Arf Capital Kurucu Ortağı Dr. Emrah Ahi, CNBC-e ekranlarında yayımlanan Kazandıran Strateji programında fon krizinin sermaye piyasalarına etkilerini değerlendirdi. Ahi, tasfiye sürecinde BIST 30 hisselerindeki satışların tamamlanmasının borsadaki yükselişte önemli rol oynadığını ifade etti. Piyasada yaşanan gelişmelerin yalnızca likidite sorunuyla açıklanamayacağını belirten Ahi, güven kaybının da sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Paratic Piyasalar verilerine göre saat 17.35 sularında BIST 100 endeksi yüzde 0,22 düşüşle 11.452 puanda seyrederken, BIST 30 endeksi yüzde 0,46 düşüş kaydediyor. BIST 30 hisselerindeki satışların tamamlanmasının ardından borsa geneline yayılan iyimserlik bugün kâr satışları ve S&P Dow Jones’un Türkiye kararıyla tersine döndü.
Ahi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi bu fon tasfiyesinde BIST 30 satışı da dün özellikle piyasalarda gerçekten yukarı harekette 1 numaralı etkendi… Aslında yaşadığımız şey bir güven likidite kaynaklı bir kısmı da güven kaybı kaynaklı.”
BIST 30 satışlarının tamamlanması piyasayı rahatlattı
Fon tasfiye sürecinde BIST 30 hisselerindeki satışların tamamlanmasını değerlendiren Ahi, bu gelişmenin piyasada psikolojik açıdan önemli bir eşik oluşturduğunu belirtti.
Ahi, söz konusu hisselerin el değiştirmesi ve satışlar sonucunda nakit yaratılmasının belirsizliği azaltan unsurlar arasında yer aldığını ifade ederek şöyle konuştu:
“BIST 30 kağıtları önemliydi… Bu bir tabiri caizse psikolojik olarak orada bir sınır çekti. Hakikaten 3 ay boyunca dokunulmayacak ama en azından oradan bunların el değiştirmiş olması orada bir nakit yaratması önemli.”
Bu değerlendirmeye göre satışların tamamlanması, tasfiye sürecinin piyasa üzerindeki baskısının bir bölümünün geride kalmasına katkı sağladı. Ancak güven kaybının giderilmesi ve yatırımcıların yeniden piyasaya yönelmesi açısından sürecin nasıl ilerleyeceği önemini koruyor.
Ahi’den fonlar ve hisse senedi manipülasyonu değerlendirmesi
Ahi, fon krizinin arka planında hisse senedi işlemlerine yönelik manipülasyon iddialarının bulunduğunu savundu. Fonların bu süreçte kullanıldığını öne süren Ahi, yaşananların etkisinin yalnızca ilgili fonlarla sınırlı kalmadığını belirtti.
Ahi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Fonlar sadece bu konuda alet edilmiş aslında. Tabii fon krizi fon krizi diye konuşuyoruz ama aslında yapılan şey hisse senedi manipülasyonu… Şimdi bunun cezasını topyekun bütün sermaye piyasaları hatta ülke olarak çekiyoruz.”
Reel sektörün fon yatırımları da gündeme geldi
Programda reel sektör şirketlerinin fon yatırımları ve kredi erişimi de ele alındı. Ahi, bazı şirketlerin sermayesinin söz konusu fonlara yatırılan kaynaklarla bağlantılı olabileceğini ve bu kaynakların bir bölümünün yüksek riskli fonlarda değerlendirilmiş olabileceğini söyledi.
Merkez Bankasının ilgili şirketlerin kredi erişiminin devam ettiğine yönelik açıklamasına da değinen Ahi, şu ifadeleri kullandı:
“Reel sektördeki şirketin sermayesi muhtemelen bu yatırılan paralar ve bunun bir kısmı o hatta o çok manipülasyona sahne olan çok büyük riskli fonlar… Merkez Bankası söz konusu firmaların kredi erişiminin devam ettiğini bir taraftan açıkladı.”
Ahi’nin değerlendirmeleri, fon tasfiye sürecinin yalnızca yatırım fonları ve borsa işlemleri açısından değil, reel sektörün finansmana erişimi ve sermaye piyasalarına duyulan güven bakımından da takip edildiğini ortaya koydu.