Paylaşım

Recep Yazıcıoğlu Kimdir? Efsane Valinin Hayatı ve Ölümü


 

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en sıra dışı yöneticilerinden biri Recep Yazıcıoğlu! Alışılmışa aksi yöndeki davranışları, olmaz denilenleri olduruşları ve dahasıyla süper vali hakkında detaylı bilgi almak istiyorsanız, Recep Yazıcıoğlu kimdir başlıklı bu yazıyı incelemelisiniz derim.

Efsane vali olarak Türkiye Cumhuriyeti tarihine adını yazdırmış bir yöneticiydi Recep Yazıcıoğlu. Sıra dışı yönetim şekli ve aykırılığıyla bir kesimin oklarını üzerine çekerken, bir kesimin de gönlünde taht kurmuştu. Ayrımcılık yapmaması, üstünlük taslamaması ve kendini görev yaptığı yerleri iyileştirmek için paralamasıyla tanınmış, Turgut Özal desteğiyle Türkiye’nin en genç valisi olmuştu.

Erzincan Başpınar Köprüsü’nün bir an önce yapılması için çalışıp didinmiş, aynı anda hem valilik hem de şantiye şefliği yapmıştı. Evet, Recep Yazıcıoğlu kimdir denildiğinde söylenebilecek onca şeyden yalnızca birkaç tanesi bunlar. Ama gelin, daha fazlasını aşağıda birlikte inceleyelim.

Navigasyon

Recep Yazıcıoğlu Kimdir? Kısaca Bilgi

Recep Yazıcıoğlu Kimdir? Kısaca BilgiRecep Yazıcıoğlu Türkiye’nin gelmiş geçmiş en sıra dışı valisidir, açıklaması sanıyorum ki verilebilecek en kısa ve en öz cevap. Ama tabii ki yeterli değil. O görevi boyunca pek çok ilke imza atmış, kimileri için eli öpülecek insanken, kimileri içinse bir an önce durdurulması gereken yasakçı vali olmuştur. Türkiye’nin en genç valisi olarak göreve başladıktan sonra pek çok şehir gezmiş, çalışmaları nedeniyle sık sık bir yerden başka bir yere atanmıştır.

Yıllarca farklı farklı yerlerde görev yapan Yazıcıoğlu, olmaz denilen şeyleri oldurmuş, yıkılmaz sanılan tabuları yıkmış, hiçbir zaman kendisini halktan üstün görmemiş ve inanmadığı hiçbir şeye “eyvallah” etmemiştir. Sözleri ve çalışmalarıyla, birilerinin kovanına çomak sokan Yazıcıoğlu, Erzincan’da valilik yaptığı sırada birkaç yıllığına merkeze çekilmiştir. Valilik görevine geri dönmesinden bir müddet sonra ise 55 yıl önce dünyaya geldiği ay gibi yine bir Recep ayında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. Kısaca Recep Yazıcıoğlu kimdir sorusunun cevapları üzerinde durduktan sonra gelin aşağıda süper valinin hayat hikayesini inceleyelim.

Recep Yazıcıoğlu’nun Hayatı

Recep Yazıcıoğlu’nun Hayatı2 Haziran 1948’de Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya gelmiş Recep Yazıcıoğlu. Ve müftü olan babası Mustafa ile annesi Fatma, oğullarına içinde doğduğu ay dolayısıyla Recep adını vermiş. Babasının tayininin Muğla Milas’a çıkmasının ardından Recep, evin işleriyle ilgilenmeye başlamış. O zamanlar kırsal kesimde yaşayan pek çok erkek çocuk gibi o da odun kesip, ekin biçmiş. Ardından Recep, annesi ve kardeşleriyle birlikte babasının yanına Milas’a taşınmış. Ve buradan taşınırken yalnızca memleketinden değil aynı zamanda yareni olan Meryem’den de ayrılmak durumunda kalmış.

Bir süre Milas’ta kalan Recep, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandıktan sonra başkente gitmiş. Bir yandan eğitimine devam ederken bir diğer yandan da Meryem’e mektup yollamaya devem ediyormuş. Hatta okuldan fırsat bulup da Trabzon’a gidemeyen Recep, kardeşi aracılığıyla Meryem’e bir nişan yüzüğü yollamış. İşe bu sıralar hayatı Meryem’le mektuplaşmalar ve okulu arasında geçip gidiyormuş. Fakat bir gün dayısından, birisinin Meryem’e aşık olduğu ve onu kaçırmasından korktuğunu belirttiği mektubu alınca işler değişmiş. Recep, hemen Trabzon’a giderek kısa süre içerisinde Meryem’le nikahlanmış.

Trabzon Köprübaşı;

Recep Yazıcıoğlu’nun HayatıEşini ailesinin yanına Muğla’ya bıraktıktan sonra eğitimine devam etmek için Ankara’ya dönmüş. Bir süre Ankara-Muğla arasında gel git yapan Yazıcıoğlu, sonunda mezun olmuş ve Aydın’a kaymakam vekili olarak atanmış. Altı ay boyunca ildeki bütün kurumlarda görev yapmış Recep Yazıcıoğlu. Ve o zamana kadar bildiği ama belki de bu kadar yakından tanık olmadığı işleyişi öğrenmiş. Memurların nasıl iş yaptığını, hemen halledilebilecek meselelerin nasıl ertelendiğini, halka karşı nasıl ters davranıldığını ve benzeri davranışları açıkça görmüş. İşte bu deneyimleriyle, sistemin değişmesi gerektiği kararını vermiş.

Kaymakam vekili olarak bir müddet görev yapmasının ardından Ankara’ya kaymakamlık kursuna çağırılmış. Kursu bitirdikten sonra ise Rize Kalkandere’ye kaymakam olarak atanmış. İşte bu dönemde 12 Mart Darbesi yapılmış. İlk sınavını buradaki bir yol çalışması için veren Yazıcıoğlu, halkın yol yapımını engellemeye çalışmasına karşılık vermiş ve belinde silahı altında iş makinesiyle yolun açılmasını sağlamış.

Diğer kaymakamlara benzemeyen Yazıcıoğlu, daha ilk görevinde kendini belli ettiği için politikacılarla arası açılmış. Kalkandere’den sonra sürgün edilirmiş gibi pek çok yere ataması yapılmış. Adana, Ağrı, Çanakkale, Hatay, Çorum, Bolu ilçelerinde kaymakamlık yapmış.

Recep Yazıcıoğlu, Annesi ile Babası;

Recep Annesi ile BabasıTayin edildiği her yerde dikkatleri üzerine çeken Yazıcıoğlu, adam kayırmadığı ve aslında yapması gereken işi yaptığı için çoğu bürokrat tarafından sevilmemiş. Yaptığı değişikliklerden bir tanesi, Çorum’da kaymakamlık yaptığı sırada odasına astırdığı “kapıyı vurmadan gidin” şeklindeki ibaredir. Ayrıca Akçakoca’da da kahvehaneleri kıraathanelere dönüştürerek, ilçede okuma seferberliği başlatmış. Kaymakam olarak benzeri dikkat çeken çalışmalara imzasını atan Yazıcıoğlu’nun namı hükümete kadar ulaşmış. O zamanlar başbakan olan Turgut Özal da müsteşarından genç kaymakamı izlemesini emretmiş.

Beklediği gibi sonuçlarla karşılaşan Özal, Yazıcıoğlu’nun ismini valiler kararnamesine yazdırmış. Ancak Kenan Evren, kaymakamın yaşının çok genç olduğunu sürerek bu karara itiraz etmiş. Neticede ise Özal baskın gelmiş ve Recep Yazıcıoğlu 36 yaşında Türkiye’nin en genç valisi olarak Tokat’a atanmış. Burada ilk olarak eğitim konusunda çalışmalara başlayan vali, ahır gibi yerlerde okuyan öğrenciler için yeni derslikler yapılmasını sağlamış.

Hatta pek çoğunda işçilerle birlikte inşaatlarda kendisi de çalışmış. İlk başlarda bu duruma şaşkınlıkla bakıp, “böyle vali olur mu” diyenler daha sonra Yazıcıoğlu’nu yere göğe sığdıramayanlar arasına katılmış. Karakolu “pembekol” olarak ifade etmesi, kola yerine süt için demesi, içtenliği, yeri geldiğindeyse sertliği ile dilden dile dolaşan vali olmuş.

Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu;

Efsane Vali Recep YazıcıoğluSüper vali gibi isimlerinin yanı sıra IV. Murat olarak da anılan Yazıcıoğlu’na böyle denmesinin nedeni getirdiği yasaklamalarmış. Resmi dairelerde belirli saat ve yerler dışında çay, sigara, kahve içmeyi, kahvehanelerde oyun oynamayı, içkili yerlerde belirli bir miktardan sonra alkol almayı yasaklayan Yazıcıoğlu, Dördüncü Murat olarak anılmaktan pek hoşnut olmamış. Ama bu yakıştırmanın yanında yılın bürokratı olarak da anılmış.

Aydın Valisi Olduğunda Başhekimi Görevden Neden Almış?

Tokat’tan sonra Aydın’da atanan Yazıcıoğlu, gittiği her ilde “yasakçı vali geldi” gibi deyimlerle karşılaşmış. Aydın’da pek hoş karşılanmayan Yazıcıoğlu, buradan da Erzincan’a gönderilmiş. Ama daha önce birilerini rahatsız edecek birkaç değişiklik yapabilmiş. Bunlardan bir tanesi bir başhekimi görevinden almasıymış.

14 Ağustos 1989 ile 19 Ağustos 1991 tarihleri arasında Aydın valiliği görevine atanan Recep Yazıcıoğlu, daha ilk günlerinde Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili aldığı şikayet üzerine hastaneye doğru yola çıkmış. Üzerinde tebdil-i kıyafetleriyle hastaneye giren Yazıcıoğlu, gördüğü bir hemşireye başhekimin odasını sormuş. Ve hemşireden hemen hepimizin aşina olduğu umursamaz, küçümseyici davranışlarla dolu olan cevabı alarak üst kata doğru çıkmaya başlamış.

Üstünlük Taslamayan Vali; 

Üstünlük Taslamayan Vali Başhekimin kapısı açık olan odasına girerek burada onu beklemeye başlamış. Kısa süre içerisinde başhekim içeri girmiş ve “buyurun, ne istiyorsunuz” diye sormuş. Yazıcıoğlu da hasta olduğunu, tedavi olmak istediğini ama hiç parasının olmadığını söylemiş. Oranın hayır kurumu olmadığını, parası yoksa tedavi de olamayacağını söyleyen başhekime, devletin görevinin vatandaşına bakmak olup olmadığını sormuş sivil kıyafetler içindeki vali. Aldığı cevap karşısında sinirlenen başhekim, valiyi odasından kovmuş.

Hemen o gün gerekli işlemlerin yapılmasını isteyen Yazıcıoğlu, ertesi gün başhekim yanına resmi kıyafetleriyle ve elindeki belgeyle gitmiş. Gördüğü manzara karşısında epey şaşıran başhekime vali, başhekimlik unvanından azledilmiş olduğu haberini vermiş.

Erzincan Dönemi;

Erzincan DönemiBu tayin haberini aldığında Özal’ı arayarak “üstsüzlere karşı bir hata mı yaptık da defterimizi dürdünüz” demiş. Erzincan’daki görevinin ilk yıllarında yaşanan deprem yüzünden büyük bir hayal kırıklığı yaşamış Recep Yazıcıoğlu. Yerle bir olan şehir, enkaz altında hayatını kaybedenler, yakınlarını arayan perişan insanlar valiyi derinden etkilemiş.

Günlerce uyku uyumayan vali sonunda şehrin yaralarını sarmak için kollarını sıvamış ve sadece 8 ayda halkla birlikte şehri ayağa kaldırmayı başarmış. Fakat Erzincan’da onu bekleyen bir olay daha varmış. 5 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı’ndan yalnızca 3 gün sonra Başbağlar Katliamı yapılmış. Kadın, erkek ve çocuklardan oluşan 33 kişinin bir camide canice katledildiği haberini almış vali.

Türkiye’nin En Genç Valisi Turgut Özal ile Birlikte;

Turgut Özal ile Birlikte Teröristlerin katliam yeri olarak Başbağlar’ı seçmesinin nedeni ise şehirle arasında köprünün bulunmamasıymış. İşte bu durum valiye yeni projesi için güç vermiş. Devletin yıllardır yapamadığı ve 1 trilyon maliyet çıkardığı köprüyü 8 ayda 300 milyar maliyetle tamamlamış. Ki Yazıcıoğlu’nun bu projesi yıllar sonra Köprü isimli diziye ve Vali isimli filme konu olmuş. Günlerce göl kenarında yatan, şortu ve yalın ayaklarında inşaatta çalışan Yazıcıoğlu, bir kez daha olmaz denileni oldurmuş ve insanların takdirini kazanmış.

Erzincan DepremiAynı dönemler Yazıcıoğlu’nun dikkatleri üzerine çektiği bir diğer olay da emniyet müdürlerinin vali olarak atanması karşısında yaptığı yorumlar olmuş. Polisten vali olmayacağını söyleyen Yazıcıoğlu, Ankara’nın tepkisini çekmiş ve bir gece yarısı aldığı telefonla merkez valiliğine alındığını öğrenmiş. Kaba tabirle kızağa çekilen vali, duruma çok içerlese de ailesiyle birlikte Ankara’nın yolunu tutmuş. Bu dönemde Türkiye’nin pek çok ilini gezerek konferanslar vermiş.

Recep Yazıcıoğlu’nun Ölümü

Recep Yazıcıoğlu’nun ÖlümüGelen siyasi teklifleri de hep geri çevirmiş. 3.5 yıllık dinlenme döneminin ardından Denizli’ye atanan Yazıcıoğlu, yeniden aktif olarak görev yapma heyecanıyla yeni projeler üzerinde çalışmaya başlamış. Fakat gözlerindeki rahatsızlık onu engelliyormuş. Son zamanlarda görme problemleri yaşayan vali, muayene olmak için Ankara’ya gitmeye karar vermiş. Şoförüne kendi aracını hazırlamasını söylemiş. Çünkü o özel işlerinde hiçbir zaman makam arabasını kullanmazmış. Aynı gün Ziraat Odası Başkanı Haldun Tellioğlu ile telefon konuşması yapan Yazıcığlu, Tellioğlu’nun başkente birlikte gitme teklifini kabul etmiş.

Ve Tellioğlu “valime Mercedes yakışır” diyerek bir arkadaşının arabasını ödün almış. Şoför olarak da çaycısını görevlendirmiş. Kendi aracıyla gitmek istemesine rağmen Tellioğlu’nun yoğun ısrarları sonucunda Mercedes’e binmeyi kabul etmiş Yazıcıoğlu.

Tellioğlu’nun çaycısının kullandığı araba Ankara’ya 36 km kala aşırı hızdan dolayı takla atarak duvara çarpmış. Ziraat Odası Başkanı olay yerinde hayatını kaybederken Yazıcıoğlu araçtan dışarı fırlayarak ağır yara almış. Hastaneye kaldırılan vali 5 günlük yaşam savaşının sonunda, 8 Eylül 2003’te hayata veda etmiş. Mercedes’in şoförlüğünü yapan çaycı ise kazadan yara almadan kurtulmuş.

Eşi Meryem Yazıcıoğlu, kızları Rüveyda ile Necla ve oğlu Mehmet Kemal ile birlikte binlerce kişiyi yasa boğan olay, üzerinden yıllar geçmesine rağmen unutulmamış. Çoğu kişi bu kazanın bir suikast olduğunu düşünse de iddiaları doğrulayacak kanıtlar hiçbir zaman ele geçirilememiş.

Ölümünden Sonra Yokluğunu En Çok Hissedenlerden Eşi Meryem Yazıcıoğlu’nun Vali Hakkında Söyledikleri;

Ölümünden Sonra Yokluğunu En Çok Hissedenlerden Eşi Meryem Yazıcıoğlu’nun Vali Hakkında SöyledikleriHem eşi hem de çocukluğunun birlikte geçtiği dayısının kızı olan Meryem Yazıcıoğlu’nun yaptığı açıklamalar, onu biraz daha yakından tanımanızı sağlayacak diyebilirim. Evet, süper vali rahat giyinmeyi sever, kendi işleri için asla makam arabasını kullanmaz, valilik yaptığı yerlerde eski cipiyle gezermiş. İnancı tam olan Recep Yazıcıoğlu, namazlarını kaçırmaz, görevi dolayısıyla göz önünde olduğu zamanlarda ise ibadetiyle gösteriş yapıyormuş izlenimi vermemek için namazlarının kazalarını evinde kılarmış.

Sivil kıyafetleriyle halkın arasına katılıp, denetim yapar, çabuk parlar ama öfkesi geçince insanları kırdığı için kendi kendini yermiş. Paraya pula önem vermez, korumayla gezmez ve kendisine hizmet ettirmezmiş. Anlayacağınız o; Türkiye’nin en genç valisi olmayı sonuna kadar hak etmiş, gelmiş geçmiş en sıra dışı vali unvanının hakkını da misli misli vermiştir.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir