Altın piyasası yılın ikinci yarısına zayıf bir görünümle giriyor. Güçlenen ABD doları, yükselen tahvil faizleri ve Fed’in faiz artırımı beklentileri, faiz getirisi olmayan altın üzerindeki baskıyı artırdı.
Birçok kurum kısa vadeli tahminleri aşağı çekerken, uzun vadeli beklentilerini koruyor. ABD’li yatırım bankası Bank of America (BofA) ons altında 6000 dolar hedefini geri çekmezken, bu seviyeye ulaşmanın daha uzun sürebileceğini belirtti.
Kanada merkezli BMO Capital Markets ise bu yıl için ortalama altın fiyatı tahminini yüzde 5 düşürmesine rağmen 2027’nin ilk çeyreğinde altının 5000 dolara ulaşmasını bekliyor.
Analizde, yapay zeka kaynaklı yatırım patlamasının ABD ekonomisini desteklediği ve küresel sermayeyi yeniden dolar varlıklarına yönlendirdiği vurulandı. Bu durumun da altın için ek bir baskı unsuru oluşturduğu ifade edildi.
Bununla birlikte analistler altını rekor seviyelere taşıyan temel dinamiklerin ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Küresel ekonomideki kırılganlıklar, ülkelerin rezervlerini dolardan çeşitlendirme çabaları ve artan kamu borçları, altının uzun vadeli görünümünü desteklemeye devam ediyor.
Nitekim, Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan son merkez bankaları anketine göre rezerv yöneticilerinin yüzde 89’u önümüzdeki 12 ayda merkez bankalarının altın varlıklarının artmasını bekliyor. Katılımcıların rekor seviyedeki yüzde 45’i ise kendi durumlarının altın rezervlerini artıracağını öngörüyor.
Uzmanlara göre altın fiyatlarında kısa vadede dalgalanma ve baskı devam edebilir. Ancak değerli metalin enflasyona ve ekonomik belirsizliklere karşı korunma aracı olma özelliği değişmiş değil; değişen tek şey şimdilik fiyatı.