ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasında yeni bir müzakere turunun hafta sonu gerçekleşebileceğini açıklarken, ateşkesin uzatılmasına gerek kalmayabileceğini vurguladı.
“İran ile anlaşmaya çok yakınız” diyen Trump, anlaşmanın Islamabad’da imzalanması halinde bizzat katılabileceğinin sinyalini verdi.
Sahada ise kırılgan bir yumuşama süreci dikkat çekiyor. Hizbullah ile İsrail arasında Lübnan’da 10 günlük ateşkes yürürlüğe girerken, Tahran taraflara silahları susturma çağrısı yaptı. Ancak ihlal iddiaları, sürecin ne kadar hassas olduğunu ortaya koyuyor.
Diplomasi kulislerinde ise perde arkası temasların hız kazandığını belirtiyor. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde tarafların prensipte anlaşmaya yakın olduğu, önce bir mutabakat zaptı, ardından 60 gün içinde kapsamlı anlaşma planlandığı ifade ediliyor.
Öte yandan savaşın küresel etkileri ağır oldu. Çatışmalar, petrol fiyatlarında tarihi şoklara yol açarken Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel büyüme tahminlerini aşağı çekti ve uzun süren bir savaşın dünyayı resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Piyasalar ne diyor?
Barış umutları petrol fiyatlarını aşağı çekerken, Asya borsalarında güçlü yükselişler dikkat çekiyor. Kritik enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı ise hâlâ büyük ölçüde kapalı ve küresel arz açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Müzakerelerde en büyük pürüz İran’ın nükleer programı. ABD 20 yıllık sınırlama önerirken, Tahran daha kısa süreli bir kısıtlamayı gündeme getiriyor.
Yaptırımların kaldırılması ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği ise anlaşmanın kaderini belirleyecek başlıklar arasında.
Jeopolitik risklerin zirve yaptığı bir dönemde, “barışa bir adım kala” algısı piyasaları desteklerken, sürecin kalıcı bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceği, önümüzdeki günlerde netleşecek.