Paylaşım

Anı Yaşamak için Öneriler


 

Anı yaşa, bugün için yaşa, bugünü yaşa ve benzerleri… Ne kadar da çok duyuyoruz değil mi bu sözleri? Anı yaşamanın mutlu olmak için olmazsa olmaz bir kural olduğu, ne kadar da çok yerde karşımıza çıkıyor. Çıkıyor çıkmasına ama acaba kaçımız bu kuralı sahiden uygulayabiliyoruz? Ya da şöyle söyleyeyim. Kaç tanemiz anı yaşamanın gerçekte ifade ettiği manayı doğru bir şekilde anlayabiliyoruz?

Evet, çoğumuz anı yaşamayı, istediğin her şeyi yapmak, canının istediği şekilde hareket etmek, hiçbir şeyi umursamamak, plan yapmamak, kısacası anlık yaşamak olarak düşünüyoruz. Bu nedenle de her yerde görüp herkesten duyduğumuz bu öneriyi uygulamanın mümkün olmadığını zannediyoruz. Oysaki anı yaşamak, öylesine pervasızca yaşamak demek falan değil! Yalnızca kalbinin sesiyle hareket edip başka hiçbir şeye önem vermemek hiç değil! Bu yalnızca yaşadığımız anın önemini kavrayıp, şimdiki zamana karşı farkındalığımızı arttırmak demek! Nefes aldığımızı hissetmek, düşünceler arasında kaybolup gitmek yerine onları gözlemleyebilmek demek!

Daha açık söylemem gerekirse; çalışırken ne iş yaptığımızın, yemek yerken ağzımıza attığımız lokmaların, yürürken adımlarımızın, düşünürken aklımızdan geçen fikirlerin, kısacası o an yaptığımız şeylerin farkında olmak demek! Zihnimizde milyon tane düşünce varken bir şeyler yapmaya değil, yalnızca ama yalnızca uğraştığımız işe kendimizi vermek demek! Hem planlı yaşamak hem de hayatı akışına bırakmak demek! Gerektiğinde kabullenmeyi öğrenip, bir kontrol delisi misali davranmamak demek! Aldığın nefesi hissederek, hayatın tek bir anının bile kaçırılmaması gerektiğinin ayrımına varmak demek! Ve tüm bunların farkında olarak, anı yaşayabilmek için uğraşmak demek!

İşte anı yaşamak için uygulanması gereken öneriler:

Odaklanmayı Öğrenin!

Odaklanmayı Öğrenin!Çünkü odaklanma kesinlikle öğrenilebilir bir şey! Belli başlı teknikleri uygulayarak ve sık sık pratik yaparak yaptığınız şeye daha iyi konsantre olabilirsiniz. Mesela; o anda uğraştığınız işi ilk veya son kez yapıyor gibi düşünebilirsiniz. Ya da odaklanmanızın önüne geçen düşünceleri bir kağıda yazarak, bunlarla daha sonra uğraşacağınıza dair kendinize söz verebilirsiniz. Sonuçta; odaklanma gücünüzü arttıracak bir sürü farklı yöntem var. Burada önemli olan şey, sizin her yöntemi deneyerek kendinize en uygun olanı bulmanızdır. Zira odaklanma konusunda başarısızsanız, o an içinde yaşıyormuş gibi hissedemez, hep başka zamanlarda başka düşünceler içerisinde kaybolursunuz.

Ertelemeyin!

Ertelemeyin!Şimdiki zamanı ıskalamamak için yapmanız gereken bir diğer şey de bu! Yani ertelemekten vazgeçmelisiniz. Çünkü siz yapılacak işleri ertelediğinizi zannederken aslında hayatınızı erteliyorsunuz. Şöyle ki; “bunu yarın yaparım, şimdi hiç canım istemiyor, nasıl olsa acelesi yok…” diye düşündüğünüzde, doğal olarak ertelediğiniz işin aklınızı kurcalamasına neden oluyorsunuz. Diğer bir deyişle; sözüm ona x işini sonraya bırakıyorsunuz ama o sonra gelene kadar o işi düşünmeden de edemiyorsunuz. Tüm bu erteledikleriniz aklınızda kocaman bir yığın haline dönüşüyor ve o an canınızın istediği işi yapsanız bile sizin tam anlamıyla keyfini çıkaramamanıza neden oluyor.

İnceleyin: Erteleme Alışkanlığından Kurtulmak için Yapmanız Gerekenler

Keşke Demeyi Bırakın!

Keşke Demeyi Bırakın!Hayatınızı geçmişinizi, hatalarınızı ve keşke’lerinizi düşünerek heba etmekten vazgeçin. Şimdiye kadar her ne hata yaptıysanız yaptınız! Ne kadar çok başarısızlığa uğradıysanız uğradınız! Pişman olduğunuz ne kadar çok karar aldıysanız aldınız! Hepsini ama hepsini bir kenara atmayı öğrenin. Sonuçta; keşke’lerinizi düşünerek, onlar üzerine kafa yorarak kendinize iyilik yapmış olmuyorsunuz. Veya tekrar tekrar pişmanlık yaşayarak hatanızı düzeltmiş falan da olmuyorsunuz.

Keşke ile başlayan cümlelerinizle yalnızca şimdiki zamanınızdan çalıyor, yalnızca içinde olduğunuz zaman yerine üzerinden çok sular akmış olana odaklanıyorsunuz. Kısacası; yapmayın! Fi tarihinde kalmış, çoktan olup bitmiş şeyler için şu anda yaşadığınız zamandan çalmayın! Kendinizi de başkalarını da affedin ve hayatınızın geri kalanını layıkıyla yaşamak için uğraşın.

İnceleyin: Keşke Dememek için Her Yaşta Öğrenilmesi Gerekenler

Gelecekte Yaşamayın!

Gelecekte Yaşamayın!Tamam, hepimizin geleceğe dair planları, hepimizin birtakım hedefleri var. Ki bunda hiçbir sıkıntı yok! Hayatımızı hangi noktaya götürmek istediğimizin farkında olmak elbette iyi bir şey! Ancak bu tek odak noktamız haline geldiğinde, daha açık bir ifadeyle gelecek bizim için şu andan daha önemli bir hal aldığında problem haline dönüşüyor. Çünkü o zaman gelecekten başka hiçbir şey düşünemiyor, mutlu olmak için hayallerimizin gerçek olacağı yarınları beklemeye başlıyoruz.

Yaptığımız her şeyi geleceği düşünerek yapıyor, odak noktamıza o anda uğraştığımız işi değil de o işi yaptığımızda hedefe bir adım daha yaklaşacağımız düşüncesini yerleştiriyoruz. Oysaki anı yaşamak için geleceği gelecekte bırakmayı öğrenmemiz gerekiyor. İsteklerimize ulaşabilmek için o yolda yürürken adımlarımızın farkına varıp, o süreçten keyif almamız gerektiğini anlamamız gerek! Uzun lafın kısası sevgili okur; hayatı kaçırmamak için sık sık kendinize anı yaşamanız gerektiğini hatırlatmanızı öneririm. Etrafınızda olup biten şeylerin daha çok farkına varmalı, yaşamın avuçlarınızın arasından kayıp gitmemesi için hayatı kaçırmamanız gerektiğini anlamalısınız.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir