Paratic Piyasalar Mobil Uygulama Icon
Paratic Haber: Ekonomi, Finans RSS Interactive
İNDİR

Bireysel Yatırımcı Altın Almalı mı? Analistler Yanıtladı

Küresel piyasalarda belirsizlik ortamı hakimken, bir grup analist bireysel yatırımcı için altının uygun bir seçim olup olmadığını masaya yatırdı.
Bireysel Yatırımcı Altın Almalı mı? Analistler Yanıtladı
Son Güncelleme: 
Yorum

Makro piyasalarda belirsizlik ortamı hakim olduğunda yatırımcıların en çok yöneldiği araçlar arasında altın gelir. Güvenli liman olarak bilinen altın, yüksek enflasyon ve faiz artırımları karşısında düşüş yaşasa da, hisse senetlerine kıyasla daha güçlü durdu.

Çok az kişi, 2022’nin iki yıllık salgın kaynaklı sınırların kapanması, tecritler ve küresel tedarik zinciri güçlüklerinden sonra daha büyük şoklar getireceğini düşündü. Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği jeopolitik çalkantı, yatırımcıların altına yönelmesine neden oldu ve bu değerli varlık Mart ayında 2000 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine dokundu.

Yükselen enflasyonla mücadele etmeyi amaçlayan faiz oranı artışları, kurumsal yatırımcıları altın satmaya sevk ederken, devlet tahvillerindeki yüksek getiriler kaçırılamayacak kadar cazip hale geldiğinden, yıl ilerledikçe sarı metalin parlaklığı düştü.

FED başta olmak üzere merkez bankalarının büyük bölümü faiz artırımlarını sürdürürken, ons altın 1600 dolar seviyelerine kadar geriledi. Güvenli liman bu seviyeden itibaren kayıplarını geri almaya çalışıyor ve an itibarıyla 1770 dolardan işlem görüyor.

Ons altın günlük grafik
Kaynak: Paratic Piyasalar

Bir grup analist bireysel yatırımcıların altın alıp almayacağını masaya yatırdı. RBC’de emtia stratejisti Christopher Louney, bunu altın fiyatlarını aşağı çeken olumsuz finansal faktörler ile enflasyonist zamanlarda metalin bir değer saklama aracı olarak çekiciliği arasındaki uzun süredir devam eden çekişme olarak adlandırıyor.

FED’in Ne Yapacağı Merak Konusu

2023 için altın boğaları ve ayılar, rekor düzeydeki merkez bankası külçe alımlarından Çin’in ekonomik yeniden açılmasına ve Ukrayna savaşı, Tayvan üzerindeki ABD-Çin siyasi çatışması ve Orta Doğu’daki gerilimler dahil olmak üzere jeopolitik risklere kadar karmaşık bir dizi faktörü inceliyor.

Natixis’in kıdemli emtia analisti Bernard Dahdah, altın fiyatları üzerindeki en büyük etkinin, Fed faiz politikası ve ABD reel getirileri olduğunu söyledi. Asıl sorunun FED’in dönüp dönmeyeceği olduğunu belirtti.

Yatırımcılar ABD Hazine tahvillerindeki daha iyi primlerden kar elde etmek için diğer para birimleri cinsinden borç satarken, ABD devlet tahvillerinin daha yüksek getirileri doları yukarı itiyor. Bu da, dolarla ters işlem yapma eğiliminde olan altının parlaklığını kaybetmesine katkıda bulunuyor.

Close Brothers Asset Management’ta küresel fonlar genel müdürü Giles Parkinson, “Faiz oranları sıfırken altını elde tutmak çok farklı, yüzde 4’teyken tutmak başka bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de Kasım ayı enflasyonunun beklentilerin altında gelmesi, altın başta olmak üzere yatırım araçlarında yükseliş beklentisini artırdı. Diğer  yandan enflasyon sonrası FED 50 baz puanlık faiz artırımı gerçekleştirdi.

Resesyon Riski Masada

Bir varlık yöneticisi olan Sprott’un piyasa stratejisti Paul Wong, güvenli liman olarak altının çekici olduğunu söylüyor. Büyük faiz artışları ve ABD dolarının hızla yükselmesi riskinin geride kaldığı bir dönemde, resesyon ve finansal istikrarsızlık riskine dikkat çekiyor.

Dünyanın en büyük servet yöneticisi olan İsviçre bankası UBS’de emtia analisti olan Giovanni Staunovo, FED’in pivot çağrısı yapmak için çok erken olduğunu ve henüz altın alma zamanı olmadığını söyledi. Analist 2023’te, piyasa FED faiz oranlarını indireceği kokusunu almaya başladığında, altın almanın ilginç olduğu bir dönem olacağına inandığını belirtti.

Altını destekleyen önemli bir faktör, merkez bankası alımlarının rekor seviyesi oldu. WGC’ye göre, merkez bankaları üçüncü çeyrekte neredeyse 400 ton altın satın aldı. Bu kayıtların tutulmaya başlandığı 2000’den bu yana en büyüğü satın alım oldu.

Kanadalı bir altın madenciliği şirketi olan Yamana Gold’un başkanı Peter Marrone, merkez bankalarının yoksul ekonomilerin karşı karşıya olduğu artan borç yükü karşısında faiz oranlarını yükseltmeye devam edemeyeceğini söylüyor.

Marrone, gerçek anlamda, tüm zamanların en yüksek altın fiyatının, ons başına 800 doları aştığı 1980’de gerçekten vurulduğunu söylüyor. Doların bugünkü değerine göre ayarlandığında, ons başına 2.700 doların görülebileceğini düşünüyor.

CQS Natural Resources Growth & Income fonunun yöneticisi Robert Crayfourd ise “İşlerin ters gitmesi için gerçek bir potansiyel var. Altının nispeten ucuz bir sigorta olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıntılar
Grafik Aklında yatırım fikri varsa harekete geç!
GCM Yatırım - Ödüllü ve Lisanslı Yatırım Kuruluşu
Sponsorlu