Küresel tahvil piyasalarında yatırımcıların rotasını ABD dışına çevirmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, özellikle faiz artırımlarını sürdüren merkez bankalarına sahip ülkelerin devlet tahvillerinin cazip fırsatlar sunduğunu belirtiyor.
Allspring Global Investments Sabit Getirili Menkul Kıymetler Baş Yatırım Stratejisti George Bory, enflasyonla mücadele kapsamında faiz artıran merkez bankalarının bulunduğu ülkelerde kısa ve orta vadeli devlet tahvillerinin yatırımcılar açısından avantaj sağlayabileceğini söyledi.
Bory, İngiltere, Avrupa ve Avustralya gibi ekonomilerde enflasyon beklentilerinin tahvil fiyatlarına büyük ölçüde yansıdığını belirterek, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ölçekte faiz artırımlarını desteklememesi halinde söz konusu ülkelerde faiz artış hızının beklentilerin altında kalabileceğini ifade etti.
Bory, yatırımcıların yalnızca ABD tahvillerine odaklanmak yerine farklı faiz döngülerine sahip ülkelerin tahvillerini portföylerine eklemelerinin riskleri dengeleyebileceğini vurguladı.
Öte yandan BlackRock iShares Sabit Getirili ETF’lerden Sorumlu Küresel Eş Başkanı Steve Laipply de Avrupa’da ihraç edilen sabit getirili menkul kıymetlerin daha düşük risk ve daha yüksek getiri potansiyeli sunduğunu dile getirdi.
Fed, Temmuz 2023’ten bu yana politika faizini değiştirmezken, piyasalarda yıl sonuna doğru faiz artırımı ihtimali fiyatlanıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise Haziran ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,25’e yükseltmişti.
Uzmanlar, küresel tahvil piyasasında vade, kredi riski ve ülke bazında çeşitlendirmenin yatırımcıların portföy performansını destekleyebileceğine dikkat çekiyor.