Paylaşım

Çernobil Nedir? Nükleer Kazanın Detayları ve Facianın Sonuçları


 

Çernobil faciası, felaketi ya da reaktör kazası! 26 Nisan 1986’da saat 01.24’te meydana gelen patlama, sayısız insanın hayatını mahvedecekti. Ancak binlerce yıl sonra tekrar yaşanabilecek duruma gelecek hayalet şehir Pripyat ve Çernobil’in hikayesini öğrenmeye hazırsanız, hemen başlıyoruz.

20. yüzyılın en büyük nükleer kazası olarak da bilinen Çernobil faciasının üzerinden yıllar geçmiş ama bu felaketin izleri hala silinememiştir. Kazadan sonra aşırı radyasyona maruz kalan binlerce insan hayatını kaybetmiş, etrafa ölüm saçan parçacıklar yüzünden sakat bebekler dünyaya gelmiş, bir tek SSCB değil, radyoaktif bulutlardan nasibini alan diğer ülkelerde de Çernobil’in etkileri açıkça görülmüştür.

Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından katbekat daha etkili olan faciadan sonra bölge boşaltılmış, 1970 yılında Çernobil Nükleer Santrali çalışanları için kurulmuş Pripyat, kısa sürede hayalet şehre dönüşmüştür. Peki, sayısız insanın hayatını kabusa çeviren ve dünyanın en büyük felaketlerinden biri olan Çernobil nükleer kazası nasıl, nerede, ne zaman meydana gelmiştir? Bu kazanın ayrıntıları, insanlar ve Türkiye üzerindeki etkileri nelerdir?

Navigasyon

Çernobil Reaktör Kazası Nasıl, Nerede, Ne Zaman Meydana Gelmiştir?

Çernobil Reaktör Kazası Nasıl, Nerede, Ne Zaman Meydana Gelmiştir?Öncelikle Çernobil’deki facianın nasıl meydana geldiğini ve bu kazanın nasıl bir ihmal yüzünden olduğunu kısaca anlatalım. Patlama, hepimizin bildiği gibi 26 Nisan 1986’da SSCB ülkesi Ukrayna’nın Çernobil kentinde bulunan nükleer santralin 4 numaralı ünitesinde meydana geldi. Ve 4. reaktörün asıl patlama nedeni, tek kelimeyle yetkililerin sorumsuzluğu oldu diyebiliriz.

Çünkü rutin bakım için bir süreliğine kapatılacak reaktör üzerinde olası bir güç kesintisine karşı deney yapılmak istendi. Bunun için güvenlik sistemleri kapatıldı ve reaktörün gücü % 25 azaltıldı. İstenilen sonuç gerçekleşmeyince, reaktör gücü seviyesi % 1’lere kadar düştü ve enerjinin yavaş yavaş kesilmesi gerekirken beklenmeyen bir enerjiyle karşılaşıldı.

Çernobil Nedir? Güvenlik sistemleri de kapatıldığı için reaktörün acil durum sistemi çalışmadı ve sonunda büyük patlama meydana geldi. Bu enerji o kadar büyüktü ki reaktörün üzerindeki 1000 tonluk kapak havaya uçmuş ve ardından yine santralin üzerine düşmüştü. 31 kişinin orada, binlercesinin de daha sonra hayatını kaybedeceği kaza, işte böyle bir ihmalkarlık yüzünden meydana geldi. Nitekim yetkililer, deyim yerindeyse kafalarına göre bir deney yapmış, dünyanın en büyük nükleer kazasının yaşanmasına göz göre göre yol açmışlardı.

Olayın daha da trajik olan yanı şu ki, nükleer patlama Sovyet hükümeti tarafından saklanmak sitenmiş, sonunda İsveç Stockholm’de bulunan yetkililerin kendi nükleer santralindeki radyasyon seviyesinin artması üzerine gerçekler ortaya gerçeği açıklamak durumunda kalmıştır. Ve bu da ülkenin, olayın ciddiyetinden ne kadar bihaber olduğunu ve ikinci büyük sorumsuzluğun yapıldığını tüm dünyaya göstermiştir.

Çernobil Faciası Nedir? Nükleer Kaza Hakkındaki Detaylar

Çernobil Nedir? Nükleer Kaza Hakkındaki DetaylarBüyük felaket, 26 Nisan 1986’da Ukrayna Pripyat şehrinin 14.5 km kuzeybatısında olan Çernobil şehrinde yaşandı. Gece yarısından sonra Çernobil nükleer santralinde dördüncü reaktörde meydana gelen patlamanın nedeni ise teknisyenlerin ve SSCB yetkililerin ihmalkarlığıydı. Çünkü reaktörde “güvenlik mevzuatına kulak asmadan” bir deney yapılmak istenmişti ve ne yazık ki sonuçları hepimizin bildiği gibi çok ağır oldu.

