Küresel piyasalar, 28 Eylül haftasında yoğun ekonomik veri takvimi ve jeopolitik gelişmelerin etkisinde şekillenecek.
ABD ile İran ve Körfez ülkeleri arasındaki diplomatik gelişmeler veya yeni saldırı ihtimalleri yakından takip edilirken, yüksek enerji fiyatları ve ekonomik aktivitenin dirençli seyri tahvil getirilerini çok yıllı yüksek seviyelere taşıdı.
Haftanın öne çıkan başlıklarından biri ABD’den gelecek eylül ayı istihdam raporu olacak. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentiler açısından kritik öneme sahip verinin yanı sıra, ISM imalat ve hizmet PMI verileri, kişisel gelir ve harcamalar ile PCE fiyat endeksleri de açıklanacak.
Fed’in mevcut değerlendirmelerinde iş gücü piyasasının tam istihdama yakın seviyede olduğu görüşü öne çıkarken, yeni verilerin para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.
Euro Bölgesi’nde gözler enflasyonda
Euro Bölgesi ve bölgenin önde gelen ekonomileri, hafta boyunca enflasyon ve işsizlik verilerini açıklayacak.
Veriler, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) mevcut faiz döngüsüne ilişkin piyasa beklentilerinin şekillenmesinde önemli rol oynayacak. Piyasalar, ECB’nin bu döngüde birden fazla faiz artışı gerçekleştirmesini fiyatlıyor.
Asya’da yoğun veri gündemi
Çin’de resmi tatil nedeniyle kısalan haftada satın alma yöneticileri endeksleri (PMI) takip edilecek.
Japonya’da ise sanayi üretimi ve perakende satış verilerinin yanı sıra Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) çeyreklik Tankan araştırması açıklanacak. Veriler, Japon ekonomisinin görünümü ve BoJ’un para politikası açısından izlenecek.
Güney Kore’nin dış ticaret verileri de özellikle yapay zeka temalı ticaret açısından piyasalara yeni sinyaller verebilir.
Haftanın merkez bankası gündemindeki bir diğer başlık ise Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) faiz kararı olacak.
Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler izlenecek
Hafta boyunca ekonomik verilerin yanı sıra ABD, İran ve Körfez ülkeleri arasındaki gelişmeler de küresel piyasaların yönü açısından önemini koruyacak.
Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentileri ve tahvil getirileri üzerindeki etkisi takip edilirken, jeopolitik gelişmelerin petrol piyasası ve küresel risk iştahı üzerindeki yansımaları da yatırımcıların gündeminde olacak.