Petrol fiyatları, Orta Doğu’daki arz risklerine rağmen haftayı sert düşüşle tamamlamaya hazırlanıyor. Paratic Piyasalar verilerine göre Brent petrol CFD’leri saat 15.35 sularında yüzde 0,52 düşüşle 96,83 dolarda seyrederken, haftalık kayıp yüzde 13’ün üzerinde bulunuyor. ABD ham petrolü CFD’leri ise yüzde 0,12 düşüşle 90,34 dolarda seyrederken, haftalık kayıp yüzde 12’ye yakın bulunuyor.
ABD ara seçimlerinde Başkan Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin yaşadığı kayıpların İran ile yürütülen savaşın sona ermesine yönelik beklentileri güçlendirmesi, piyasalarda satış baskısını artırdı. Küresel hisse senedi piyasalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan düşüş de petrol fiyatlarındaki hareketliliğe eşlik etti.
Reuters’ın 6 Kasım Cuma günü aktardığı verilere göre ocak vadeli Brent petrolün varil fiyatı 31 sent artışla 98,60 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise 48 sentlik artışla 91 dolar seviyesinde işlem gördü. Gün içindeki sınırlı yükselişe karşın Brent petrolün haftalık bazda yüzde 16, WTI’ın ise yüzde 13 gerilemesi bekleniyor.
Brent’te öngörülen haftalık kayıp, COVID-19 salgınının başladığı 2020 yılından bu yana en sert düşüşe işaret ediyor. Ayrıca LSEG’nin 1988’e kadar uzanan verilerine göre bu gerilemenin mutlak değer açısından da kayıtlardaki en büyük haftalık düşüş olması bekleniyor.
İran savaşında gerilimin azalması arz beklentilerini değiştirdi
Petrol fiyatlarındaki düşüşte, ABD ara seçimlerinin ardından İran ile savaşın sona ermesine yönelik beklentiler etkili oldu. Olası bir anlaşmanın Orta Doğu’dan petrol ihracatının yeniden artmasının önünü açabileceği değerlendiriliyor.
Talepteki zayıflama da arz fazlası ihtimalini güçlendiriyor. Orta Doğu ham petrol göstergelerindeki spot primlerin çatışma öncesindeki seviyelere dönmesi, piyasada arz koşullarının gevşediğine ilişkin işaretlerden biri olarak öne çıkıyor.
Rystad’ın petrol piyasası analisti Janiv Shah, mevcut arz-talep dengesinin piyasada arz fazlasına işaret ettiğini belirtti. Shah, rafinerilerin ihtiyaç duydukları petrol kalitesine erişiminde ise farklılıkların sürdüğünü ifade etti. Hürmüz Boğazı çevresindeki koşullar nedeniyle daha uzun deniz rotaları ve gemiden gemiye transferlerin kullanılması, arzın piyasaya ulaşmasını zorlaştıran unsurlar arasında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki tanker saldırıları düşüşü sınırlıyor
Bununla birlikte Orta Doğu’daki güvenlik riskleri petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı sınırlıyor. Çarşamba günü yüzde 10 gerileyerek iki ayın en düşük seviyelerine inen petrol fiyatları, Körfez ve Hürmüz Boğazı çevresinde tanker saldırılarının artmasıyla yeniden yükselmişti.
İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) verileri de petrol taşıyan gemilere yönelik saldırıların rekor seviyelere yakın seyrettiğine işaret ediyor. Bu durum, olası bir anlaşmanın arz üzerindeki etkisi henüz kesinleşmeden piyasanın temkinli kalmasına neden oluyor.
Kpler’den Matt Stanley de petrol fiyatlarının 117 dolar seviyesinden 93 dolara gerilemesinin temel sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirtti. Stanley, piyasadaki belirsizliğin sürdüğüne dikkat çekti.
Petrol piyasasında gözler İran ile olası anlaşmada
Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönü açısından İran ile yürütülen sürecin nasıl sonuçlanacağı belirleyici olacak. Olası bir anlaşma, bölgeden petrol sevkiyatının artmasına ve arz endişelerinin azalmasına katkı sağlayabilir. Ancak tanker saldırılarının sürmesi veya taraflar arasında anlaşma sağlanamaması, arz risklerini yeniden gündeme taşıyabilir.
Bu nedenle haftalık sert düşüş, petrol piyasasındaki jeopolitik risklerin sona erdiği şeklinde yorumlanmamalı. Fiyatlamalarda arz fazlası beklentisi ile Orta Doğu kaynaklı kesinti riski arasındaki denge izlenmeye devam edecek.