Artan buhar basıncıyla birlikte, reaktördeki çekirdek tepkimeye girdi ve büyük bir patlama yaşandı. Santralin etrafında bulunan 31 kişi anında hayatını kaybetti ancak nükleer kazanın etkileri bu kadarla sınırlı kalmayacaktı. Zira patlama Japonya’ya atılan atom bombalarına kıyasla 200 kat daha etkiliydi ve radyasyon bulutu etrafa hızla yayılıyordu. Buna rağmen Sovyet hükümet yetkilileri, patlamayı açıklamaktan kaçınıyor, Soğuk Savaş’ın da etkisiyle sözüm ona “sorunu” kendi başına halletmeye çalışıyordu.

Hayalet Şehir Pripyat; 

PripyatAncak Avrupa ülkelerindeki radyasyon oranı ciddi şekilde arttığında gerçekler açıklanmış, SSCB’nin son lideri Mihail Gorbaçov diğer ülkelerden yardım istemişti. Duyulur duyulmaz dünya basınında gündeme oturan nükleer patlama sonrasında çevredeki yerleşim bölgeleri boşaltılmış, yiyecek-içecek temini başka bölgelerden sağlanmış ve insanlar evlerini bırakarak otobüslerle radyasyon alanından uzaklaştırılmıştı.

Bütün bunlar, patlamanın etkilerini silmeye yetmemiş, binlerce insan kansere yakalanmıştı. Ayrıca Rusya ormanlarının büyük bölümü ve Ukrayna’daki tarım toprakları büyük ölçüde kirlenmişti. Çernobil felaketinden sonra yapılanlar, elbette bunlarla sınırlı değildi. Reaktörün kapatılması ve etrafa daha fazla radyasyon yayılmaması için önlem alınması gerekiyordu. Binanın çevresindeki alanda radyoaktif madde yüklü parçalar vardı ve bunların da ortadan kaldırılması gerekiyordu.

Pripyat FotoğraflarıBütün enkazın merkezde toplanması gerektiği düşünülerek, çalışmalara başlandı. Ancak insan sağlığını tehlikeye sokmamak için kullanılan robotlar, radyasyondan dolayı bozuluyor ve gerekli işlem yapılamıyordu. Bunun üzerine, en riskli bölge olan binanın çatısında yüzlerce insan çalışmaya başladı. Askerler, itfaiye görevlileri, işçiler ve sivillerden oluşan ekip üyeleri, çatıda yalnızca 3 dakika kalıyor ve büyük kayaları binanın içine atarak oradan uzaklaşıyorlardı. Ama bu sırada, yüksek radyasyona maruz kalıyor, daha büyük bir felaketin önüne geçmek için hayatlarını riske ediyorlardı.

15 günlük çalışma sonucunda çekirdeğin üzeri betonla kaplanmış, altı da aynı şekilde betonla örtülmüştü. Fakat çalışmalara katılan binlerce insan, ilk bir yıl içinde hayatını kaybedecekti. Radyasyon bulutunun Türkiyeye doğru yaklaşması ve Trakya ile Doğu Karadeniz bölgesindeki yağmurlarla tehlike hat safhaya ulaşmıştı. Ancak riskin ne boyutta olduğu anlaşılmamış, yetkililer de dahil olmak üzere hemen hemen hiç kimse kuzeyden gelen ölümü umursamamıştı.

Çernobil Mutasyonu;

Çernobil MutasyonuDaha da üzücü olan gerçek şu ki, Avrupa ülkelerinin Türkiye ürünlerini radyasyon saçtıkları gerekçesiyle almaması ya da aldıklarını geri yollaması da durumu değiştirmemişti. Hatta dönemin başbakanı Turgut Özal radyoaktif çayın daha lezzetli olduğunu savunmuş, bakan Cahit Aral ise “biraz radyasyon iyidir” diyerek canlı yayında çay içmişti. 20. yüzyılın en büyük patlaması olan Çernobil faciasından bir yıl sonra Marmara Bölgesi’ndeki kanser vakaları iki katına çıkmış, Karadeniz Bölgesi’nde ise bu oran 1995 yılından sonra 3 katına ulaşmıştı.

Kısacası; üzerinden onlarca yıl geçse de unutulmayacak bu felaketin sonuçları çok ağır olmuş, sayısı hala tam olarak bilinemeyen binlerce insan radyasyon yüzünden hayatını kaybetmiştir. Ve maalesef, facianın etkileri hala görülmekte, Çernobil yüzünden önümüzdeki yıllar içerisinde binlerce kişinin tiroid ya da başka kanserlere yakalanacağı tahmin edilmektedir.

Hayalet Şehir Çernobil’de Zombiler Olduğu Yönündeki İddialar

Hayalet Şehir Çernobil’de Zombiler Olduğu Yönündeki İddialarUkrayna’nın kuzeyinde Kiev’de yer alan terk edilmiş şehre bugün hala girmek yasaktır. Ayrıca radyasyon oranı normalden çok daha yüksek olan Çernobil’de binlerce yıl daha yaşanamayacağı bilinmektedir. Bölgede yaşanan olaylar yüzünden ortaya Çernobil’de yaşayan zombiler olduğu gibi iddialar bile atılmış, bu konu insanların epey ilgisini çekmiştir. Fakat bir askerin Çernobil’de zombiler tarafından istilaya uğradığı görüntülerden oluşan video ile yayılan söylentinin asılsız olduğunu ve zombi görüntülerinin aslında Stalker isimli oyundan alındığını artık hepimiz biliyoruz.

Tüm bu bilgilere ek olarak, bugün Çernobil’i görmek isteyenler, bölgeye düzenlenen turlarla hayalet şehri gezebiliyor. Tabii sadece 18 yaşını geçmiş kişilerin katılabildiği turlarda, uymanız gereken bazı kurallar bulunuyor. Mesela; şehirdeki hiçbir şeye dokunamıyor veya açık havada yiyip, içemiyorsunuz. Elinizdeki cihaz, radyasyon seviyesinin yüksek olduğunu gösterdiğinde ise oradan hemen uzaklaşmanız gerekiyor. Çünkü bölgedeki radyasyon, normalden çok daha yüksek ve sağlığınızı tehlikeye sokabiliyor.

Çernobil Nükleer Faciasının Türkiye ve İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Çernobil Nükleer Faciasının Türkiye ve İnsanlar Üzerindeki EtkileriÇernobil faciasının etkileri hala net olarak bilinmemekle birlikte, patlamanın binlerce insanın ölümüne yol açtığı kesinleşmiştir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre patlamadan en çok etkilenen ülke, SSCB’nin ardından Bulgaristan olmuştur. Kazadan 2 hafta sonra İngiltere’nin Galler bölgesinde büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yeşil alanlara girmesi yasaklanmış, buna ek olarak Türkiye’den Avrupa’ya ihraç edilen çay, fındık gibi ürünler geri gönderilmiştir.

Bakan Aral’ın Açıklaması!

Bakan Aral'ın Açıklaması Ukrayna, Rusya ve Belarus’ta felaket sonrasında radyoaktif iyot düzeyi yüksek sütlerden içen çocuklar aşırı radyasyona maruz kalmış, 2002 yılına kadar bu gruptan 4000 kişi tiroit kanserine yakalanmıştır. Ayrıca daha sonra olaya şahit olmuş kişilerin açıklamalarına göre, Çernobil’deki çalışmalara katılmış pek çok kişi kan kusarak ölmüş, bazıları da sakat kalmıştır. Patlamadan sonra anneler çocuklarına bilmeden radyoaktif besinler vermiş, insanlar ekşimeyen sütlere, siyah ibikleri olan tavuklara tanıklık etmiştir.

Çernobil Kurbanı Bir Çocuk;

Çernobil Kurbanı Bir ÇocukHiroşima ve Nagazaki’deki atom bombalarından katbekat daha fazla radyasyonun yayıldığı Çernobil felaketinin Türkiye üzerindeki etkileri ise patlamadan sonra yeteri kadar araştırma yapılmadığı için bilinemiyor. Ancak Türk Tabipler Birliği’nin 2006 yılında hazırladığı rapora göre, Çernobil’deki radyoaktif bulutlar 3 Mayıs 1986’da Marmara’ya, 4-5 Mayıs’ta Batı Karadeniz’e, 6 Mayıs’ta Çankırı’dan Sivas’a, 7-9 Mayıs’ta Trabzon Hopa’ya, 10 gün sonra da tüm ülkeye yayılmıştır.

Radyasyonu Önemsemeyen Politikacılar;

Radyasyonu Önemsemeyen PolitikacılarHopa’da kansere bağlı ölümlerin yüksekliği arasında Çernobil arasındaki bağlantının da daha fazla araştırılması gerektiği raporlanmıştır. Doğu Karadeniz’in hemen her evinde bir tane kanser vakası olması durumun ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça gözler önüne seriliyor. 33 yaşında hayatını kaybeden Kazım Koyuncu da kanserden kurtulamayan bir Karadeniz çocuğu! Radyoaktif felaketlere verdiği mücadelesiyle de tanınan Kazım Koyuncu, ne yazık ki akciğer kanserine yenilmiş ve sevenlerini yasa boğmuştu.

Çernobilli Çocuklar;

Çernobilli ÇocuklarSonuçta hal böyleyken, hemen yanı başımızda olan Metsamor Nükleer Santrali’ndeki sızıntılara karşı hiçbir önlem alınmamasına pek çok kişi ve kurum tepki gösteriyor. Ayrıca Türkiye’de yapılmak istenen nükleer santraller de başka bir Çernobil faciası yaşanmasına davetiye çıkartıyor.

Çernobil’de patlayan dördüncü reaktör, hali hazırda insanoğlu için büyük bir tehlikeyken ve bu facianın izlerinin tamamen silinmesi için üzerinden binlerce yıl geçmesi gerekirken, hükümetlerin nükleer santral konusunda bu kadar istekli olması şiddetle eleştiriliyor. Zira Çernobil’deki diğer 3 reaktör 2000 yılında tamamen kapatılsa da içi radyoaktif madde dolu olan 4. reaktörün hala büyük bir risk taşıdığı biliniyor.

Kazadan Sonra Evlerini Terk Etmek Zorunda Kalan İnsanlar;

Kazadan Sonra Evlerini Terk Etmek Zorunda Kalan İnsanlar1986’da üzeri kapatılan reaktörün bariyerinin gittikçe bozulması ve ancak binlerce yıl daha aynı şekilde korunduğu takdirde başka bir faciaya yol açmayacağı gerçeği bile bazılarının farkındalığını arttırmaya yetmiyor. Aslına bakarsanız; Çernobil kazasının insanlar üzerinde nasıl etkiler yarattığını tam olarak anlamamız pek mümkün değil. Çünkü doğrudan ya da dolaylı yoldan faciadan ölen veya sakat kalan insanların sayısı hiçbir zaman bilinemeyecek. Zaten bu konuda çeşitli kurumlar, hükümetler ve bağımsız bilim adamlarının verdiği rakamların birbiriyle çelişmesi de durumu kanıtlıyor.

Çernobil faciasını uzaktan izleyen bizler bile bu kazaya, nükleer santrallere ve yetkililere lanet okurken, felaketi yaşamış insanların acısını düşünmek bile imkansız geliyor. Ama Çernobil kazasının kurbanlarının hikayelerini öğrenmek ve bir nükleer santralin nasıl sonuçlara ulaşabileceğini daha iyi anlamak istiyorsanız, 2015 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış, Svetlana Aleksiyeviç’in Çernobil’den Sesler: Bir Nükleer Felaketin Sözlü Tarihi isimli kitabını okumanızı öneririm.

Çernobil Bebekleri;

Çernobil BebekleriYazarın Çernobillilerle yaptığı görüşmelerden derlediği bu kitap, insanların kazadan sonra yaşadıklarını açıkça gözler önüne seriyor. Küçücük çocuklarının ölümünü izlemek zorunda kalan anne-babaları, santrali kapatma çalışmalarında yer almış adamların gözü yaşlı eşlerini ve hayatları aniden allak bullak olmuş binlerce insanın felaketlerini, tanıkların gerçek hikayeleriyle gözler önüne seriyor.

Kafası kazıtılmış küçücük bir kız çocuğunun “baba, ölmek istemiyorum, daha çok küçüğüm” dediğini, kocasına deli gibi aşık olan bir kadının onu nasıl yitirdiğini, annelerin çocuklarını “zehirli” gıdalarla besledikten sonra nasıl ağladığı gerçeğini görmeye hazırsanız, bu kitabı kesinlikle okumalısınız.


SIFIR RİSK!
VİOP'ta 100.000 TL Sanal Para ile Dolar ve Altın Alın - Satın!
Ücretsiz Denemek için Tıklayın!




Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunu okuyan bunları da okur