümkün olmayan hayaller peşinde koşmak, belki de amaçsızlık! Siz ona ne ad verirsiniz bilemiyorum ama hiçbir şeyden mutlu olamama hastalığını yenmek için istekli olmanız gerektiğini çok iyi biliyorum.

Hayatın renklerini göremediğiniz, etrafınızdaki her şeyin grileştiği, hiçbir şeyin sizi heyecanlandıramadığı bu dönemi bir hastalık olarak düşünmelisiniz. Ve günümüzde pek çok kişinin bu hastalıktan şikayetçi olduğunu bilmelisiniz. Yalnız olmadığınızın farkına varmanız gerektiğini ve isterseniz pekala bu hastalıktan kurtulabileceğinizi söylüyorum! Hem de açık ve net olarak!

Mutluymuş gibi Rol Kesmekten Vazgeçin!

Mutluymuş gibi Rol Kesmekten Vazgeçin!Hani o sahte gülüşleriniz var ya! Hani kendinizi güçlü gibi göstermek için deli gibi çaba sarf ediyorsunuz ya! Hani inanmayarak, içinizden “hiç iyi değilim” diye sessizce bağırarak yalandan “iyiyim” diyorsunuz ya! İşte bunları yapmayın! Çünkü bu sizin yaşadığınız şeyi inkar etmenize, doğal olarak da mutsuzluğunuza çare bulamamanıza neden olan sebeplerdir.

Tamam, gülümsemek için kendinizi zorlayabilirsiniz. Veya “evet, iyiyim, iyi olacağım” gibi içsel cümlelerle kendinizi ikna etmeye de çalışabilirsiniz. Ama bunları inkar etmek için değil de iyileşmek için yaptığınızdan emin olmalısınız. Uzun lafın kısası; mutluymuş gibi rol kesmekten vazgeçmelisiniz. Mutsuz olduğunuzu kabullenerek mutlu olmak için uğraşmaya başlamalısınız. Hayatınıza mutluluk ve neşe getirecek şeyler hakkında araştırma yapmalısınız.

Rutininizi Değiştirin!

Rutininizi Değiştirin!Her gün aynı şeyleri yapmak, işinize aynı yoldan gitmek, aynı saatte uyanıp, hazırlık telaşını yaşamak, akşam olduğunda yine aynı yorgunlukla aynı koltuğun üzerine kendini atmak! Hayattan keyif alamamanıza neden olan şey acaba bu aynılıklar olabilir mi? Kendinizi hep aynı şeyleri yapmaya zorlayarak mutsuz ediyor olabilir misiniz? Evet, belki de mutsuzluğunuzun nedeni sürdürdüğünüz robotik yaşantınızdır. İçinizin sıkılmasına, hayattan keyif alamamanıza neden olan şey hiç farklılık yapmamanızdır! İşte bu yüzden size rutininizi değiştirmeniz gerektiğini söylüyorum.

Küçük ya da büyük farklılıklarla o sıkıcı kısır döngünüze renk katmanızı, değişikliğin her zaman insana iyi geldiğinin farkına varmanızı istiyorum. Mesela; her gün yeni ve farklı bir şey yaparak rutininizin dışına çıkabilirsiniz. Ne bileyim; iş yerinize gitmek için farklı bir yol kullanabilirsiniz. Akşam eve gitmek yerine size iyi gelen bir arkadaşınızla buluşabilirsiniz. Sabah biraz daha erken kalkıp dışarıda tek başınıza kahvaltı etme keyfini yaşayabilirsiniz.Kısacası sizi mutlu edecek yeni şeyler bulabilirsiniz.

İyilik Yapın!

İyilik Yapın!Emin olun, iyilik yapmak size hiç düşünmediğiniz kadar iyi gelecek. Hani derler ya mutluluk bulaşıcıdır diye, işte bu sözün ne kadar doğru olduğunu bilmelisiniz. Çünkü Karl Marx’ın da dediği gibi “En mutlu insan, başkalarını mutlu eden insandır.” Bunu düşünerek, başkalarını mutlu etmek için uğraşmalısınız. Daha çok iyilik yapmaya başlamalısınız, onların tebessümlerinin size de bulaşmasına izin vermelisiniz. Mesela; sokak hayvanları için iyi bir şeyler yaparak işe başlayabilirsiniz. Evinizin ya da apartmanınızın bahçesinde onlar için barınaklar yapabilirsiniz. Beslenmelerine yardımcı olabilirsiniz ve onların da sevilmeye ihtiyaç duyduklarını aklınızda bulundurarak sokak hayvanlarına şefkat gösterebilirsiniz.

Veya daha önce hiç yapmadığınız bir şeyi yapıp ömürlerinin geri kalanını huzurevlerinde geçirmek durumunda olan yaşlıları ziyaret edebilirsiniz. Hasta çocuklar için yapılan organizasyonlara katılabilirsiniz. Birkaç saatinizi onlara moral kaynağı olmak için harcayabilirsiniz. Yolda gördüğünüz bir yaşlının elindeki poşetleri taşımasına yardımcı olabilir, bir çocuğa karşıya geçmesi için eşlik edebilirsiniz. Zorlandığı her halinden belli olan mesai arkadaşınızın işini hafifletebilirsiniz. Kısacası daha çok iyilik yaparak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

Yaşadıklarınızı Daha Net Görmek için Yazmaya Başlayın!

Yaşadıklarınızı Daha Net Görmek için Yazmaya Başlayın!Hiçbir şeyden keyif alamıyor, hiçbir şey karşısında heyecanlanmıyorsanız o zaman bir de bu öneriyi değerlendirmelisiniz derim. Çünkü yazmak; hissettiklerinizi çok daha iyi anlamanıza, canınızı sıkan şeyleri çok daha net görmenize yardımcı olacaktır. Rahatlamanızı, hatta kendinizi tıpkı bir dostunuzla dertleşmiş gibi hafiflemiş hissetmenizi sağlayacaktır.

Kaleme aldığınız her bir kelimeyle ruhunuzdaki paslar biraz daha silinecek, her cümleyle biraz daha özgürleşeceksiniz. Dediğimin ne kadar doğru olduğunu görmek için hemen bugünden itibaren yazmaya başlayabilirsiniz. Yani size günlük tutmaya başlamanızı öneriyorum. Her akşam eve gittiğinizde yaşadıklarınızı ve aklınızdan geçenleri yazdığınızda, düzeltmeniz gereken noktaların farkına çok daha iyi varacağınızdan emin olabilirsiniz.

İlişkilerinizi Gözden Geçirin!

İlişkilerinizi Gözden Geçirin!Belki de ilişkileriniz yüzünden bu haldesinizdir. Belki de etrafınızdaki ruh emiciler bütün enerjinizi sömürüyorlardır. (Yaşam enerjinizi tüketen durumlar hakkında bu yazıdan bilgi alabilirsiniz.) Belki de onlarla uğraşmaktan kendinize vakit ayıramıyor, onların sorunlarını çözmekten kendi sorunlarınızı çözmeye sıra gelmiyordur. Evet, hayattan zevk almıyorum diyen insanların çoğuna baktığımızda etraflarının onlara zarar veren kişiliklerle dolu olduğunu görüyoruz. İşte bu nedenle siz de problemin çevrenizdekiler olabileceğini düşünmeli ve hayatınızdaki insanları bir bir değerlendirmelisiniz.

Örneğin; problemli arkadaşlarınız var mı? Sürekli sorun yaşayan, acıların çocuğuymuş gibi bezgin bezgin duran yakınlarınız mı var? Veya her şeyi sizden bekleyen, hep alttan almak zorunda kaldığınız bir sevgiliyle başa çıkmaya çalışıyor olabilir misiniz? Yoksa yıllar önce bitmiş olmasına rağmen sırf çocuklar için sürdürmeye çalıştığınız eşiniz mi sizi bu hale sokan? Uzun lafın kısası sevgili okurlarım; etrafınızdaki insanların mutluluğunuz üzerinde büyük bir etkiye sahip olduklarını bilmelisiniz.

İlginizi Çekebilir: İlişkinizin Geleceği Olmadığının Açık İşaretleri

Spor Yapın!

Spor Yapın!İnanın bana, bunun faydasını göreceksiniz. Zaten pek çok uzmanın da depresyon, panik atak, anksiyete gibi rahatsızlıklar yaşayan hastalara spor yapma önerisi verdiğini biliyoruz. Kaldı ki yapılan pek çok araştırma sağlam kafanın sağlam vücutta bulunabileceğini kanıtlıyor. Çünkü hareket ettiğimizde serotonin, endorfin gibi mutluluk hormonları daha fazla salgılanmaya başlıyor. Ayrıca kan akışı hızlandığı için beyin daha fazla çalışıyor ve stres seviyesi azalıyor. Tüm bu faydalarının yanı sıra spor yapmak kilo vermek ve fit bir vücuda sahip olmak için de oldukça gerekli. Sonuçta; insan kendisiyle ne kadar barışık olursa o kadar mutlu olur, değil mi?

İşte tüm bunları aklınızda bulundurmalısınız ve üzerinize yapışıp kalmış miskinlikten kurtulma zamanının geldiğini anlamalısınız. Tamam, canınız hiçbir şey yapmak istemiyor olabilir. Spor yapmak şu anda gözünüze dünyanın en zor işiymiş gibi görünebilir. Ama birkaç kez zorladıktan sonra kendinizi çok daha iyi hissedecek, enerjinizin ne kadar yükseldiğini kısa süre içinde anlayacaksınız. Son olarak sadece deneyin ve görün diyorum.

Sahip Olduklarınız için Minnet Duyun!

Sahip Olduklarınız için Minnet Duyun!Hani en başta da konuşmuştuk ya! Hani “her şeyim var ama yine de mutlu değilim” diyordunuz ya! İşte tam da bu konuya geldik. Çünkü siz söylediğiniz şeyle kendi kendinizi çürütüyorsunuz. Zira ihtiyacınız olan her şeye sahip olup da mutlu olmamanız mümkün değil! Orada ya istediğiniz her şeye sahip değilsinizdir ya da sahip olduğunuzu düşünüyorsunuzdur.

Diğer bir deyişle; büyük ihtimalle siz de minnet duymayı bilmeyenlerdensiniz. Sahip olduğunuz şeylerin değerini bilmiyor, onları savurganca kullanarak kendinizi mutsuz ediyorsunuz. Örneğin; yerinizde olmak için her şeyini verebilecek olan hasta insanları bir düşünün! Hayatı hastanelerde geçen ama hala yaşamaya tutunmaya çalışan insanları anımsayın! Kimsesi olmayan insanları, tek başına ayakta durmaya çalışanları hatırlayın! Yani düşünün! Evinizi, ailenizi, sağlığınızı, işinizi, sizi sevenleri, başarılarınızı, yaşanacak daha bir sürü güzel gününüz olduğunu…

Ruhunuza Özen Gösterin!

Ruhunuza Özen Gösterin!Hiçbir şeyden mutlu olamamak yerine hayattan keyif almak için yapmanız gereken bir diğer de ruhunuza özen göstermek! Bunun için de içsel bir yolculuğa çıkmalısınız ve size nelerin iyi geleceğini düşünerek işe başlamalısınız. Ruhunuzu iyileştirmek için yaralarınızı sarmanın yolunu bulmalısınız. Bu noktada kendinize uygun yöntemleri belirlemelisiniz. Sonuçta; her şey herkese iyi gelmez, değil mi? Bu tıpkı yalnızlığın kimilerine ilaç gibi gelirken kimilerine ceza gibi gelmesine benziyor. İşte bu nedenle de sizin için doğru olan yöntemi bulmanızı öneriyorum.

Ama tabii size hiç fikir vermeyecek de değilim! Örneğin; negatif cümleler yerine pozitif cümleler kullanmalısınız. İçinizden geldiği gibi davranmaya çalışmalısınız. Hayır demek istediğiniz insanlara boyun eğmekten vazgeçmelisiniz. Geçmişi geçmişte bırakmayı öğrenip, geleceğe umutla bakmaya alışmalısınız. Her gün mutlaka ama mutlaka kendinize zaman ayırmalısınız. Yarım saatliğine de olsa kalabalıktan uzaklaşıp tek başınıza kalmalısınız. Kıyaslamalardan, size gerçek anlamda mutluluk vermeyecek gereksiz isteklerden vazgeçmelisiniz. Parayı odak noktanıza koymamalısınız. Nefes egzersizleri yaparak rahatlamayı öğrenmelisiniz. Haftada bir kez mutlaka doğaya kaçmalısınız. Kısacası; ne yaparsanız yapın ama ruhunuza özen göstermeyi sakın ola unutmayın. Zira hiçbir şeyden mutlu olamama hastalığına yakalanma nedeniniz de ruhunuzu ihmal etmiş olmanız!

İlgili Yazılar:

Profesyonel Destek Alın!

Profesyonel Destek Alın!Verdiğiniz bütün çabaya rağmen hala aynı dertten muzdaripseniz, o zaman bir uzmanla görüşmek için harekete geçmelisiniz derim. Zira görünen o ki sorununuz tek başınıza çözemeyecek kadar büyük! İşte bu nedenle; bir profesyonele derdinizi anlatmalısınız. Çağımızın yaygın problemi olan hiçbir şeyden keyif alamama sorununuzu çözmek için konunun uzmanıyla birlikte çalışmalısınız.

Emin olun, anlattığınızda rahatlayacak, karşınızdaki kişinin sözleriyle kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlayacaksınız. Hatta büyük ihtimalle o zamana kadar beklemiş olduğunuz için kendinize kızacak, profesyonel desteğin ne kadar işe yaradığını hissedilir bir şekilde göreceksiniz.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir