
Dünya Altın Konseyi, yılın ilk yarısını değerlendiren ve ikinci yarı senaryolarını içeren bir rapor yayımladı. Konsey geleceğe bakıldığında, yatırımcıların sormaya devam ettiği sorulardan birinin, altının zirveye ulaşıp ulaşmadığı veya yükselişe geçmek için yeterli yakıta sahip olup olmadığı olduğunu vurguladı.
Altın değerleme çerçevesini kullanan Dünya Altın Konseyi, mevcut piyasa beklentilerinin altının 2025’in ikinci yarısındaki performansı için ne anlama geldiğini ve altın fiyatlarını sırasıyla yukarı veya aşağı itebilecek etkenleri analiz etti.
Konsey yaptıkları analizin, ekonomistler ve piyasa katılımcıları makroekonomik tahminlerinde haklıysa altının yatay hareket edebileceğini ve olası bir yükseliş potansiyeliyle ikinci yarıda yüzde 0-5 ornaında daha fazla değer kazanabileceğini gösterdiğini söyledi.
Dünya Altın Konseyi, “Ekonomik ve finansal koşullar kötüleşerek durgunluk baskılarını ve jeoekonomik gerginlikleri artırırsa, güvenli liman talebi önemli ölçüde artabilir ve altını bu noktadan itibaren yüzde 10 – 15 oranında yükseltebilir.
Diğer taraftan mevcut ortamda pek olası görünmeyen yaygın ve sürdürülebilir bir çatışma çözümü, altının bu yılki kazanımlarının yüzde 12 – 17’sini geri vermesine neden olabilir,” dedi.
Altının ilk yarı performansının arkasındaki faktörler
Konsey altının yılın ilk yarsında en iyi performans gösteren önemli varlık sınıflarından biri olduğunu söylerken, bunun arkasındaki faktörleri şöyle sıraladı:
- Daha zayıf bir ABD doları,
- Gelecekte faiz indirimi beklentileriyle aralıklı getiriler
- Artan jeopolitik gerginlikler – bunlarından bazıları doğrudan veya dolaylı olarak ABD ticaret politikasıyla bağlantılı.
Talep tarafındaki artışın ise tezgah üstü piyasalar, borsalar ve ETF’lerdeki artan işlem hacminden de kaynaklandığını belirtti. Bu durumun, yılın ilk yarısında ortalama altın işlem hacmini günlük 329 milyar dolara yükselttiğini söylerken, bunun rekor seviyedeki altı aylık en yüksek rakam olduğunu ifade etti.
Dünya Altın Konseyi’nin Altın Getiri Atıf Modeli’ne (GRAM) göre, son altı ayda altının getirisine yaklaşık yüzde 16 katkıda bulunan 3 faktör raporda şöyle özetlendi:
- Risk ve belirsizlik: Etkili koruma yöntemleri arayan yatırımcıların akışlarını tetikleyen bir faktör olarak yüzde 4
- Fırsat maliyeti: Altını ABD doları ve tahvil getirilerine kıyasla daha cazip hale getirmek yüzde 7
- Momentum: Trendleri canlandırabilir veya aynı şekilde ortalamaya döndürebilir yüzde 5
Yılın ikinci yarısında altın fiyatları ne olacak?
Konseyin raporuna göre; yılın ikinci yarısı, jeoekonomik belirsizliklerin yatırımcıları tedirgin etmesiyle inişli çıkışlı bir seyir izleyecek. Enflasyon verileri iyileşme belirtileri gösterse de koşulların hızla kötüleşebileceği endişesi devam edecek.
Dolarla ilgili baskıların devam etmesi muhtemel ve ABD istisnacılığının sonu hakkındaki sorular yatırımcı görüşmelerine hakim olabilir. Genel olarak bu koşullar altını net bir kazanç sağlayan konuma getiriyor; ancak temeller güçlü kalmaya devam etse de altın fiyatları bu dinamiklerin bir kısmını zaten yakalamış durumda bulunuyor.
Buna karşılık sürdürülebilir çatışma çözümü ve hisse senedi fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi, akışlarda daha fazla risk yaratabilir ve altının cazibesini sınırlayabilir.
Boğa ve ayı senaryolarına göre altın ne olur?
Dünya Altın Konseyi raporunda çok sayıda faktörü ele alırken, kötüleşen koşullarda boğa senaryosunu, risk çözümünde ise ayı senaryosunu açıkladı.
Konseyin boğa senaryosuna göre; tarihsel olarak riskin arttığı dönemlerde gördüğümüz gibi yatırım talebi, tüketici talebindeki herhangi bir yavaşlama ve geri dönüşümdeki artıştan önemli ölçüde daha ağır basacak.
İkinci yarıda daha yavaş büyüme, düşen tüketici güveni ve tarifelerden kaynaklı sürekli enflasyonist baskılarla karakterize edilen daha ciddi bir durgunluk ortamının altın fiyatlarını yüzde 10 – 15 daha yükseltebileceğini ve yılı yaklaşık yüzde 40 daha yüksekte kapatabileceğini öngörüyor.
Altın ETF’lerinin son altı ayda 400 tondan az, son 12 ayda ise 500 tonun biraz üzerinde birikim sağladığına dikkat çeken konsey, buna karşılık altın ETF’lerinin önceki yükseliş dönemlerinde 700 ton ile 1100 ton arasında birikim elde ettiğini belirtti.
COMEX vadeli işlem net uzun pozisyonlarının, önceki krizlerde 1200 tonun üzerindeki seviyelere kıyasla şu anda 600 ton civarında seyrettiğine dikkat çeken konsey, tüm bunların koşulların kötüleşmesi durumunda daha fazla birikim için önemli bir alan olduğunu gösterdiğini söylüyor.
Dünya Altın Konseyi’nin ayı senaryosuna göre; sürdürülebilir jeopolitik ve jeoekonomik çatışma çözümü, altın gibi yatırım stratejilerinin bir parçası olarak korunma amaçlı araçların kullanılması ihtiyacını azaltacak ve yatırımcıları daha fazla risk almaya teşvik edecek.
Bu senaryoda ise analiz altının ikinci yarıda yüzde 12 – 17 oranında gerileyebileceğini ve yılı pozitif ancak düşük çift haneli getirilerle tamamlayabileceğini gösteriyor. Bu geri çekilmenin, altının ilk yarı performansını kısmen açıklayan işlem risk primine denk geldiğini belirtiyor.
Konsey, “Altın piyasasının teknik analizi ve spekülatif pozisyon alma, 3000 dolar/ons seviyesinin doğal bir destek seviyesi olacağını ve fırsatçı yatırım alımlarını teşvik edeceğini gösteriyor. Altın bu seviyeleri aşarsa yatırımdan çekilme hızlanabilir,” değerlendirmesinde de bulundu.