Paylaşım

Behzat Ç. Dizisi Konusu, Karakterleri ve Unutulmaz Sahneleri


 

Efsane diziler arasında yer alan Behzat Ç.; konusu, muhteşem oyuncuları ve unutulmaz sahneleri ile sizler için ele aldığımız bu inceleme yazısında...

O, Türk televizyonlarının gördüğü en aykırı kişilik, en farklı sima… Mutsuzluğun resmini çizebilecek kadar yaşanmışlığı olan, hüznü tüm çevresine yayan bir başkomiser. Yeni müktesebata ayak uyduramamış, dişli ve bir o kadar da saygı duyulası Behzat Ç.’den bahsediyoruz tabii ki. İzleyenlerini Cinayet Büro’nun karanlık atmosferine ortak eden Behzat Ç., bu süre zarfı içerisinde birçok efsanevi karakteri de izleyenlerine armağan etmiştir. Çünkü Behzat Ç.’yi özel yapan, hayatın içinden olması değil, tam anlamıyla hayatı anlatmasında gizlidir.

Navigasyon

Behzat Ç. Nasıl Ortaya Çıktı?

Behzat Ç. Nasıl Ortaya Çıktı?Behzat Ç. karakterinin yaratılması ve Ankara’nın kaotik atmosferinin izleyici ile buluşması, esasen büyük bir hazırlık sürecinin eseri. Malumunuz, karakter ilk olarak Emrah Serbes’in destansı iki romanı olan Her Temas İz Bırakır ve Son Hafriyat’ta karşımıza çıkmıştır.. Tabii, yazar Emrah Serbes’in tüm bu atmosferi yaratırken, araştırmacı yönünü fazlasıyla ortaya çıkardığını da ayrıca belirtmeliyiz. Nitekim o, Ankara Cinayet Büro’da türlü yalanlarla 15 gün geçirmiş; bu sayede gözlemlerini kitaba daha rahat aktarabilmiştir. Yani Behzat Ç. dünyasının bu denli realist şekilde ekrana yansıtılmasında, yazarın gözlem gücü temel etken olmuştur.

Böylesine sıra dışı bir karakterin etrafında örülü polisiye hadiseler, roman okuyucuları tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Ayriyeten Behzat Ç.’nin okuyanı hüzne sevk eden vicdan muhakemesi de karakterin popülerliğindeki büyük etkenlerdendir. Tam da bu noktada iki kitaptan, sinema filmi çıkarma düşüncesi doğmuştur. Ve Serdar Akar önderliğinde başlayan çalışmalar, sonrasında karakteri daha uzun soluklu kullanabilmek adına dizi haline çevrilmiştir. Tarihler Eylül 2010’u gösterdiğinde STAR TV’nin o zamanki kırmızı logosu altında, kırmızı vosvosuyla aykırı bir adam belirmişti.

Behzat Ç. rakı içerkenErdal Beşikçioğlu’nun hayat verdiği Behzat Ç. artık ekranlardaki yerini almıştı. Emrah Serbes’in yazdığı ilk kitap olan Her Temas İz Bırakır, alışılmışın dışında ilk bölümün hikayesini oluşturmaktaydı. Zira bir kitaptan, beş sezon dizi çıkarmaya alışık olan televizyon piyasası için bu, olağan dışı bir hadiseyi temsil etmekteydi. Ancak bu durum, hem hikayenin hem de karakterin alt yapısının daha olgun bir şekilde doğmasına olanak sağlamıştı. Çünkü kitabın tüm gücünü arkasına alan Behzat Ç.’nin bu dakikadan itibaren emeklemeden, direk olarak koşmaya başlaması da kaçınılmaz hale gelmişti.

Projenin en başından beri başında olan Serdar Akar, dizinin Genel Yayın Yönetmeni olarak da boy göstermiştir. Ancak asıl yönetmen Doğan Ümit Karaca olmuştur. Senarist koltuğu da Emrah Serbes’in okul yıllarından beri dostu olan Ercan Mehmet Erdem’e emanet edilmiştir. Böylelikle dinamik bir ekiple, aykırı bir polisiye dizisi olan Behzat Ç. ortaya çıkmıştır.

Behzat Ç.’nin Konusu

Behzat Ç.’nin KonusuEmrah Serbes’in tanımına göre Behzat Ç.; hayata karşı işlenen suçlar uzmanı ya da lambır lumbur bir başkomiserdir. Zaten dizinin konusunun da tamamen bu tanımın etrafına kurulu olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca kitaba ek olarak Behzat’ın karakteristik özellikleri Cinayet Büro elemanlarına eşit şekilde paylaştırılmıştır. Misal Akbaba; telsiz dinleme konusundaki yeteneği ile bilinir. Cesetlerle arası da fazlasıyla iyidir. Kaldı ki lakabı, cesetleri koklayarak bulduğu için Akbaba olmuştur. Nefes alan her canlıyı bulabilme kabiliyetinden ötürü Hayalet ise büronun gizemli çalışanıdır. Ve ekibin en genç, en lambır lumbur olanı da sevilen karakter Harun’dur.

Dizi; bu dört ana karakterin her bölüm çözmekle yükümlü olduğu cinayetler üzerine kurulmuştur. Ama Behzat Ç.’yi muadillerinden ayıran asıl husus; karakterlerin duygusal derinliklerinin Behzat Ç.’ye has bir şekilde yansıtılmasıdır. Nitekim dizi boyunca Behzat Ç.’nin kızı ile yaşadıklarına şahitlik edebilir; Akbaba’nın gizemli geçmişine ortak olabilirsiniz. Keza hikayenin başından sonuna dek süregelen Behzat Ç.-Ercüment Çözer rekabeti de diziyi bu denli başarılı kılan önemli hususlardandır.

Harun'un sorgu maceralarıBehzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi adıyla ekranlara gelen diziyi farklı kılan bir diğer husus ise izleyicisine her sezon sunduğu özgün hikayeleridir. Behzat Ç.’nin kızının ölümü sonrası yaşadığı bunalım ilk sezonu, kesik parmak cinayetleri ikinci sezonu, Savcı Esra cinayeti ile Muzo ve Barbaros’un maceraları ise üçüncü sezonun temelini oluşturmaktadır. Bu durum da Behzat Ç.’yi monotonluktan çıkarmış ve dizi hiçbir zaman izleyiciyi sıkmamıştır.

Behzat Ç.’nin Unutulmaz Karakterleri

Behzat Ç.’nin Unutulmaz KarakterleriÜç sezon boyunca ekranları süsleyen ve her daim takipçilerinin gözbebeği olan Behzat Ç., bu süre zarfı içerisinde 96 bölüm ve iki sinema filmi ile izleyicilerinin karşısına çıkmıştır. Elbette, hikayeyi böylesine özel yapan en önemli husus da yaratılan özgün ve özel karakterler olmuştur. Esasen Behzat Ç. dizisi boyunca ortaya çıkan çoğu karakterin, hayatta karşımıza çıkması muhtemel tipler olması da yapımın efsaneleşmesinin temel etkenidir. Şimdi gelin, gündelik yaşamdan böylesine beslenen ve birçoklarını kendisine hayran bırakan bu spesifik karakterlere beraber göz atalım. Karşınızda Behzat Ç.’nin unutulmaz karakterleri:

Behzat Ç. (Erdal Beşikçioğlu)

Behzat Ç. (Erdal Beşikçioğlu)Onun için birçok farklı tanımlama yapmak mümkün. Eski bir futbolcu, dişli bir başkomiser, bir antikahraman… Ancak Behzat Ç. karakterine en çok yakışan sıfat, şüphesiz ki “Amirim”dir. O dizinin başlarında yalnızca Cinayet Büro elemanlarının amiriyken, üzerinde taşıdığı sempati ile tüm hayranlarının amiri olmayı başarmış bir isimdir.

Kimsenin de adamı olmadımBehzat Ç. esasen fazlasıyla duygusal, içine kapanık, amiyane tabirle destursuz ve kimseye de pek eyvallahı olmayan bir adamdır. Polis Akademisi’nden beraber mezun olduğu arkadaşları hep takdirname alırken o kıdem tenzili almış; bu nedenle de hep yerinde saymıştır. Ancak o durumundan memnundur. Çünkü en yakın arkadaşı cinayet olmuş, hayatını katilleri bulmaya adamıştır.

O, mutsuzluğun resmini çizebilen, uyumak yerine sızmayı tercih eden ve elinden eksik etmediği birasıyla ekranlarda pek de görmeye alışık olmadığımız türden bir karakter. Esasen diziyi ve karakteri özel kılan yegane sebeplerden biri de Behzat Ç’nin hayata karşı aldığı tavırdır. Sonuçta; hiçbir siyasi görüşe sahip olmayan, Gençlerbirliği aşkıyla yanıp tutuşan ve doğru bildiğinin peşinden koşan bu adam, nasıl sevilmesin?

Kimi sevdiysek hepsi gittiUsta oyuncu, hüznü adeta bakışlarında yaşayan duruşuyla karakterin bu denli sevilmesine de olanak sağlamıştır. Keza başka birinin ağzında fazlasıyla eğreti duracak küfürler, “La” deyimi ve kaba davranışları; onunla birlikte sempatik bir hale gelmiştir.

