Carl Panzram Kimdir? Azılı Seri Katilin Hayatı ve Sözleri


 

İdam edilmeden hemen önce bile psikopatlığından bir şey kaybetmemiş Carl Panzram. Zira sehpadayken celladının uyuşukluğu ve beceriksizliğiyle alay etmiş. Evet, Carl Panzram kimdir öğrenmeye hazırsanız, nefret dolu seri katille hemen şimdi tanışabilirsiniz.

Suç kariyerine henüz 7 yaşındayken başlamış bir seri katil Carl Panzram! Ve ölene kadar da devam etmiş. Kaldı ki bunlar; 1000’i aşkın erkeğe tecavüz etmek, 21 kişiyi öldürmek, Amerika’nın neredeyse her eyaletinde hırsızlık yapmak, onlarca ev ve iş yeri kundaklamak gibi suçlar! Defalarca hapis yatan, hatta pek çok kez sahte isimlerle cezaevinde kalan Carl Panzram, hayatı boyunca kötücül bir insan olmuş.

Peki, onu bu suçları işlemeye iten neden neymiş? O da Pedro Alonso Lopez ya da Aileen Wuornos gibi sorunlu bir çocukluk dönemi mi geçirmiş? Ebeveynlerinden şiddet görüp sokaklara atıldığı için mi bütün insani duygularını kaybetmiş? Yoksa kötülüğü doğuştan mı geliyormuş? Dilerseniz; merak ettiğiniz bu soruların cevaplarını, Carl Panzram hakkında biraz daha konuştuktan sonra kendiniz verin.

Carl Panzram Kimdir? Kısaca Bilgi

Carl Panzram Kimdir? Kısaca BilgiCarl Panzram kimdir sorusuna, 21 kişinin ölümünden sorumlu seri katildir, cevabını verebiliriz. Ama onun hakkında söylenmesi gereken daha bir sürü şey var. Mesela; Carl Panzram diğer suçlular gibi anne-babasından şiddet görmemiş. Daha doğrusu, kaynaklarda böyle bir bilgi bulunmuyor diyelim. Babası evi terk ettikten sonra ufak tefek hırsızlıklar yapmaya başlayan çocuk suçlu, bu nedenle de 11 yaşındayken ıslahevine gönderilmiş. Ve göberildiği kan ve bere izli çocuklarla dolu ıslahevi, onun için büyük bir dönüm noktası olmuş!

Çünkü buradayken pek çok acı tecrübe yaşamış Panzram! Islahevi yetkilileri tarafından dövülmüş, işkencelere maruz kalmış, tecavüze uğramış ve sonunda nefreti o kadar büyümüş ki orayı yakıp küle çevirmek için ateşe vermiş. Unutamadığı travmalarla ıslahevinden çıkan Carl, evine dönse de 14-15 yaşlarındayken kendini sokaklara atmış. Ve bindiği trende 4 haydut tarafından bir kez daha tecavüze uğramış. Anlayacağınız; içindeki nefret büyüdükçe büyümüş ve Panzram acıma, sevgi, vicdan gibi duygulardan çok uzakta, hiçliğin ortasında yok etme temalı yeni hayatına başlamış.

Carl Panzram’ın Hayatı

Carl Panzram’ın Hayatı28 Haziran 1891’de Minnesota’da dünyaya gelmiş asıl adıyla Charles Panzram! Ebeveynleri Johann ile Lizzie Panzram, Prusya göçmenleriymiş ve eyaletin ıssız bir bölgesinden satın aldıkları çiftlikte yaşıyorlarmış. Çiftin ilk çocukları Charles’tan başka 5 çocuğu daha varmış. Nitekim Carl’a göre hepsi de iyi ve namuslu çiftçiler olmak üzere yetiştirilmişler. Diğer taraftan, Carl ise babası Johann, o henüz 7 yaşındayken evi terk ettiğinde küçük suçlar işlemeye başlamış. 8 yaşına geldiğinde de sarhoş olduğu, asayişi bozduğu ve komşularının evine girerek bir adet silah dahil olmak üzere pek çok değerli eşya çaldığı için ilk cezasını almış. Nitekim ilk cezası kardeşleri tarafından bayılana kadar dayak yemek olmuş.

