Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin, yüksek enflasyon nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri daha da artırması gerekebileceğini, ancak artışların büyüklüğü ve hızının ekonomik gelişmelere bağlı olacağını söyledi.
kolayca yatırım yapın
Richmond Fed’in 2026 CFO Zirvesi kapsamında CNBC’ye konuşan Barkin, işsizliğin tarihsel olarak düşük seviyelere yakın, enflasyonun ise yüksek olduğunu belirterek para politikasının buna göre ayarlanması gerektiğini ifade etti.
Faiz artışlarının hızına ilişkin değerlendirmesinde küresel belirsizliklere ve önümüzdeki dönemde açıklanacak ekonomik verilere dikkat çeken Barkin, kademeli sıkılaşmanın uygun olacağını söyledi.
Fed’in faiz politikası ekonomik verilere bağlı olacak
Barkin’in açıklamaları, Fed’in politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tutma kararından bir haftayı aşkın süre sonra geldi. Faiz kararlarında oy hakkı bulunmayan Barkin, 2027 yılında Federal Açık Piyasa Komitesi’nde (FOMC) oy kullanacak üyeler arasında yer alacak.
FOMC, son toplantısının ardından yayımladığı açıklamada, para politikasının gelecekteki yönünü belirlemek için daha fazla ekonomik verinin birikmesini beklediğini bildirmişti. Eylül ayında 25 baz puanlık faiz artışına onay veren yetkililerin büyük bölümü, 2026 yılı bitmeden yeni bir artış yapılmasının muhtemel olduğu görüşünü paylaşmıştı.
CME Group’un FedWatch aracına göre piyasalar, Aralık ayında faiz artışı ihtimalini yüzde 75 civarında fiyatlıyor. 2027 yılında da bir faiz artışı daha bekleniyor.
Barkin: Enflasyon en önemli risk
Mevcut para politikası duruşunu değerlendiren Barkin, faizlerin ekonomiyi ne destekleyen ne de kısıtlayan nötr seviyeye yakın olduğunu düşündüğünü belirtti. Ancak tüketimin ABD ekonomisinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğuna dikkat çekerek, mevcut koşulların para politikasının bir miktar gevşek kaldığına işaret edebileceğini söyledi.
Enflasyonu şu anda karşı karşıya oldukları en önemli risk olarak tanımlayan Barkin, Eylül ayında gerçekleştirilen faiz artışının ve gelecekte atılabilecek ilave adımların fiyat baskılarını azaltmasını umduğunu ifade etti.
Yapay zekânın fiyat baskısı yaratan unsurlardan biri olduğunu belirten Barkin, teknolojinin uzun vadede üretimi artırarak enflasyonun düşmesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.
500 milyar doları aşan borçlanma da izlenmeli
Barkin, teknoloji sektöründeki büyük ölçekli bulut ve yapay zekâ şirketlerinin (hyperscalers) bu yıl 500 milyar doları aşması beklenen borç ihracının da yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Büyük teknoloji şirketlerinin ana faaliyetlerinden yüksek nakit akışı elde etmeleri nedeniyle kredi kalitelerinin güçlü göründüğünü belirten Barkin, asıl riskin bu şirketlerle bağlantılı finansal aracılarda ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Barkin, aracı kuruluşların üstlendiği ve henüz tam olarak bilinmeyen risklerin kredi piyasasında sorun yaratabileceğini belirterek, finansal sistemin aracılık sektöründe riskin nerede yoğunlaştığının izlenmesi gerektiğini ifade etti.