Bloomberg Intelligence tarafından yayımlanan “Turkey Peer Comparison Charts” raporunda, Türk bankacılık sektörünün net faiz marjı görünümünün dalgalı piyasa koşullarından etkilenmeye devam ettiği belirtildi.
Raporda, enflasyon baskılarının sürmesi nedeniyle para politkasındaki gevşemenin yavaş ilerlemesinin, bankaların 2026 yılı için beklenen kârlılık toparlanmasını riske attığı ifade edildi.
Analizde özellikle KOBİ ve bireysel krediler tarafında takipteki kredi (NPL) girişlerinin artmaya devam ettiği vurgulandı. Bu durumun risk maliyetlerini hedeflerin üzerine taşıyabileceği kaydedildi.
Bloomberg Intelligence, bankaların bilanço yapısının 2027’ye yönelik toparlanma hızında belirleyici olacağını belirtti.
Gelir ve net kâr büyümesi
Gelir büyümesi verileri, Türk bankalarının 2022’de çok güçlü bir gelir ivmesi yakaladığını, ancak 2023 sonrası dönemde büyümenin sert şekilde yavaşladığını gösterdi.
kolayca yatırım yapın

2025 projeksiyonlarında ise bazı bankalarda yeniden toparlanma sinyalleri dikkat çekti. Özellikle Garanti Bankası (GARAN), Akbank (AKBNK) ve Yapı Kredi Bankası’nın (YKBNK) sektör ortalamasına yakın bir performans sergilediği görüldü.

Net kâr büyümesi tarafında ise sektörün 2022’de olağanüstü yüksek kârlılık yakaladığını, sonraki yıllarda ise ciddi normalleşme sürecine girdiğini ortaya koydu. Özellikle kamu bankalarında dalgalanmanın daha belirgin olduğu dikkat çekti.
Özsermaye kârlılığı (ROE)
Tüm bankalarda özsermaye kârlılığının 2018 – 2021 arasında yatay veya hafif düşüş eğilimindeyken, 2022 yılında tarihi bir zirve yaptığı görüldü.
Son durumda ise 2022’deki zirvenin ardından yüksek enflasyon, makroihtiyati tedbirler ve artan fonlama maliyetleri nedeniyle kârlılıkta sert bir düşüş yaşandı. Ancak 2024’ten 2025’e doğru eğriler yeniden yukarı dönmeye veya dengelenmeye başladı.

Bloomberg Intelligence grafiklerine göre yüzde 28,62 ile Garanti Bankası’nın ve yüzde 27,21 ile Vakıfbank’ın (VAKBN) kârlılıkta sektörü yukarı taşımaya devam ettiği; yüzde 14,43 ile Halkbank (HALKB) ve yüzde 18,31 ile İş Bankası’nın (ISCTR) daha düşük kârlılık seviyelerinde kaldığı görüldü.
Net faiz marjı (NIM)
Analistler, faiz oranlarındaki düşüş eğiliminin marjları olumlu etkilediğini belirtiyor. 2024’ten 2025’e geçerken marjlarda net bir toparlanma sinyali görülüyor. Yapı Kredi Bankası yüzde 7,15 NIM seviyesine ulaşırken, Halkbank yüzde 3,37 seviyesinde kaldı.

Bu durum fonlama maliyetlerini iyi yöneten bankaların marjlarını daha hızlı düzelttiğini gösteriyor.
Tier 1 sermaye yeterlilik oranı
Raporda, bankaların sermaye yapılarının güvenli bölgede kalmaya devam edeceği öngörülüyor.
2024 ve 2025 yıllarında risk ağırlıklı varlıkların büyümesi ve kârlılığın normalleşmesiyle bu oranlarda hafif bir gerileme/konsolidasyon yaşandığı görülüyor.

2025 sonu itibarıyla bankaların Tier 1 oranları yüzde 13,02 ile yüzde 16 arasında değişiyor. Yasal sınırların oldukça üzerinde olan bu seviyeler, Türk bankacılık sektörünün olası şoklara karşı sermaye açısından oldukça güçlü ve dirençli olduğunu teyit ediyor.
Kredi risk maliyeti
Bankacılık sektörünün en kritik risk göstergelerinden biri olan kredi risk maliyeti (CoR) analist Tomasz Noetzel tarafından hazırlanan grafikle gösteriliyor.
Bloomberg analistleri bu başlıkta net bir tahminde bulunuyor: Önümüzdeki süreçte yüksek faiz ortamı, sıkılaşma politikaları ve ekonomide yavaşlama nedeniyle şirketlerin ve bireylerin borç ödeme sadakatinde zorlanmalar yaşanabileceğini bunun da bankaların kredi kalitesinde bir miktar bozulmaya yol açabileceğini öngörüyorlar.

Grafikte, 2024 – 2025 dönemi incelendiğinde ekonomi yönetiminin sıkı para politikasına geçmesi ve kredi faizlerinin çok yüksek seviyelere çıkmasıyla birlikte 20242ten 2025’e geçerken birçok bankanın eğrisinde yukarı yönlü bir hareket veya yüksek seviyelerde yataylaşma dikkat çekiyor.
Bankaların risk maliyeti yönetiminde ciddi şekilde ayrıştığı görülürken, en yüksek risk oranına sahip bankaların yüzde 3,57 ile Garanti Bankası’nda olduğu görülüyor. Portföylerin takibe düşme riski en yüksek olan veya muhafazakar davranıp en fazila karşılık ayıran bankalar olarak öne çıkıyor.
En düşük risk oranına sahip bankalar ise yüzde 2,13 ile Halkbank’ta (HALKB) görünüyor ve rakiplerine göre kredi portföyünü daha seçici/sağlam kurmuş görünüyor.
Bloomberg Intelligence, güçlü gelir üretiminin halen enflasyon baskısını dengelediğini ancak yüksek faiz ortamı, artan fonlama maliyetleri ve kredi kalitesindeki bozulmanın sektör üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü değerlendirdi.
Raporda, ayrıca 2026’nın ikinci yarısında olası faiz indirimlerinin gündeme gelmesi halinde bankacılık sektöründe daha güçlü bir toparlanmanın başlayabileceği ifade edildi.
(Bu haber yapay zeka desteğiyle geliştirilmiştir.)