Agatha Christie Kimdir? Hayatı, Kitapları ve Sözleri


 

Polisiye kitaplar denildiğinde akla gelen ilk isimdir Agatha Christie. Peki, Hercule Poirot’un ve Miss Marple’nin yaratıcısı hakkındaki detaylar? Hemen şimdi, Agatha Christie kimdir sorusunun cevaplarını inceleyeceğiz.

Eserleri en çok çevrilen yazar Agatha Christie, aynı zamanda en çok satan kitapların yazarı olarak da tanınmaktadır. Dünya çapında tanınan kurgusal karakteri Hercule Poirot, pek çok farklı oyuncu tarafından canlandırılmış, başarılı yazarın kitapları defalarca beyaz perdeye taşınmıştır. Kısacası; yıllardır tahtını kimselere kaptırmayan Agatha Christie, en iyi polisiye – macera kitapları listesinde akla gelen ilk isimlerden biri olmayı başarmıştır.

Gizemli romanlarının yanı sıra Mary Westmacott takma adıyla birkaç aşk kitabı da yazan Christie, ayrıca beğenilen tiyatro oyunlarıyla da hafızalara kazınmıştır. Tüm bunlara ek olarak; 1926 yılında 11 gün boyunca ortadan kaybolmuş, bu hikaye onlarca yıldır insanların ilgisini çeken bir gizem olarak Agatha Christie kimdir denildiğinde akla ilk gelenler arasına girmiştir. Özet niteliğindeki bu bilgilerin ardından gelin şimdi İngiliz yazar hakkında detaylıca konuşmaya başlayalım.

Navigasyon

Agatha Christie Kimdir? Kısaca Bilgi

Agatha Christie Kimdir? Kısaca Bilgi1890 İngiltere doğumlu Agatha Christie, onlarca polisiye romanı yazmış, kıvrak zekası ve akıcı üslubuyla türünün en iyi örneklerini vermiştir. Doğu Ekspresinde Cinayet, On Küçük Zenci gibi tek solukta okunacak bir sürü kitabı olan Agatha Christie’nin cinayetleri hep kitabın sonunda çözümlenmektedir. Zaten bu nedenle de elinize aldığınız Christie kitabını olabildiğince çabuk bitirmek istersiniz.

Peki, Agatha Christie yazmaya nasıl başlamış? Ya da neden başka bir türde değil de polisiye türünde yazmayı tercih etmiş? Hikayelerindeki karakterleri ve olayları nasıl bir ilhamla yaratmış? İşte bütün bu soruların ve benzerlerinin cevaplarını aşağıdaki başlıklar altında teker teker inceleyelim diyorum. Zira dünyanın hemen her yerinde okunan Agatha Christie ile ilgili değinilmesi gereken bir sürü farklı konu bulunuyor.

Agatha Christie’nin Hayatı

Agatha Christie’nin Hayatı15 Eylül 1890’da İngiltere Torguay, Devon’da Frederick Alvah ile Clarissa Miller’in kızları olarak dünyaya gelmiş Agatha Christie. Evde eğitim gören Agatha, hayatının ilk yıllarında kaybetmiş ve yalnız bir çocukluk geçirmiş. Küçük yaşlardayken öyküler yazmaya başlayan ünlü kişiliğimiz, 16 yaşındayken şan ve piyano dersleri almak için Paris’e gönderilmiş. Fakat burada çok fazla kalmayarak evine geri dönmeye karar vermiş. Yazmaya devam eden Agatha, ilk olarak duygusal içerikli öyküler üzerine yoğunlaşmış ve bu alanda eserler vermiş.

24 yaşına geldiğinde bir doktor olan Archibald Christie ile evlenmiş ve onunla Fransa’ya gitmiş. Buradayken okuduğu dedektif romanlarından daha iyilerini yazabileceğini düşünen Agatha, The Mysterious Affair at Styles’i (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazmış. Fakat Hercule Poirot’un doğduğu bu roman pek çok yayınevi tarafından geri çevrilmiş. Bu dönemlerde ilk çocuğu olan kızı Rosalind’i doğuran yazar, annelikle uğraştığı için kitabının üzerine çok fazla da düşememiş. Hatta eserinden umudu keserek onu bir kenara atmış diyebiliriz.

Agatha Christie Gençlik Dönemi;

Agatha Christie Gençlik Dönemi Neyse ki 1920 yılında kitap Bodley Head Yayınevi’nin dikkatini çekmiş ve ilk baskılar okurun beğenisine sunulmuş. Yazmaya devam eden Agatha’nın Hercule Poirot karakteri çıkan kitaplarla birlikte giderek daha çok sevilmeye başlamış. Poirot’un yanı sıra Miss Marple karakteri de epey beğenilmiş. 1926 yılında 11 gün boyunca ortadan kaybolan Christie, sonra ansızın ortaya çıkmış ama hiçbir açıklama yapmamış. 11 günlük ortadan kaybolma hikayesinin ardındaki gerçekler bugüne kadar çözülememiş.

Bazılarına göre Christie bir araba kazası yapıp geçici hafıza kaybı yaşamış, bazılarına göre ise yazar kocasının sevgilisini öldürmek için böyle bir plan yapmış. Ama şimdi bu konuyu fazla uzatmıyorum çünkü Agatha Christie’nin kaybolmasının ardındaki gizemleri daha sonra ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz.

1926 yılında kocasının daha genç bir kadına (Nancy Neele) aşık olduğunu öğrenmesi üzerine Archie’den boşanarak 1928 yılında arkeolog olan Max Mallowen ile ikinci evliliğini yapmış. Ve kocasının işi gereği birçok farklı ülkeye seyahat etme fırsatı bulmuş. Bu tecrübeleri sayesinde de romanlarındaki olaylar farklı ülkelerde de geçmeye başlamış. Ve hem hikayeleri hem de karakterleri büyük bir zenginlik kazanmış.

Agatha Christie İlk Eşi Archie ile;

Agatha Christie İlk Eşi Archie ile 1936 yılında Murder in Mesopotaima (Mezopotamya’da Ölüm), 1937’de Dearth on the Nile (Nil’de Ölüm) romanlarını yazan Christie, 1946’da da kendi arkeolojik maceralarını anlattığı Come, Tell Me How You Live isimli kitabını kaleme almış. 1936’da ayrıca dedektif romanları yazmaya başlamadan önce Mary Westmacott takma adıyla yazdığı romantizm ağırlıklı kitapları basılmış. II. Dünya Savaşı sırasında Londra’da bir hastanede hemşirelik yapan yazar, bu sırada şahit olduğu ve öğrendiği şeylerden de romanlarında faydalanmış.

Savaşın ardından roman yazmaya devam eden Agatha Christie, Beklenmeyen Şahit ile New York Drama Critics Circle tarafından 1954-55 döneminin en iyi yabancı sahne oyunu seçilmiş. 1967’de İngiliz Araştırma Kulübü’nün başkanlığına getirilen başarılı kişilik, 1971’de de İngiltere’nin en yüksek onur unvanı olan Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı nişanı ile ödüllendirilmiş. Hayatı boyunca daha pek çok kez onurlandırılan Agatha Christie 12 Ocak 1976’da Wallingford’da hayata veda etmiş. Ve kocası o öldükten sonra yıllarca Agatha ile birlikte olduğu için ne kadar şanslı bir erkek olduğunu belirten sözler yazmış.

Agatha Christie’nin Anahtarı ve Pera Palas Otel’deki Sırrı

Agatha Christie’nin Anahtarı ve Pera Palas Otel’deki SırrıAgatha Christie’nin anahtarı, İstanbul’daki Pera Palas Otel’deki gizemli odası ve 11 günlük ortadan kaybolma hikayesini duymuş muydunuz? Evet, Agatha Christie 1926 ile 1932 yılları arasında defalarca İstanbul’a gelmiş ve Beyoğlu’nda bulunan Pera Palas’ın 411 numaralı odasında kalarak, burada (Orient) Şark Ekspresi’nde Cinayet isimli romanını yazmış. 1926’da aniden ortadan kaybolan Agatha Christie, 11 gün boyunca hiçbir yerde bulunamamış.

Kaybolduğunun ertesi günü Newlands Corner Surrey’de arabasının göl kenarında ağaçlara çarpmış bir vaziyette bulunması ise şüpheleri iyice arttırmış. Sonunda ortaya çıkan Christie, bu sürede ile ilgili açıklama yapmamayı tercih etmiş. Bu nedenle de bazıları Christie’nin geçici hafıza kaybı yaşadığını, bazıları da meşhur yazarın kocasının sevgilisini öldürmek için plan yapmaya gittiğini öne sürmüş. Peki, İngiltere’deki kaybolma hikayesiyle Pera Palas arasındaki ilişki ne?

Aslına bakarsanız; Agatha Christie’nin ölümünden birkaç yıl sonra Warner Brothers bu hikayeyi beyaz perdeye taşımak istemiş. Fakat film eleştirmenler tarafından fazla hayali olarak nitelendirildiği için şirket, gerçeklerin peşine düşmeye karar vererek bir medyuma başvurmuş. Dönemin ünlü medyumlarından Tamara Rand’ın Agatha Christie’nin ruhuyla iletişime geçmesi üzerine; bu hikayenin sırrının Pera Palas’ta gizli olduğu sonucuna ulaşılmış.

Agatha Christie ile Kızı Rosalind;

Daha sonra da yazarın ruhu, kaldığı 411 numaralı odada bir anahtar bulunduğunu söylemiş. Ayrıca bu anahtarın o dönem otelin sahibi olan Misbah Muhayyeş’in yalısında gizli bir odayı açtığını ve 11 günlük kaybolma hikayesinin ayrıntılarının bu odadaki günlükte yazılı olduğunu bildirmiş. Hemen ardından film şirketinin temsilcileri, yerli ve yabancı gazete temsilcileriyle birlikte 7 Mart 1979’da 411 numaralı odada buluşmuş. Sökülen yer döşemelerinin altından, 8 cm boyunda paslı bir anahtarın durduğu görülmüş. Şirket temsilcileri sevinç çığlıkları atarak anahtarın bulunduğu haberini Amerikan kanallarına canlı telefon bağlantısıyla bildirmiş.

Fakat otelin yönetim kurulu başkanı Hasan Süzer, anahtara el koyarak film şirketi temsilcilerinden 2 milyon dolar ücret talep etmiş. Ayrıca çekilecek filmin Türkiye’de ücretsiz yayınlanması ve gelirden % 15’lik pay verilmesi istenmiş. Fakat Warner Brothers temsilcileri böyle bir anlaşma yapmaya yetkilerinin olmadığını söyleyerek ülkelerine geri dönmüş.

Yeniden medyumun kapısını çalan film şirketi, medyumun anahtarı eline almasıyla birlikte sırların kaldırılacağını açıklamış. Fakat tam Pera Palas’a gidecekleri dönemde otelde çıkan ve 1 yıl boyunca devam eden grev planlarını bozmuş. Zamanla hikaye heyecanını kaybetmiş ve hikaye de orada sona ermiş. Fakat Pera Palas’ta bulunan 411 numaralı odanın hala merak edildiğini ve hem yerli hem de yabancı turistlerin fazlasıyla ilgisini çektiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Agatha Christie Kitapları

Agatha Christie KitaplarıAgatha Christie, ağırlıklı olarak polisiye roman yazmasına rağmen öykü ve oyun türünde de eserler vermiştir. 6 tanesi Mary Westmacott ismiyle, 2 tane de Christie Mallowan adıyla kitap yazmış olan Agatha Christie’nin 82 tane dedektif romanı bulunmaktadır. Ölüm Sessiz Geldi, Gizli Düşman, Dersimiz Cinayet, Kahverengi Elbiseli Adam, Mavi Tren’in Esrarı, Ölüm Çığlığı, Doğu Ekspresi’nde Cinayet, Gece Gelen Ölüm, Nil’de Ölüm, Pembe Evdeki Ölüm, 16.50 Treni, Cinayetler Kulübü, Cesetler Merdiveni, Ölüm Meleği, On Küçük Zenci, Çarpık Evdeki Cesetler bunlardan bazılarıdır. Eserleri en çok çevrilen yazar olma özelliğini de taşıyan Agatha Christie’nin birkaç önemli romanını kısaca bahsedecek olursak da şunları söyleyebilirim.

Ölüm Sessiz Geldi (1920)

Ölüm Sessiz GeldiAgatha Christie’nin yayımlanmadan önce 6 farklı kitapevi tarafından geri çevrilmiş romanıdır. Ayrıca Hercule Poirot’lu ilk roman olma özelliğinden dolayı da epey önemlidir. 1920 yılında yayımlanan Ölüm Sessiz Geldi’de Styles Köşkü’nün yaşlı hanımı bir gece rahatsızlanarak aniden ölmüştür. Ölüm nedeninin zehirlenme olduğu düşünüldüğü için de Hercule Pairot olaya dahil edilmiştir. Ve sonunda okuru şok edecek biçimde gerçekler açığa çıkartılmıştır.

Ölüm Çığlığı (1930)

Ölüm Çığlığı Agatha Christie’nin onuncu polisiye romanı ve Jane Marple karakterinin ortaya çıktığı ilk romandır. St. Mary Mead köyünde işlenen bir cinayet ve olayların aydınlatılması dizisi konu alınmıştır. Albay Protheroe’nin öldürülmesinin ardından, köyün papazı kurbanın genç ve hafif meşrep karısını suçlamaktadır. Peki, cinayeti gerçekten de albayın karısı mı işlemiştir? Bu soruyu cevaplamak, okurun karşısına ilk kez çıkacak Miss. Marple’ye düşmektedir.

Nil’de Ölüm (1937)

Nil’de Ölüm 1937 yılında yayımlanan Nil’de Ölüm, yazarın en başarılı romanlarından biri olarak gösterilmektedir. Nil Nehri’nde yapılan bir gemi turunda gerçekleşen cinayetleri çözmek yine Hercule Poirot’a düşmüştür. Genç ve güzel Linnet Doyle başından vurularak öldürülmüş, ardından iki kişi daha ölü bulunmuştur. Peki, bu cinayetleri kim, hangi nedenden dolayı işlemiştir? Kısacası; Nil’de Ölüm polisiye roman severler için kesinlikle okunması gereken bir kitaptır derim.

Doğu Ekspresinde Cinayet (1934)

Doğu Ekspresinde CinayetLondra’ya gitmekte olan bir trende ceset bulunması üzerine başlayan olaylar zincirini konu almaktadır. Ve hava şartları nedeniyle yola devam edemeyen trende, doğal olarak ünlü dedektif Hercule Poirot da bulunmakta. Pek çok kişinin şüpheliler listesine alındığı romanı okurken, katilin kim olduğunu öğrenmek için bir an önce sayfaları çevirmek isteyecek, yazarın akıcı üslubunun içinde kaybolacaksınız.

On Küçük Zenci (1939)

On Küçük Zenciİlk kez 1939 yılında yayımlanan On Küçük Zenci de yazarın en başarılı romanları arasında. Birbirini tanımayan 10 kişinin Zenci Adası’nda bulunan ıssız bir malikaneye davet edilmesiyle başlayan olaylar zinciri, hepsinin teker teker ölmesiyle devam etmektedir. Misafirlerin ortak yanları ise daha önce birilerinin ölümüne neden olacak şeyler yapmaları Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye Kitabı listesinde de bulunan kitap, gizemli hikayeleri sevenlerin kesinlikle zevkle okuyacağı bir roman diyebilirim.

Agatha Christie kitaplarına kısaca değindikten sonra bir de kısaca filmlerinden söz edelim. Çünkü birbirinden güzel polisiye romanları yazan Agatha Christie’nin eserlerinden birçoğu beyaz perdeye uyarlanmıştır. 1957 yapımı Beklenmeyen Şahit, 1974 yapımı Şark Ekspresinde Cinayet, 1982 yapımı Ölüm Oyunu, 2009 yapımı Zarif Bir Cinayet Gecesi, 1945 yapımı On Küçük Zenci, 2008 yapımı Malikanede Cinayet, 1986 yapımı Sonuncu Kurban uyarlama filmlerden yalnızca birkaç tanesi.

Ayrıca Agatha Christie’s Poirot ismiyle bir televizyon serisi de yapılmış, ilk kez 1989’da yayımlanan 70 bölümlük programın son bölümü 2013 yılında gösterilmiştir. Buna ek olarak; 2004 yılında yayımlanmaya başlayıp 2013’e kadar devam eden bir de Miss Marple serisi bulunmaktadır. Sonuçta; Agatha Christie hayranları büyük yazarın hikayelerine bir tek kitaplarından değil aynı zamanda tiyatro oyunlarından, filmlerinden ve televizyon programlarından da ulaşabilmektedir.

Agatha Christie Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Agatha Christie Hakkında Şaşırtıcı GerçeklerAgatha Christie hakkında hiç duyulmamış gerçekleri öğrenmeye hazır mısınız? Gerçi ünlü kişiliğin bu liste dışında daha pek çok bilinmezle dolu olduğundan eminim. Ancak en dikkat çekici olanları hemen alttaki listede öğreneceksiniz diyebilirim.

1. Ünlü yazarın adı anne ve babası tarafından vaftiz töreninden sadece birkaç dakika önce koyulmuş.
2. Agatha Christie, disleksi hastalığından muzdarip olmasına rağmen küçük yaşlardan itibaren okumayı hep çok sevmiştir. Bu arada Leonardo da Vinci, Bill Gates ve Einstein gibi isimlerin e disleksi hastaları olduklarını ayrıca belirtelim.
3. Gerçek şu ki Agatha Christie, kız kardeşi Madge’nin kendisine bir dedektif hikayesi yazamayacağını söylemesinden sonra kalemi eline almıştır.
4. Bir değil iki tane dünyaca ünlü hafiye yaratan Christie’nin Hercule Poirot’u 1975’te öldüğünde, The New York Times tam sayfa ölüm ilanı vermiştir. Yani hayali bir karakter için verilen ölüm ilanı, dünyada bir ilk olmuştur.
5. Yeşil rengini çok seven yazarın kitapları Shakespeare ve İncil’den sonra en çok satanlar olmuştur.
6. Gözlerden uzak olmayı seven Christie, en son Doğu Ekspresinde Cinayet filminin galasında basının önüne çıkmıştır.
7. 1990 yılında Christie’nin 100. yılı şerefine bir güle Agatha ismi verilmiştir.
8. Christie’nin en sevilen kitapları arasında olan On Küçük Zenci’de aslında 12 karakter varmış fakat yayımlanmasından kısa süre önce her ikisi de çıkarılmış.
9. Sörf yapmayı seven yazarın en sevdiği içki de zencefilli biraymış.
10. Okuma yazmayı kendi kendine öğrenen (annesi onun okumayı öğrenmesine karşı çıkmış ve okula göndermemiş) Christie roman yazarken ses kayıt cihazı kullanır, sonra da kayıtlarını dikte ettirirmiş.
11. Köpekleri çok seven yazarın hayatı boyunca hep bir köpeği olmuştur.
12. Hercule Poirot, Christie’nin 1910’larda gördüğü bir adamdan ilham alınarak yaratılmış.
13. Şiddeti sevmeyen Christie’nin kurbanları genellikle zehirleme yöntemiyle öldürülmüştür. Ayrıca Hercule Poirot da Miss Marple de barış yanlılarıymış.
14. Fare Kapanı (The Mousetrap) ilk başta yirmi dakikalık bir radyo oyunu olarak yazılmasına rağmen 1952 yılından bu yana sürekli sahnelerde oynanmıştır.
15. Agatha Christie, çocukken annesinin bir medyum olduğunu düşünüyormuş.

Agatha Christie Sözleri

Agatha Christie SözleriEn çok okunan polisiye roman yazarı Agatha Christie’nin birkaç ünlü sözünü de paylaşarak yazıyı nihayete erdiriyoruz. İşte Hercule Poirot’un ve sevilen gizem dolu romanların yaratıcısı Agatha Christie’nin ünlü sözleri:

Göründüğü Gibi OlmakBaşarılı yazarın romanlarının sonunda ortaya çıkan beklenmedik katiller, gerçekten de göründükleri gibi olmamakta epey ustalar. Ama bu söz; genelleme yapmak için ne kadar doğru olur, işte orada pek emin değilim.

Agatha Christie Sözleri ZekiYa da aptal olup da zeki gibi görünmek kadar!

Agatha Christie Sözleri NetlikSırlarla dolu Agatha Christie!

Agatha Christie Sözleri GururZaten insanı içten içe yediğini ve yapmacık davranmaya ittiğini bildiğimize göre, neden hala gurur yapıyoruz, onu da hiç anlamıyorum.

Agatha Christie Sözleri Arkeolog Kocaİkinci evliliğinde mutluluğu bulmuş yazar, arkeolog kocasını işaret etmiş. E bir de ilk kocası tarafından daha genç bir kadın için terk edilince, böyle düşünmesi gayet olağan, değil mi?

Evet, tüm bu öğrendiklerinizden sonra Agatha Christie hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin aklınızda da en çok Christie’nin 11 günlük kayboluş hikayesi kalmadı mı? Onun bu süre zarfında nereye gittiğini ya da Pera Palas’ta bulunan paslı anahtarın sırrını merak etmediniz mi? Peki, Agatha Christie sadece dikkatleri üzerine çekmek için bir yerlere gidip saklanmış olamaz mı?




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir