S&P Global Ratings, Türkiye’de ekonomik toparlanmanın gecikmesi ve enflasyonla mücadele sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesi halinde bankacılık sektöründe kredi risklerinin artabileceği uyarısında bulundu. Kuruluş, özellikle kamu bankalarında aktif kalitesindeki bozulmanın daha belirgin hale gelebileceğine dikkat çekti.
S&P Global Ratings Finansal Kuruluşlar Direktörü ve Baş Analisti Regina Argenio, CNBC-e’ye yaptığı değerlendirmede, faiz indirimlerinin bankaların fonlama maliyetlerini düşürerek kârlılığı destekleyebileceğini ancak reel sektörün finansal dayanıklılığındaki zayıflamanın önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.
2026 için kredi risk maliyeti beklentisi 230-240 baz puan
Argenio, bankaların kredi risk maliyetlerinin 2026 yılında kârlılık üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek yıl genelinde net kredi risk maliyetinin 230-240 baz puan seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı.
Dezenflasyon sürecinin planlandığı gibi ilerlemesi, ekonomik büyümenin toparlanması ve jeopolitik risklerin sınırlı kalması durumunda 2027’de kredi risk maliyetlerinde iyileşme görülebileceğini ifade etti.
Kamu bankaları daha fazla riskle karşı karşıya kalabilir
S&P’ye göre kamu bankaları, kredi portföylerinin yapısı ve geçmişte izlenen daha esnek kredi politikaları nedeniyle aktif kalitesi sorunlarından özel bankalara kıyasla daha fazla etkilenebilir. KOBİ kredileri ve teminatsız kredilere yönelik riskler de bu ayrışmada belirleyici olabilir.
Argenio, kredi yapılandırmalarının kısa vadede borçlulara ödeme kolaylığı sağladığını ancak borç yükünü ortadan kaldırmadığını vurguladı. Yapılandırmaların uzaması halinde kredi kalitesine ilişkin sorunların daha belirgin hale gelebileceğini belirtti.
Faiz indirimleri kârlılığı 2027’de de destekleyebilir
Faiz indirimlerinin mevduat maliyetlerini düşürerek bankaların net faiz marjlarını desteklemesi bekleniyor. Argenio, bu olumlu etkinin 2027 boyunca devam edebileceğini, ancak kredi faizlerinin de zamanla gerilemesinin avantajı sınırlayabileceğini söyledi.
Buna karşılık, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri artırması ve doların güçlenmesi, Türk bankalarının döviz cinsinden dış borçlanma maliyetlerini yükseltebilir. Argenio, Fed faizlerinde 50 baz puanlık artış beklediklerini belirterek Türkiye’nin risk priminin de bu süreçte etkili olacağını ifade etti.
Fon krizinde yeni gelişmeler belirleyici olacak
Türkiye’de yaşanan fon krizinin mevcut durumda büyük ölçüde kontrol altında olduğunu belirten Argenio, bankacılık sektörünün fonlara maruziyetinin görece düşük olmasının bu süreçte etkili olduğunu söyledi. Krizin bankacılık sektörüne yansımasının fonların tasfiye sürecine ve yeni vakaların ortaya çıkıp çıkmayacağına bağlı olduğunu kaydetti.
S&P’nin temel senaryosu, Türk bankalarının 2026’da kârlılık baskılarıyla başa çıkması ve 2027’de daha ılımlı bir destek görmesi yönünde. Ancak enflasyondaki düşüşün gecikmesi, reel sektörün finansal gücünün zayıflaması ve yeni ekonomik şokların bu görünümü olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.