Aradan geçen yıllara rağmen, ekranların en sevilen karakterlerinden biri olarak anılmaya devam eden Behzat Ç., şüphesiz ki televizyonlarımızın görüp görebileceği en farklı karakterlerden biri. Emrah Serbes’in destansı kalemiyle doğan, Erdal Beşikçioğlu’nun parmak ısırtan performansıyla şahlanan bu karakterin, uzun yıllar daha unutulmayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Harun Sinanoğlu (Fatih Artman)

Harun Sinanoğlu (Fatih Artman)Behzat Ç’nin sağ kolu, Cinayet Büro’nun en popüler elemanı; ya da bilindik ismiyle anmak gerekirse Cips Canavarı…

Harun için dizinin en sevilen karakterlerinden biridir desek hata etmiş olmayız. Nitekim o esprili kişiliği ve sempatik tavırlarıyla daha ilk bölümlerden itibaren izleyicinin kalbinde taht kurmayı başarmıştır. Özellikle sorgu esnasında yediği cipsler ve olur olmadık yerde istediği “Püskevit”lerle tam bir obur görüntüsü çizerek, dizi takipçilerine bolca kahkaha attırmıştır.

Behzat Ç. kızına ağlarkenAncak Harun’u yalnızca bir mizah figürü olarak tanımlarsak hata etmiş oluruz. Keza Harun, gerek konum itibariyle gerekse yaptıklarıyla dizinin en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. Behzat Ç.’nin her daim yanında olmaya çalışan, dostlarıyla iyi ilişkiler kurmayı başaran Harun, bu nedenle vazgeçilmesi zor bir görüntü çizmektedir.

Fatih Artman’ın tesadüf eseri kadroya dahil olduğu ve dizinin en sevilen karakterlerinden biri olan Harun’u huzurlarımıza getirdiği performansı, şüphesiz ki dizinin en değerlileri arasında. Keza bu performanstan sonra Fatih Artman’ın kariyeri büyük bir ivme kazanmış, Harun ise Behzat Ç. evreninin en sevileni olarak hafızlarımıza kazınmıştır.

Akbaba (Berkan Şal)

Akbaba (Berkan Şal)Dizinin en gizemli karakteri kimdir diye sorsak, şüphesiz ki birçoğunun cevabı Akbaba olacaktır. Uzun saçları ve küpeleri ile tam anlamıyla bir çirkin güzeldir Akbaba.

Hayattaki en yakın arkadaşı telsiz olan, “Ben olmuşum cinayet” diyebilecek kadar işine aşkla bakan, beklenmedik anlarda “Aga Cinayet Var” söylemi ile çıkagelen ve en önemlisi geçmişindeki gizemle dikkat çeken sıra dışı karakterdir. Gerçek adını kendisi dahi unutmuş, cesetleri koklayarak bulmasından ötürü Akbaba lakabı takılmış bir adamdır o.

AkbabaDizinin Behzat Ç. ile birlikte en fazla hüzün barındıran karakterinin Akbaba olduğu aşikar. Nitekim o, geçmişinde yaşadığı aşk tecrübesinin acısını, tüm hayatı boyunca taşımak zorunda kalmıştır. Bu nedenle yaşanmışlıkları bir tarafa koymak, hayattan soyutlanmak adına işine sıkı sıkıya bağlanmıştır.

Berkan Şal’ın hayat verdiği Akbaba, Cinayet Büro’nun en vazgeçilmez isimlerinden biri olarak boy göstermiştir. Her bir anıyla, her bir söylemi ile özel olan karakter, hiç şüphesiz dizinin bu denli sevilmesindeki en önemli figürlerdendir.

Hayalet (İnanç Konukçu)

Hayalet (İnanç Konukçu)Şivesiyle, ettiği küfürlerle, arkadaşlarına koltuk çıkan tavırlarıyla ve en önemlisi beklenmedik anda vuku bulan aşk maceralarıyla Hayalet, dizi fanlarının en fazla sempati beslediği isimlerdendir.

Esasen herkesin hayatında görmek isteyeceği türden bir arkadaş olan Hayalet, bulunması gerekenleri bulmakla yükümlüdür. Ayrıca oralete inanması ve aynı gömlekten on beş tane alması da en belirgin özelliklerindendir.

Cinayet Büro’nun gizli kapaklı işlerini halleden ve kayıp şahısları eliyle koymuş gibi bulan Hayalet, lakabının hakkını veren bir polistir. Tabii o bir yandan mesleğini incelikle icra ederken, bir diğer yandan da özel hayatındaki çalkantılarla izleyiciyi soluksuz bırakmaktadır. Aşkları, aşkı yaşayışı yahut sevdikleri için göze aldıkları ile tehlikeyi kendisine pusula etmiştir o. Bu nedenle de dertler hiçbir zaman peşini bırakmamaktadır.

İnanç Konukçu’nun hayat verdiği karakter, insanın içini ısıtan gülüşü ve anbean hissettirdiği samimiyeti ile Behzat Ç. evreninin sıkı sıkıya sarılmak istenecek dostu edasında öne çıkmaktadır.

Ercüment Çözer (Nejat İşler)

Ercüment Çözer (Nejat İşler)Şöyle arkamıza yaslanıp, televizyon tarihinin en sevilen kötülerini sayacak olsak, şüphesiz ki Ercüment Çözer herkesin listesine adını yazdıracak isimlerden biridir.

Behzat Ç.’ye belli dönemlerde katılan, ancak yer aldığı her bir bölümde iz bırakan Ercüment Çözer, saygısızlığa izin vermeyen tavrıyla ön plana çıkmaktadır. Özellikle Behzat Ç. ve Cinayet Büro ekibi ile girdiği amansız mücadele ile dizinin en önemli yapı taşlarından biri haline gelmiştir. Keza onun yer aldığı tüm bölümler, ratingin zirve yaptığı ve izleyenlerinin pür dikkat takip ettiği bölümler arasına girmiştir.

Ercüment Çözer, öyle bir karakterdir ki ağzından çıkan her kelime, yaptığı her mimik, hatta ve hatta ekranda göründüğü her bir saniye bile hafızalara kazınmıştır. Çünkü o en başta, Nejat İşler gibi usta bir oyuncuyla vücut bulmuştur.

Tarihin en iyi tasarlanmış karizmatik kötülerinden olan Ercüment Çözer, hiç şüphesiz dizi fanlarının en sevdiği isimlerdendir. Çünkü o, ayakları yere oldukça sağlam basan ve kendisine güvenen tavrıyla fark yaratan bir isim olarak öne çıkmaktadır.

Memduh Başgan (Güven Kıraç)

Memduh Başgan (Güven Kıraç)Ercüment Çözer ismi zikredildiği anda akla gelecek birisi varsa, o da kesinlikle Memduh Başgan’dır. Ağzından eksik etmediği argoya rağmen, yeri geldiğinde de tam bir beyefendi görüntüsü çizen Memduh Başgan, yalnızca dizinin değil aynı zamanda televizyon tarihimizin de en fevri kötülerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

Bir dönem ülkesi adına türlü coğrafyalarda çatışmalara katılan hatta bu süre zarfı içerisinde dağlarda yılan dahi yiyen bir adamdır Başgan. Sonrasında ise aile dostu Ercüment Çözer’in illegal işleri ile ilgilenmiş ve yer altında da git gide yükselmeye başlamıştır. Onu muadillerinden ayıran yegane özelliği ise, samimiyetten zerre ödün vermeyişidir. O, yeri geldi mi en ağır küfür basar, “Ampır ampır” konuşanları şarlar ama bunları yaparken asla yapmacık olmayıp içinden geldiği gibi davranmayı da başarır. Bu da Memduh Başgan’ı gönüllerin sevilen kötüsü haline getirmiştir.

Ercü - Behzat Ç. Kısacası; Güven Kıraç’ın kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilediği karakter, şüphesiz ki Behzat Ç.’nin en sevilenleri arasındadır.

Savcı Esra (Canan Ergüder)

Savcı Esra (Canan Ergüder)Erkek egemen bir dünyanın ender güçlü kadın karakterlerinden biri; adaletin yılmaz savunucusu Savcı Esra! Daha da önemlisi, Behzat Ç.’nin biricik aşkı…

Aslına bakarsak, Savcı Esra karakteri bu kaotik dünyanın en gerçek dışı detaylarından birini temsil etmektedir. Her cinayet sonrasına teşrif etmesi ve sürekli gözler önünde olması, onu bu realiteyi bozan bir husus olarak öne çıkarmaktadır. Gelin görün ki, Canan Ergüder’in hayat verdiği Savcı Esra karakterinin güçlü duruşu, yeri geldiğinde efemine yeri geldiğinde maskülen tarzı, onu bu dünyanın birebir parçası olarak algılamamızı sağlamaktadır.

Evlensen ya benleİlk bölümlerde daha çok hukukçu kimliği ile öne çıksa da sonraki bölümlerde Behzat Ç.’ye olan aşkı ile gündem olmuştur. İkinci sezonun sonundaki vedası ile herkesi gözyaşına boğan Savcı Esra, güzelliği ve dik duruşu ile her daim örnek teşkil etmiş ve takdir toplamıştır.

Bir yan karakter olarak diziye başlayan ancak, Canan Ergüder’in ayakları yere sağlam basan performansı ile başrollerden birine evrilen Savcı Esra, halihazırda ekranların gördüğü en dişli kadınlardan biri olarak hatırlanmaktadır.

Cevdet (Berke Üzrek)

Cevdet (Berke Üzrek)Beyefendi duruşu, şiddetten uzak duran tavrı ile Cinayet Büro’nun en farklı karakterlerinden biri olan Cevdet, hikayenin okumuş ve naif tarafını temsil etmektedir.

Ziraat Mühendisi olan Cevdet ya da büronun ona taktığı isimle “Cevo” mesleğinden ayrıldıktan sonra polislik sınavlarına girmiş ve akabinde de kendisini Cinayet Büro’da bulmuştur. Ancak oldukça naif bir kişiliğe sahip olması, fazlasıyla kaotik olan bu ortamda onun barınmasına engel olacaktır. Nitekim Cevdet, büroya ilk geldiği andan itibaren dışlandığını hissedecek ve herkese karşı bir adım geride duracaktır.

Ben genelde böyleyimGünden güne onun bu ortama ayak uydurmaya başlaması, çalışma arkadaşlarını ve cinayeti sevmesi ise onun kendisini keşfetmesine olanak sağlayacaktır. Özellikle dizinin üçüncü sezonu itibariyle kendisini tam anlamıyla bulan Cevdet, eskiden barındırdığı korkak ve çekingen tavırlarını bir kenara bırakmıştır. O, artık tam anlamıyla bir Cinayet Büro elemanı olmuştur.

Özellikle Harun’un kardeşi ile yaşadığı aşk macerası ile yüzlerde tebessüm oluşturan Cevdet, çizdiği farklı polis portresi ile de gönülleri fethetmeyi başarmıştır. Kısacası; Berke Üzrek’ın hayat verdiği “Cevo”, Cinayet Büro’yu sempati ile anmamızı sağlayan en önemli detaylardan biri olarak hatırlanmaktadır.

Şule (Ayça Eren)

Şule (Ayça Eren)Dizinin en özgün karakterlerinden biri olan Şule, orijinallikte çığır açmış, marjinal tavırlarıyla gönülleri fethetmiş güzeller güzeli bir genç kız olarak arz-ı endam etmektedir.

Behzat Ç.’nin hayatına bir akıl hastanesinde dahil olan ve sonrasında onun en yakınlarından biri olan Şule, hikayenin sevimli yüzü olarak öne çıkmaktadır. Her ne kadar o gülen yüzünün ardında büyük sırlar barındırsa da dizinin en sarılası karakterlerinden biri olmayı başarmıştır. Çünkü Şule, değişen saç rengi, tiz sesi, olaylara karşı verdiği tepkileriyle ne denli özgün bir karakter olduğunu hep kanıtlamıştır. Özellikle senaryonun kaderini değiştiren en önemli detaylardan biri olması nedeniyle öne çıkarken, sevecen tavırlarıyla da izleyenlerin gönüllerini fethetmiştir.

Ayça Eren tarafından hayat verilen Şule, ilk bölümlerdeki gizemini sonrasında ağır bir dramaya bıraksa da sempatik tavırlarıyla her daim diziye renk katmayı başarmıştır diyebiliriz.

Şevket Ç. (Ege Aydan)

Şevket Ç. (Ege Aydan)Dizinin bir diğer Ç. soyadlı karakteri olan Şevket Ç., kardeşi Behzat gibi ani parlayışlar yaşayan, ancak ona oranla daha garantici ve işinde başarılı bir burjuva olarak ön plana çıkmaktadır.

Behzat Ç’yi frenleyebilen ender insanlardan biri olan Şevket Ç., gerek ekonomik konumu gerekse yaş haddinden dolayı herkesin saygıyla yaklaştığı bir isimdir. Tabii onu dizinin özelinde farklı kılan yegane husus ise Behzat Ç.’nin abisi olmasıdır. Her ne kadar yaş olarak abi olarak anılsa da, hareketleri ve hayata karşı tutumuyla onu büyüyemeyen bir çocuk olarak tanımlamak da mümkün. Çünkü Şevket Ç., çapkınlıkta çığır açmış, genişlikte dünya markası ilan edilmiş bir karakter olarak öne çıkmaktadır.

Dizinin en sevilesi karakterlerinden biri olan Şevket, şüphesiz ki kahkahayı beraberinde getiren yapısıyla da fark yaratmıştır.

Eda (Seda Bakan)

Eda (Seda Bakan)Cinayet Büro’nun tek kadın çalışanı olan Eda, fazlasıyla argo barındıran bu ortamın, naif bir bireyi olarak öne çıkmaktadır.

Malum, erkek egemen dünyanın ortasına bir kadını bırakmak, ona karşı beslenecek ilgiyi de beraberinde getirecektir. Keza Eda, işinde başarılı iyi bir masa başı polisi olsa dahi, onu öne çıkaran husus; kendisine karşı beslenen duygulardır. İlk sezonlarda Selim ile olan ilişkisine tanıklık ettiğimiz bu güzel kadın, esasen herkesin çok sevdiği Harun’un büyük aşkıdır.

İlk başlarda Harun’a antipati besleyen ancak ilerleyen bölümlerde bu büyük aşka kayıtsız kalamayan Eda, kendinden habersizce gelişen olayların da baş kahramanıdır. Harun’un “Seviyorum Merkez” diye ortalığı karıştırmasında da Selim’in karanlık tarafına geçmesinde de neden hep Eda’dır. Esasen onun tek kabahati güzel olmasıdır.

Seda Bakan’ın oldukça naif ve masumane bir şekilde hayat verdiği Eda karakteri, oyuncunun kariyerinin büyük ivme kazanmasının da önünü açmıştır. Nitekim Seda Bakan, Behzat Ç.’den sonra ülkenin aranan oyuncularından olmuş, popüler yarışmaların başköşesine oturacak jüri olarak anılmaya başlamıştır.

Berna Ç. (Hazal Kaya)

Berna Ç. (Hazal Kaya)Dizi boyunca adı en çok zikredilen karakterlerden olan Berna, Behzat Ç.’nin üzerine titrediği buna rağmen ölümüne engel olamadığı kızı olarak hafızalarda yer etmiştir.

Hazal Kaya’nın hayat verdiği Berna, hayatını dilediğince yaşamak isteyen ve bu nedenle babası ile sürekli olarak tartışma yaşayan bir gençtir. Onun beklenmedik şekilde gelen ölümü ise, yalnızca Behzat Ç.’nin değil, tüm karakterlerin ve bu evrende nefes alan her bir bireyin hayatını kökten değiştiren hadise olacaktır. Çünkü hayat dolu bu kızın ani intiharı, beraberinde birçok soru işaretini de getirecektir. Dizi boyunca görsel olarak pek fazla yer almamasına rağmen Berna, senaryonun gelişimine de birebir katkı sağlamıştır.

Sorgu maceralarıHazal Kaya’nın ilk bölümde hayat verdiği ve sonrasında bir kez de konuk oyuncu olarak katıldığı dizi, ilk sezonunu Berna’nın ölümü üzerine kurgulamış; hatta ve hatta finalinde dahi bu olayı irdelemeyi es geçmemiştir. Bu nedenle Berna’yı dizinin en önemli ve hafızalarda yer eden isimlerinden biri olarak addetmemiz mümkün.

Selim (Hakan Hatipoğlu)

Selim (Hakan Hatipoğlu)Dizinin en fazla antipati toplayan isimlerinden biri olan Selim, gerek büroda geri planda kalan duruşu, gerekse ilerleyen dönemde ekibin kuyusunu kazmaya çalışması ile akıllarda pek de iyi yer etmemiştir.

İlk sezonda Eda’nın sevgilisi olarak gördüğümüz ancak devamında terk edilme acısıyla taraf değiştiren Selim, Memduh Başgan’ın muhbirliğini yapmıştır. Ancak o bu süreçte bile, her daim Harun’un kuyusunu kazmakla uğraşmış ve neticesinde de Cinayet Büro ile bağını koparmak zorunda kalmıştır.

İkinci sezonda karşımıza “Olay Yeri İnceleme Komiseri” olarak çıkmıştır. Ancak Cinayet Büro’dan kopması, onun ekip ile olan ilişkisinin kopmasına engel olmamıştır. Keza Selim bu noktadan sonra başta Harun olmak üzere tüm ekibe türlü kötülükler yapmış ve izleyici tarafından da negatif geri dönüşler almıştır.

Hakan Hatipoğlu’nun hayat verdiği karakter, her ne kadar sevilen simalar arasında yer almasa da, hikayede çıkardığı zıtlıktan dolayı önemli bir noktada durmaktadır. Özellikle yakışıklı oyuncunun ilk tecrübelerinden biri olmasından dolayı önemli bir noktada duran Selim, diziye kattıklarıyla unutulmazlar arasındaki yerini almıştır.

Tahsin Müdür (Eray Eserol)

Tahsin Müdür (Eray Eserol)Cinayet Büro hakkında söz sahibi olan ve sempatik bir müdür görüntüsü çizen Tahsin, yer yer çekingen tavırlarıyla öne çıkan, buna rağmen a’dan z’ye herkesin tebessümle takip ettiği bir karakter olarak hafızalarda yer etmiştir.

Behzat Ç.’nin akademiden sınıf arkadaşı olan Tahsin, aradan geçen yıllarda hep takdirname almış, bu da onun müdür olmasının yolunu açmıştır. Ancak yakın arkadaşı Behzat Ç.’den her daim çekinmesi, onlar arasındaki alt-üst ilişkisinin de hiçe sayılmasının önünü açmıştır. Bu nedenle Behzat Ç., Tahsin’i dilediğince azarlamakta; Tahsin’de bunun acısını diğer büro elemanlarından çıkarmaktadır.

Özellikle yükselme kaygısı gütmesinden dolayı, Cinayet Büro’nun üzerine daha özenle titreyen Tahsin, göründüğü her bir sekansta tebessümü de beraberinde getirmektedir. Gerek mimikleri, gerekse olmadık anda dile getirdiği esprileriyle dizinin gülen yüzlerinden biri olmayı başarmış ve çizdiği farklı müdür portresiyle akıllarda yer etmiştir.

Aziz Başkomiser (Ahmet Uğurlu)

Aziz Başkomiser (Ahmet Uğurlu)O ki hayatını adadığı soruşturma için parmağını kesmeye dahi razı olacak kadar işine aşık, emekliliğini rafa kaldıracak kadar cinayete bağlı eski bir başkomiser.

Diziye ikinci sezonda dahil olan Aziz Başkomiser, bir dönem Cinayet Büro’da görev almış eski bir polistir. Zamanında, bir seri katil tarafından işlenen kesik parmak cinayetlerinin bir benzerinin tekrardan gerçekleşmesi, onun hikayeye dönüşünün de habercisidir. Tabii Aziz Başkomiser için olayların içine dahil olmak, birtakım fedakarlıkları da beraberinde getirecektir. Aziz Başkomiser, bir yandan istenmeyen adam olarak kesik parmak cinayetlerine dahil olmak isterken, bir yandan da eğlenceli kişiliğinden kesitlerle izleyicinin gönlünü fethetmiştir. En çok da torunuyla yaşadığı diyaloglarla izleyenlerine bol bol kahkaha attırmıştır.

Usta oyuncu Ahmet Uğurlu’nun ikinci sezonda hayat verdiği Aziz Başkomiser, ani çıkışları ve beklenmedik anda yaptığı sürprizlerle dizi tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Akıllarda ise onun eğlenceli ve sempatik kişiliği kalmıştır.

Suna Başkomiser (Mine Tugay)

Suna Başkomiser (Mine Tugay)Diziye ikinci sezonda dahil olan karakterlerden olan Suna, Narkotik Şube’nin başındaki isim olarak arz-ı endam etmektedir. Ancak onu hikayede özel yapan husus kesik parmak cinayetlerindeki rolüdür.

Dişli, maskülen ve bir o kadar da adalet peşinde koşan bir kadın olan Suna, bir yandan doğru bildiğinin peşinden giderken, bir yandan da Hayalet’e gönlünü kaptıracaktır. Bir anda dizinin en önemli yapı taşlarından biri haline gelen Suna, özellikle diziden ayrılırken sarf ettiği kadın cinayetleri söylemi ile hafızalardaki güncelliğini korumaktadır.

Güzeller güzeli Mine Tugay’ın hayat verdiği karakter, alışılagelmiş bir polis portresinden oldukça uzak seyreden görüntüsü ile fark yaratmaktadır. Hem güzel hem de işinin ehli bir başkomiser olan Suna, kendi adaletini kendi sağlamasıyla da dizinin unutulmaz karakterleri arasına girmiştir.

Barboros & Muzo (Serdar Orçin & Gökhan Yıkılkan)

Barboros&Muzo (Serdar Orçin&Gökhan Yıkılkan)Esasen onların isimlerini ayrı addetmek mümkün değil. Nitekim Barbaros ile Muzo birbirlerini tamamlayan, diyalogları ile izleyenlerine kahkaha attıran ve en önemlisi işledikleri sıra dışı cinayetlerle fark yaratan iki seri katildir.

Bir tarafta Adli Tıp Uzmanı Barbaros, diğer tarafta ise adli tıpta gündelikçi olarak çalışan Muzo. Birbirlerinden bağımsız olarak gözüken ancak hep beraber hareket eden bu iki isim, diziye üçüncü sezonda dahil olmuştur. İşledikleri cinayetlerle diziye heyecan katan bu ikili, özellikle Savcı Esra cinayetini sonuca bağlamaları hasebiyle de dizi için önemli bir noktada durmaktadır.

İki farklı tipin, birbirleri arasındaki eğlenceli anları huzurlarımıza getiren Barbaros ile Muzo, bir yandan güldürürken, diğer yandan da işledikleri cinayetlerle izleyenlerini düşünmeye sevk etmektedir. Sonuçta; özgün birer seri katil izlenimi çizen bu ikili, takındıkları felsefeyle de Behzat Ç. tarihine adlarını altın harflerle yazdırmıştır.

Bahri (Emre Erçil)

Bahri (Emre Erçil)Behzat Ç. dizisinde birçok oyuncu boy göstermiştir. Ancak içlerinde biri var ki, kendine has tavırları ve amiyane tabirle cool duruşu ile adını efsaneler arasına yazdırmayı başarmıştır.

“Hanımefendi”nin sağ kolu olarak izleyenlerinin karşısına çıkan Bahri, iş bitirici ve olayların akışını değiştiren karakteriyle arz-ı endam etmektedir. Özellikle kimseye benzemeyen dış görünüşü ve sakinliğinin ardında taşıdığı canavarla fark yaratan karakter, kısıtlı süre yer aldığı dizide önemli bir misyonu yüklenmiştir.

Böylesine büyük işler yapmasına rağmen, sakinliğinden ödün vermeyen tavrı ve ayakları yere sağlam basan duruşu onu yalnızca Behzat Ç.’nin değil, Türk dizi tarihinin de en spesifik karakterlerinden biri olarak anabiliriz.

BONUS Pembo ile Gorbaçov (Rıza Kocaoğlu-Tolga Tekin)

BONUS Pembo ile Gorbaçov (Rıza Kocaoğlu-Tolga Tekin)Üç sezon boyunca televizyon ekranlarında boy gösteren Behzat Ç. için, beyazperdeye adım atmak da kaçınılmaz olmuştu. Emrah Serbes’in destansı romanı Son Hafriyat’tan uyarlanan Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm ve Ercan Mehmet Erdem’in kaleminden çıkagelen Behzat Ç: Ankara Yanıyor filmlerinin en önemli özelliği, Pembo ve Gorbaçov gibi iki efsane karakteri barındırmalarıdır.

İlk filmde, katil Red Kit’in en yakınları olarak sorgu odasında boy gösteren bu ikili, birbirleri arasındaki enteresan çekim ve olaylara karşı verdikleri tezat tepkilerle bir anda filmin en sevilen ikilisi olmuştur. Ettikleri küfür dahi sevimli olan bu ikilinin yarattığı sempati, onların ikinci filmde de karşımıza çıkmasına olanak sağlamıştır.

Behzat Ç: Ankara Yanıyor filminin Kıbrıs’a uzanan macerasında karşımıza çıkan Pembo ve Gorbaçov bir kez daha Behzat Ç.’nin karşısına çıkarken, kahkahayı da beraberinde getirmiştir. Özellikle Rıza Kocaoğlu ve Tolga Tekin’in birbirleri arasındaki uyumla ses getiren bu ikili, beyazperdenin gördüğü en eğlenceli eküriler olarak da hafızalarda yer etmektedir.

Behzat Ç. Unutulmaz Sahneler

Behzat Ç. Unutulmaz SahnelerBehzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’ni efsane yapan detayların başında da şüphesiz ki kült olmuş sahneleri gelmektedir. Kısa sürede dillere pelesenk olmuş bu unutulmaz anlara gelin hep birlikte göz atalım.

Seviyorum Merkez!

Efsaneleşmiş Behzat Ç. sahnelerinden bahsedeceksek, lafa Harun’un unutulmaz çıkışı ile başlamak gerekir. İşte, Harun’un tüm teşkilata aşkını ilan ettiği o kült sahne.

Cinayet Ben Oldum!

Henüz Behzat Ç.’nin ilk bölümleri. Karakterleri tanıma döneminde, Akbaba’nın öyle bir sahnesi ortaya çıktı ki, bu gizemli adama karşı izleyen herkes bir anda sempati beslemeye başladı. Geçmişi ve geleceği tam bir muamma olan bu adamın, hayatta tek bir gailesi vardır; o da cinayet…

Sen Bana Bir Şey Yapamazsın, Yaparsan…

Behzat Ç. kimsenin adamı olmayan, yalnızca doğru bildiğinin peşinden giden bir başkomiserdir. Onu muadillerinden ayıran yegane özelliği ise, makam mevki tanımadan sarf ettiği cümlelerdir. İşte, onlardan biriyle de 10.bölümde karşılaşıyoruz.

Harun Rüşvet Sahnesi

Behzat Ç. Ankara Yanıyor’dan bir sahne daha! Trafik şubeye sürülen Harun, kendisine uzatılan rüşvete bakın nasıl cevap veriyor!

Rakı Koy La

Behzat Ç.’nin hem güldüren hem de ağlatan sahnelerinden bir tanesi!

Blurlayın Bizi

Behzat Ç.’yi özel kılan detaylardan biri de eleştirel bakış açısını her daim gün yüzünde tutmasında saklıdır. Nitekim Behzat Ç.’nin blurlanmak için can attığı sahne, sinema ve dizi sektörüne yapılan ince göndermelerle öne çıkıyor.

At Mıyız La Biz?

Hayalet, Akbaba ve Harun evde düşünceli bir şekilde otururken, elindeki Absent şişesiyle çıka gelen Behzat Ç. ekibe farklı bir tecrübe yaşatmaya kararlıdır. Tabii, bu alkolün şekerle tüketildiğini duyan Akbaba ise yüzyılın tepkisini verecektir; “At mıyız la biz?

Cevdet, Git Ateş İste!

Pembo ve Garboçov ile Behzat Ç.’nin ekibi arasında geçen komik bir sahne daha!

Harun Cevdet’e Karşı!

Harun’la Cevdet arasında geçen bu sahne, yine yüzleri gülümsetiyor.

Sus Lan!

“Sen bana lan diyemezsin, benim ödediğim vergiyle alıyorsun maaşını!” derken?

Sis Kimsiniz?

Behzat Ç.’nin unutulmaz sahneleri denildiğinde akıllara ilk gelendir; Harun’un “siz kimsiniz” sorularına verdiği yaratıcı cevaplar!




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir