Paylaşım

Hayatı Güzelleştirecek 10 Etkili Öneri


 

Bizi yoran, hayatı zorlaştıran ne kadar çok şey var, öyle değil mi? Düşünmeye vakit harcamadan bunları arka arkaya sıralayabiliriz. Şöyle ki; kredi kartı borçları, bozuk ekonomi, iş bulma derdi, güven sorunu, çevre kirliliği, yüksek kira ücretleri, giderek grileşen beton şehirler, trafik sorunu, samimiyetsizlik, sağlıksız yiyecekler, sorunlu ilişkiler aklıma hemen gelen temel sorunlar! Ki eminim her biriniz hayatı zorlaştıran daha birçok örnek verebilirsiniz.

Yaşamı zorlaştıran unsurlar konusunda hepimiz konunun uzmanı olduğumuz için sayısız farklı şeyden bahsedebiliriz. Peki, şu soruya cevap verin o zaman. Hayatı güzelleştirecek ya da kolaylaştıracak şeyler denildiğinde neden çoğumuzun dili lal oluyor? Neden bir kenarda suspus olup birilerinin bize yol göstermesini bekliyoruz? Neden hayatı zorlaştıran şeyler olduğu kadar güzelleştiren şeyler olduğu gerçeğine kanaat getiremiyoruz?

Aslına bakarsanız, pek çoğumuz bu gerçeği görmek istemiyoruz. Zorun kolaylığına yönelmeyi tercih ediyoruz. Alışmış olduğumuz düzeni devam ettirmek, hayatı güzelleştirecek alışkanlıkları kazanmaktan daha zor geliyor. Oysaki yapmamız gereken şey, hayatı zorlaştıran onca şeyin yanında kolaylaştırmanın yollarını aramaktır. Bunun için birçok yol mevcuttur.

İşte bunun için size aşağıdaki başlıkları hazırlamak istedim. Şimdi duyacaklarınızı umursarsanız; hayatınızı güzelleştirebilirsiniz. 

Zaman Yönetimi Konusunda Başarılı Olmayı Öğrenin!

Zaman Yönetimi Konusunda Başarılı Olmayı Öğrenin!Kaç parçaya ayrılırsanız ayrılın, bir günün 24 saat olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz. İşte bunun için de oradan oraya koşuşturmayı bırakıp, sizin için asıl önemli olan işlerle uğraşmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Yani kaldırabileceğinizden çok daha fazla yükü sırtlanmaktan vazgeçmelisiniz diyorum. “Zamanın hızına yetişeceğim” diye onun arkasından dizleriniz kanaya kanaya sürüklenmemelisiniz. Bunun yerine planlı programlı yaşamalısınız. Önceliklerinizin farkına vararak odak noktanızı bu gerçeğe göre belirlemelisiniz.

Hatta tam da bu noktada size ünlü iş adamı Warren Buffett’in şu önerisinden bahsetmek istiyorum. Buffett her gün önemli olan 25 tane maddeyi yazıp bunları bir liste haline getirmektir. Sonra da aralarındaki en önemli 5 maddeyi daire içine almaktır! Ve günü bu 5 maddeye odaklanarak geçirip, geri kalanları bir kenara bırakmaktır. (Tabii, vaktiniz kalıyorsa listenizdeki diğer yapılacaklarla da ilgilenebilirsiniz.) Sonuçta; bu ya da başka bir stratejiyi uygulayarak siz de kendi zaman yönetimi tekniğinizi belirleyebilirsiniz. İsterseniz; aşağıdaki yazılardan fikir de alabilirsiniz.

Zaman Yönetiminde Başarılı Olmak için İnceleyebileceğiniz Yazılar:

Empati Yeteneğinizi Geliştirin!

Empati Yeteneğinizi Geliştirin!Kendini bir başkasının yerine koyma olarak kısaca tanımlanabilecek empati de hayatınızı güzelleştirmek için dikkat etmeniz gereken konular arasında! Daha doğrusu; size hayattan daha çok keyif almanız için empati yeteneğinizi geliştirmeniz gerektiğini söylüyorum. Çünkü her geçen gün biraz daha kaybettiğimiz, biraz daha unuttuğumuz bu yetenek, hem sizin hem etrafınızdakilerin hem de hiç tanımadığınız insanların hayatını gözle görülür seviyede değiştirecek nitelikte! İşte bu nedenle; bundan sonraki adımlarınızı empati yeteneğinizi kullanarak atmaya dikkat etmelisiniz.

Örneğin; karşınızdaki kişinin ne hissettiğini hiç düşünmeden ona tepki vermekten kaçınmalısınız. Birine kötü bir şekilde yaklaşmadan önce (aynı tavırla size yaklaşılsa ne yapacağınızı) düşünmelisiniz. Emin olun, hayatınız eskisine göre çok daha güzel bir hal alacak ve gülümseye başlayacaksınız. Zira empati gerçekten ama gerçekten çok önemli bir nitelik! Yeterince açık değilse de aşağıdaki yazıyı inceleyerek empatinin önemi hakkında detaylı bilgi alabileceğinizi ayrıca belirtmek isterim.

İnceleyin: Empatinin Önemini Anlamanızı Sağlayacak Temel Noktalar

Yardım İstemekten Çekinmeyin!

Yardım İstemekten Çekinmeyin!Bu hatayı hepimiz yapmıyor muyuz? Başa çıkmakta zorlandığımız durumlarda diyorum tek başımıza idare etmeye çalışarak hepimiz aynı büyük hataya düşmüyor muyuz? Peki, neden yardım istemekten çekiniyoruz? İşte bu hareketin başlıca sebepleri:

  1. Çünkü yardım istemenin bir nevi zayıflık olduğunu düşünüyoruz.
  2. Birine yardım etmesi için izin verirsek, durumun kontrolünü kaybedeceğimizi düşünüyoruz.
  3. İnsanların yeteri kadar meşgul oluğunu düşünerek onlara yük olacağımızı zannediyoruz.
  4. Tek başımıza yapmak için uğraşmanın birilerine dert anlatıp, onlardan yardım istemeye kıyasla çok daha kolay ve çok daha hızlı olacağına inanıyoruz.
  5. Yardım istediğimiz kişi “hayır” demek isteyeceğimiz bir teklifle geldiğinde onu reddedememekten korkuyoruz.

Oysaki tüm bunlar yardım istememek için geçerli nedenler sayılmazlar. Çünkü her biri mantıklı açıklamalarla çürütülebilecek nitelikte! Biz yardım istemekten çekinerek sadece hayatı kendimiz için biraz daha zorlaştırmaya uğraşıyoruz.

Tavsiye İçerik: Yardım İstemekten Çekinmemeniz Gereken Zor Durumlar

İstikrarlı Olun!

İstikrarlı Olun!Yani her çiçekten bal almaya kalkışan obur bir arı gibi davranmayın. Daha açık söylemem gerekirse; sürekli yeni kararlar alıp, sık sık hedef değiştirmekten vazgeçin! Kısacası; istikrarlı olun! Ya belirlediğiniz hedeften şaşmayın ya da hiç hedef belirlemeyin! Çünkü oradan oraya koşarken, farklı amaçlar için yeni baştan çaba sarf ederken, ömür bitiriyor, geriye dönüp baktığınızda elle tutulur hiçbir şey yapmadığınızı görüyorsunuz.

Varmak istediğiniz nokta ya da gerçekten yaşamak istediğiniz hayat konusunda karar alırken kendinizden emin olmalısınız. Aksi takdirde; yaşamınızı hiçbir zaman uygulanamamış kararlar ve içte kalan ukdelerle geçirmek zorunda kalırsınız. Nihayetinde, istikrarlı olmak için doğru hedefe ilerlediğinizden şüphe duymamalısınız. Aşağıdaki yazı da bu noktada size yol gösterecek, belirlediğiniz hedeflerin sizin için ne kadar doğru olduğunu kanıtlayacaktır.

İnceleyin: Doğru Hedefe İlerlediğinizden Emin Olmak için Öğrenmeniz Gerekenler

Dinlemeyi Öğrenin!

Dinlemeyi Öğrenin!Sahiden! Dinlemeyi, iyi bir dinleyici olmayı ne kadar biliyorsunuz? Karşınızdaki kişi konuşurken onu ne kadar duyuyor, söylemek istediği asıl şeyi ne kadar anlıyorsunuz? Büyük ihtimalle siz de hayatın koşuşturmacasına kapılıp gitmiş, üç maymunu oynadığının farkında bile olmayan insanlardan birisiniz.

Öylesine bakıyor, duyuyor, görüyorsunuz. Bu nedenle de hayatı ve insanları yanlış anlıyorsunuz. Gerçekten duymadığınız için yanlış kararlar alıyor, aslında hiç incitmek istemeyeceğiniz insanları kırıp döküyorsunuz. Önyargılarınızla hareket ediyor, iletişim konusunda hep başarısız oluyorsunuz. Oysaki biraz daha çok dinleseniz, azıcık daha duysanız, hayatınızı güzelleştirecek; o kısacık ömür yolculuğunuzdan çok daha fazla keyif alacaksınız.

İlgili Yazı: İyi Bir Dinleyici Olmak için Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Anı Yaşayın!

Anı Yaşayın!Belki de başarması en zor olan maddeye geldik! Herkesin dilinde olan ama kimsenin tam anlamıyla başarılı olamadığı meşhur yaşam felsefesi: “anı yaşa.” Peki, anı yaşamanın ya da içinde bulunduğun anı kaçırmamanın ne kadar önemli olduğunu bilememize rağmen neden hala bunu yapamıyoruz? Neden geçmişe veya geleceğe karşı bu kadar takıntılıyız? Çoktan olmuş bitmiş olayları düşünerek diyorum neden vakit kaybediyoruz?

Veya henüz olmamış hatta belki de hiç olmayacak şeylere odaklanarak kendimizi neden şimdiki zamandan mahrum bırakıyoruz? Nedenini gerçekten bilemiyorum ama çoğumuz bu hatayı yapıyoruz. O an yapmakta olduğumuz şeyi robotik bir tarzla yapıyor ama zihin olarak çok uzaklarda oluyoruz. Bu nedenle de etrafımızdaki pek çok güzel şeyi kaçırıyor, anı yaşamanın keyfine varamıyoruz. Ancak hayatı güzelleştirmek istiyorsak, anı yaşamayı öğrenmeli, geçmişle geleceği kendi zamanlarında bırakmak gerektiğini bilmeliyiz.

Düşüncelerinize Hükmedin!

Düşüncelerinize Hükmedin!Şimdiye kadar ne şekilde yaşadığınızı bir kenara bırakıp, düşüncelerinize hükmetmeyi öğrenmelisiniz. Ne kadar başarısız olduğunuza, ne gibi sorunlarla karşılaştığınıza veya benzeri şeylere kafa yormaktan vazgeçin. Kendinize “zaten hiçbir zaman yapamadım, şimdi de olmayacak, şansım hiçbir zaman yaver gitmedi ki, başaramıyorum işte…” gibi sözler söylemeyi bırakın. Kısacası düşüncelerinizi yönetmeyi öğrenin. En ufak bir tereddüdünüzde anında zihninize üşüşecek olan negatif düşünceleri kovmak için işe yarar yollar bulun. O kara bulutların yerine yeni ve pamuk gibi bembeyaz olanları koymayı öğrenin. Kulağınıza yapamayacağınızı söyleyen kötücül iç sesinizi susturmayı bilin. Tüm bu söylediklerimi de düşüncelerinizi yönetmeyi öğrenerek yapabilirsiniz.

İletişim Yeteneğinizi Geliştirin!

İletişim Yeteneğinizi Geliştirin!Belki de bu konuda çok başarılısınız bilemem ama çoğu kişinin iletişim kurma konusunda sıkıntı yaşadığını gayet iyi biliyorum. Kimileri çekindiği, kimileri fazla havalı olduğu, kimileri de doğru hareket etmeyi bilmediği için düzgün iletişim kuramıyor. Birinin karşısına geçince ya kem küm ediyor ya da burnunu Kaf dağına ulaştığı için cümle kurmaya tenezzül bile etmiyor. Bu da iletişim kopukluğuna neden oluyor.

Sonuçta; iletişim konusunda zayıf olmanız size pek çok farklı yönden zarar verecek bir eksikliktir. Güçlü iletişim yeteneklerine sahip olmak hem kariyerinizi hem özel hayatınızı hem de hayattaki genel başarınızı olumlu yönde etkileyecektir.

İlgili Yazı: Güçlü Bir İletişim Yeteneği için Geliştirilmesi Gereken Önemli Noktalar

Kendi İşinizi Kurmayı Düşünün!

Kendi İşinizi Kurmayı Düşünün!Büyük ihtimalle siz de kendi işinizi kurmayı düşünüyor, başkalarının ağız kokusunu çekmekten kurtulmak istiyorsunuz. Yani belki de farkında değilsiniz ama siz de içten içe kendi işinizin patronu olmak istiyorsunuz. Bundan sonra hayatınızı başkalarına para kazandırarak değil kendi işiniz için uğraşarak geçirmeyi düşünüyorsunuz. Ya da düşünmelisiniz, diyeyim! (Patron olmak isteyenler için iş fikirleri adlı yazımdan konuyla ilgili birçok öneriye ulaşabilirsiniz.)

Çünkü patron olmak, emek vermeye, çalışıp çabalamaya, üzerinde kafa yormaya değecek bir şey! Tamam, belki kendi işinizin patronu olduğunuzda almanız gereken sorumluluk çok daha fazla olacak! Gün içinde çok daha çok çalışmanız, eskisine göre çok daha fazla işi halletmeniz gerekecek! Ama emin olun, bunlar size çok daha fazla keyif verecek! Tabii, tüm bu dediklerimi bir girişimcide bulunması gereken özelliklere sahipseniz tecrübe edebilirsiniz. İşte bunun için önceliğiniz; sahip olduğunuz nitelikleri detaylıca düşünmek olmalı!

Mutlaka İnceleyin: Doğuştan Girişimci misiniz? Girişimcilik DNA’nızda var mı?

Dedikodudan Uzak Durun!

Dedikodudan Uzak Durun!Tamam, dedikodu yapmanın (doğru kişilerle ve doğru yerde) eğlenceli olduğunun veya olabileceğinin ben de farkındayım. Ama hayatınızı güzelleştirmek istiyorsanız, dedikodudan uzak durmayı öğrenmelisiniz. Çünkü kimse dedikoducuları sevmez. Ayrıca birinin arkasından konuşmanın hiç ama hiç doğru bir hareket olmadığını da hepimiz biliyoruz.

Yani dedikodu yaparken belki içinizde hiç kötü niyet beslemiyorsunuz, işin sadece geyiğindesiniz ama hareketinizin başkaları tarafından hoş karşılanmayacağını bilmelisiniz. Empati yeteneğinizi kullanarak, bir başkasının sizin hakkınızda aynı şekilde konuştuğunu ve sizin duruma nasıl tepki vereceğinizi düşünmelisiniz. Emin olun; yapmak üzere olduğunuz hatadan döneceksiniz.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir