Paratic Piyasalar Mobil Uygulama Icon
Paratic Haber: Ekonomi, Finans RSS Interactive
İNDİR

Bakan Özer Öğretmenlere Müjdeyi Verdi

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 2022-2023 eğitim-öğretim yılını kapsayan açıklamalarda bulundu. Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik ile ilgili merak edilen ayrıntıları paylaştı.
Bakan Özer Öğretmenlere Müjdeyi Verdi
Yorum

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, eğitim gündemine dair açıklamalarda bulundu. Öne çıkan başlıklar arasında bu yıl çok konuşulan Öğretmenlik Meslek Kanunu yer aldı. Ayrıca milyonlarca insanı ilgilendiren 2022-2023 eğitim-öğretim yılını kapsayan detayları da paylaştı.

Özer, konuşmasına Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sürecinde öğrencilerin yüzde 98’inin istedikleri okullara yerleşmesinden mutluluk duyduğunu belirterek başladı.

2022-2023 eğitim-öğretim dönemi için hazırlıklara 17 Haziran’da başladıklarını, aktif olarak çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.

Öğretmenlere Müjde

Bakan, “1 Eylül’de öğretmenlerimiz normalde okula gelecekti. 1-2 Eylül’de okullarda eğitimler başlayacaktı. Buradan tüm öğretmenlerimize müjdeyi verelim. Öğretmenlerimiz 1-2 Eylül’de idari izinli sayılacak ve 5 Eylül’de okula gelerek hazırlık süreçlerine dahil olacaklar.” diyerek öğretmenlere güzel haberi verdi.

Yeni Dönemde Eğitim-Öğretim Sisteminde Bir İlk Gerçekleşecek

Bakan, 2022-2023 döneminde, ilk kez ders kitaplarının yanında yardımcı kaynakların da öğrencilere dağıtılacağını duyurdu.

İlk defa bu yıl, temel eğitime de bütçe gönderilmeye başlandığını, tüm kademedeki okulların temel ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtti.

Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik İlgili Detaylar Nasıl?

10 yıllık öğretmenlik yapmış bir kişinin, uzman öğretmenliğe başvurabileceğini dile getirdi.

Bu yıl, atamalarda ağırlığın okul öncesine verildiğini aktararak uzman öğretmenlikle ilgili detayları paylaştı.

Özer, uzman öğretmen olabilmek için ilk olarak 180 saatlik bir eğitim alınması gerektiğini açıkladı. Gerçekleşecek olan sınavda başarılı olan öğretmenlerin, 1 derece alacağını ve artı eğitim öğretim tazminat hakkı kazanacağını bildirdi. Ayrıca yüksek lisans yapmış olan öğretmenlerin bu sınavdan muaf olacağını da ekledi.

Uzman ve başöğretmenlik sınavının, öğretmenlerin yeterliliklerini ölçmediğini, uzman öğretmenlikte 180, başöğretmenlikte 240 saat alınan eğitimi değerlendiren bir sınav olduğunu belirtti.

Türkiye’de kariyer sisteminde sınav yapılmayan hiçbir alanın olmadığını, sınavsız bir kariyer sistemi inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ile kıyaslandığında, Türkiye’deki öğretmenlerin, lisansüstü eğitimi tamamlama oranlarının çok düşük olduğunun altını çizdi. Öğretmenlerin istekli olduğuna ve bunun doğrultusunda uzman olan ve doktora yapan öğretmenleri başöğretmen yapmayı istediklerini duyurdu.

Öğretmenlik Meslek Kanunu, 14 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Kanun Teklifi, 3 Şubat’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmıştı.

Uzman Öğretmenlik ve Başöğretmenlik Sınavına Girenler Başarısız Olursa Ne Olacak?

Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sınavlarını geçemeyen kişilerin, öğretmen olarak çalışmaya devam edeceğini dile getiren Bakan, bir daha sınava girmek istemeyen öğretmenlerin, herhangi bir alanda önümüzde yıla kadar tezsiz yüksek lisans yapabileceğini söyledi.

Eğitim sisteminde 1,2 milyon öğretmenin bulunduğunu, bu rakamın yüzde 70’inin son 20 yılda atandığını vurguladı.

Türkiye’de, kariyer sisteminde sınav yapılmayan hiçbir alanın olmadığını, sınavsız bir kariyer sistemi inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Vakalar Eğitim-Öğretim Sürecine Etki Edecek Mi?

Özer, Türkiye’nin eğitim sisteminde 18,9 milyon öğrencinin, 1,2 milyon öğretmenin yer aldığını işaret ederek, “Eğer siz devasa ölçeğe sahip olan bir eğitim sistemini, Kovid sürecinde normalleştiremezseniz, Türkiye’nin normalleşmesini bekleyemezsiniz.” dedi.

Söz konusu süreçle ilgili inisiyatif aldıklarını, kararlı bir şekilde adım attıklarını dile getirdi. Vakaların arttığını, ancak hafif şekilde geçirildiğinin altını çizdi. Duruma göre değerlendirme yapacaklarını, ama asıl amaçlarının okulları mümkün olduğu kadar açık tutmak olduğunu vurguladı.

Gelecek yıl, yaz kampları ve yaz okulları ile öğrencileri destekleyeceklerine değindi.

Bakan KPSS ile İlgili Açıklamalarda Bulundu

Bakan, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili düşüncelerini de dile getirerek “Sanki Milli Eğitim Bakanlığı, KPSS sürecinden sorumluymuş gibi bir algı oluştu. ÖSYM, idari ve mali olarak özerk bir kurumdur.” dedi.

Söz konusu skandal ile ilgili olarak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) disiplin amirinin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı olduğunu hatırlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan sınavların, denetime açık olduğunu, gerekli incelemelerin yapıldığını aktardı.

Anaokulları ve Mesleki Eğitim

Anaokullarında bir ana sınıfının açılması için gerekli olan sayıyı 10’dan 5’e düşürdüklerini, sadece bu düzenlemeyle 1,800 köyde yaklaşık 20 bin öğretmenin istihdam edildiğini paylaştı.

Son olarak mesleki eğitim ile ilgili detaylara değindi. Mesleki eğitimin her ülke için kritik bir eğitim türü olduğunu, verimi artırmak için 25 Aralık 2021’de 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda önemli düzenlemeler yapıldığını hatırlattı. Düzenlemeyle birlikte, öğrencinin haftada 1 gün okula gittiğini, 4 gün ise işletmede beceri eğitimi aldığını vurguladı.

Düzenleme yapılmadan önce, 159 bin çırak, kalfa ve usta olduğunu, düzenlemeden sonra bu sayının 600 bine ulaştığını duyurdu.

Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.

Ayrıntılar