11 yaşında hırsızlık suçundan dolayı tutuklanan Carl, Minnesota’da bulunan bir ıslahevine gönderilmiş. Ve burada pek çok kez dövülerek, defalarca cinsel istismara maruz kalmış. Tutuklandıktan sonra yaptığı itiraflarında, ilk cinayetini ıslahevinde 12 yaşında bir çocuğu öldürerek işlediğini söylese de bu bilgi doğrulanamamış. Düzgün bir eğitim almayan Carl, okuma-yazma konusunda bile sıkıntı çekiyor ve bu nedenle de sık sık cezalandırılıyormuş. 1905 yılında gördüğü kötü davranışların öcünü almak amacıyla ıslahevindeki okulun atölyesini ateşe vermiş.

Evden Kaçmak için Bindiği Trende Tecavüze Uğramış;

Evden Kaçmak için Bindiği Trende Tecavüze UğramışBir sonraki yıl yalan söyleme konusunda iyice ustalaşan Carl, yetkilileri düzeldiğine ikna etmiş ve annesinin gözetimine geri verilmiş. Fakat annesinin yanında her gün ağır şartlarda çalışmak zorundaymış ve çiftçilik Carl’ın hiç de işine gelmiyormuş. Neticede; yine yalan söyleme yeteneğini kullanmış ve annesini rahip olmak istediğine ikna ederek, sözüm ona din adamı olmak için yakınlardaki bir kiliseye gitmiş. Tabii, burada da rahat durmamış Carl Panzram ve kilisedeki öğretmenlerden birini silahla tehdit ettiği için oradan da kovulmuş.

İki hafta sonra bir yük trenine binerek Minnesota’yı terk eden Panzram, artık başıboş bir serseriden fazlası değilmiş. 14 yaşında tek başına sokaklara düşen Carl, evini terk ettikten hemen sonra trendeyken 4 serseri tarafından toplu tecavüze uğramış. İşte bu olay, zaten suça meyilli olan Carl’ın tamamen nefretle dolmasına ve bütün dünyaya öfkeyle bakmasına yol açmış. Yani Carl; artık pimi çekilmiş bir bombadan farklı değilmiş.

Carl Panzram Hapishane Günleri;

Carl Panzram Hapishane GünleriHırsızlık yapıp geçici işlerde çalışarak karnını doyuran Carl, Montana’da soygunculuktan ıslahevine konulsa da kısa süre içinde oda arkadaşı Jimmie Benson ile oradan kaçmayı başarmış. Beraber hırsızlık yapıp yangınlar çıkartan ikili, bir süre sonra yollarını ayırmış ve Carl Panzram eğitim almak için orduya katılmış. Ama askerlik hayatı da çok uzun sürmemiş. 20 Nisan 1908’de hırsızlık suçundan dolayı suçlu bulunarak Kansas’ta ağır iş cezasına mahkum edilmiş. Cezası bitip dışarı çıktıktan sonra ise şehir şehir gezerek içindeki nefreti kusmaya başlamış.

Kansas, Teksas, Kaliforniya, Washington, Utah gibi pek çok eyalet gezen Carl Panzram, hırsızlık yapıyor, zevk için yangın çıkartıyor ve erkeklere tecavüz ediyormuş. Genellikle sahte isim kullanan Carl, Oregon’da yakalansa da hapisten kaçarak doğu yakasına ulaşmayı başarmış. New York’ta çeşitli sendikalara katılmış ve ikna yeteneğiyle kendisine bir denizci kimlik kartı edinmiş. Gemiyle seyahat etmeye başlayan Carl, 1920 yılında büyük bir soygun yapmış ve çaldığı parayla kendisine Akista isimli yatını almış. Ve suçlarından pek çoğunu yatı sayesinde işlemiş. Bedava içki vaadiyle 10 gemiciyi yatına alan Panzram, onları körkütük sarhoş oluncaya kadar içirmiş ve sonrasında hepsine tecavüz etmiş. Ardından da yine çalıntı olan tabancasıyla, başlarından vurduğu gemicileri denize atarak yeni kurbanlar aramaya koyulmuş.

Henry Lesser ile Dostluğu; 

Henry Lesser ile DostluğuYatıyla cinayet işlemek Carl Panzram için çok kolay olsa da seri katil çıkan bir fırtınada suç aletini kaybetmiş. Bunun üzerine yeniden yollara koyulmuş. Bir kez daha hırsızlıktan yakalanan psikopat, 6 ay hapis yattıktan sonra bir gemiye kaçak yolcu olarak girip Angola’ya doğru yola çıkmış. Burada petrol sondaj donanımı yapan bir şirkette işe giren seri katil, 11-12 yaşlarında bir çocuğa tecavüz etmiş ve başını büyük bir kayayla parçalayarak onu öldürmüş. Kana doymayan cani bu olaydan sonra Lobito Körfezi’ne giderek timsah avlamak için 6 adam kiralamış. Ve asıl avın kendileri olduğundan habersizce tekneye binen Afrikalılara tecavüz edip onları öldürdükten sonra cesetlerini timsahlara yedirmiş.

Geriye adamlar olmadan dönen Panzram, şüphe çektiğini anlayınca Avustralya’ya kaçarak Gold Coast bölgesindeki çiftçileri soymaya başlamış. Yeteri kadar para topladıktan sonra ise Kanarya Adaları’na geçmiş fakat burada işine yarar bir şey bulamamış. Lizbon’a geçse de polisin Afrika’da işlediği suçlardan haberdar olduğunu öğrenen Panzram, yeniden kaçmaya başlamış. 1922’de Amerika’ya dönen suçlu, 1923’te bir trenin deposunu soymaya çalışırken yakalanıp, ülkenin en kötü ünlü hapishanelerinden Clinton Correctional Facility’e gönderilmiş.

Kaleme Aldığı Otobiyografisi;

Kaleme Aldığı OtobiyografisiGardiyanların işkenceleri ve cinsel istismarlarıyla ünlü olan hapishanede de rahat durmayan Panzram, atölyeleri yakmaya ve bir gardiyanı öldürmeye çalışmış. Kısa süre sonra da kaçma girişiminde bulunmuş fakat hapishane duvarından düşerek bacaklarını ve bileklerini kırmış. Ayrıca omurgasından da kötü yara almasına rağmen 14 ay boyunca hiçbir tedavi görmemiş. Sonunda revirde ameliyat edilse de burada bir mahkuma tecavüz ettiği için hücreye atılmış. Tek başına hücrede kalan Panzram’ın nefreti daha da büyüyor, sürekli olarak insanlardan intikamını nasıl alacağını düşünüyormuş. Mesela; kalabalık bir şehrin su şebekesine arsenik karıştırarak herkesi öldürmeyi düşlüyormuş!

Aklından geçen bir diğer plan ise New York limanında bulunan bir İngiliz savaş gemisini batırıp, iki ülke arasında savaş başlatmakmış. Carl Panzram, cezası bittikten sonra işte böyle düşüncelerle sokağa çıkmış. Ve ne aldığı yaralar ne de aksayan bacağı onun suç kariyerini olumsuz etkilemiş. Defalarca hırsızlık yapan seri katil, bir adamı da ölümcül derecede yaralamış. Washington’da hırsızlıktan yeniden tutuklandığında ise hapishane gardiyanlarına çocukları öldürdüğünden bahsetmiş. Bunun üzerine detaylı araştırma yapılmış ve Carl Panzram’ın seri katil olduğu anlaşılmış.

Kurbanlarını Timsahlara Yediren Carl Panzram;

Kurbanlarını Timsahlara Yediren Carl PanzramBuradayken bir gardiyanın bayılana kadar dayak attığı Panzram’a başka bir gardiyan merhamet göstermiş. Genç bir görevli olan Henry Lesser’in Panzram’a yemek ve sigara alması için verdiği para neticesinde ikisi arkadaş olmuşlar. Sonrasında Panzram, yeni arkadaşına ona bir kalem ve kağıt verdiği takdirde hikayesini anlatacağına söz vermiş. İşte bu şekilde, Panzram otobiyografisini yazmaya başlamış. Sayısının 1000’i aşkın olduğunu düşündüğü tecavüzlerini, hiçbir pişmanlık duymadığını belirttiği cinayetlerini, dünyaya bakış açısını, ülkenin adalet sistemini, gardiyanların eziyetlerini ve dahasını ayrıntılı bir şekilde kaleme almış.

Yapılan duruşmadan sonra 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Panzram, Kansas’ta bulunan bir hapishaneye gönderilmiş. Ve oradaki gardiyan kendisine kuralları okurken; “beni burada ilk rahatsız eden adamı öldürürüm” demiş. Hapishane topluluğundan uzak tutulan suçlu, tek başına çalışabileceği çamaşırhane görevine verilmiş. 20 Haziran 1929’da da dediğini yaparak, çamaşırhanenin gözetmeni Robert Warnke’nin kafasını demir bir çubukla parçalamış. 14 Nisan 1930’da yeniden hakim karşısına çıkartılan cani, kendi savunmasını kendisi yapmış ve idama mahkum edilmiş. Kararı duyduğunda histerik bir şekilde kahkaha atan Panzram, bazı gruplar tarafından darağacından kurtarılmak istense de bunu reddetmiş. Hatta kendisini idamdan kurtarmak isteyenleri ölümle tehdit etmiş.

Carl Panzram: The Spirit of Hatred and Vengeance Filminin Fragmanı;

5 Eylül 1930 sabahında idam sehpasına çıkartılan sıra dışı katile son sözleri sorulduğunda ise Carl Panzram “Acele et, Indianalı p.ç! Sen ortalıkta aptal aptal dolaşırken ben 10 adamı öldürmüştüm.” demiş. Ve ölüm saati 06.18 olarak belirtilen katilin naaşı, hapishane mezarlığına defnedilmiş. Panzram’ın el yazması otobiyografisini elinde bulunduran Henry Lesser ise uzun süre boyunca yayımcı aramış. Fakat 1970 yılına kadar hiçbir yayımcı Carl Panzram’ın şiddet içerikli hikayesini basmaya yanaşmamış.

Seri katilin ölümünün üzerinden 50 yıl geçtikten sonra ise otobiyografi, Killer: A Journal of a Murder adıyla yayımlanmış. Bir katilin iç dünyasını gözler önüne seren eserden sonra 2012 yılında da Carl Panzram: The Spirit of Hatred and Vengeance ismindeki belgesel film çekilmiş. Ve filmin yönetmeni John Borowski; kitabın, hem kriminologlar için faydalı olduğunu hem de hapishanelerdeki istismarların ne düzeye ulaşabildiğini açıkça gösterdiğini ifade etmiş.

Carl Panzram’ın Kan Donduran Sözleri

Carl Panzram’ın Kan Donduran SözleriHapishanedeyken kendisine iyi davranan tek insana, yani Henry Lesser’e hikayesini anlatan Panzram, gelmiş geçmiş en acımasız seri katil tanımına oldukça uyuyor diye düşünüyorum. Kaldı ki aşağıdaki sözleri gördüğünüzde, siz de aynı şeyi düşüneceksiniz.

Carl Panzram’ın Kan Donduran Sözleri DüzelmekPanzram’ın kötülüğünün doğuştan mı geldiği yoksa sonradan mı kazanıldığı konusunda pek çok farklı yorum var. Fakat değişmeyen gerçek; Carl Panzram’ın öyle ya da böyle gerçek bir kötü olduğu!

Carl Panzram Sözleri Kurbanlarını erkeklerden seçen Carl Panzram, hayatının tek amacını yukarıdaki sözüyle açıklamış.

Carl Panzram Sözleri Pişmanlıkİdam cezası aldığında bile insani bir duygu belirtisi göstermeyen seri katilin tek tepkisi, bu karar karşısında histerik bir şekilde kahkaha atması olmuş.

Carl Panzram Sözleri NefretZaten bu nedenle, idam sehpasından kurtulmak için gram çaba sarf etmemiş.

Carl Panzram Sözleri Çocuk Katilinin İtirafıDüşünmek için bir kenara oturduğunu söyleyen seri katil, o sırada yakınlarına 11-12 yaşlarında bir çocuk geldiğini söylemiş. Ve soğukkanlılıkla onu yakınlardaki bir taş ocağına götürdüğünü belirterek, yukarıdaki kan donduran itirafını yapmış.

Evet, ne diyorsunuz? Sizce Carl Panzram’ın kötülüğü doğuştan mı geliyor yoksa ıslahevinde yaşadıkları yüzünden mi acımasız bir canavara dönüşmüş? Ya da suça zaten meyilli olduğu için yaşadığı kötü deneyimlerden beslenerek mi tüm dünyaya karşı savaş açmış?




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir