Analistler, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı artış ve ABD hükümetinin borçlanmasının sermayeye olan talebi artırarak reel faizleri yukarı çektiğini belirtiyor. Bu durum, faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendirerek tahvil fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.
New York Fed’in Laubach-Williams modeline göre R-star, 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 1,65 seviyesinde bulunuyor. Oran ilk çeyrekte yüzde 1,73 iken, 2025’in ilk çeyreğindeki yüzde 1,36 seviyesinin üzerinde seyrediyor. Ancak R-star’ın hesaplanmasında farklı modelelr kullanılması nedeniyle gelecekteki seviyesine ilişkin kesin bir tahmin yapmak zor.
Özellikle yapay zeka şirketlerinin yüksek miktarda tahvil ihraç etmesi, uzun vadeli ABD tahvilleriyle yatırımcı sermayesi için rekabeti artırıyor. Bunun yanı sıra ABD’nin 40 trilyon dolara ulaşan borcu, sermaye talebini daha da yükselterek uzun vadeli tahvil getirileri üzerinde ek baskı yaratıyor.
R-star’ın yükselmesi, Fed’in gelecekte politika faizini daha yüksek bir seviyede tutmak zorunda kalabileceği anlamına geliyor. Bu durum özellikle 2 ve 5 yıllık tahvil getirilerini desteklerken, yüksek borçluluk ve kalıcı bütçe açıkları nedeniyle 30 yıllık tahvil getirileri üzerindeki baskıyı da artırıyor.
Bununla birlikte analistler, yapay zeka yatırımlarının uzun vadede verimliliği artırarak enflasyonu düşürmesi halinde R-star’ın ilerleyen dönemde yeniden gerileyebileceğine dikkat çekiyor. Dolayısıyla mevcut yükselişin kalıcı bir ekonomik dönüşüm mü yoksa geçici bir yatırım döngüsü mü olduğu henüz net değil.