Reuters’a konuşan İranlı kaynaklara göre Tahran, Washington ile yürütülen görüşmelerde kalıcı bir anlaşmadan ziyade geçici bir mutabakat formülüne odaklanıyor.
Bu yaklaşımın amacı, yaptırımların etkisini azaltmak, ekonomik rahatlama sağlamak ve yeniden çatışma riskini düşürmek olarak gösteriliyor.
İran yönetiminin, dondurulmuş varlıklara erişim, petrol gelirlerinin serbest bırakılması, ham petrol ihracatına yönelik bazı kısıtlamaların kaldırılması ve ABD’nin liman ablukasının sona erdirilmesi gibi talepler üzerinde durduğu belirtiliyor.
Buna karşın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları gibi en tartışmalı konuların ertelenmesi hedefleniyor.
Middle East Institute adına yaptığı değerlendirmede Alex Vatanka, İran’ın önceliğinin askeri risklerden çok ekonomik baskılar olduğunu söyledi. Vatanka’ya göre Tahran, uzun süreli ekonomik yıpranmanın ülke içindeki yönetim kapasitesini zayıflatmasından endişe ediyor.
Benzer şekilde German Institute for International and Security Affairs bünyesinde değerlendirme yapan Hamidreza Azizi, geçici bir anlaşmanın ekonomik baskıyı azaltarak devletin yeniden toparlanmasına zaman kazandırabileceğini ifade etti.
Öte yandan Hürmüz Boğazı, İran’ın elindeki en önemli koz olmayı sürdürüyor. Kaynaklara göre Tahran, enerji geçişlerinin yeniden normalleşmesini sağlarken, boğaz üzerindeki stratejik etkisini koruyabileceği bir formül arıyor. Bu nedenle taraflar arasındaki görüşmelerde geçici bir anlaşma ihtimali giderek daha fazla öne çıkıyor.