Vestel Elektronik’in dolar cinsi tahvilleri, cuma günü dolar başına 49 sent ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Böylece tahvillerde son iki işlem gününde yaklaşık 10 sentlik değer kaybı yaşandı. Citigroup analistleri ise olası bir borç yeniden yapılandırması halinde tahvil yatırımcılarının geri kazanım oranlarının mevcut piyasa fiyatlarının altında kalabileceği uyarısında bulundu.
Donato Guarino liderliğindeki Citigroup analistleri, bankalara olan borçların öncelikli olarak ele alınmasının gündeme gelebileceğini belirterek, bu nedenle tahvillerin mevcut fiyat seviyelerinin hâlâ yüksek göründüğünü ifade etti. Analistler, bu durumun özellikle yurtdışındaki tahvil yatırımcıları açısından sınırlı bir koruma sağlayabileceğine dikkat çekti.
Yüzde 40 Temerrüt Oranı
Citigroup’un baz senaryosunda, yüzde 40 olasılıkla sert bir borç takası, yüzde 40 olasılıkla ise temerrüt ihtimali öne çıkıyor. Analistler, sert bir borç takası halinde nominal değerde yüzde 30 ila yüzde 50 arasında kesinti yapılabileceğini ve vadelerin uzatılabileceğini, bu senaryoda tahvillerin yaklaşık 38 sent seviyesinde değerlenebileceğini öngördü. Temerrüt veya tasfiye durumunda ise tahvil sahiplerinin eline geçecek tutarın 3 ila 12 sent arasında kalabileceği belirtildi.
Daha olumlu senaryoya ise yalnızca yüzde 20 ihtimal verildi. Citi, yatırımcı onayıyla daha hafif koşullarda gerçekleştirilecek bir yeniden yapılandırma durumunda tahvillerin yaklaşık 65 sent, daha yumuşak bir borç takası senaryosunda ise yaklaşık 52 sent seviyesinde değerlenebileceğini hesapladı. Buna rağmen analistler, daha sınırlı bir yeniden yapılandırma ihtimalinde dahi yukarı yönlü potansiyelin kısıtlı olduğuna işaret etti.
Yapısal Sorunlar Öne Çıkıyor
Citigroup değerlendirmesinde, şirketin karşı karşıya bulunduğu sorunların büyük ölçüde yapısal olduğuna vurgu yapıldı. Raporda Avrupa’da zayıf talep, Çinli üreticilerin artan rekabeti ve yerel para birimi cinsinden yüksek finansman maliyetlerinin temel risk unsurları arasında yer aldığı belirtilirken, şirketin yeniden yapılandırılmış borç yapısının öngördüğü zaman diliminde tarihsel kârlılık marjlarına dönebileceğine yönelik ikna edici bir görünüm bulunmadığı ifade edildi.