Türkiye’de ekim ayı enflasyonunun piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşmesi, bankaların ve aracı kurumların yıl sonu tahminlerinde güncellemeye gitmesine neden oldu. Matriks Haber’in 16 banka, aracı kurum ve araştırma biriminin değerlendirmelerini derlediği rapora göre, sayısal tahmin paylaşan dokuz kurumun 2026 yıl sonu enflasyon beklentileri yüzde 29 ile yüzde 30 aralığında toplandı. Bu tahminlerin medyanı yüzde 29,8 seviyesinde gerçekleşti.
Matriks Haber’in ekim verisi öncesinde gerçekleştirdiği ankette yıl sonu enflasyon beklentisinin medyanı yüzde 29,5 düzeyindeydi. Böylece yeni değerlendirmelerde beklenti 0,3 puan yükseldi.
Ekim ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 2,58 artarak yüzde 2,40 seviyesindeki piyasa beklentisini aşmıştı. Yıllık enflasyon ise eylüldeki yüzde 29,73 seviyesinden yüzde 29,77’ye yükselmişti. Bu gelişmenin ardından bazı kurumlar yıl sonu tahminlerini yukarı yönlü revize etti.
Kurumların yeni yıl sonu enflasyon tahminleri
Matriks Haber’in derlemesinde yer alan güncel tahminlere göre Kuveyt Türk Yatırım, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 28,8’den yüzde 29,7’ye çıkardı. İş Yatırım da tahminini yüzde 29,4’ten yüzde 29,8’e yükseltti.
TSKB, Garanti BBVA Yatırım, Akbank ve BBVA Research yıl sonu enflasyon tahminlerini yüzde 30 seviyesinde korudu. Tacirler Yatırım ve OYAK Yatırım yüzde 29,2, Goldman Sachs ise yüzde 29 tahminini sürdürdü.
Böylece dokuz kurumun sayısal tahminleri yüzde 29-30 bandında yoğunlaşırken, medyan beklenti yüzde 29,8 oldu. Ekim enflasyonunun ardından yapılan revizyonlar, yılın son iki ayında fiyat artışlarının nasıl seyredeceğine ilişkin beklentilerin önemini artırdı.
Aralık ayında 100 baz puan faiz indirimi beklentisi
Enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü güncellemeye rağmen faiz tarafında 100 baz puanlık indirim beklentisi öne çıkıyor. Kuveyt Türk Yatırım, Ahlatcı Yatırım, Tacirler Yatırım, İnfo Yatırım ve İş Yatırım, TCMB’nin 10 Aralık’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 35’e çekmesini bekliyor.
Gedik Yatırım da hizmet ve temel mal fiyatlarındaki ılımlı görünümün bu büyüklükte bir indirime alan sağlayabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte kurum, kasım ayı enflasyonunun yüzde 1,5’in üzerinde gerçekleşmesi durumunda aralık ayındaki indirim miktarının daha sınırlı kalabileceğine dikkat çekiyor. ING de mevcut koşullarda önemli bir değişiklik yaşanmaması halinde faiz indirimlerinin devam etmesini olası görüyor.
Buna karşılık bazı kurumlar daha temkinli bir duruş sergiliyor. BBVA Research, yüksek enerji fiyatları ve döviz rezervleri üzerindeki baskılar nedeniyle aralık ayında politika faizinin sabit tutulmasını bekliyor. Goldman Sachs da mevsimsellikten arındırılmış enflasyondaki hızlanma ve rezervlerdeki gerilemeyi gerekçe göstererek faiz indirimi beklemiyor. Akbank ise yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 36 seviyesinde koruyarak aralık ayında indirim öngörmüyor.
Hizmet enflasyonundaki yavaşlama faiz indirimini destekliyor
Ekim enflasyonunun beklentileri aşmasına karşın, verinin alt kalemlerinde faiz indirimi beklentisini destekleyen gelişmeler de görüldü. Hizmet fiyatlarındaki aylık artış eylül ayındaki yüzde 2,15 seviyesinden ekimde yüzde 0,99’a geriledi. Bu grupta yıllık enflasyon da yüzde 37,7’den yüzde 36,6’ya indi.
Kira enflasyonundaki yavaşlama ve giyim dışındaki temel mal fiyatlarında daha ılımlı artışlar, iç talepteki soğumanın fiyatlar üzerindeki etkisinin sürdüğüne yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.
Çekirdek göstergelerde de sınırlı iyileşme kaydedildi. Yıllık enflasyon B endeksinde yüzde 28,46’ya, C endeksinde yüzde 28,28’e geriledi. Ancak bazı kurumlar aylık çekirdek enflasyonun yüzde 2 civarında kalmasına ve fiyat artışlarının geniş bir ürün grubuna yayılmasına dikkat çekerek fiyatlama davranışlarındaki katılığın sürdüğünü belirtti.
Enerji fiyatları ve rezervler faiz kararında belirleyici olacak
Kurumların aralık ayına ilişkin değerlendirmelerinde enerji fiyatları ve döviz rezervlerinin görünümü öne çıkan riskler arasında yer aldı. Küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ve akaryakıt üzerindeki vergi düzenlemelerinin enflasyonu yukarı çekebileceği değerlendiriliyor.
Enerji maliyetlerinin ulaştırma ve üretim fiyatlarına gecikmeli yansıması da önümüzdeki dönemin enflasyon görünümü açısından takip edilecek başlıklar arasında bulunuyor. Bunun yanında yıl başında yapılacak ücret ve yönetilen fiyat ayarlamalarının dezenflasyon sürecinin hızını sınırlayabileceği belirtiliyor.
Matriks Haber’in derlediği değerlendirmelerde 12 Kasım’da açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu, kasım ayı TÜFE verisi, enerji fiyatları ve rezerv gelişmeleri aralık ayındaki faiz kararının temel belirleyicileri olarak sıralanıyor. Bu nedenle 100 baz puanlık indirim beklentisi ağırlıkta olsa da karar öncesindeki veriler ve ekonomik koşullar kurumların tahminlerinde yeni değişikliklere yol açabilir.