Paylaşım

1980’lerin En İyi İç Mekanına Sahip 7 Otomobili!


 

Bazıları üretimlerini erken bitirirken bazıları iç ve dış yapılarıyla dünyayı kasıp kavurdu. İşte 80'li yıllarda en iyi kokpite sahip olan otomobiller.

Hayatımızda he şey ne kadar da kolaylaştı değil mi? Daha düne kadar seyahat ettiğimiz yolları kaput üzerine sererek baktığımız haritalardan bulunuyorduk. Harici navigasyonlardan sonra kokpitlerimize kalıcı yerleştiren uydu haritaları, sesli şekilde istediğiniz yere sizi ulaştırıyor. Diğer bir kısım ise kokpiti lüks gösterecek ögeler. Deri kaplamalar her zaman ve en kaliteli şekilde eskiden de vardı. Şimdi çok fonksiyonlu ve masajlıları var. Son gelinen iç kabin dizaynlarında, psikolojinize göre ortam aydınlatmalarının rengi bile seçilebiliyor.

Sizler için 1980’lerde isim yapmış bazı modellerin iç mekanından söz edeceğiz. Bol düğmeli amiral gemilerden, dijital ekranlar şimdi biraz inanılması zor geliyor. Mercedes, Audi ve Renault gibi şirketlerin bundan 38 yıl önce iç kabin durumları nasılmış bakalım!

7 Mercedes-Benz 560 SEC

Mercedes-Benz 560 SEC KokpitAlman otomobil üreticisinin 1985 yılı S Serisi’nin tek kapılı spor versiyonu olarak çıkan 560 SEC, o zamanlar için en yüksek donanıma sahipti. Bir ara SLR için söylenen “Mercedes-Benz’in tüm standartlarının toplandığı tek araba” sıfatının eski sahibiydi. Son derece donanımlı olan ikonik model günümüze göre basit tasarımlı direksiyon, bolca ahşabın bulunduğu konsol parçalarına sahipti. 1991 yılında kadar SEC’ler çift bölgeli klima ve yüksek kaliteli akustik ses sistemiyle satıldı.

Malzeme kalitesi birinci sınıf olsa da tuş takımlarının fazla oluşu o zamanın şikayet konusu olmuş. Baktığımızda da rahatsız olanlar pek de haksız değiller. Şimdinin MBUX’u ile karşılaştırıldığında uçurumdan öte olduğu naklen görülebiliyor.

6 Audi V8

Audi V8 KokpitAudi’nin ısınıp, alevlenmeye başladığı dönemlerde V8 aracını tanıtmış. 1988 ile 1993 yılları arasında üretilen V8, 1994 yılı itibariyle amiral görevini A8’e bırakmıştır. Audi’de modelinin neredeyse her bir fonksiyonu için düğme koymuş. V8’deki sorun ise SEC’e göre daha küçük olan fonksiyon tuşları.

Yine ahşabın hakim olduğu kokpit elektronik bir klima ile beslenmiş. O yıllar aslında dijital gösterge panellerinin de yeni yeni Almanlar tarafından tanınmaya çalışıldığı senelerdi. V8 motorlu bu model şartlarına göre en lüks otomobillerinden biriydi.

5 Renault 25

Renault 25 Kokpit80’li ile 90’lı yılların prestijli lüks otomobillerini yapmada Renault’unda eksik kalır yanı yoktu. 80’lerin bu lüks Fransız kokpiti her zaman olduğu gibi diğerlerinden farklı. Kavisli bir orta panel duruşuna karşı ortalık epeyce bir karışık. Ulaşılması zor duran klima kontrol tuşları, gösterge panelinin yanına konumlandırılmış.

Deri döşemenin kalitesi resimden bile fark ediliyor (ana görsel de Renault 25 modeline aittir). Ahşap başlıklı vites yanına bir takım tuşlar yerleştirilmiş. Tam simetrik olarak da bozuk para koyma kısmı yapılmış. Şimdi belki kullanışı zor gelse de eskiden de bol düğmeli araçlar daha havalı ve zengin gösteriyordu.

4 Buick Reatta

Buick Reatta KokpitBuick, 80’li yıllarda otomobil kokpitinde en vahşi duruşları verebilen bir markaydı. Modellerinde, eskiden yat işiyle uğraştığını belli eden dizaynlar kullandığı açıkça belli. En iyi örneklerden birisi 1988’de piyasa sunduğu Reatta serisi diyebiliriz.

Amerikalı modelde bazı uygulamalar zamanın ötesinde yapılmış. Son yıllarda otomobillerimizde moda olan dokunmatik ekranın uzun yıllar önce aslında Reatta’da olduğunu görüyoruz. Reatta’da koltuk ayarların elektrikli yapılması ve iklimlendirme kontrollü klimada standart olarak gelmiş.

3 Alfa Romeo 164

 Alfa Romeo 164 KokpitGüzel tasarımların arkasındaki ülke olan İtalya, 80’li yıllarda da Alfa Romeo 164 ile kokpit tasarımında ön plana çıkmış. Alfa, diğer modellerin aksine ahşap yerine farklı bir siyah malzeme seçimine gitmiş. 164’ün takdir toplamasının nedeni buluşturulan fonksiyon tuşlarının okunabilir ve karışık durmaması. O zamanlar için en zarif kokpiti Alfa yapmış.

2 Aston Martin Lagonda

Aston Martin Lagonda Kokpitİngiliz modelde teknolojik havanın ve farklı malzeme tasarımlarını görüyoruz. Lagonda’da bilgisayar tabanlı ekranlara baya bir yatırım olmuş. Tek noktadan bağlı direksiyon simidi, bağlı olduğu kısmın etrafındaki düğmeler, gösterge paneli vb. her şeyiyle farklı.

İngiliz klasiği model 1976 ile 1990 yılları arasında üretilmiş olsa da şirket için tam bir fiyaskoydu diyebiliriz. Bu model yüzünden Aston Martin’in iflasın  eşiğine geldiği de söyleniyor.

1 Nissan Gloria

Nissan Gloria KokpitNissan’ın Gloria’sını ilk gördüğümüzde özel kuvvetlerin operasyon odası zannettik. Sanırız bu tip kokpit tasarımını Nissan’dan başka hiç bir arabada göremezsiniz. Japonya’nın teknolojide adından söz ettirdiği yıllarda Gloria, amacına uygun olarak üretilmiş bir model. Amerikan halkının gönlünü fethetmek için iç kısım resmen düğme cennetine dönüştürülmüş. Teyp veya klima kısımlarda fonksiyon tuşlarının bolca olmasına alışılmış olsa da direksiyon simidi biraz aykırı duruyor.

1980’lerin ev müzik sistem düzeneğine benzeyen iç mekanda, ahşap kaplamayla kalite algısını yükseltilmiş. Öte yandan belki fark etmemiş olabilme ihtimaline karşı otomatik vites kolunun üzerinde de farklı tuşlar koyulmuş. Ancak bu kadar çaba sonrasında bile Nissan, bu aracını satamamış ve üretimden kaldırmak zorunda kalmış.

80’li yıllardaki lüks tabanlı otomobillerin nasıl bir teknolojik kokpit yapma çabasında olduklarını gördük. Alman, İtalyan, Japon, Fransız ve İngiliz araç örneklerine baktığımızda dijital olmayan kabinler için son derece ileri teknoloji işler yapılmış. Sizin favori kokpitiniz hangisi?

Paratic Piyasalar

Yorumları Görmek İçin Tıklayın