Paratic Haber: Ekonomi, Finans RSS Interactive

Makroekonomik Veriler Nelerdir? Piyasaları Nasıl Etkiler?

Piyasayı etkileyen olaylar ve gelişmeler arasında öne çıkan makroekonomik veriler nelerdir, nasıl yorumlanır, öğrenmek için yazıyı inceleyin.
Makroekonomik Veriler Nelerdir? Piyasaları Nasıl Etkiler?
YAYINLANMA ZAMANI
SON GÜNCELLEME
Yorum

Finans piyasalarında işlem gören araçların değerlerini doğrudan etkileyen unsurlar vardır. Bunların başında da mikro ve makroekonomik veriler gelir ki yatırımcılar için kritiktir. Ekonomi nedir başlığı altında bilinmesi gereken enstrümanların değeri, bu faktörlerle yönlendirilir.

Yatırım araçlarının fiyatlarında olası değişimlerin sinyalleri için makroekonomik verilerin takip edilmesi gerekmektedir. Çünkü makroekonomik faktörler, ekonomiyi bir bütün olarak etkileyen geniş piyasa faktörleridir. Bu faktörler bir ülke için dış kaynaklı olabilir veya olmayabilir.

Ülke ekonomileri hakkında bilgiler veren makroekonomik göstergeler, piyasalarda dalgalanmalar yaratır. Bu anlamda makroekonomik faktörler nelerdir, piyasaları nasıl etkiler sorularının yanıtları öğrenilmelidir.

İşte makroekonomik göstergeler hakkında bilinmesi gerekenler:

Makroekonomik Veriler Nelerdir?

Makroekonomik veriler, parasal tüm konuları etkiler. Bu yüzden de piyasalarda dalgalanmalar meydana gelir. Makroekonomik göstergeler, belirli bir ülkenin, bölgenin veya sektörün ekonomik koşullarını yansıtan istatistikler veya veri okumalarıdır.

Analistler ve hükümetler tarafından ekonominin ve finansal piyasaların mevcut ve gelecekteki sağlığını değerlendirmek için kullanılırlar.

Faiz, enflasyon, tarım dışı istihdam, işsizlik oranları, tüketici fiyat endeksi (TÜFE), üretici fiyat endeksi (ÜFE), perakende satışlar, endüstriyel üretim ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) gibi etkenler, yatırım araçlarının değerinin yükselmesine veya düşmesine neden olan verilerdir.

Fakat veriler dışında da piyasayı etkileyen olaylar ve gelişmeler vardır. Yani makroekonomik faktörler, insanlar tarafından hazırlanan verilerin yanı sıra doğal faktörler de olabilir. Ancak her ikisi de ekonominin gidişatını değiştirme potansiyeline sahiptir.

Mesela ülkeler arası anlaşmazlıklar, önemli kişilerin ve merkez bankalarının açıklamaları, savaşlar, kıtlık-kuraklık gibi afetler doğal faktörlerdir.

İşte bu faktörler; ekonominin büyüme oranı, borsa eğilimleri, ana endüstrileri gibi temel parametrelerini veya temellerini etkiler. Aynı zamanda ülke ekonomisini durumuna ilişkin bilgi vermesi sebebiyle temel analiz için olmazsa olmazlardandır.

Şimdi piyasaları en çok etkileyen makroekonomik verileri tek tek ele alalım:

Faiz Oranı

Merkez bankaları tarafından belirlenen politika faizi, en önemli makroekonomik göstergelerdendir. Ekonomiyi önemli ölçüde etkileyen bu faiz, enflasyon ve döviz kurları üzerinde doğrudan etki yaratır.

Merkez bankalarının oranları artırma veya azaltma kararı, hem geçmiş gelişmeler hem de gelecek fiyat hareketleri için kritiktir.

Makroekonomik Veri Faiz

Aslında merkez bankalarının alacağı kararların tüm dünyadaki bankalar, tüketiciler ve iş dünyası üzerinde önemli etkileri olur. Özellikle FOMC tarafından alınan kararlar, küresel ekonomi için en önemli merkez bankası gelişmesidir.

Çünkü ABD Merkez Bankası (FED) faiz artırırsa, bu ekonomik aktiviteyi yavaşlatır, doları yükseltir ve borsa gibi riskli yatırım enstrümanlarına talebi azaltır.

Düşen enflasyon ve bunun sonucunda ortaya çıkan faiz indirimleri ise ters etki yaparak hisse senedi yükselişlerini tetikleyebilir. Nitekim ekonomik büyümeyi desteklemeye yönelik karar, borçlanma maliyetinin yakında düşeceğinin, harcamaların artacağının ve ekonominin büyümeye başlayacağının bir göstergesidir.

Yani ister döviz olsun ister emtia, tüm piyasalardaki yatırımcılar faiz oranlarını iyi takip etmeli, işlem yaparken bu oranları hesaba katmalıdır.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Artan enflasyonun ya da TÜFE’nin basit açıklaması, yaşam pahalılığının artması veya paranın satın alma gücünün azalmasıdır.

Faiz oranı gibi enflasyon oranı da direkt para ile alakalıdır. Bu nedenle, parasal genişlemenin ve sıkılaştırmanın gerek ülke gerek piyasalar üzerindeki olası etkileri öğrenilmelidir.

Öncelikle enflasyon nedir bilmeyenler için enflasyonda artışın parasal genişleme nedeniyle olabileceğini belirtelim. Yani enflasyonu engellemek için para arzının azaltılması gerekir. Yüksek enflasyon, hükümetlerin fiyatları kontrol altına almaya çalışması nedeniyle faiz oranlarının yükselmesine neden olur. Bu da piyasaların yönüne etki eder.

Mesele artan enflasyonla ters bir ilişkiye sahip olan hisse senedi piyasalarını düşürür. Ya da azalan risk iştahıyla dolar ve altın gibi güvenli limanların fiyatlarını artırabilir.

Kısacası faizle bağlantılı olan enflasyon da piyasaları etkileyen ve izlenmesi gereken makroekonomik faktörlerdendir.

Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)

Makroekonomik Veri ÜFEÜretici fiyat endeksi (ÜFE), bir dizi mal ve hizmetteki fiyat değişikliklerini ölçer. Üretici enflasyonu önemlidir çünkü artan enflasyon, yani daha yüksek fiyatlar, tüketici harcamalarına ve dolayısıyla ekonomiye zarar verebilir.

Bu da merkez bankasının fiyat artışlarını kontrol etmek için faiz oranlarını yükseltmesine neden olabilir.

Daha yüksek oranlar ekonomik aktiviteyi yavaşlatıp ve hisseleri bastırırken düşen enflasyon ve bunun sonucundaki faiz indirimleri ters etki yaparak hisse senedi gibi riskli varlıkların yükselişini tetikleyebilir.

Perakende Satışlar

Tüketici sağlığının daha doğrudan bir ölçüsü de perakende satışlardır. Perakende harcamalarında uzun süreli herhangi bir düşüş, ekonomide bir gerilemenin işareti olarak alınabilir, bu da işletme kârlarını ve işe alımları etkileyebilir.

Tüketiciler ekonomik gelecekleri konusunda belirsizlik hissetmeye başladıklarında gereksiz eşya satın almayı bırakır ve harcamalarını kısıtlama getirirler.

Yükseliş ise iyimser algılanır ve yatırımcılara hisse senedi fiyatlarını daha yüksek seviyelere çıkarmaları için neden sağlar. Sonuçta perakende satışların artması ekonominin iyiye gittiğinin göstergesidir.

Tüketiciler ekonomik durumlarına ve durumlarının geleceğine güvenirlerse, ürün satın almaya ve ihtiyaç olmayan eşyalara para vermeye devam edeceklerdir.

Tarım Dışı İstihdam Oranı

Tarım dışında çalışan kişilerin oranını belirleyen göstergedir. Tarım dışı istihdam verisinin beklenenin altında çıkması, piyasanın beklenenin aksine olumsuz hareket etmesine neden olur.

Bilhassa birikimlerini dolar yönünde değerlendirmeyi düşünenler için ABD tarım dışı istihdam verisi son derece önemli bir kriterdir. Dolar tarafında yaşanan yükseliş düşüşlerde etkilidir.

Piyasalarda çoğu yatırım aracı, dolar üzerinden işlem gördüğü için tarım dışı istihdam verilerini göze alarak yatırımlarınızı yapmalısınız.

Her ayın ilk Cuma günü Türkiye saati ile 15:30’da ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanır.

İşsizlik Oranları

Tarım dışı istihdam oranları gibi işsizlik oranları da ekonomik takvim takibi yapanlar için kritiktir. Piyasaları etkileyen makroekonomik verilerden olan işsizlik oranları, iş gücü piyasasının dolayısıyla ekonominin durumunu gösterir.

Örneğin ABD’nin aylık raporu, işe alımların arttığını veya yavaşladığını gösterebilir. Her ikisi de ekonomik faaliyetin gelecekteki seviyelerini tahmin etmede faydalı olabilir.

Yatırımcılar bu rakamları yakından takip eder. Esasen, daha fazla kişinin iş sahibi olması, daha yüksek perakende satışlara, ekonomik çıktıya ve kurumsal kârlara eşittir.

Endüstriyel Üretim

Endüstriyel alanda hizmet veren kurum veya kuruluşların toplam üretim miktarlarını gösteren oranlardır. Genellikle endüstri sektörüne yatırım yapan yatırımcılar tarafından takip edilmesi gerekir.

Sanayi üretimindeki değişimler, imalat sektöründeki gücün büyük bir göstergesidir.

Bu oranların olumlu yönde hareket etmesi yani yükselmesi, hisselerin değerini artacağını müjdeler. Fakat sadece tek bir veriyi dikkate alarak karar vermek yanlıştır çünkü her veri birbirini etkiler.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH)

Ülkenin ekonomik anlamda daraldığını veya büyüdüğünü gösteren en önemli verilerden biridir. Ülke içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplamı, ülkelerin para birimleri cinsinden gösterilir.

GSYİH’nin artması ekonomide olumlu gelişmelere ve yaşam standartlarında iyileşmeye işaret eder. GSYİH verileri, ekonomiler arasındaki farkları karşılaştırmak ve büyümelerini tahmin etmek için yaygın olarak kullanılır.

GSYİH arttığında, şirketlerin daha fazla çalışan alması ve üretimlerini artırması nedeniyle istihdam gibi diğer göstergeler üzerinde de zincirleme bir etki yaratabilir.

Bir ülkenin tutarlı bir GSYİH büyüme oranı varsa, bu ekonominin istikrarlı olduğunun iyi bir işaretidir. Öte yandan, eğer GSYİH düşmeye başlarsa, bu genellikle ekonominin iyiye gitmediğinin sinyalini verir.

Tüketici Güveni

Piyasaları en çok etkileyen verilerden biri de tüketici güvenidir. Bu tüketici güven göstergesi, beklenen finansal durum, genel ekonomik durum, işsizlik ve tasarruf kabiliyetine ilişkin duyarlılıklara ilişkin yanıtlara dayalı olarak hanehalkının tüketim ve tasarruflarındaki gelecekteki gelişmelere ilişkin sinyal verir.

100’ün üzerindeki bir gösterge, tüketicilerin gelecekteki ekonomik duruma olan güveninin arttığını, bunun sonucunda da tasarruf yapma eğilimlerinin azaldığını ve önümüzdeki 12 ay içinde büyük satın alımlara daha fazla para harcama eğiliminde olduklarını gösterir.

100’ün altındaki değerler ekonomide gelecekteki gelişmelere ilişkin kötümser bir tutuma işaret eder. Bu da muhtemelen daha fazla tasarruf ve daha az tüketme eğilimine yol açar.

Cari İşlemler Dengesi

Cari işlemler dengesi olarak da tanımlanan cari denge, ödemeler dengesi bilançosunun dış ticaret, hizmetler, yatırım gelirleri ve cari transferler dengelerinin toplamından oluşur.

Bir ülkenin dünyanın geri kalanıyla yaptığı uluslararası işlemlerin kaydını ifade eden cari işlemler dengesi; yerleşik ve yerleşik olmayan kuruluşlar arasında gerçekleşen ve ekonomik değer içeren tüm işlemleri (finansal kalemler dışındaki) içerir.

Bir ülkenin cari işlemler dengesi hesaplanırken açığı mı yoksa fazlası mı olduğu ortaya çıkar. Açık varsa bu ekonominin zayıf olduğu ya da fazla, ekonominin güçlü olduğu anlamına gelmek zorunda değildir.

Bir ülkenin cari hesabına bakarken onu etkileyen mallar, hizmetler, gelir ve cari transferler olmak üzere dört temel bileşeni anlamak önemlidir.

Makroekonomik Veriler Piyasaları Nasıl Etkiler?

Yukarıda makroekonomik verileri ve piyasaya etkileri hakkında bilgilerden bahsettik. Söz konusu veriler, yatırım araçlarının değerine direkt etki eden faktörlerdir. Makroekonomik göstergeler finansal piyasalarda oynaklığın artmasına yol açabilir.

Genel olarak konuşursak, piyasa konsensüsü ile gerçek okumalar arasındaki fark ne kadar büyük olursa, tepki veya oynaklık da o kadar yüksek olur. Veriler dışında da bazı etkenler vardır.

Ülkelerarası anlaşmazlıklar, savaşlar, doğal afetler, merkez bankalarının politikaları, önemli kişilerin beklentileri ve konuşmaları gibi daha pek çok husus ekonomiyi etkiler ve piyasaların dalgalanmasına neden olur.

Finansal piyasalarda başarılı bir şekilde işlem yapabilmek için hangi makroekonomik göstergenin neyin fiyat hareketini ve hangi açık ya da potansiyel pozisyonu etkileyebileceğini bilmek önemlidir.

Birçok trader, piyasa oynaklığının ne zaman artabileceğini ve riski nasıl yönetebileceğini görmek için gelecek haftanın piyasa takvimini analiz eder.

Temek temel, diğeri ise tekniktir. Teknik analiz, istatistiksel ve tarihsel fiyat davranışlarını analiz etmek anlamına gelirken, temel analiz mevcut ve gelecekteki nakit akışına, kazanç sonuçlarına, rekabet faktörlerine ve makroekonomik görünüme dayanır.

Sonuçta enflasyon, yükselen ham petrol fiyatları, faiz oranları gibi makroekonomik faktörler piyasaları aşağı ya da yukarı yönde etkiler. Ayriyeten bir ülkenin siyasi senaryosu gibi bazı iç faktörler de piyasalar üzerinde doğrudan etki yaratabilir.

İstikrarsız bir siyasi senaryo, ülkenin borsalarını olumsuz etkileyecektir. Siyasi istikrarsızlık nedeniyle kurumsal yatırımcılar (yabancı veya yerli) ülkeye yatırım yapma konusunda güvensiz davranacaktır.

Ayrıca hükümetin alacağı politika kararları (para politikası, maliye politikası vb.) piyasaları doğrudan etkileyecektir. Yatırımcıların algısı, ekonomi için olumlu ya da olumsuz politikaların amaçlanan sonuçlarına göre şekillenecektir.

Makroekonomik Verilerin Takibi Neden Önemlidir?

Makroekonomik veriler, direkt olarak piyasaları etkilediği için önemlidir. Yatırımlarınıza akıllıca yön vermek ve portföyünüzü doğru hazırlamak için makroekonomik faktörlerin takibi yapılmalıdır.

Hisselerden emtialara tahvillerden kriptolara kadar tüm yatırım araçlarının değerinde yaşanacak olan yükselişler ve düşüşler, söz konusu göstergelerin etkisi altındadır.

Yani sürekli takip etmeli ve piyasaların hangi yönde değişeceğine ilişkin doğru kararlar vermelisiniz. Bu sayede beklentilerinizi karşılayacak işlemleri yapabilirsiniz. Uygun noktalardan alım – satımlarınızı gerçekleştirerek, fiyatlar arası farktan kazanç sağlayabilirsiniz.

Makroekonomik faktörler, belirli bir ülkeyle ilgili olsa da olmasa da ekonomilerin aşırı küreselleşmesi nedeniyle piyasaları etkileyecektir. Dolayısıyla küresel gelişmeleri görmezden gelip, sizi etkilemeyeceğini düşünmekten kaçınmalısınız.

Deneyimli yatırımcılar, piyasalara ilişkin tahminler yaparken ve herhangi bir yatırım kararı verirken, makroekonomik faktörleri ve bunların söz konusu yatırımlar üzerindeki etkilerini dikkate almanın önemli olduğunu bilirler.

Siz de bu gerçeğin farkında olarak ekonomik takvimde yer alan göstergeleri ve diğer makro gelişmeleri lehinize kullanmayı öğrenmelisiniz.

Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıntılar
Sponsorlu | 2024/2Ç Kar/Zarar 35.99%/64.01%
Yatırımlarınızı GCM Yatırım Aracılığıyla Yönetin
Kişisel Yatırım Temsilciniz ve Piyasa Analizlerine Ücretsiz Ulaşın