Paylaşım

Kişilik Nedir? Tipleri ve Özellikleri Nelerdir?


 

Kişilik; kısaca bir kimseye has özelliklerin, manevi ve ruhsal niteliklerin bütünü olarak tanımlanabilir. Ancak bu kavram yüzyıllardır tartışılmakta, konuyla alakalı değişik görüşler ortaya atılmaktadır. İşte bu görüşlerden yola çıkarak hazırladığımız yazıda, kişilik nedir, tipleri ve özellikleri nelerdir sorularının cevaplarını bulacaksınız.


Kişilik! Yani TDK’deki ilk tanımı bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerin bütünü, şahsiyet olan ve birkaç farklı anlamı daha olan kelime. Günlük hayatta sık sık kullandığımız bu kelime hakkında hepimizin az çok söyleyeceği bir şey vardır ya da olmalıdır diye düşünüyorum. En azından; kişilik nedir sorusuna eksik-fazla, doğru-yanlış bir şekilde hepimiz cevap verebiliriz. Örneğin; kimi bu soruya “sahip olduğum karakteristik özellikler” der, kimi de “beni ben yapan şeyler” gibi bir cevap verir. Ve kelimeler her ne kadar farklı olsa da netice ve anlatılmak istenen şey hep aynı kalır.

İnsanın davranışları toplamından oluşan kişilik, uzun zamandır dikkat çeken ve tartışılan bir konu olmuştur. Çünkü kişilik hem bireylerin hem de toplumların incelenmesinde baz alınan bir kavramdır. Psikoloji için ayrı toplum bilimi için ayrı önem taşıyan kişilik kavramı hakkında düşünürlerden tutun da bilim insanlarına varana kadar pek çok kişi farklı teoriler üretmişlerdir. Ve kişilik de diğer pek çok kavram gibi sınıflandırılmış, daha kolay fikir yürütebilmek için bazı gruplara ayrılmıştır. İşte aşağıdaki başlıklarda da kişilik hakkındaki düşünceleri, öne sürülmüş farklı görüşleri, kişilik tiplerini detaylıca inceleyeceğiz.

İlgili Yazı: Kişilik Testi: Kişiliğinize Göre Mesleğinizi Seçiyoruz!

Kişilik Nedir?

Kişilik Nedir?Kişilik, psikolojide önemli bir yer taşımaktadır ve bireyin benzersiz bir varlık olmasını sağlamaktadır. Dünya üzerinde ne kadar insan varsa, aynı sayıda kişilik bulunmaktadır ve oluşumunda pek çok farklı faktör etkili olmaktadır. Fizyolojik unsurlardan tutun da psikolojik ve toplumsal unsurlara varana kadar değişik ögelerin belirleyici olduğu kişilik, spesifik sıfatının kullanımının en uygun olduğu kelimelerden de bir tanesidir.

Kişilik ile sıklıkla karıştırılan ve çoğunluk tarafından aynı anlamda kullanılan karakter ise genel düşüncenin aksine kişiliğin eş anlamlısı değildir. Hatta aralarında dikkate değer farklılıklar bulunmaktadır. Mesela; karakter bireyin kişiliğinin başkaları tarafından değerlendirilmesine denirken kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan nitelikleridir. Buna ek olarak; aynı denilebilecek karaktere sahip bir sürü insan olabilirken, aynı kişiliğe sahip hiç kimse yoktur. Çünkü kişilik eşi benzeri olmayan yegane bir kavramdır.

Kişinin karakteri değişkenlik gösterebilme özelliği taşırken, % 50’si genetik faktörlere bağlı olan kişilik hiçbir zaman değişmez. Gerçi bu noktada bazı uzmanlar kişiliğin kısmen de olsa değişebileceğini savunmaktadır. Ancak genel düşünce; kişiliğin oturduktan sonra değişmediği yönündedir. Kısacası; doğuştan gelen kişilik ile sonradan kazanılan karakter birbiriyle yakından alakalı iki kavram olup, aralarında belli başlı ayrımlar bulunmaktadır.

Ama en başta da dediğim gibi kişilik üzerine öne sürülen pek çok farklı kuram bulunmaktadır. Kavram; tarih boyunca farklı biçimlerde tanımlanmış, farklı sınıflara ayrılmıştır. Örneğin; kimilerine göre kişilik mizaç ile karakterin bir araya gelmesinden oluşmaktadır. Daha açık söylemek gerekirse kişilik; bireyin doğuştan gelen biyolojik özellikleri olan mizacı ile aile, eğitim, toplum, inanış gibi unsurların etkisiyle kazandığı kendine özgü düşünce davranışlarından oluşan karakterinin toplamıdır. Yani kişiliğin oluşması için hem mizaç hem de karakter gerekmektedir.

Latince personality sözcüğünün karşılığı olan kişilik, Yunanca persona kelimesinden türetilmiştir. Ve persona Eski Yunanda, tiyatro oyuncularının kullandıkları maskeler için kullanılan bir kelime olmuştur. Bu ek bilgiyi de araya sıkıştırdığımıza göre kişilik nedir, sorusu üzerine konuşmaya devam edebiliriz.

Mesela; kişilik üzerine yapılan tanımlar arasında Amerikalı bir psikolog olan Gordon Willard Allport’un farklı tanımları bir araya getirerek derlediklerinden kısaca bahsedebiliriz. Bu noktada yine Amerikalı bir psikolog olan John Broadus Watson’un, kişiliği “bireyin alışkanlıkları toplamı” olarak tanımlarken, psikolog Mark A. May’in ise “insanın toplumda oynadığı çeşitli roller ve bu rollerin başkaları üzerinde yarattığı etkiler” tanımını yaptığını görüyoruz.

Psikoloji alanında çok sayıda önemli eser vermiş Freud ise kişiliğin, üç ana sistem şeklinde belirttiği id, ego ve süperego ile oluştuğunu savunmuştur. Freud’un kişilik kuramları arasında yapısal kuram olarak belirtilen bu teorisinde, 3 temel birimin birbiriyle ilişki esas alınmaktadır. Yapısal kişilik kuramına göre doğuştan gelen, temel dürtüleri kapsayan ve bilinçdışı olan id ile iyiyi-kötüyü ayırt etmeye yarayan yüksek benlik duygusu olan süperego arasındaki ilişkiyi ego sağlamaktadır. Ve sağlıklı bir kişilik gelişimi için egonun id ile süperego arasındaki dengeyi sağlayabilmesi gerekmektedir. Demem o ki Freud’un yapısal kişilik kuramının özünde 3 sistem arasındaki uyumlu ilişki esas alınmaktadır.

Ancak kavram üzerine ne kadar farklı tanım yapılırsa yapılsın, kişiliğin benzersiz, ayırt edici ve sürekli olduğu konularında genellikle ortak bir yargıya varıldığı da karşımıza çıkan bir gerçektir. Peki, kişilik tipleri ve özellikleri konusunda bu zamana kadar neler söylenmiş? Eşsiz olmasına rağmen aradaki benzerlikler araştırılarak yapılan farklı sınıflandırmalar neler? Gelin, bunlardan da aşağıdaki başlık altında bahsedelim.

Tavsiye İçerik: Psikoloji Testi: Verdiğiniz Yanıtlara Göre Hangi Kişilik Bozukluğuna Sahipsiniz, Cevaplandırıyoruz!

Kişilik Tipleri ve Özellikleri Nelerdir?

Kişilik Tipleri ve Özellikleri Nelerdir?Kişilik tipleri nelerdir, sorusunu araştırırken karşımıza pek çok farklı gruplandırma çıktığını söyleyerek konuya girelim. Zira yüzyıllardır tartışılagelen bir konuda farklı görüşlerin ortaya atılması da gayet olağan bir durum. Zaten aksi ile karşılaşsak garip olurdu diye düşünüyorum. Her neyse, lafı dolandırmadan kişilik tipleri ile alakalı ortaya atılmış belli başlı gruplandırmadan bahsetmeye başlayalım. Mesela; Alman psikiyatrist Ernst Kretschmer ve W. H. Sheldon kişiliğin dış görünüş ile ilgili olduğunu savunarak, kavramı 3 farklı gruba ayırmış. Ve Kretschmer, 1920’li yıllarda 200’ün üzerinde akıl hastası ile gerçekleştirdiği deney sonucunda beden özelliklerine göre belirlediği sınıflandırmasını şu şekilde yapmış:

1) Sheldon ile Kretschmer’e Göre Kişilik Tipleri ve Özellikleri

 Sheldon ile Kretschmer’e Göre Kişilik Tipleri ve ÖzellikleriAmerikalı bir psikolog olan William Herbert Sheldon ile Alman psikiyatrist Ernst Kretschmer’in kişilik sınıflandırması birbirinden baz alınarak yapılmıştır. İlk olarak Kretschmer’in yaptığı bu sınıflandırmanın bir benzeri de Sheldon tarafından yapılmış. İşte bu sınıflandırmalar hakkında öğrenmeniz gerekenler:

Piknik Tipler: Kretschmer; bu grupta yer alanları piknik tipler olarak nitelendirmiş ve akıl hastalığına yakalanacak olurlarsa manik depresif olma risklerinin bulunduğunu belirtmiş. Sheldon ise orta-kısa boylu, kilolu ya da kilo almaya meyilli, kısa boyunlu kişileri; rahatına düşkün, dışa dönük, eğlenceyi seven sosyal bireyler olarak nitelendirerek onlara endomorfik tipler demiş.

Atletik Tipler: Kretschmer uzun boylu, kemikli, kaslı vücut yapısına sahip kişileri kendine güvenen, saldırgan, cüretkar ve sık sık iddialaşan tipler olarak belirtilmiş. Ayrıca Kretcshmer; Sheldon’un mezomorfik olarak nitelendirdiği bu grubtakilerin yakalanabileceği akıl hastalığının da şizofreni olabileceğini söylenmiş.

Astenik Tipler: Kretschmer; uzun ve ince vücut yapısına sahip olanlar için astenik tipler diyerek bu yapıda olanların tıpkı atletik tipler gibi gibi şizofreniye meyilli olduğunu belirtmiş. Sheldon; uzun ve ince vücut yapısına sahip olanları ise utangaç ve hassas tipler olarak sınıflandırarak, bunları ektomorfi sınıfına almış. Tüm bunlara ek olarak; Kretschmer 3 gruba da uymayanlar için Displastik (şekilsiz) tanımını yapmış. Ve bu gruptakileri kendini kontrol etmede güçlük çeken, duygusal ve içe kapanık bireyler olarak tanımlayarak, onların cinsel suçlara yatkın olabileceğini öngörmüş.

2) Friedman ile Rosenman’a Göre Kişilik Tipleri ve Özellikleri

Friedman ile Rosenman’a Göre Kişilik Tipleri ve ÖzellikleriKişilik tipleri üzerine önr sürülen farklı görüşlerden bahsederek başlayalım. Mesela; Carl Jung’a göre, 1920’li yılların başında yazdığı kitabında da belirttiği gibi iki farklı kişilik tipi bulunmaktadır. Ve Jung bunları; içe dönük ve dışa dönük kişilik tipi olarak sınıflandırmıştır. Daha sonra Berlin doğumlu psikolog Hans Jürgen Eysenck ise kişiliği dışa dönük, nevrotik ve psikotik olmak üzere 3 farklı grup altında incelemiştir. Eysenck’in savını geliştiren Jefferey Alan Gray ise 5 farklı kişilik tipi olduğunu öne sürerek, Big Five Personality Types (Kişilik Tiplerinde Büyük Beşli) teorisini geliştirdi. Gray’in yaptığı sınıflandırmaya göre; özenli, tecrübeye açık, dışa dönük, nevrotik ve anlaşılabilir kişilik tipleri bulunmaktadır.

Hemen şimdi detaylıca bahsedeceğimiz kişilik sınıflandırması ise her ikisi de kardiyolog olan Meyer Friedman ve Ray Rosenman tarafından geliştirilmiştir. Kişilik tiplerini A ve B olmak üzere iki farklı sınıfa ayıran Friedman ile Rosenman, A grubunda yer alanların koroner kalp hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu belirtmiş. Ve iki kardiyoloğun teorisinde kabaca A kişilik tipi daha saldırgan, sabırsız, hırslı iken daha rahat olanlar için B kişilik tipi tanımı kullanılmış. İşte o kişilik tiplerinin detaylı açıklaması:

A Tipi Kişilik: Kuralcı olan bu kişiler, düzeni ve disiplini yaşamlarının ön planlarına yerleştirirler. Sabırsız olan A tipi kişilikler, istedikleri şeyin hemen olmasını bekler, olmayınca da telaşa kapılıp öfkelenirler. Başarı hırsları ile kendilerini sürekli baskı altında hisseder, deyim yerindeyse “bırak dağınık kalsın” cümlesinden hiç ama hiç haz etmezler. Zira bunu yapamazlar. Zamana bırakmayı ya da kabullenip yollarına devam etmeyi bilmezler. Amacına ulaşamadığında kendilerini dış dünya karşı kapatır ve genellikle işkolik olurlar. Kendilerini her zaman ön planda tutan bu insanlar, takıntılı, kinci ve bencildirler. Tüm bu özelliklerinin yanı sıra zekalarıyla da ön plana çıkarlar. Ve rahat olmayı bilmeyen bu kişiler, diğer gruba göre kalp rahatsızlıkları yaşamaya çok daha meyillidirler.

B Tipi Kişilik: A tipi kişiliğin tam zıttı olan B tipi kişilikte ise işler daha ağırdan alınmaktadır. Sabırsız, aceleci, işkolik ya da kinci olmayan bu kişiler, aile ile iş yaşam dengesi konusunda oldukça başarılıdırlar. Çok gerekli olmadıkça risk almaz, stresten uzak durur, sükunet içerisinde yaşamayı tercih ederler. Topluluğa kolaylıkla uyum sağlar, A tipi kişiliğe göre öyle deliler gibi hırs yapmasalar da başarıyı yakalayabilirler. Affetmek, empati yapmak, sempati duymak gibi hususlarda gayet iyi olan bu kişiler, aza kanaat etmeyi de bilirler. Hem etrafındakileri mutlu eder hem de stresten uzak durarak kendini mutlu etmeye çalışır, esnek denilebilecek bir yaşam tarzını benimserler.

3) Myers-Briggs Kişilik Tipleri ve Özellikleri

Myers-Briggs Kişilik Tipleri ve ÖzellikleriCarl Jung’un 1921 yılında yayınladığı Psychological Types isimli kitabından yola çıkarak oluşturan teori ise Myers-Briggs yaklaşımıdır. Katharine Cook Briggs ile kızı Isabel Briggs Myers tarafından geliştirilen kuram (The Myers-Briggs Type Indicator – MBTI), Carl Jung’ın görüşünden yola çıkılarak 1940’li yıllarda ortaya atılmıştır. İçe dönük ve dışa dönük kişiliğin temel yönelim olarak kullanıldığı yaklaşımda, 16 farklı kişilik tipinin olduğu ileri sürülmektedir. Ve bu 16 farklı kişilik tipi, 4 temel kişilik özelliğinin farklı kombinasyonları ile oluşmaktadır. Bunlar;

E (Dışa dönük) – I (İçe Dönük)
S (Duyusal) – N (Sezgisel)
T (Düşünen) – F (Hisseden-Duygusal)
J (Yargılayıcı) – P (Kavrayıcı)

Birazdan göreceğiniz gibi bu harfler Myers-Briggs modelindeki kişilik tiplerini tanımlamak için kullanılmaktadır. Harflerin daha ayrıntılı açıklamalarından ise şu şekilde kısaca bahsedebiliriz:

E (Dışa Dönük): Dış dünyadan enerji alır, konuşup tartışarak öğrenirler. İnsanlarla iletişim konusunda başarılı olan dışa dönükler, beklemek yerine harekete geçmeyi tercih ederler. Sık sık düşünmeden konuşur, hayatın her alanında esneklik gösterebilirler.

I (İçe Dönük): İç dünyalarından enerji alır, konuşmadan önce birkaç kez düşünürler. Kendi kendilerine daha iyi öğrenir, bir tek kendileri için önemli konularda esnek davranırlar.

S (Duyusal): Gerçekçi olan bu kişiler tecrübelere güvenir, somut olan şeyleri severler. İçinde olduğu zamana odaklıdırlar ve karar alırken sık sık tecrübelerden faydalanırlar.

N (Sezgisel): Adından da anlayabileceğiniz gibi, sezgiseller daha çok sezgilerine güvenirler. Gerçeklikten ziyade soyutluğu sever, olasılıkları ön planda tutarlar. Hızlı karar verir ve kararlarında hislerini baz alırlar.

T (Düşünsel): Mantıklı olan düşünseller, olaylara tarafsız yaklaşır ve kararlarını her şeyi en ince detayına varana kadar somutlaştırdıktan sonra veririler. Sebep-sonuç ilişkisi kurmayı sever ve mantıklı olanı tercih ederler.

F (Duygusal): Duygusallar ise karar verirken yalnızca mantığı değil başka şeyleri de düşünürler. Hem kendileri hem de çevresindeki kişiler için neyin önemli olduğunu ve ortak değerleri önemserler.

J (Yargılayıcı): Sonuç odaklıdırlar ve sürprizlerden hiç hoşlanmazlar. Sistemli hareket etmeyi seven bu kişiler, adımlarını hep planlayarak atarlar.

P (Algılayıcı-Kavrayıcı): Yargılayıcıların aksine akışına bırakmayı bilenler, plan yapmayı fazla sevmez, hayatın getirdiklerine karşı koymazlar. Sonuçtan ziyade sürece bakan algılayıcılar, yeniliklere açık olup esnek davranmayı bilirler.

Bu bilgiden de sonra gelelim Myers-Brigss yaklaşımındaki kişilik tipleri ve özelliklerine:

Analizciler Grubu:

1. INTJ: Toplumun % 2’sini oluşturan INTJ’lerin % 2’si erkek % 1’i ise kadınlardır. Lider ruhlu olan bu kişiler, hem hayalperest hem de kararlılardır. Araştırmayı sever, bilgiye aç olarak nitelendirilir, sınırlardan hoşlanmazlar. Aynı anda hem bir maceraperest bir idealist hem de paranoyaya varabilecek kadar kuşkucu olabilirler. Görünürdekinin ardında ne olduğunu merak eder, çoğu zamanlarını düşünerek geçirirler.

Ünlü INTJ’Ler: Hillary Clinton, Bill Gates, Lewis Carroll, Sir İsaac Newton…

2. INTP: Yaratıcılıkları ile dikkat çeken INTP’ler genellikle düşünür, mimar, bilim insanı gibi kişiler olurlar. Parlak fikirleri ve yaratıcı zekaları ile tanınan INTP’ler sürekli düşünür, mantıkla hayal dünyasını birleştirerek hiç duyulmamış teoriler üretirler. Zaten tarihteki pek çok bilimsel keşfin arkasında da INTP’ler bulunmaktadır.

Ünlü INTP’ler: Albert Einstein, Thomas Jefferson, Charles Darwin, Abraham Lincoln, Socrates, Marie Curie…

İnceleyebilirsiniz: Abraham Lincoln Kimdir?

3. ENTJ: Doğuştan lider olan ENTJ’ler parlak girişimlerin arkalarında duran isimlerdir. Hem sonuç odaklı hem de içe dönük olan ENTJ’ler amaçlarına ulaşmak için hem disiplinli davranır hem de zekalarını kullanırlar. Her zaman en iyisini yapmak için uğraşır, gücü elde etmeye karşı aşırı istek duyarlar.

Ünlü ENTJ’ler: Steve Jobs, Harrison Ford, Margaret Thatcher…

İnceleyebilirsiniz: Steve Jobs Kimdir?

4. ENTP: Tartışma ortamlarından fazlasıyla hoşlanan ENTP’ler, şeytanın avukatları olarak nitelendirilebilecek türden kişilerdir. Orijinal fikirleriyle öne çıkmalarına rağmen düşüncelerini pratiğe geçirme aşamasında pek başarılı olmazlar. Sivri dilleri ve açık sözleri olan ENTP’ler, sahip oldukları özellikleri nedeni ile genellikle arkasından konuşulan, sevilmeyen ve çekilmeyen tiplerdir.

Ünlü ENTP’ler: Mark Twain, Adam Savage, Sarah Silverman…

Diplomat Grubu:

5. INFJ: Oldukça nadir rastlanan INFJ’ler, hem idealist hem de yardımsever kişilerdir. Ahlak yönünden bir aziz gibi nitelendirebilirler ve inandıkları şeyler uğruna bütün hayatlarını feda edebilirler. Zorbalardan hoşlanmaz, eşitliği savunur ve kendilerinden daha büyük amaçlar için savaşırlar.

Ünlü INFJ’ler: Nelson Mandela, Martin Luther King, Mother Teresa…

6. INFP: İdealist olmaları ile INFJ’lere benzeyen INFP’ler, çok kötü insanlarda bile bir iyilik bulunabileceğine inanırlar. Planlarını; iyilik, güzellik, doğruluk gibi kavramları dikkate alarak yapar ve iyi niyetleri ile dikkat çekerler. İletişim yetenekleri, sezgi güçleri ve anlama kabiliyetleri ile iyi birer sanatçı da diplomat da olabilirler. Baş koydukları yol içerisinde yüksek adanmışlıkları ile kendilerini unutup kaybolabilirler.

Ünlü INFP’ler: Johnny Depp, Shakespeare, Björk…

7. ENFJ: Lider ruhlu olan ENFJ’ler, genellikle koç, öğretmen, politikacı, yönetici, mentor gibi meslekle edinirler. İnançları ve iletişim yetenekleri ile topluluk önünde konuşmaktan keyif alır, motive etme konusunda yüksek başarı gösterirler. İnandıkları bir dava ya da kişi için gereğinden fazla fedakarlık yapma eğilimi gösterir, bu nedenle zaman zaman hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Ünlü ENFJ’ler: Barack Obama, Oprah Winfrey…

8. ENFP: Özgür ruh olarak da tanımlanabilecek ENFP’ler, enerjik, tutkulu ve bağımsız kişilerdir. Dünyayı göründüğü gibi değil daha derinlere inerek incelerler. Belirli kalıplar içerisine sokulmaktan hoşlanmaz, monoton düzen içerisinde mutsuzlaşarak yaratıcılıklarını kaybederler.

Ünlü ENFP’ler: Walt Disney, Mark Twain, Robert Downey Jr., Will Smith, Drew Barrymore…

Gözcüler Grubu:

9. ISTF: Sıklıkla rastlanan ISTF’ler geleneklere ve kurallara bağlı kalmaktan hoşlanan kişilerdir. Sorumluluk almayı sever, mantıklı hareket eder, analiz yeteneklerinden sık sık faydalanır ve görevlerini mutlak bağlılık ile yerine getirirler.

Ünlü ISTF’ler: Sting, Natalie Portman, Denzel Washington…

10. ISFJ: İçe dönük olmasına rağmen sosyal ilişkilerinde gayet başarılı olan ISFJ’ler için işini iyi yapmak öncelikli prensipler arasındadır. Hem cömertlikleri hem de hassasiyetleri ile öne çıkar, buna ek olarak odak noktası olmaktan da hoşlanırlar. Saygın olmak ister ve iyiliğe karşılık iyilik ile cevap verirler.

Ünlü ISFJ’ler: Vin Diesel, Beyonce…

11. ESTJ: Gelenek ve düzen yanlısı olan ESTJ’ler, insanları bir araya getirme konusunda başarılı kişilerdir. Tembellik yapmaktan hoşlanmaz, özellikle iş yaşamlarında dürüstlükleri ile öne çıkarlar. Ekip çalışması konusunda başarılıdırlar ve grupta yeteri kadar performans göstermeyen kişilere müdahale etmekten çekinmezler.

Ünlü ISFJ’ler: Frank Sinatra, Kanye West, Kate Middleton, John D. Rockefeller…

12. ESFJ: Ortamın en popülerleri olan ESTJ’ler, organizasyonu yapan, ortaya fikir atan ve genellikle liderlik yapan kişilerdir. Sosyal yönleri epey güçlü olan bu kişiler, havadan sudan meseleler dışında yüce amaçlar için de ellerinden geleni yaparlar. Genel geçer kurallara uyar ve takdir edilip pohpohlanmayı severler.

Ünlü ESFJ’ler: Taylor Swift, Bill Clinton, Penelope Cruz, Hugh Jackman…

Kaşifler Grubu:

13. ISTP: Kaşifler grubunda yer alan ISTP’ler ise merakları ile öne çıkarlar. Bir şeyi parçalara ayırmaktan, tamir etmekten, yeni şeyler üretmekten hoşlanan ISTP’ler harika mühendisler olabilirler. Fikir üretmek, sorun çözmek, deneme yapmaktan hoşlanan ISTP’ler, genellikle erkekler arasından çıkarlar.

Ünlü ISTP’ler: Clint Eastwood, Milla Jovovich…

14. ISFP: Renkli ve farklı bir dünyaları olan ISFP’ler, gerçek sanatkarlar olarak tanımlanmaktadır. İçe dönük olan bu kişiler, yenilenebilmek için yalnız kalmaya ihtiyaç duyarlar. Farklı şeyler denemekten ve tecrübe edinmekten hoşlanan ISFP’ler tutkularının peşlerinden giderler.

Ünlü ISFP’ler: Michael Jackson, Kevin Costner, Britney Spears…

15. ESTP: İlgi merkezi olmayı seven ESTP’ler, mizah yetenekleri ve çekicilikleri ile her ortamda ışıldayan tiplerdir. Boşa zaman geçirmekten hoşlanmaz, sürekli hareket halinde olurlar. Sezgileri ve gözlm kabiliyetleri gelişmiş olan ESTP’ler, anı yaşayan, tutkulu ve enerjik insanlardır.

Ünlü ESTP’ler: Jack Nicholson, Madonna…

16. ESFP: İçlerinden geldiği gibi hareket eden ESFP’ler bir anda ortaya çıkıp şarkı söylemeye başlayabilirler. İlginin onların üzerinde olmasına bayılır ve bunun için ekstra çaba sarf ederler. Estetiğe önem veren ve bu konularda başarılı olan ESFP’ler, tüm bu özelliklerinin yanı sıra diğerlerine karşı da duyarlı davranmayı bilirler.

Ünlü ESFP’ler: Adele, Marilyn Monroe, Jamie Foxx…

Yukarıda kişilik tipleri ile alakalı en bilindik yaklaşımlardan, ana hatlarıyla bahsettik. Ama bu konunun üzerine binlerce sayfalık kitaplar yazılacak kadar geniş olduğunu da bilmelisiniz. Yine de yüzyıllardır tartışılan ve alakalı yorumları değişkenlik gösterebilen konu ile ilgili en önemli şeyleri inceledik diyebilirim. Sonuçta; daha detaylı bilgi edinmek istiyorsanız, nereden başlayacağınızı artık biliyorsunuz.





Abone Ol

Muhteşem Paratic içerikleri haftalık olarak e-posta adresine gelsin.



Söz spam yapmayacağız :D




Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bunu okuyan bunları da okur