Paylaşım

Pazartesi Günlerini Sevmek için Ne Yapılmalı?


 

Küçük ayak parmağınızı vurduğunuz eşikten tutun da elinizi yakan kahve fincanına, üzerinize sıçrayan yağ damlasına, bir türlü ısınmak bilmeyen suya, bağlayamadığınız kravata, şekle girmeyen saçınıza ve daha bilimum tersliğe “hay, ben senin…” diye bağırıyor musunuz? O zaman pür dikkat beni dinleyin derim. Zira görünen o ki siz de pazartesi gününü sevmeye ihtiyaç duyanlardansınız.

Siz de pazartesi günlerinden nefret ediyor musunuz? Çalan alarmla başlayarak, pazartesi gününe dair her şeye karşı, negatif düşüncelerle mi bakıyorsunuz? O günün sabahında, kendinizi bütün bir haftanın ağırlığı altında ezilmiş gibi falan hissediyor musunuz? Yataktan adeta ölü gibi kalkıp, başınıza gelen bütün aksiliklere lanetler yağdırıyor musunuz? O zaman, pazartesileri sevmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Aksi takdirde; bütün hayatınızı kötü hafta başlangıçları yaparak geçirmek durumunda kalırsınız.

Evet, pazartesi günlerinin gayet sevilebilir olduğunu söylüyorum ve bu konuda gayet samimiyim. Ama bunun için öncelikle hafızanıza yer etmiş bir şeyi silmelisiniz. O da haftanın ilk günü olan pazartesiyle ilgili, şimdiye dek duyduklarınız! Yani sendrommuş, yorgunlukmuş, iğrençmiş, öyle gün mü olurmuş… İşte bütün bunları unutmalısınız. Peki, ardından mı? Küçük bir “sil baştan” yaptıktan sonra işe nasıl mı devam etmelisiniz? Hiç merak etmeyin, gerisi oldukça kolay! Hemen şimdi öğreneceğiniz püf noktaları sayesinde haftanın ilk gününe yüksek bir enerjiyle başlayabilecek, “yine mi pazartesi” klişe cümlesini bir daha asla kullanmayacaksınız.

İşte pazartesi günlerini sevmek için yapılması gerekenler:

Gülümseyerek Uyanın!

Gülümseyerek Uyanın!Alarmınız çalıyor ve siz o anda yalnızca günün pazartesi olduğunu düşünüyorsunuz. Gözleriniz hala kapalıyken, koca bir haftanın nasıl geçeceği üzerine milyon tane negatif şey düşünüyor, farkında bile olmadan kendinizi kötü hissetmeye programlıyorsunuz. İşte bunu yapmamalısınız. Alarmın sesini duyduktan sonra gözlerinizi açmalı ve zorla olsa bile gülümsemelisiniz. Evet, belki saçma gelecek ama emin olun ki uyandığınız anda yaptığınız ilk şeyin gülümsemek olması, gününüzün gidişatını önemli derecede değiştirecektir. Sadece deneyin ve modunuz üzerinde nasıl bir değişiklik olacağını kendi gözlerinizle görün. Hak vermezseniz pazartesi sabahlarında yine aynı nemrut suratınızı takınmaya devam edebilirsiniz!

“ERTELE” Tuşuna Sakın Ola Dokunmayın!

“ERTELE” Tuşuna Sakın Ola Dokunmayın!Yapmayın! Telefonunuzdaki o lanetli “ertele” kelimesine asla ama asla dokunmayın. Hele de pazartesi günlerinde! Çünkü bu sizin hem yorgun uyanmanıza, hem de alelacele hazırlanmanıza yol açacaktır. Doğal olarak da zaten negatif düşüncelerinizi yüklediğiniz pazartesiniz, bir kat daha berbatlaşacak, canınızı biraz daha sıkacaktır. İşte bu nedenle; (isterseniz pazartesi gününe özel eğlenceli bir parçayı alarm sesiniz yapın) alarmınızı ertelemeyip, güne kalkmanız gereken doğru saatte uyanarak başlamalısınız.

Kahve ya da Kahvaltı! (İçine Biraz Keyif Katın!)

Kahve ya da Kahvaltı! (İçine Biraz Keyif Katın!)Sabah kalktınız! Elinizi yüzünüzü yıkayıp, dişlerinizi fırçaladınız. Sonra hemen 1-2 bardak su için ve hazırlanmaya başlayın. Hazırlıktan kastım, üzerinizi giyinmeniz! Bir gece önceden hazırladığınız kıyafetlerinizi giyip, son rötuşlarınızı da yaptıktan sonra, sabahın en keyifli aktivitesine geldiniz demektir. Peki, nedir o keyifli şey? Aslına bakarsanız, size bağlı! Yani burada sizin ne sevdiğiniz önemli! Gerçi benim önerim kahvaltıyı tercih etmenizden yana ama siz ille de kahve diye tutturuyorsanız o da olur. Kısaca diyorum ki kahvaltınızı yaparken ya da kahvenizi içerken, yaptığınız şeyden keyif almayı bilin. Tadını çıkara çıkara yiyip için. Kahvenin kokusunu duyun ve sakince pazartesi hazırlığınıza devam edin.

Sevdiğiniz İşlere Ağırlık Verin!

Sevdiğiniz İşlere Ağırlık Verin!Pazartesi günlerini sevilebilir kılmak için daha başka ne mi yapabilirsiniz? Hemen söyleyeyim. Haftanın ilk gününe karşı daha sempatik bakmak için pazartesi programınıza eğlenceli işler koymalısınız. Ne bileyim, haftanın en kolay işlerine, severek yaptıklarınıza yönelmelisiniz. Tabii, işiniz buna olanak tanıyorsa! Ama her gün aynı şeyleri yaptığınız bir işiniz varsa, ona da şöyle bir çözüm üretebilirsiniz. Pazartesi gününe özel motivasyon yöntemlerine başvurabilir; mesela o gün belki biraz fazla müzik dinleyebilir, molalarınıza ekstra 1 tane daha ekleyebilir, iş arkadaşınızla biraz daha geyik yapabilirsiniz. Anlayacağınız; burada iş size düşüyor. Yeter ki günü sevmek isteyin. Eminim, yapacak bir şeyler bulacaksınız.

Dış Görünüşünüze “Ekstra!” Dikkat Edin!

Dış Görünüşünüze “Ekstra!” Dikkat Edin!Pazartesi günlerinde kendinizi mutlu hissetmek, iş yerinize nefretle değil de daha olumlu duygularla gitmek mi istiyorsunuz? O zaman; pazartesi günü dış görünüşünüze normalden çok daha fazla dikkat edin. Sonuçta; tatil gününüzde ekstra şık görünmek için yeteri kadar hazırlık yapabilirsiniz. Kıyafetlerinizi jilet gibi ütüleyebilir, ayakkabılarınızı temizleyip parlatabilir, saç-baş-tırnak bakımınızı tapabilirsiniz. Bir önceki günden yaptığınız hazırlıklar sayesinde sabah aynada kendinizle gurur duyacak, her şeyinizle ışıldadığınızı bilerek iş yerinize çok daha keyifli bir şekilde gidebileceksiniz. Sonuçta; ne kadar iyi görünürseniz aynı derecede iyi hissedersiniz, değil mi?

Pazar Günlerinde Kendinizi Hırpalamayı Bırakın!

Pazar Günlerinde Kendinizi Hırpalamayı Bırakın!Pazartesi günlerini sevmemenizin nedenleri arasında yorgun hissetmeniz olduğundan eminim. Çünkü siz de diğer pek çok kişinin yaptığı hatayı yapıyor, pazar günlerinizi oradan oraya koşturarak, adeta kendinizi parçalayarak geçiriyorsunuz. İçten içe ne kadar çok şey yaparsanız tatilin hakkını o kadar vereceğinizi düşünüyor, aynı günün içerisinde 3256562 tane iş sığdırmaya çalışıyorsunuz. Bu yaklaşım da ertesi gün kendinizi “üzerinizden kamyon geçmiş gibi” hissetmenize yol açıyor. O yüzden size tatil gününüzü tatilmiş gibi geçirmenizi ve ertesi gün için enerji toplamaya ihtiyacınız olduğunu aklınızdan çıkarmamanız gerektiğini söylüyorum.

Mükemmel Bir Hafta Geçireceğinize İnanın!

Mükemmel Bir Hafta Geçireceğinize İnanın!Sabah uyandığınız andan itibaren bunu yapın. Gözlerinizi açtığınızda gülümseyin (demiştim ya istemeseniz de zorlayın) ve kendinize “bu hafta mükemmel bir hafta olacak” deyin. Hem içinizden hem de dışınızdan! Kendi sesinizi duyabileceğiniz şekilde bu cümleyi birkaç kez tekrarlayın. Sonuçta; gereken her şeyi yaptınız ve hazır hissediyorsunuz. Kötü bir hafta geçirmeniz için önünüzde hiçbir sebep yok. Kaldı ki öyle olsa bile henüz olmamış bir şey için endişelenmek epey saçma olurdu! Ancak emin olun henüz olmamış iyi şeyler için sevinmek hiç saçma değil! Çünkü bu seçenekte hiçbir şey kaybetmez, aksine kazanmış olursunuz. Yani haftanın başında “her şey mükemmel olacak” deyip, iyi hissetmeniz yanınıza kar kalır.

Günaydınlaşın!

Günaydınlaşın!Mutlu pazartesileriniz olsun mu istiyorsunuz? O zaman önce siz mutlu olun! Sonrasında da başkalarını mutlu edin! Yani şimdiye kadar verdiğim bütün önerileri uyguladıktan sonra gördüğünüz herkese gülümseyerek kocaman kocaman “GÜNAYDINNN” deyin. Yanınızdan geçip giden insanlara farklı gezegenlerden gelmişler gibi bakmayı bırakın. Asansörde karşılaştığınız komşunuza, koridorda bakıştığınız iş arkadaşınıza, köşedeki esnafa, kahve aldığınız görevliye günaydın demekten çekinmeyin. Bu şekilde hem siz daha iyi hissedecek hem de başkalarının güzel bir pazartesi geçirmelerine yardım etmiş olacaksınız. Düşünsenize; sizin içtenlikle günaydın dediğiniz kişi de aynı şeyi bir başkasına yapacak, aynı davranış ondan da bir diğerine geçecek! Başlattığınız bu küçük sevgi dolu hareket belki de yüzlerce kişinin gülümsemesini sağlayacak! Daha ne olsun ki?

İşinizin Başına Geçin ve Minnetle Çalışmaya Başlayın!

İşinizin Başına Geçin ve Minnetle Çalışmaya Başlayın!Karşılaştığınız kişilere güzel güzel günaydın da dediniz ve nihayet işinizin başına geçtiniz. Peki, şimdi? Pazartesi gününü sevmek için yapmanız gerekenler sadece bunlar mıydı? Hayır! Mutlu pazartesiler için uygulamanız gereken son bir öneri daha var. O da işinizin başına geçtikten sonra, minnet etmek! Ne için mi minnet edeceksiniz?

Mesela; o an sizin yerinizde olmak isteyen sayısız insan olduğunu düşünerek minnet edebilirsiniz. Bir iş bulamadığı için aylardır 5 kuruşsuz gezen kişiler arasında olmadığını için şükredebilirsiniz. Sıcak bir ortamda çalıştığınız için, etrafınızda güvenilir arkadaşlara sahip olduğunuz için, sağ salim iş yerinize varabildiğiniz için ve daha bir sürü farklı şey için teşekkür edebilirsiniz. Böylece “of, pof” çekmek yerine işinize istekle sarılır, haftanın güzel geçecek olan ilk gününün diğerlerine yapacağı olumlu etkiyi net bir biçimde görürsünüz.




Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir