ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı ilk konuşma, tahvil piyasalarında son dönemde yaşanan hareketlilik nedeniyle yakından takip edilecek.
Yatırımcılar, Warsh’ın faiz politikasına ilişkin mesajlarının yanı sıra Fed’in Trump yönetiminden bağımsız hareket edip etmeyeceğine dair ipuçları arıyor.
ABD’de enflasyonun yüzde 2’lik hedefin üzerinde kalmaya devam etmesi, Fed yetkililerinin faizlerin yeterince yüksek olmadığı takdirde merkez bankasının enflasyonla mücadeledeki güvenirliğinin zarar görebileceği yönündeki endişelerini artırıyor.
Küresel ölçekte ise yükselen kamu borçları, ticaretteki parçalanma, yaşanan nüfusun maliyetleri ve yapay zeka yatırımlarındaki hızlı artış, yatırım yapılabilir fonlara yönelik rekabeti güçlendiriyor.
Son dönemde ABD ve küresel tahvil getirilerindeki yükseliş de Fed üzerindeki baskıyı artırdı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in uzun vadeli tahvil piyasasına müdahale niteliğindeki geri alım programını genişletmesi, para ve maliye politikalarının birbirini nasıl etkileyeceği konusunda yeni soru işaretleri yarattı.
Uzmanlar, Hazine politikalarının tahvil faizleri ve dolar üzerindeki etkisinin Fed’in faiz yönetimini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.
Warsh’ın konuşması, Temmuz toplantısının ardından faiz politikasına ilişkin net bir yönlendirme yapmaması nedeniyle de önem taşıyor. Fed yetkilileri arasında enflasyonun hedefin üzerinde kalmasının daha geç ve sert faiz artırımlarını gerekebileceğine yönelik görüşler bulunuyor.
Öte yandan Warsh’ın Başkan Donald Trump ile düzenli görüştüğüne ilişkin haberler, Fed’in bağımsızlığı konusunda Kongre’de de soru işaretlerine yol açtı. Piyasalar, Warsh’ın Jackson Hole konuşmasını enflasyon, faiz patikası, tahvil piyasasındaki yükseliş ve Fed’in bağımsızlığına ilişkin yaklaşımını netleştirmesi açısından önemli bir fırsat olarak görüyor.